SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Sahi siz niye HDP’yi desteklemiyorsunuz?           (gösterim sayısı: 1.743)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: umut
Konu Tarihi: 13.02.2015- 19:59


Sahi siz niye HDP’yi desteklemiyorsunuz?
Müjde Tozbey Erden



Yunanistan Komünist Partisi’nin Syriza hükümetinin icraatları ile ilgili yaptığı bir açıklama dün soL portalda yayınlandı. Gözlerden kaçırmış olanlar için bir paragraf aktarıyorum:

“Açıklamanın son kısmında SYRIZA’ya müzakereler sürecinde uluslararası destek verilmesi çağrılarına değinen KKE Merkez Komitesi, bunun Avrupa Sol Partisi’nin bir kampanyası olduğunu belirtti. KKE açıklaması, “Başka ülkelerdeki işçiler, emekçi sınıfların kriz döneminde uğradıkları bütün kayıpları telafi etmeleri, haklarını güvence altına almaları, ihtiyaçlarını karşılamaları ve iktidarda sınıfsal bir değişimin olmasının koşullarının hazırlanması için mücadele eden sınıf ve halk hareketiyle dayanışmalıdır” sözleriyle son buldu.”

Bu paragrafı okuyunca bölgede sık karşılaştığımız “siz niye HDP’yi desteklemiyorsunuz” serzenişi aklıma geldi. Bu serzenişle “seçim barajı geçilecek mi acaba” sorusu da birleşince, tartışmanın “doğal” sonucu olarak HDP’ye oy vermeyi düşünmeyen, seçim ittifakına da niyetli olmayan solcuların AKP’yi büyüttüğü, AKP faşizmine göz yumduğu gerçeğine hızlıca ulaşılabiliyor, solun bu sorumsuz tavrı bir türlü anlaşılamıyor, bir iki milletvekilliği çıkarmak istememesine şaşırılıyor, ulusalcı damarın “Türk solu”nu nasıl derinden etkilediği hatırlanıyor, hep birlikte mücadele edebileceğimiz iktidar karşısında mücadele kaçkınlığından dem vurulabiliyor, HDP barajı geçemezse neler olabileceğine dair kaos senaryoları yazılıyor, “kargaya b.kun ilaç demişler gitmiş denizin ortasına..   töbe töbe” ye gelinecek şekilde atasözleri hazırda tutuluyor.

Seçim denince akan sular duruyor tabi. Öyle bir girdap oluşuyor ki zihinlerde, öncesi ve sonrası olmayan, kendinden menkul, etkili bir çekim gücüne sahip sihirli bir sözcük haline geliyor seçim. Ne de olsa demokrasinin harman olduğu bir dönemin, er meydanının kapıları açılıyor. Temel paradigma, program, siyasi ilkeler o yakın insani iletişimin içinde eriyip gidiyor. Bir futbol derbisi, buz hokeyi maçı(!) izlemenin coşkusuna benzer bir coşkunluk ve esriklikle konuşuluyor. Zaman, seçim ertesinde yeniden başlamak üzere duruyor. Küsler barışıyor, hastalar iyleşiyor, el ele gönül gönüle hep birlikte kardeşliğe… “Ne oluyor bana” deyip şöyle bir silkinmeden insanın ilk olimpiyat yarışlarından bugüne getirdiği insansı rekabetin mayhoşluğundan kurtulunmuyor. Sınıf başkanı, apartman yöneticisi, köy muhtarı seçimi değildi bu diye hatırlamak gerekiyor ara sıra.

Hani bir gezi direnişi vardı, milyonlarca insanın çıkardığı ses duyulmadı. Hani gericilik hayatın her alanında dayatılıyor eğitim alanında bir boykot örgütleniyor. Hani AKP faşizmi aldı yürüdü, birileri zamanında “AKP’yi biz ipten aldık” demişti. Hani geçmişte Ergenekon filan zamanında “kahrolsun darbecilik yaşasın demokrasicilik” vardı. Hani özelleştirmeler filan oluyordu, oh olsun devlet küçülüyordu işte. Hani o zamanlar Avrupa Birliği vardı, biz diyorduk patronların birliği siz diyordunuz demokrasi. Hani biz 2008’de AKP’yi İstemiyoruz mitingi yaparken, AKP derin devleti temizliyordu falan filan. Liste uzatılabilir elbette ama açık olan uzunca bir süredir ülke ve dünya analizlerimizdeki ve siyasi yönelimlerimizdeki mesafenin almış başını yürümüş olması. Hal böyle olunca, beraber yürüyemediğimiz yolların yağmurunda beraber ıslanılmıyor.

Yolları birleştirmek, Aydemir Güler’in 2000’li yılların başında yazdığı bir kitabın adı değildi sadece. Bizim Türk ve Kürt emekçi sınıflarının yollarını sosyalizm mücadelesinde birleştirmek arzumuzun da ifadesiydi. Elbette ki biz hala yolları birleştirmek istiyoruz, ama seçim yolunu değil, sosyalizmin yolunu.

Not: Bazı dostlar neden son dönemlerde hep Kürt siyaseti ve HDP üzerine yazdığımı soruyorlar. Van’da yaşıyorum ve Kürt siyaseti burada siyasi atmosferi belirleyen temel etken. Bir de kasap sevdiği postu yerden yere vururmuş.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
yura
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 08.02.2014
İleti Sayısı: 816
Konum: Bolu
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: yura
Cevap Tarihi: 13.02.2015- 20:39


kuyrukçular yetmez oldu, sosyalistlerin yedeklenmesini istiyorlar.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör HDP’den ‘üçüncü yol’ açıklaması: Esas mesele 24 Haziran’da ne yapacağımız… melnur 2 288 25.06.2019- 20:49
Konu Klasör Sahi bu kimin savaşı? tekyoldevrim 6 2074 09.09.2015- 08:28
Konu Klasör Sahi Suriye'de ne oldu? melnur 0 100 23.10.2019- 08:54
Konu Klasör Bu Düşmnlık niye? hakkı 0 1501 25.07.2016- 16:14
Konu Klasör Niye girdiniz o salona? umut 0 1313 10.02.2014- 10:44
Etiketler   Sahi,   siz,   niye,   HDP’yi,   desteklemiyorsunuz
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS