SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Ne oluyor, ne yapmalı?           (gösterim sayısı: 2.448)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: umut
Konu Tarihi: 15.01.2015- 18:07


AKP'nin ne yapacağı belliydi, devlete hakim oldukça cebinde tuttuklarını ortaya çıkardı. AKp gerici bir parti, AKP Osmanlıcı bir parti, AKP islamı siyasete karıştıran bir parti, yolsuzluğa, rüşvete bulaşmış bir parti   ve emek düşmanı bir parti, sadece Türkiye'de değil Türkiye dışında da her türlü gericiliğe destek veren bir parti. Böyle bir partinin demokrasi ile ilişkisi olamaz. AKP demokrasi düşmanı bir parti. Cumhuriyet karşıtlığı da artık gizlenemez bir hal aldı. Bu kadar değil, AKP böyle bir partiyken girdiği her seçimi kazanan bir parti. Seçimlerden daha güçlü çıktıkça, gericiliği ve baskıyı daha da arttıran bir parti. Ne oluyor, nereye gidiyoruz? AKP 2015 seçimlerini kazanırsa ne olacak? Türkiye bu gerilimi daha ne kadar taşıyacak, ya da taşıyabilecek mi? Sol, sosyalistler ne yapmalı, bu gidişe nasıl yanıt vermeli? Hepimizin düşünmesi gereken konu bence bu. Solcuyuz, sosyalistiz, ilericiyiz, demokratız da ne yapıyoruz, ne yapmamız lazım?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 15.01.2015- 18:10


Kemal Okuyan'ın yazısı bu konuyla ilgili.


Rengarenk…
Kemal Okuyan


AKP bir tasarım mıydı?

E, biraz öyle… Tümden değil de, biraz…

Emperyalizm çağında; gericilik, delirme, ölçüsüzlük yıllarında, “mükemmel tasarım” beklemeyeceksiniz, anca bu kadar. Gene iyi idare etti. Katkısı olanların, ortaya çıkan ürüne bakıp bakıp hayretle söylendiğine eminim; “bunu nasıl becerdik”!

Bir süredir, 2012’den beri, yani onuncu yılından itibaren, AKP gerilemektedir. Kafayı sandığa takanlar, “hani nerede, nerede gerilemiş” diye sormakta oysa gerilemenin kralı seçmenin yarısının desteğini almışken olur.

Neden olur?

Öbür yarısı, seçmen olmanın ötesine geçer; öfke, nefret birikir. Tasarım sahipleri biraz da bu nedenle tereddüte düşer.

Diğer yarısını tutmak için iktidar gerilimi tırmandırır, arkasındaki güçlerle girdiği angajmanları daha militanca savunmaya başlar.

Gerileme falanca anketteki puan oynamalarından çok, bu parametrelerle ölçülür. Bu anlamda AKP gerilemeye devam etmektedir, dahası hep dediğimiz gibi ömrünü doldurmuştur. Alman faşizminin işi daha 1943’te bitmişti örneğin ama 1945 Mayısı’nda faşist reis intihar edinceye, Alman komutası beyaz bayrak çekinceye kadar insanlık büyük acılar yaşamaya devam etti.

Şimdi “büyük güçler” için, paranın gücünü elinde tutanlar için, yeni bir tasarım dönemi açılmıştır. Sorun şu ki, anlaşamıyorlar kendi aralarında, derin bir krizin içinde debeleniyorlar. ABD sürekli yeni denemeler yapıyor, Almanya’nın kararsızlığı dillere destan, Türkiye sermayesi bir yandan küp doldururken diğer yandan önünü görememenin telaşında!

İşte burada imdada yine bizzat AKP yetişiyor.

Sanki birileri, “öyle şeyler yapın ki, yüzde 50’nin öfkesi daha da artsın, hatta öfkelenenler yüzde 60’ye tırmansın, solumsular, liberaller, Kürt siyaseti ne varsa artık, herkes AKP karşıtı olsun, yeni bir tasarım için enerji biriksin” demekte, bu arkadaşlar da “emriniz olur” diyerek kolları sıvamakta.

Bir süredir “seçilmiş hükümet”ten “sivil irade”den söz eden yok. Emperyalist merkezlerde kamuoyu hazırlandı, kimse bu iktidarın üzerine şu ya da bu yöntemle atılacak bir çiziğe itiraz etmeyecek.

“Renkli devrim”in altyapısı budur ve dediğim gibi hükümet “Saraykondu” inşaatındaki hızı aratmayacak bir el çabukluğuyla bu zemini döşemektedir. Bazen cemaat yazarlarının “Erdoğan’ı tuzağa sürüklüyorlar” iddiasının karşılığı olabileceğini düşünüyorum.

Sonra da, bu ekibin ve uzun adamın öyküsünü hatırlıyor ve “başka türlü yapamazdı, freni patlamıştı ve duvara tosluyor” noktasına geri dönüyorum.

Peki ne olacak?

Hep birlikte, yalnızca Türkiye’de değil, birçok ülkede açılan yolda ilerleyecek miyiz?

“Alın size AKP karşıtlığı” denerek önümüze konan “sözleşme”ye evet mi diyecek, gericilikle, despotizmle bezenmiş bu ultra-liberal modele fit mi olacağız

Yoksa “AKP savunusu” saçmalığını mı tercih edeceğiz?

İkisi de ölüm.

Aynı anda hem gericilik hem emperyalizme karşı olmak, basit bir mesele değil. Değil çünkü siyasette güncel referanslar son derece kritik. “E kardeşim yıllarca AKP’den kurtulmak lazım diyordunuz, işte en gerçekçi ve kestirme yolu budur” diyenlerin karşısına “bu yol bir başka ölüm yoludur” demeden, titiz ve tereddütsüz bir ideolojik-siyasi konumlanış içine girmeden ve yeni bir yolu hiç değilse hissettirmeden büyük siyasetten rol çalmaya odaklanmak, tarihe “hain” olarak geçmek sonucunu verecektir.

Türkiye solunun devrimci bölmesi, çocukluk hastalıklarından kurtularak, hızlı bir biçimde toplumun bir kez daha teslim alınmasına karşı önlem almalıdır. Tarihin akışını değiştirmek için; gerekiyorsa tarihe sadece not düşmek için! Zaten not düşmeden, tarihsel bir dönüşüme imza atmak mümkün değildir.

Rengarenk güruhun parçası olmamak için siyasette ve ideolojide kendi bayrağını ayrı yükseltmeli, sokağın yasalarına ise direnilmemelidir.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.286
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

29 kere teşekkür edildi.
21 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 16.01.2015- 02:16


Rengarenk güruhun parçası olmamak için siyasette ve ideolojide kendi bayrağını ayrı yükseltmeli, sokağın yasalarına ise direnilmemelidir.

Sokağa direnmeden ideolojiyi savunmak hiç kolay değil. Hem HTKP sözcülerinde ve hem de KP yetkililerinde bu konuda farklı yaklaşımlar var. Çok mu? Bence değil. Ama TKP MK'si çalışamaz, iş göremez bir hale geldikten sonra ayrılık da kaçınılmaz olmuştu. ''ayrı'' olarak sokağa direnmemek nasıl olur?   Sokakta barikattan barikata koşarken ''ayrı'' kalabilmek mümkün mü?

Çok bilinmeyenli denklem gibi geliyor insana!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
munzur
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.12.2013
İleti Sayısı: 1.075
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: munzur
Cevap Tarihi: 16.01.2015- 17:16


Ne oluyor? : Türkiye AKP iktidarı tarafından gerici faşizm ile kuşatılıyor.

Ne yapmalı? Burjuva demokrasisinin bir çözüm olmadığı bilinmeli ve Türkiye'nin kurtuluşunun sosyalist devrimde olduğu anlaşılmalı. Anlamak da yetmiyor, bu uğurda etkin mücadeleye katılmalı.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
solcu
[ kemal ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.01.2014
İleti Sayısı: 1.709
Konum: Ankara
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: solcu
Cevap Tarihi: 17.01.2015- 19:39


Alıntı Çizelgesi: umut yazmış

AKP'nin ne yapacağı belliydi, devlete hakim oldukça cebinde tuttuklarını ortaya çıkardı. AKp gerici bir parti, AKP Osmanlıcı bir parti, AKP islamı siyasete karıştıran bir parti, yolsuzluğa, rüşvete bulaşmış bir parti   ve emek düşmanı bir parti, sadece Türkiye'de değil Türkiye dışında da her türlü gericiliğe destek veren bir parti. Böyle bir partinin demokrasi ile ilişkisi olamaz. AKP demokrasi düşmanı bir parti. Cumhuriyet karşıtlığı da artık gizlenemez bir hal aldı. Bu kadar değil, AKP böyle bir partiyken girdiği her seçimi kazanan bir parti. Seçimlerden daha güçlü çıktıkça, gericiliği ve baskıyı daha da arttıran bir parti. Ne oluyor, nereye gidiyoruz? AKP 2015 seçimlerini kazanırsa ne olacak? Türkiye bu gerilimi daha ne kadar taşıyacak, ya da taşıyabilecek mi? Sol, sosyalistler ne yapmalı, bu gidişe nasıl yanıt vermeli? Hepimizin düşünmesi gereken konu bence bu. Solcuyuz, sosyalistiz, ilericiyiz, demokratız da ne yapıyoruz, ne yapmamız lazım?



AKP için söylediklerinin büyük bir kısmı kendisinden önceki burjuva partileri için de geçerli olmakla birlikte AKP'nin farkı onlara göre bir kırılma yaratmış olmasıdır. Öncekiler ne kadar muhafazakar olursa olsun Cumhuriyet'in laiklik ve aydınlanma felsefesiyle çok fazla oynamamalarıydı. AKP bu konuda diğerlerinden ayrılıyor.   Bu yüzden ''bunların hepsi sermayenin partisi'' deyip geçemeyiz. AKP rejimi değiştirmeye çalışan bir partidir. Diğer muhafazakar partilerde olmayan ve AKP'de olan şey, AKP'nin toplumu dincileştirmeye çalışmasıdır. Kindar ve dindar nesil sözü zamanın başbakanı tarafından boşuna söylenmemiştir. Yurttaşlığın kabul edilemezliğini hatırlatması ve onun da bir din olduğunu söylemesi boşuna değildir. AKP'yi sıradan bir burjuva partisi olarak değerlendirmek yaptıklarına bakılıp, söylediklerine kulak verildiğinde kolaylıkla anlaşılır. AKP Türkiye'yi bu yüzyılda ortaçağ karanlıklarına dönüştürmek istiyor. Ortaçağ bizler için ne kadar karanlık ise, AKP zihniyeti için o kadar aydınlıktır.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
munzur
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.12.2013
İleti Sayısı: 1.075
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: munzur
Cevap Tarihi: 18.01.2015- 16:39


AKP'nin farklı bir parti olduğu ve diğer muhafazakar partilerden kopuş yaşadığına ben de inanıyorum. İnanmakla da ilgisi yok bunun. Attığı adımlar ve partinin milletvekillerinin sözleri, ilçe,il başkanlarının uygulamaları bunu açık bir biçimde gösteriyor. AKP dönemiyle birlikte ülkedeki rejimin tam bir değişime uğradığını söylemek hiç yanlış bir düşünce değildir. AKP milletvekili Babuşçu durup dururken Cumhuriyet dönemini reklam arası olarak değerlendirmedi. Normal bir süreçte olsaydık bu lafı eminim söyleyemezdi. Göstermelik de olsa AKP'den bu konuda tek bir eleştiri de duymadık. AKP bu, onun için. Babuşçu'ya yönelik kitlesel bir tepki ortaya çıkmazsa kendileri de tepki vermeyecektir. Babuşçu'nun söylediğinin yenilir yutulur yanı yok. Bir gerçeği ifade ediyor. AKP'nin baktığı yer bu zaten. Cumhuriyet'i bir reklam arası olarak görmesi son açıklamarıyla zaten tescilliydi. Osmanlıcanın eğitime sokulacağı, Cumhurbaşkanlığı köşkündeki tiyatro sahnesi, davetiyelere Osmanlıcayı sokmaları, laikliğe yaklaşımları AKP'nin farklılığını ortaya koyuyor.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ne yapmalı, nasıl yapmalı? melnur 1 1035 06.03.2019- 06:26
Konu Klasör Sol bu dönemde ne yapmalı? melnur 5 179 05.09.2020- 04:24
Konu Klasör Seçimlerde solcular ne yapmalı? melnur 5 1137 24.03.2019- 03:22
Konu Klasör Türkiye solu ne yapmalı, ne yapmamalı? melnur 3 434 17.04.2020- 13:29
Konu Klasör Ne olacak bu Türkiye'nin hali; ne yapmalı? melnur 1 605 15.10.2019- 09:29
Etiketler   oluyor,   yapmalı
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS