SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
''Fidel'in hoşuna gitmezdi.''           (gösterim sayısı: 132)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

7 kere teşekkür etti.
7 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 30.11.2018- 10:23


Küba'da iktidara yön veren isim Odatv'ye konuştu: "Çok büyük ihtimalle Fidel'in pek hoşuna gitmezdi"

Küba'da iktidara yön veren isim Odatv'ye konuştu...


Küba Devrimi'nin 60. yılınde ve Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’nun ölümünün 2. yıl dönümünde Türkiye’de Jose Marti Küba Dostluk Derneği, 25 Kasım-1 Aralık tarihlerini “Küba haftası” olarak ilan etti. “Büyük İnsanlık 60 Yaşında: Kübalılar Devrimi Anlatıyor” temasıyla düzenlenen hafta kapsamında; Küba Komünist Partisi MK üyesi ve Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörü Juan Carlos Marsan Aguilera başta olmak üzere, her biri kendi alanında sorumluluk üstlenmiş Kübalı bir heyet Türkiye’ye geldi.

Küba'dan gelen Juan Carlos Marsan Aguilera, Odatv'ye bir röportaj verdi. Aguilera verdiği röportajda, Küba'da son dönemde tartışılan anayasa taslağını, Kübalılar'ın yaşam tarzını, anayasada kadın ve LGBT bireylerin durumunu, yarım asırdır süren ambargoyu ve sosyalizmi anlattı.

Medyada yayılan “Küba sosyalizmden vaz mı geçiyor” sorusuna karşılık Aguilera, “Anayasa taslağının 1. bölümü ülkenin siyasi ilkelerini açıklayan kısım, bu bölümde 18 ayrı yerde ülkenin 'sosyalist' karakterine dair vurgular var” derken, anayasa taslağının temel hedefinin de medyadaki yaygın görüşün aksine, sosyalizmin kuruluşunu güçlendirme çabası olduğunun altını çizdi.

Aguilera, Anayasanın üçüncü maddesine “Fidel’ci” ibaresinin eklenmesini ise, "Çok büyük ihtimalle Küba devriminin 'Fidel’ci' karakterine bir referansta bulunulması pek hoşuna gitmezdi Fidel’in" şeklinde yorumladı. Ancak Aguilera, Küba'nın ideolojisinin temelinde Fidel’in düşüncelerinin yer aldığını vurguladı.

İşte Juan Carlos Marsan Aguilera ile yapılan o röportaj:

"KÜBA'YA KARŞI DEVAM EDEN SAVAŞIMIN EN ÖNEMLİ AYAĞI MEDYA ÇARPITMALARI"

-Öncelikle, Türkiye’ye geliş amacınızı öğrenebilir miyiz?

Juan Carlos Marsan Aguilera:
Biz bir “Küba haftası” vesilesiyle hem Jose Marti Küba Dostluk Derneği’nin hem de Türkiye Komünist Partisi’nin davetlisi olarak Türkiye’ye geldik. 25 Kasım itibariyle başladı haftamız, 1 Aralık’a kadar sürecek. 3 şehir gezeceğiz; İstanbul, İzmir ve Ankara… Buradaki temel amacımız da; Küba güncelliğini bir kez daha anlatmak, Küba’nın karşı karşıya olduğu zorlukları paylaşmak ve Türkiye’deki dostlarımızla beraber, onların akıllarındaki soruları yanıtlamaya çalışmak… Biz Küba Komünist Partisi’nden geliyoruz. Aramızda, Küba’da dünyadaki tüm dayanışma hareketlerini koordine eden bunlarla beraber çalışan bir temsilcimiz var, ki yine genç bir milletvekilimiz var, aynı zamanda Küba’nın sanat alanının örgütlenmesinin de başında olan bir arkadaşımız. Yine bir diğer arkadaşımız, belgesel yapımcısı ve Küba’da çok önemli bir kurumun başındaki isimlerden... Ve açıkçası böyle bir haftayı yaptıkları için hem Jose Marti Küba Dostluk Derneği’ne hem de TKP’lilerin çabalarına çok büyük saygımız var. Çünkü, Küba’ya karşı devam eden savaşımın en önemli ayağı medya çarpıtmaları ve kampanyaları. O yüzden de Türkiye halkıyla böyle doğrudan bilgi alışverişinde bulunmak, onlara Küba gerçekliğini anlatma fırsatı yakalamak bizim açımızdan çok önemli. Bu sadece bizim açımızdan da önemli değil, hem Küba, hem de Türkiye halkları açısından önemli.

-Medya çarpıtması demişken… Anayasa taslağı üzerinde tüm dünya medyasında, “Küba komünizmden vaz geçiyor” haberleri yer aldı. Gerçekten Küba, komünizmden vaz mı geçiyor?

Aguilera:
Şimdi öncelikle şöyle başlayalım. Küba’daki anayasa taslağı Haziran ayında Meclis’e sunuldu, ondan sonra da bütün halkın önüne getirilip tartışma süreci başladı. Haziran ayında Meclis’te kabul edilen ve dolayısıyla tartışılmak üzere halka sunulan taslakta, Küba’nın sosyalist karakteri bir kere daha vurgulanıp tekrar ediliyor. Aynı zamanda sahip olduğu prestijden, meşruiyetten dolayı Küba Komünist Partisi'nin hem halkın hem de devletin öncü gücü olduğu bir kere daha teyit ediliyor. Anayasa taslağının 1. bölümü ülkenin siyasi ilkelerini açıklayan kısım, bu bölümde 18 ayrı yerde ülkenin “sosyalist” karakterine dair vurgular var. Dolayısıyla daha önce, bizim partide tartıştığımız, daha sonra Meclis’in önüne gelen ve kabul edilen anayasa taslağının temel hedefi sosyalizmin kuruluşunu güçlendirme çabasıydı. Şunu söylemek lazım, bu çok karmaşık ve vakit alan bir süreç... Aynı zamanda uluslararası koşullarla da çok bağlantılı bir süreç… Ve şu an çok zorlu uluslararası ilişkilerle karşı karşıyayız ama buna rağmen bizim sosyalizmi kurmak konusundaki kararlılığımızda değişen herhangi bir şey yok. Aynı zamanda sizinle şunu da paylaşabilirim; dediğim gibi taslak, Meclis’ten çıktıktan sonra bir tartışma süreci başladı. Bu tartışma sürecinde çok fazla farklı kesimden, komünizme dair eski referansın yeni anayasaya tutulmasına yönelik görüş belirtildi. Dolayısıyla bu, halkımızın siyasi kararlılığının da bir yansıması. Aynı zamanda, devrimden sonra yarattığımız değerlerin de bir yansıması. Aanayasa hazırlık komisyonu ise, tüm bu yürütülen tartışmalardaki önerileri alıp değerlendirecek. Bundan sonra son metni ortaya çıkaracak, biz de ondan sonra son halini göreceğiz. Ve eminim ki, yeni taslakta Meclis önüne getirildiğinde, o da tartışılacaktır. Ama şunu bitirirken tekrardan söylemek isterim; bütün bu olanlar, halkımızın çok daha adil, çok daha eşitlikçi düzene geçme arzusudur, ki bu da sosyalizmdir. Sosyalizmde komünizme giden yoldur, Küba’nın buna inancına dair umudundan vaz geçtiği anlamına gelmiyor. Bizim partimizin programı ve tüzüğü, bir komünist partide olması gerektiği gibi; sosyalizme ve komünizme giden yol için mücadele ettiğimizi de teyit ediyor.

"KÜBA ÖRNEĞİNİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORLAR"

-Aralık ayında tartışılacak metin üzerinden de yine birtakım buna benzer haberler dönecek. Küba buna karşı bir önlem alabilecek mi? Daha öncesinden bir basın ayağı veya başka bir yaratımda bulunup bir adım öne geçebilecek mi?

Aguilera:
Açıkçası biz 60 yıldır zaten bu medya “çarpıtmalarıyla” mücadele veriyoruz. Sürekli Küba’yı suçlamak ve gerçekliğimizi çarpıtmak için bahane arıyorlar. Ve bence bu medya kampanyasına karşı Küba’nın her gün verdiği en iyi yanıt, kendi gerçekliği… Küba’yı çok fazla insan ziyaret ediyor ve ziyaret edenlerin hepsi, medyanın çarpıttığı Küba algısından bambaşka bir toplumla karşılaşıyorlar. Bu arada kendi ülkelerinde de Küba gerçekliğini anlatmak konusunda Küba ile dayanışma hareketlerinin bize çok fazla faydası oldu. Aynı zamanda şöyle de bir durum var; bu medya kampanyası yalnızca Küba’ya karşı yürütülen bir durum da değil, şu an sadece Küba ile ilgili değil, dünya finans kapitalinin çıkarları uğruna her türlü alternatif düşünceye karşı küresel bir savaş yürütülüyor. Tarihin sonu geldiğini propaganda ettiler bize, başka bir alternatifin olmadığını, bütün ilkelerin geride bırakılmak zorunda kaldığını, tek önemli olan şeyin fiziksel hayatta tükettiklerimiz olduğunu bize propaganda ettiler. Bütün bu kampanyanın temel hedefi; toplumsal adalet talebi ve eşitlik söyleminde yükselecek bir hareketin önünü kesmek… Çünkü halkların egemenliği ilkesi etrafında bugün sosyal devlet kurulabilir. Ve Küba’da, tüm bu egemen güçlerin hegamonya kurma çabasına karşı, özellikle Latin Amerika’da direniyor. Tam da bu yüzden zaten Küba örneğini ortadan kaldırmak istiyorlar. Ama biz Küba’da halkın çok ezici çoğunluğunun desteğini arkamıza alarak mücadele ediyoruz. Çünkü Küba halkı şunu biliyor; devrimi savunmak, Küba’nın bağımsızlığını savunmaktır.




Bu ileti en son melnur tarafından 30.11.2018- 10:32 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

7 kere teşekkür edildi.
7 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 30.11.2018- 10:36


"ÇOK BÜYÜK İHTİMALLE FİDEL'İN PEK HOŞUNA GİTMEZDİ"

- 1972 Anayasası’nda daha önce yer yer değişiklikler yapılıyordu. Ancak tümden anayasanın değişmesi yönünde yapılan böylesi bir reform, ilk kez oluyor. 42 yıl sonra gelen bu Anayasa değişikliği, akıllara, neden şimdi sorusunu getiriyor? Anayasanın üçüncü maddesine ise “Fidel’ci” ibaresi eklenmesinin anlamı, “Komünist topluma ilerleme” ibaresinin çıkarılmasının nedeni nedir? Fidel bildiğimiz kadarıyla kendi büstünün yapılmasına bile karşı olan bir liderdi. “Fidel’ci” ibareye, yaşasaydı, kendisi de itiraz eder miydi?

Aguilera:
Çok büyük ihtimalle Küba devriminin “Fidel’ci” karakterine bir referansta bulunulması pek hoşuna gitmezdi Fidel’in... Ancak Küba halkının bütün ideolojik düşünsel yapısın 3 tane sacayağı var. Bunların ilki, Jose Martici düşünce. Ülkenin bağımsızlığını savunan, sömürge karşıtı savaşı, halkın egemenliğini savunan düşünce. Marti’nin buradaki düşüncesi herkes tarafından ve herkes için bir cumhuriyet kurmak… İkincisi Marksizm-leninizm… Bu bizim çok daha adil, çok daha eşitlikçi, çok daha insanca bir düzen kurma ideolojimizin temeli. Üçüncüsü de şüphesiz Fidel’in düşünceleri… İlkelerine sahip çıkmak konusunda gösterdiği kararlılık, hiç şüphesiz Küba halkının oluşumunda, dönüşümünde çok büyük bir rol oynadı. Fidel, Küba halkının birliğini inşa eden bir insan ve kendi hayatıyla da buna örnek oldu. Halkla sürekli iletişim halinde olmasıyla, arkasında bizim her gün çalışmayı öğrenmeye devam etmemiz gereken bir ders bıraktı. Aynı zamanda yeni anayasa taslağında Fidel’in ortaya koyduğu “devrim” konsepti kavramı da geçiyor. Ve elbette gelecekte de yapacağımız her şeyde de referansımızın kaynağı olmaya devam edecek. Bu arada Fidel’in düşünceleri, bizim tarihsel kuşağımızın düşüncelerinin tamamını yansıtıyor. Bunun bir başka anlamı da şu; bizim kuşaklarımız, sonradan gelen kuşaklar, devrimin yarattığı bütün bu mirası devam ettirmeye yönelik olarak da çalışıyor. Elbette her kuşak kendi sorunlarıyla karşı karşıya kalacak. Çünkü dünya ve gerçeklik değişiyor. Ama ilkeler değişemez. Anti emperyalizm, egemenlik, yurtseverlik, dayanışma mümkün olan en büyük eşitliğin peşinde koşmak ve hem şu anki hem de gelecekte Küba’da yaşayacak bütün kuşakların bu ilkelere sahip çıkmasını sağlamak bizim sorumluluğumuz…

-25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nü henüz geride bırakalı fazla olmadı. Küba anayasasında, kadınlar ve LGBT bireyler nerede yer alıyor?

Aguilera:
Küba’da kadınlar ülkenin tüm siyasi, ekonomik, toplumsal hayata tam olarak katılıyorlar. Ve elbette tüm bu anayasa tartışmasında kadınların aktif katılımının da çok önemli payı var. Ayrıca Küba’nın toplumsal, ekonomik gelişimindeki birçok sektörde kadınların çok ciddi ağırlığı var. Eğitim, sağlık, spor, bilim, kültür gibi devrimin birçok ciddi kazanımlar elde ettiği alanlarda Kübalı kadınların katılımını bir yana bırakarak hiçbir şeyi tartışamayız. Anayasa taslağı da kadın ve erkekler arasında mutlak eşitliği savunuyor. Aynı zamanda, sadece kadın erkek açısından değil, anayasa, bütün Kübalıların hiçbir ayrımcılık olmaksızın eşitliği savunuyor. Bunda yalnızca cinsiyet değil, cinsel yönelim de var. Şöyle özetleyebilirim anayasayı; tüm hakları, bütün Kübalılar için sağlamak… Bir başka madde, evliliği iki kişi arasındaki gönüllü birliktelik olarak tanımlıyor ve burada herhangi bir cinsiyet atfı bulunmuyor (Anayasanın 68. maddesi). Ve bu bugünün Küba toplumu açısından ilerici bir adım. Aynı zamanda da ayrımcılığa karşı da bir adım. Ve şu an dediğimiz gibi bir tartışma sürecindeyiz ve bu tartışma bitecek, taslak son haline gelecek, ama şimdiden söyleyebiliriz ki, taslağın özünde yatan düşünce, aynı zamanda yeni anayasa nüfusumuzun kimi kesimlerinde hala süregiden birtakım ön yargıları kırmak açısından da bizim elimizde bir araç olacak. Çünkü bu bahsettiğimiz kazanımların hiçbirisi, söz konusu kısıtları, ön yargıları kırmadan, aşmadan, halkı eğitmeden yapılabilecek kazanımlar değil.

"DÜNYADA HAKLI KAVGALARIN YANINDAYIZ"

-Son olarak Küba’dan Türkiye’ye baktığınız zaman, Türkiye’de bir devrim mümkün mü?

Aguilera:
Açıkçası biz Küba’dan Türkiye’ye baktığımızda, Türkiye’nin içişlerine dair bu tip konuları bizim müdahil olacağımız başlıklar olarak değerlendirmiyoruz. Bizim temelde yapmaya çalıştığımız, Küba halkı için adil olana ulaşmaya çalışmak. Ama tabii ki dünyada bütün haklı kavgaların yanındayız. Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı, halklara karşı yapılan emperyalist saldırıya direnme hakkı, her türlü sömürgeciliğe karşı mücadele… Ama şunu da söylemek lazım; her halk, kendi geleceğini belirleme hakkında sahiptir.

Hakan Erol

NOT: Röportaj sırasında çeviride bize yardımcı olan Yiğit Günay'a teşekkür ederiz.

https://odatv.com/cok-buyuk-ihtimalle-fidelin-pek-hosuna-gitmezdi-28111818.html



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Benzer konu yok
Etiketler   Fidelin,   hoşuna,   gitmezdi.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS