Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Marksizm ve sosyalizm üzerine teorik açıklama ve tartışmalar
 »  Örgüt...Örgüt...Örgüt...

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 19 Sayfa:   «ilk   <   16   17   18   [19] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.094
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 27.04.2018- 07:45
Alıntı yaparak cevapla  


Leninist iddiası taşıyan bir partinin merkeziyetçi yanı mutlaka ve mutlaka gözden geçirilmeli ve karar verilmelidir. Yukarda alınan kararlara mutlak bir biçimde uyulması yöntemi giderek örgütlü olmanın sadece yukarda alınan kararlara uyan ve belli günlerde parti bayrağı ve parti flamaları taşıyan bir üye topluluğunun oluşumuna yol açıyor. Parti içi eğitim önemsenmeli ve en başta Marksizm'in bir düşünme yöntemi olduğu   üyeye anlatılabilmelidir. Görebildiğim kadarıyla bugünkü üye yapılarıyla Leninist partilerimizin kitleselleşme konusunda alacağı mesafe bir hayli sınırlı olacaktır.

Sanırım K.Okuyan veya Çulhaoğlu söylemişti, ''sosyalizmin ajanlarına ihtiyaç var'' demişlerdi. Katılıyorum. Hemen her toplumsal katmanda sosyalizm ve kapitalizm konusunda bilgi verebilecek ve kendini dinletebilecek insanlara ( üyelerine-''ajanlarına'') ihtiyaç var. Bir sosyalist-komünist partinin sadece üç beş yöneticinin çabasıyla ve üyelerin o çabaya ( söz veya eylem) sadece katılmasıyla toplumsal alanda hatırı sayılır bir kitle edinebilmesi pek de mümkün değildir.

Bu yüzden demokratik merkeziyetçiliğin tekrar gözden geçirilmesi ve sosyalist-komünist partilerdeki ortaya çıkan   bu sorunun ( bence) giderilmesi yolunda adımların atılabilmesi gerekmektedir. Yoksa, partilerimiz, TKP dahil, bu üye yapılarıyla toplumsal alanda hatırı sayılır bir güce ulaşabilmesi zor.





Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.094
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 09.10.2018- 03:17
Alıntı yaparak cevapla  


Sosyalist parti deyince, sosyalist partilerin programları olur; bu programlardaki dünya ve ülke değerlendirmelerine, önerilen çıkış yollarına bakılır, partiler bunlara göre değerlendirilir.
Sosyalist partilerin tüzükleri olur; parti nasıl çalışır, üyelerin hangi görevleri ve hakları vardır, parti içi demokrasi nasıl işler, üyelik ilişkileri nedir, nasıl olmalıdır gibi başlıklarda tüzüğe bakılarak karara varılır.

Sosyalist partilerin kadroları vardır; bir kısmı sosyalist harekette 15-20 yıldan başlayıp daha uzun bir mücadele deneyimine sahip bu kadrolar da program ve tüzük gibi partilerin “kimliğini” oluşturan unsurlar arasında yer alır. Böylece kadrolara bakılır ve bir sonuç çıkarılır…
Daha doğrusu, hepsinin böyle olması gerekir ya da beklenir.

Elbette, “normal olarak”, “normal dönemlerde” ve insanların kafalarını pek “normal” sayılamayacak meselelerle bozmadıkları ortamlarda…

Bugün dönem ve ortam böyle midir değil midir tartışmasına hiç girmeden, parti tipi sosyalist örgütlenmeleri bekleyen bir “soruna” geçelim ve oradan devam edelim.

***

Sadece bizim değil solda yer alan hemen her kesimin tespit ettiği ortak bir sorundur: Günümüz insanı, özellikle gençler,   “formel” anlamda, parti tipi örgütlenmeye pek sıcak bakmıyor, uzak duruyor…

“Evet, tam da böyledir” deyip devam etmeden önce bir nokta üzerinde durmanın yararlı olacağını sanıyoruz.

Sözü edilen uzaklık günümüze, son döneme ya da 12 Eylül 1980 sonrasına mı özgüdür? Yani, Türkiye’de çeşitli “açık” sosyalist partilerin olduğu ve sol hareketin ivme kazandığı 1960-80 döneminde kendilerini sosyalist olarak tanımlayan kişiler parti de parti diye yanıp tutuşuyor muydu?  

Bugün insanların parti tipi formel örgütlenmelerden uzak durdukları, üstelik bu uzaklığın önceki dönemlere göre artmış olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla, ortada ele alınması gereken bir sorun gerçekten vardır; ancak bu sorunun Türkiye solunda geçmişi olmadığını, son döneme özgü “yepyeni” bir sorunla karşılaştığımızı düşünmek pek doğru olmayacaktır.

***

Bizce insanların parti tarzı sosyalist örgütlere mesafeli durmaları sadece ve sadece mevcut partilerin “sorunlu” olmalarıyla açıklanamaz. Bu, bir. İkincisi, parti aidiyetinin devletten gelen baskıcı ve caydırıcı tasarruflara maruz kalması da kendi başına tek açıklayıcı sayılamaz. Üçüncüsü, parti tarzı örgütlenmelere mesafenin daha eski dönemlerde de varlığı bir gerçekse, bugünkü durumun faturasını tümüyle “post-modern durumlara” da çıkaramayız.
Sorunun daha “yapısal” özellikler taşıdığı kanısındayız.

Solcusu-sosyalisti dâhil insanımız, özellikle canlı ve hareketli ortamlarda doğrudan mensubiyet yerine yardıma, desteklemeye ve (süreçlere) bir şekilde katılmaya daha yatkın görünmektedir.   Sonra, 1960-80 döneminde, parti formu taşısın taşımasın sosyalist oluşumların daha geniş kesimler üzerindeki etkisi doğrudan değil çok büyük ölçüde yerel önderler aracılığıyla ortaya çıkmıştır.

Buraya kadar söylediklerimiz kuşkusuz parti tarzı örgütlenmelerin üye kazanmalarının pek de önemli olmadığı anlamına gelmiyor. Üye sayısının fazlalığının, her zaman aynı oranda olmasa bile, etkinin de artması ve daha geniş bir çevreye yayılması anlamına geleceği açıktır.


https://ilerihaber.org/yazar/yeniden-tip-ve-genel-bir-sorun-90505.html

Çulhaoğlu'nun İleri'deki yazısı. Yazı TİP bağlamında yazılmış ama TİP'ten soyutlanarak da ele alınabilir, üzerinde düşünülebilir.

Türkiye'nin örgütlenme ve sosyalist partilerimizin de kitleselleşme problemleri var. Bu ikisini birbirinden soyutlamak da mümkün değil. Kitleselleşebilmek, topluma ulaşabilmekle ve o da partinin örgütlenme sorunlarını aşabilmesiyle olanaklı. Çulhaoğlu'nun yazısına bu açıdan bakmakta ve önemsemekte yarar var.


Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 19 Sayfa:   «ilk   <   16   17   18   [19] 



Forum Ana Sayfası  »  Marksizm ve sosyalizm üzerine teorik açıklama ve tartışmalar
 »  Örgüt...Örgüt...Örgüt...

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ergenekon diye örgüt yok NOLAN 3 2269 04.02.2014- 20:17
Konu Klasör Örgüt ve Hareket-Metin Çulhaoğlu denizcan 1 2075 31.12.2014- 20:29
Konu Klasör PKK ve 9 örgüt birleşme kararı aldı denizcan 6 1775 15.03.2016- 13:33
Konu Klasör Büyük siyaset ve örgüt-Kemal Okuyan denizcan 0 1114 03.04.2016- 09:34
Konu Klasör PARTİ VE ÖRGÜT TEORİSİ-Aydın Giritli melnur 4 1038 12.05.2017- 20:11

Etiketler   Örgüt.Örgüt.Örgüt.


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ergenekon diye örgüt yok NOLAN 3 2269 04.02.2014- 20:17
Konu Klasör Örgüt ve Hareket-Metin Çulhaoğlu denizcan 1 2075 31.12.2014- 20:29
Konu Klasör PKK ve 9 örgüt birleşme kararı aldı denizcan 6 1775 15.03.2016- 13:33
Konu Klasör Büyük siyaset ve örgüt-Kemal Okuyan denizcan 0 1114 03.04.2016- 09:34
Konu Klasör PARTİ VE ÖRGÜT TEORİSİ-Aydın Giritli melnur 4 1038 12.05.2017- 20:11

Etiketler   Örgüt.Örgüt.Örgüt.


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS