Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Doğa Bilimleri
 »  Big-Bang ( Büyük Patlama)

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 2 Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.938
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 16.09.2014- 19:37
Alıntı yaparak cevapla  


 Alıntı Çizelgesi: sirius yazmış

big bangin doğru olmaması durumunda doğu olan nedir, evrenin oluşumunu big bang açıklayamıyorsa, evrenin genişlemesini nasıl yorumlamak gerek.benim düşüncem evrenin genişlemesinin bir başlangıcının olduğu yolunda, bu durumda big bange yanış bir teori gözüyle bakılamaz. doğru değilse neden genişlesin



Üzerinde durulması gereken konu, katılım da olursa tartışılabilir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.938
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 11.02.2018- 18:04
Alıntı yaparak cevapla  


Evrenin bilmecesini çözerken…

İnsanoğlunun en keyifle uğraştığı bilmecelerden biri evrenimizin oluşum bilmecesi… Gök bilimcilerinin gözlemsel ve teorik açıklamaları ve bunlara eşlik eden dev bilgisayar simülasyonları sayesinde, evrenin tarihi konusunda eskisi kadar çaylak değiliz. Yakın zamanlı çalışmalar cüce galaksilerin varlığı ve galaksilerin evrimi üzerine ciddi veriler sunuyor.

Resim Ekleme
Cüce galaksi

Büyük galaksilerin – misal bizim galaksimiz Samanyolu -   oluşumuna dair egemen görüş, Büyük Patlama ("Big Bang") sonrası küçük galaksilerin birleşerek daha büyüklerini oluşturması idi. Yani galaksiler büyüme eğilimli bir evrim geçirmişlerdi.

Bu görüşün arka planı sağlam teorik çıkarsamalara dayansa da, henüz gözlemsel delillerle uyumu sınırlıydı. Özellikle de bu tahmini evrimsel sürecin parçası olması gereken cüce galaksilerin (yani yeni oluşmaya başlamış galaksilerin) –iki düzensiz cüce galaksiden oluşan Magellanic Bulutu hariç- çıplak gözle görülememesi, bu zamana kadar sadece sınırlı sayıda cüce galaksinin gökbilimciler tarafından tespit edilebilmesi nedeniyle, cüce galaksilerin birleşmesi veya daha büyük galaksilerce yutulması gibi tahminler, görece havada kalıyordu.

Nitekim günümüze kadar Samanyolu çevresinde gözlemlenebilen cüce galaksiler, teoride varolması beklenen cüce galaksi sayısından çok aşağılardaydı. 2016’nın son çeyreğinde The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan bir makale bu uyumsuzluğu gideriyor. Makale yazarı Andrew Wetzel, karanlık maddeye odaklanan ve bugüne kadar yapılanlardan daha ayrıntılı bir simülasyon modeliyle, Samanyolu’na komşu olan cüce galaksiler için bilinen en kesin tahmini sundu [2].

Süpernova dahil yıldız evriminin ve astrofizik teorilerinin itinalı bir uygulaması olan bu simülasyon, 2000’den fazla bilgisayarın paralel çalıştırıldığı bir sistemi gerekli kılmış. Yazarların da belirttiği gibi, önceki tahminlerde beklenen binlerce komşu cüce galaksi yerine, yeni tahmin, gök bilimcilerin etrafımızda gözlemlediği cüce galaksi nüfusuyla uyumlu çıkmış. Çalışmada

Teorik gösterimin mimarlarından Wetzel, bu çalışmanın daha da zorlanabileceğini ve güçsüz cüce galaksilerin dahi simülasyonda modellenebileceğini belirtiyor. Henüz gözlemleyemediğimizi düşündüğümüz zayıf cüce galaksilerin sayısını önceden tahmin etmek, gözlem çalışmalarını rahatlatabilir.

Komşu cüce galaksi sayısına dair akıl açıcı bu çalışmanın ardından, Nature Astronomy’de yayımlanan bir başka makale, Dünya’dan 200 milyon ve 650 milyon ışık yılı uzakta galaksi demeti keşfedildiğini açıkladı [3]. Evren sınırları düşünüldüğünde Dünya’ya yakın sayılabilecek bu galaksi demetleri Samanyolu ile kıyaslandığında hayli küçük ve uzun süre önce yıldız oluşumları sonlanmış. Daha büyük teleskoplarla gözlemlenebilen önceki cüce galaksiler izole ve büyük galaksiler tarafından yutulma durumunda idiler [1]. Oysa grubun keşfettiği galaksi demetleri ise bağımsız ve düşük ağırlıklı olmaları sebebiyle galaksi birleşimine uygunlar. Yazarlardan Stierwalt, galaksi gruplarının çekimsel olarak bağlı olduklarını ve daha büyük bir galaksi – orta kütleli galaksi - var etmek için birleşeceklerini düşündüklerini ifade ediyor.   Bu da başta belirttiğimiz egemen görüşü destekler nitelikte.

Stierwalt’ın altını çizdiği diğer bir konu da cüce galaksilerin karanlık maddeyi anlama konusunda önemli bir araç olması. Gözlemlenebilir maddeler evrenimizin yaklaşık %5’inin oluştururken, sadece uyguladığı çekim kuvvetiyle – her ne kadar karanlık maddenin gama ışıması yapıyor olabileceği şüpheleri üzerine gama-teleskoplarıyla ölçüm yapan gök bilimciler olsa da – algılayabildiğimiz karanlık maddenin evrenin %20’sinden fazlasını kapladığı düşünülüyor.

Resim Ekleme

Evrenin bugün %4,6'sının atomlardan, %24'ünün karanlık maddeden, %71,4'ünün ise karanlık enerjiden oluştuğu düşünülüyor. Kaynak: frontierfields.org/2014/04/24/what-is-dark-matter

Simulasyon tekniğiyle bulunan cüce galaksilerin sayısının, gözlemlenen cüce galaksi sayısıyla uyumlu olması Kayıp Galaksi Problemini (İng. "Missing Satellite [Galaxy] Problem", MSP) de çözüme kavusturuyor. Cüce galaksiler, büyük galaksilere göre daha fazla karanlık madde barındırmaya meyilli oldukları için görünmezler ve bu da yukarıda bahsettiğimiz problemi anlamada bize yardımcı olur. Ayrıca, cüce galaksiler içindeki yıldızların hareketini açıklarken, sadece galaksinin içindeki yıldızların kütlelerinin degil de çok miktarda bulunan karanlık maddenin de işin içine giriyor olması Karanlık madde konusunda farklı teorilere kapı aralayabilir. Bulunan cüce galaksi demetlerini bir arada tutanın, karanlık maddenin oluşturduğu yer çekimsel kuvvet olduğu, ayrıca bu yaşlı galaksilerin az yığıntı –toz, gaz, vs.- barındırmasının karanlık madde için cazibe alanı haline gelmesini sağladığı belirtiliyor.

Kaynaklar:

[1] http://www.abc.net.au/science/articles/2011/02/17/3140618.htm
[2] https://phys.org/news/2016-09-dwarf-galaxies-dark.html
[3] https://phys.org/news/2017-01-dwarf-galaxies-dark.html

http://haber.sol.org.tr/bilim/doga-bilimleri/evrenin-bilmecesini-cozerken-183743


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.938
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 17.02.2018- 18:09
Alıntı yaparak cevapla  


 Alıntı Çizelgesi: sirius yazmış

[size=2]big bangin doğru olmaması durumunda doğu olan nedir, evrenin oluşumunu big bang açıklayamıyorsa, evrenin genişlemesini nasıl yorumlamak gerek.benim düşüncem evrenin genişlemesinin bir başlangıcının olduğu yolunda, bu durumda big bange yanış bir teori gözüyle bakılamaz. doğru değilse neden genişlesin



''Evrenin genişlemesinin bir başlangıcı olmak zorunda...''

Big-Bang'in bize söylediği evrenimizin 13.8 milyar yıl önce bir patlamayla ( gerçeği genişleme) başladığı yolunda. Bu ne anlama geliyor; Big-Bang'dan önce hiçbir şeyin olmadığı ve ansızın, birdenbire bir patlama olduğu ve evrenimizin doğumunun başlamış olduğu mu? Aslında konuya böyle yaklaşanlar ve evren konusunu bu yaklaşım biçimine sıkıştıranlar gerçekte evrenimizin tanrı tarafından yaratıldığını ima etmekteler. Çoğu kez de ima etmenin ötesine geçerek bu düşüncelerini açık seçik dile getirmekteler. Hiç kuşku yok, bu tür yorumların hiçbir bilimsel karşılığı yok. Big-Bang doğruysa, uzak galaksilerden gelen ışığın kırmızıya kayması başka bir anlam içermiyorsa buradan evrenimizin daha önce bir noktadan başladığı iddia edilebilir ve kısaca Big-Bang'in yorumu da budur. Ancak buradaki problem günümüzden geriye doğru gidilip yani planck zamanı olarak tanımlayacağımız durumda evrenimiz konusunda bilimsel bir açıklama yapabilecek bir bilgi dağarcığımızın olmaması.

( Einstein bu konuyu açıklamak için ömrünün son 30 yılını verdi, başarılı olamadı. Hawking'in de çalışması var. ''Herşeyin teorisi'' adı altında kuantum ile izafiyet teorilerinin birleşik halinin bu konuyu aydınlatabileceğini söylüyor ama, hala sonuç yok.)

Evren konusunda bir dezavantajımız var. Gözlemlerimiz değişmeyen tek bir noktadan, evrenin içi ve merkezinden olmak zorunda. Evrene ( varsa) dışından bakamıyoruz. Bulunduğumuz yer itibarıyla ( görünür) evrenin sadece merkezinden bakabiliyor ve elde ettiğimiz verilerle evrenin bütünü konusunda yorumlarda bulunuyoruz. Başka bir çaremiz de yok. Big-Bang bu konuların ürünü. Uzak gökadalardan gelen ışığın kırmızıya kayması uzaklıklar düşünüldüğünde ortaya çıkan bir soğurma nedeniyle gerçekleşiyor olamaz mı, sorusunu da akla getirmekte. ( Bu karşı yorumun bilimsellikten uzak bir yorum olduğu da kabul edilmiş.) Veya...

Veya, bulunduğumuz yerden yani görünür evrenin merkezinden baktığımızda elde ettiğimiz verilen yorumlanması neden görünür evreni de içine alan bir (sonsuz) evrenin herhangi bir bölümünün özelliği olmasın? Olamaz mı? Görünürlüğün çok daha ötesinde bir evrenin bulunduğumuz parçasındaki bir özelliğini evrenin kendisiymiş gibi bir yorumlama hatasında bulunuyor olamaz mıyız?

Veya; her şey bir yana, evrenimiz Big-Bang'in söylediği gibi 13.8 milyar yıl önce bir genişlemeyle ortaya çıkmış olsun. O genişlemenin başladığı noktayı neden öncesi olmayan bir başlangıç olarak kabul edelim? Bizim evrenimiz için bir ''başlangıç'' olması, öncesizlik anlamına gelebilir mi? Mümkün değil.

Sadece bilmiyoruz...
Bugünün bilgileri bunu açıklamaya yetmiyor...

Ne var ki, böyle olması bilinemeyeceği anlamına gelmez! Hatta bilinemeyecek gibi kötümser bir yorumda bulunsak bile bunun öncesiz olduğunu akla getirecek hiçbir neden yok.

Bilimden başka bir yol göstericimiz yoksa tabi!


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.938
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 24.03.2018- 11:19
Alıntı yaparak cevapla  


Büyük Patlama’dan önce ne vardı?

Yeni bir araştırma, fizikte bir kırılma noktası yaratabilir. Genel görelilik kuramının öngörüleri üzerine odaklanan bilim insanları, evrenin bir “sıfır” noktasından başlamamış olabileceğini öne sürüyor.

Resim Ekleme

Mike McRae

Genel göreliliğin sadeleştirilmiş bir açıklamasına göre, Büyük Patlama ‘her şeyin’ başlangıcı değildi. Bir araştırma ekibi, Einstein’ın meşhur denklemlerini doğru kabul ederek ve mümkün olduğu kadar az varsayım yaparak Evren’in zamanı geriye sardı ve bunun bir durma noktasında son bulmak yerine, bizi farklı tür bir başlangıçla ters yüz edilmiş bir uzaya ulaştırabileceğini ortaya koydu.

Büyük Patlama hakkında koparılan bunca yaygaranın ne olduğunu anlamak için, fizikçilerin neden her şeyin bir başlangıcının bu olmadığını düşündüklerini kavramak amacıyla biraz geri gitmeliyiz. Georges Lemaîtreproposed adlı Belçikalı bir gökbilimci yaklaşık 90 yıl önce, uzak galaksilerden gelen ışıkta gözlemlenen değişimlerin, Evren’in genişlediğinin işareti olduğu fikrini öne sürdü. Eğer Evren büyüyorsa bu, eskiden daha küçük olduğu anlamına gelir.

TEKİLLİK SORUNUNU ÇÖZMEK ÇOK ZOR


Saati yaklaşık 13.8 milyar yıl geri sarmaya devam ettiğimizde, uzayın, “tekillik” olarak da adlandırılan, akıl almaz derecede küçük bir hacimde sıkışması gereken bir noktaya ulaşıyoruz. Stephen Hawking “Zamanın Başlangıcı” başlıklı konuşmasında “O anda, Big Bang (Büyük Patlama) anında, Evren’deki bütün maddeler iç içe geçmiş durumda olmalıydı. Yoğunluk sonsuzdu” demişti.

Boş uzayın “hiçliğini” tanımlamak için fizikçilerin kullandığı birçok model var. Einstein’ın genel göreliliği bunlardan biri; yerçekimini, Evren’in altında yatan dokunun geometrisiyle bağlantılı olarak tarif ediyor. Hawking ve matematikçi Roger Penrose tarafından ortaya konan teoremler ise genel görelilik denklemlerine zorlama bir ölçekle (tekillik içindeki gibi) bulunan çözümlemelerin eksik olduğunu düşündürüyor.

Gündelik bir dille ifade edersek, fiziğin tekillikte genelde çöküşe uğradığı dile getirilir; bu da bizi, [tekillik halinde] fizikten ne denli az yararlanabileceğimize ilişkin bir dizi spekülasyona götürür.

HAWKING BİR “BAŞLANGICA” İNANIYORDU

Hawking yakın zamanda Neil DeGrasse Tyson’la yaptığı bir söyleşide, Büyük Patlama’nın uzay-zaman boyutlarını Güney Kutbu’yla benzeştirdi. “Güney Kutbu’nun güneyinde hiçbir şey bulunmuyor, bu yüzden Büyük Patlama’nın öncesinde de hiçbir şey yoktu” dedi.

Buna karşın başka fizikçiler, Büyük Patlama’nın ötesinde bir şeyler olduğunu öne sürüyor. Kimileri, (Büyük Patlama’nın) diğer tarafında, zamanın geriye doğru hareket ettiği bir “ayna Evren” olduğunu iddia ediyor. Diğerleriyse, geriye doğru sıçrayan bir Evren fikri üzerinde tartışıyor.

Daha farklı bir yaklaşım benimseyen fizikçiler Tim A. Koslowski, Flavio Mercati ve David Sloan ise Büyük Patlama’nın genel göreliliğin de tanımladığı gibi, zamanda belirli bir noktada maddeler arasındaki bir çelişkiden kaynaklandığına işaret eden yeni bir model ortaya koydu. Bu teoremin ifade etmediği şey ise gözlemlediğimiz biçimdeki Evren’in, ilk etapta bu noktaya nasıl ulaşmış olması gerektiği.

EVREN’İN VAROLUŞUNA İLİŞKİN YENİ BİR YORUM

Araştırmacılar tüm bu tekillik meselesinden bir adım geri çekilip, uzay-zaman haritasını barındırdığı “şeyler”den ayırarak, mevcut uzay daralması modeline yeni bir yorum getirdiler. Oxford Üniversitesi’nden fizikçi Sloan, “Evren’in içten nasıl göründüğünü belirleyen niceliklerin hareketlerini ortaya koyarken, sorunlu olan tüm bu terimlerin ne denli alâkasız olduğu ortaya çıkıyor” diyor.

Bu yorum temelde şu anlama geliyor: Fiziğin üzerinde varolduğu temel yeni bir yönelim alırken kendisinin bozulmadan kaldığı bir Büyük Patlama tarifi. Araştırma ekibi bunu bir “tekillik”ten çok, iki yüzü olan Roma tanrısına atıfta bulunarak “Janus Noktası” diyor.

Evren’i oluşturan şeylerin göreli yerleri ve boyutları, zamanı geri sardıkça iki boyutlu bir gözleme haline gelene dek etkin bir biçimde düzleşir. Janus Noktası’ndan geçilince, gözleme tekrar üç boyutlu haline döner, sadece ön yüzü ile arka yüzü yer değiştirir.

ÖNCE KARŞI-MADDE Mİ VARDI?

Bunun fiziksel terimlerle ne anlama geldiğini ifade etmek zor ancak araştırmacılar, parçacık fiziğinde simetri konusunda derin bir etki oluşturabileceğini, hatta belki de ilk önce karşı-maddeye dayanan bir Evren’i ortaya çıkarabileceğini düşünüyorlar.

Ters-yüz edilmiş bir Evren fikri eski bir önerme olsa bile, tekillik sorununun etrafından bu yolla dolaşmaya dair bir yaklaşım, yenilikçi.

Sloan, “Yeni prensipler belirlemiyor ve Einstein’ın genel görelilik kuramı üzerinde hiçbir değişiklik yapmıyoruz; yalnızca nesnelere ilişkin yeni bir yorum getiriyoruz” diyor.

Şüphesiz ki bu tartışma gelecekte de sürecek. Kim bilir? Belki de ayna Evren’de, yani Janus Noktası’nın öbür tarafında da, bir zaman benzer bir tartışma yürüyordur.

Bu makalenin orijinali Science Alert sitesinde yayımlanmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)

https://www.gazeteduvar.com.tr/bilim/2018/03/23/buyuk-patlamadan-once-ne-vardi/


Yeni Başlık  Cevap Yaz
Toplam 2 Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 



Forum Ana Sayfası  »  Doğa Bilimleri
 »  Big-Bang ( Büyük Patlama)

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE BÜYÜK KÜRDİSTAN melnur 0 802 04.10.2016- 10:55
Konu Klasör Hatay Dörtyol'da patlama melnur 0 2528 03.08.2013- 13:37
Konu Klasör Irak'ta 7 ayrı patlama: 24 ölü umut 0 1517 04.12.2013- 09:48
Konu Klasör Miting öncesi patlama solcu 23 5144 12.10.2015- 09:51
Konu Klasör Reyhanlı'da peş peşe iki patlama umut 1 1566 26.03.2014- 23:24

Etiketler   Big-Bang,   Büyük,   Patlama


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE BÜYÜK KÜRDİSTAN melnur 0 802 04.10.2016- 10:55
Konu Klasör Hatay Dörtyol'da patlama melnur 0 2528 03.08.2013- 13:37
Konu Klasör Irak'ta 7 ayrı patlama: 24 ölü umut 0 1517 04.12.2013- 09:48
Konu Klasör Miting öncesi patlama solcu 23 5144 12.10.2015- 09:51
Konu Klasör Reyhanlı'da peş peşe iki patlama umut 1 1566 26.03.2014- 23:24

Etiketler   Big-Bang,   Büyük,   Patlama


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS