SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim           (gösterim sayısı: 4.527)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: denizcan
Konu Tarihi: 27.08.2014- 02:24


"Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim"

HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder katıldığı bir televizyon programında bir soru üzerine 'Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim' dedi. Önder ayrıca heykel tartışmalarına ilişkin 'yersiz ve zamansız bir iştir' şeklinde konuştu.


Resim Ekleme


(İleri - Haber Merkezi) HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder katıldığı bir televizyon programında bir soru üzerine ''Kişisel olarak en çok Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim" dedi.

CNN Türk’te Şirin Payzın’ın sunduğu Neler Oluyor programına katılan Önder, Payzın'ın sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Kişisel olarak en çok Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim. Belirli bir mesai yürüttük süreç boyunca. İyi kötü sosyalist bir insanın MİT Müsteşarıyla görüşmesi sıkıntılı bir durum, hiç olmazsa biz kurtulmuş oluruz, Dışişleri Bakanıyla görüşmüş oluruz.”

“HEYKELİN DİKİLMESİ GEREKSİZ, YERSİZ BİR İŞ”

Heykel tartışmalarına ilişkin, “bu heykel meselesi benim içimin ısındığı bir mesele değildir. Ama baktığınız zaman dikilmesi gereksiz, yersiz, zamansız bir iştir. Çözüm sürecinin ruhuna da uygun değildir. Fakat bunu orada kaldırmaya çalışmak da çözüm sürecinin ruhuna uygun değildir” şeklinde konuşan Önder şöyle devam etti:
“Atatürk heykellerine saldırılar düzenleniyor. En az devletinki kadar saçma. Onu yapanları da protesto ediyorum. Önüne siper ederim kendimi. Siz onun heykeline saldırı yaptığınız zaman o insanlarla aynı saftasınız demektir.”

“İMRALI VE KANDİL ARASINDA FİKİR AYRILIĞI YOK”

Lice’deki olaylarda bir Kürt gencinin ve askerin ölümlerinin kendisini çok etkilediğini belirten Önder, “Barışın en önemli teminatı İmralı'dır. İmralı ve Kandil arasında bir fikir ayrılığı yok” dedi.

“KILIÇDAROĞLU CHP’NİN EKSENİNİ DEĞİŞTİRECEK BİRİDİR”

CHP'nin durumu üzerine de değerlendirmede bulunan Önder Kılıçdaroğlu’nun son zamanlarda gösterdiği yaklaşımın özenle korunması gereken bir yaklaşım olduğunu savunarak şöyle konuştu:

“Kemal Bey kıymetli bir değerdir. Kürt meselesine, ana dil meselesine dair önemli, sürece katkı sağlayacak mesajlar veriyor. Kemal Bey ne yapacağını kurultay öncesinde söylüyor. Taban da bunu kredileyecektir. Kılıçdaroğlu, CHP'nin eksenini değiştirecek biridir. Süreçte CHP gibi sosyal demokrat partiyi yanımızda görmek bize onur verir.”

"‘MARJİNAL’ BİZİM BİLEŞENLER İÇİN KULLANDIĞIMIZ BİR TERİM DEĞİL”

Cemil Bayık'ın “HDP marjinallerden kurtulmalıdır” sözlerine “beni kastetmiş olmasını dilerdim ama değil. Seçim sonuçları ortaya çıktı ki bu marjinaller sonuçları ikiye katlamış” şeklinde tepki gösteren Önder, “ben marjinalliğe değil ama kurtulmak kelimesine takıldım. Bizim bileşenler için kullandığımız bir terim değildir” dedi.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 27.08.2014- 17:29


Sırrı Süreyya Önder: Kılıçdaroğlu kıymetli; Fidan'la güven ilişkisi var


Bir televizyon programına katılan HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "süreç" hakkında konuştu. Önder, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'la "güven temelinde bir ilişki yürüttüklerini" söylerken, Cemil Bayık'ın "Beyoğlu marjinalleri" sözlerine ise tepki gösterdi. Önder, Kemal Kılıçdaroğlu'nu da övdü.

CNN Türk'te Şirin Payzın'a konuk olan HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Kandil'de PKK'yle yaptığı temaslar ve "süreç" hakkında görüşlerini dile getirdi.

İşte Önder'in mesajları:

Çözüm süreci niye bitsin? Ya da biterse ne olur? Binlerce canımızı da yitiririz, zamanımızı da, kaynaklarımızı da yitiririz. Ama dönüp dolaşıp şu an oturmakta olduğumuz masanın etrafında oturacağız. Dönüşüp dolaşıp bu masaya oturacaksak neden bu masadan kolayca kalkalım. Ya da bu masayı niye kıralım, kırdıralım, tahrip edelim?

Bölgede çıkarı olan bütün ülkeler buradaki durumun savaşa ya da barışa evrilmesiyle menfaati haleldar olacak bütün gruplar, silah tüccarları bu iş nasıl buralar geldi diye hayret edecek bir gün. Bunun tarihi yazılacak, okuyacaklar. O zaman hayret edecekler bu kadar istemeyenin arasında siz nasıl bu işi yürüttünüz diye belki bir hayır dua edecekler.

'PKK, Kürt milliyetçisi bir örgüt değil'
Sağ zihniyet bunun çözümüne dair milliyetçi yaklaşımlar önüne set olmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Dünyanın en tembel ideolojisidir milliyetçilik. Kürt milliyetçisi derken kast ettiğim bu kesimdir. Kim PKK'yı tahkir ediyorsa savaşın bitmesini istemiyordur. PKK, Kürt milliyetçisi bir örgüt değil. Buna çok basit iki örnek vereceğim, bugün ortak vatan isteyen sadece özerkliği olmazsa olmaz yapan bir anlayışın nesine milliyetçi diyeceksiniz? Ötekisi hiçbir zaman Türk olmamış ki. Milliyetçiliğin panzehiridir KCK.

'Heykel meselesi benim içimin ısındığı bir mesele değildir'
Bu heykel meselesi benim içimin ısındığı bir mesele değildir. Ama baktığınız zaman dikilmesi gereksiz, yersiz, zamansız bir iştir. Çözüm sürecinin ruhuna da uygun değildir. Fakat bunu orada kaldırmaya çalışmak da çözüm sürecinin ruhuna uygun değildir. Böyle olunca kim diktirdi soruları ortaya çıkıyor. Ben biliyorum ki KCK'nin böyle bir tutumu yok. Bunu bize devlet söyledi. ''Yarın bunu kaldıracağız.'' Dediler. ''Biz de böyle davranmamalarını, bunun olası sonuçlarını söyledik. İki üç günlük bir zamana yayalım. Biz bunu halkın insiyatifine bırakalım.'' Dedik. Peki, neden bu oldu? Dedik ya milliyetçiler bunun çözümlensin istemiyor. Ben dedim bunun gereği yok ama üzerinde kopan fırtınanın hiç gereği yok.

'Diyarbakır cezaevini konuşacaksınız'
İnsanlar önce bunun sunuş biçimi orada heykeli dikilen insanı Eruh-Şemdinli baskınından anlatan tarih anlayışı var. Kimse oraya nasıl gelindiğini düşünmüyor. Mahsun Korkmaz'ı konuşacaksanız Diyarbakır cezaevini konuşacaksınız.

'Atatürk heykelinin önünde de dururum'
Bu hükümetin de şöyle bir dirayeti yok; nolur kardeşim dikmişsin. Diyelim ki orası bir mezar. Sen benim değerlerime saygı gösterceksin ben senin değerlerine. Atatürk heykellerine saldırılar düzenleniyor. En az devletinki kadar saçma. Onu yapanları da protesto ediyorum. Önüne siper ederim kendimi. Siz onun heykeline saldırı yaptığınız zaman o insanlarla aynı saftasınız demektir.

Lice'deki heykeli biliyorum ki KCK'nin yaptırmak gibi bir tavrı yok. Öyleyse kim dikti soruları ortaya çıkar. Lice'ye o heykeli dikmek lüzumsuzdu ama onu indirmek için kimi basın odaklarının kopardığı kıyamet de öyle. Ben yıkılmaya çalışılan Atatürk heykelinin önünde de dururum.

'Öcalan bir barış önderi noktasına gelmiş'
Biz çok cenazeler gördük. Irkçı tayfa nefretle dolmuş. Biz orada insanları gördük. Gerilla, asker yakını... Lice'deki olaylar beni çok etkiledi. Gerek Mehdi'nin ölümü gerekse askerin ölümü.. Kabul edemiyor insan. Biz bu çocukları ateşin içine atmayabalirdik.. Gün herkesin seferber olma günüdür. Ben İmralı'dan biliyorum ki bu mesele daha ciddi bir boyuta gelmiştir. Artık Öcalan bir barış önderi noktasına gelmiş. Orada nakış nakış barışı ören bir insan var, bu tarafta hoyratça harcayan birileri... Çözüm sürecini bir gencemizin daha burnu kanamadan sonlandırmak istiyoruz. Hükümet yaşanan her solayda yıkın dökün dememeli, serin kanlı olmalı...

'Çözüm sürecinde şafağa en yakın noktada duruyoruz'
Bir çok kez halk inisiyatifle alıkonulan askerleri geri getirdik. Değerlere saygı göstererek bu sürecin devam ettiricisi olursunuz.

Çözüm sürecinde şafağına en yakın noktada duruyoruz. Yapılan işler de çok kıymetsizleştiriyor. Az mesafe kaydedilmedi. Olmayan şeylere bakmak da bir ölçü. Sadece yapılanlara bakmayın. Yapılmayanlara da bakın. KCK'ye gittiğimizde, devlete gittiğimizde 'böyle yaparsanız yol alırız' diyoruz. İki tarafın da yapmaya muktedir olup yapmadığı şeyler var. Yürüttüğümüz süreç Meclis'in 4 yıllık çalışma temposundan daha yoğun.

Süreçte iki taraf da güven sorunun aşacak, aşmak zorunda. Heyet olarak süreçteki en büyük moral ve desteği İmralı'dan alıyoruz. Barışın en önemli teminatı İmralı'dır. İmralı ve Kandil arasında bir fikir ayrılığı yok.

CHP'nin durumu
Kemal Bey siyaseten daha geniyş bir alan bulursa bu CHP tabanının dönüşmesi anlamında önemmli bir işlev görecektir. Çünkü sadece Demirtaş'ın aldığı oy oranı bile CHP'nin nerede durduğunu gösterir. Kemal Bey bunun farkında ama etrafındakiler onu sınırlıyor. CHP'nin meselesidir ama Kemal Bey, son zamanlarda gösterdiği yaklaşım özenle korunması gereken bir yaklaşımdır. Kemal Bey kıymetli bir değerdir. Kürt meselesine, ana dil meselesine dair önemli, sürece katkı sağlayacak mesajlar veriyor. Kemal Bey ne yapacağını kurultay öncesiinde söylüyor. Taban da bunu kredileyecektir. Kılıçdaroğlu, CHP'nin eksenini değiştirecek biridir. Süreçte CHP gibi sosyal demokrat partiyi yanımızda görmek bize onur verir.

Cemil Bayık'ın sözlerine tepki
Cemil Bayık'ın 'HDP bazı marjinallerden kurtulmalıdır' sözleriyle beni kastetmiş olmasını dilerdim ama değil. Seçim sonuçları ortaya çıktı ki bu marjinaller sonuçları ikiye katlamış. Bayık'ın sözleri açıkçası beni yaralayan bir tespit oldu. Burdan kim kasdettiğini bilmiyorum. Beni kastetmiş olmasını dilerim. Ben marjinalliğe değil ama kurtulmak kelimesine takıldım. Bizim bileşenler için kullandığımız bir terim değildir. Ben bu partinin ilk dört kurucusundan biriyim. Herkesin burun kıvırdığı zaman buna inanan insanlardan birisiyim. Bütün bileşenlerimizi bu çatı altına çağırma girişimlerinde bulundum. Siyasi alt yapısını hazırlayanlardan biriyim. Emeğim var, bunu çürütmem. Son güne kadar emek verenlerle birlikte gideceğiz. Bütün marjinal kardeşlerime diyorum ki, biz bu yola birlikte çıktı, sonuna kadar da birlikte gideceğiz. En büyük marjinal olarak kendimi görüyorum. Siyaseti bırakırsam Cihangir'de muhtarlığa aday olurum. Cihangir'i kimseye yedirmem.

Öcalan görüntülü mesaj mı verecek?
1 Eylül Dünya Barış Günü'Nde Öcalan görüntüle mesaj mı verecek? Ne var bunda görüntülü de verir, kendisi de gelir. Bu ırkçıların söylemine kulak kabartanlara söylüyorum. Türkmenleri Irak'ta HPG'liler kurtardı. Türkmenlere özerklik verilmelidir. Katliama açık bir durumda kaldığı zaman bu bölgede hiç bir barış tesis edilemez diye Öcalan defalarca söyledi. Kürt savaşçılar geldi, onları korudu. Kürtler bölgede tüm azınlıklara kendini siper ediyor.

'PKK eğer silah bıraksaydı IŞİD şu anda Adana'daydı'
-PKK silah sevdalısı bir örgüt değil. Sizin düşündüğünüzden daha çabuk silah bırakmak isterler. Çünkü demokratik cumhuriyet kurmak istiyorlar. PKK eğer silah bıraksaydı IŞİD şu anda Adana'daydı. Silah bırakma bir günlük iş. Önemli olan gönlümüzü barışa yatırmaktır. CHP bu konuda önemli bir atılım içerisinde. Meclis'in içinde ve de dışında kim isterse şerefim için söz veriyorum, barış için hangi adımlar atılmış ise kim gelip soracaksa anlatırız. Süreçte neler yaşandığını saklamıyoruz.

'Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim'
Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olmasını isterim. Bir sosyalist olarak MİT başkanı ile görüşmek hoş olmuyor. Kendim için istiyorum. Böylece bundan sonra görüşürken MİT'çiyle değil, Dışişleri Bakanı ile görüşürüz.

Belirli bir mesafe yürüttük kendisiyle. Büyük bir barışı kuruyoruz. Görüşmeler yürütüyoruz. Yakın mesaiye girince de bir güven temelinde bu ilişkiyi götürüyoruz. Bir an önce Dışişleri Bakanı olsun. Ben böyle söylüyorum ama Recep Tayyip Erdoğan şimdi yapmaz!

Bu meseleye kim küfretmemişse biz onlarla müzakareyi yürütebiliriz. Falanca gelirse iyi olur, falanca giderse kütü olur şeklinde bir durum tespiti yapmamız doğru olmaz.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 27.08.2014- 17:31


Erdoğan'ı parlatma yarışına Sırrı Süreyya Önder de dahil olmuş. Önder daha da ileri giderek, MİT müsteşarının dışişleri bakanı olmasına sevineceğini de söylüyor. Söylediği başka şeyler de var. Sonra da sosyalist olduğunu söylemekten çekinmiyor.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
yorum2006
[ yorumcu ]

Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 15.08.2013
İleti Sayısı: 772
Konum: Gizli
Durum: Gizli
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

2 kere teşekkür edildi.
Cevap Yazan: yorum2006
Cevap Tarihi: 28.08.2014- 08:56


Hiçbir uygar ve demokratik ülkede istihbarat teşkilatı ajanından dışişleri bakanı olmaz. Hiçbir uygar ve demokrat şahıs da bir ajan dışişleri bakanı olsun demez.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 10.954
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 30.08.2014- 17:01


Sırrı Süreyya Önder -daha önce de söylemiştim- bir an önce aktif siyaseti bırakıp sanat çalışmalarına dönmelidir. Sürekli ''sosyalistim'' diyerek, kötü bir örnek olmaya başladı. Bu konuşmasında sadece MİT müsteşarı için övücü şeyler söylemiyor, yer yer Erdoğan'ı da öven ve olduğundan farklı gösteren yorumlarda da bulunuyor. Ne sanıyorlar; Türkiye'ye dinci faşizm yerleşirken, bu siyasetin mimarları kürt halkına demokrasi mi getirecekler.? Kaldı ki, ikide bir sosyalist olduğu vurgusunu yapan biri mücadelesinin merkezine burjuva demokrasisini daha ''ileri'' götürmeye çalışmak mı olur?

Neresinden tutsanız elinde kalıyor!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
dayanışma
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: dayanışma
Cevap Tarihi: 31.08.2014- 14:53


Burjuva demokrasisini ileriye taşımak da iyi olarak yorumlanabilir, ama AKP'yle birlikte ileri demokrasiyi kurmaya çalışıyorum derseniz, buna kendinizden başka kimseyi inandıramazsınız.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 31.08.2014- 19:55


İnananlar yok mu yani:) Liberaller inanmıyor mu? Kürt ulusal hareketi ile ona yedeklenen sözde solcular barış görüşmeleriyle demokrasinin gelişeceğine inanmıyor mu:)



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Erdoğan’a ve 4 eski bakana Yüce Divan önergesi denizcan 1 4532 21.08.2015- 14:11
Konu Klasör Demirtaş’tan “Hakan Fidan’dan Öcalan teklifi” açıklaması: Oyunun parçası olamazdım... melnur 1 575 08.12.2022- 08:51
Konu Klasör Demirtaş: PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlarını tümden susturmasını, bırakmasını isterim.. melnur 4 1025 23.03.2023- 12:12
Konu Klasör AKP'nin iktidara gelmiş olmasından çok memnunum melnur 3 4784 13.01.2020- 08:00
Konu Klasör Prekazi: Devrimler yine olacak, olması lazım... melnur 0 1772 30.04.2019- 07:05
Etiketler   Hakan,   Fidanın,   Dışişleri,   Bakanı,   olmasını,   isterim
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS