SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 3 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2]   3   >   son» 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 23.03.2020- 03:27


Ölenlerin sayısı 30'a yükseldi, hasta sayısı 1236. Salgındaki tırmanmanın önü çok zor alınabilecek bir noktaya gelebilir. Bilim kurulundan bir profesör önümüzdeki bir haftanın çok önemli bir eşik olduğunu söyledi.   Bu yüzden tedbirlere uyulmalı. Corona gerçekten ciddiye alınmalı. Bakan Türkiye'de ölenlerin tamamının 65 yaş üstü olduğunu söyledi ama yetmez. Madem önümüzdeki hafta bir eşik olarak bu denli önemli, genel bir sokağa çıkma uygulanabilir ve bu arada belli yerlerden başlayarak bir test taraması yapılabilirdi. Genel önlemlerde yetersiz mi kalıyoruz ne' Bu güne kadar sadece 20 bin üstü test yapılabilmiş. Kapasitemiz bu mu; daha fazla insan sayısına ulaşmak mümkün değil mi?

Olağanüstü hal ilan etmeliyiz. Kesinlikle evden dışarı çıkılmamalı, başka insanlarla teması minimuma değil, mutlak kesmeliyiz. Anlaşıldığı kadarıyla bu corona virüsü özelliği nedeniyle havada kalamıyor ve yere çöküyor. Masalara, vitrinlere vb. Eller bu yüzden önemli. Eller taşıyıcılık yapıyor. Eller göze, ağza ve buruna dokunduğunda virüsü bedenimize taşımış oluyoruz. Bu durumda yapılması gereken bir önemli şey de elleri yıkamak yanında çok su içmek. Su içmeyi zorlamak da başlı başına bir önlem. Virüs boğaz kısmında yer kaplamamalı ve akciğerlere yerleşmemeli. Ölüm akciğerlere yerleşen virüsün tahribatı nedeniyle gerçekleşiyor.

Sokak olmadan, toplumdan yalıtılmış bir hayat insan için söz konusu olamaz. Mümkün değil. Ama bu virüsü yenebilmenin ve onunla ''dost'' olarak yaşayabilmenin yolu bu konuda bir özveride bulunmaktan geçiyor. Evde kalacağız, dışarıyı bir müddet özleyeceğiz. Başka çare yok ve bu durumu bir fırsata çevirmek de mümkün. Kitap okuyarak, film izleyerek...

Kitaplığın tamamını düzenleme fırsatı bulamıyordum, çok zaman alıyordu. Bu günlerde bunu yapmaya çalışacağım. En azından bir bölümünü düzenleyebilirim sanıyorum... Ha bu arada sokaktaki dostları da unutmayalım. Bugün sabah erkenden bahçemizde yaşayan   kedilerimize yiyeceklerini götürecek, onlarla konuşup seveceğim. Sevgi inanılmaz bir şey, biliyor musunuz. Lafın gelişi öyle, bildiğinize eminim. Şöyle yalansız, dolansız. Hep güvenerek sırtınızı dayayabileceğiniz bir dostluk bir sevgi arkadaşlığı, yoldaşlık... Kedilere yiyeceklerini verirken bazıları önce bana sürtünmeye başlayıp, mırıldanıyorlar. ''Sev beni'' der gibi, ''seni seviyorum'' der gibi...

''Corona günlerinde sosyalizm'' başlığımız var ama burada da şöyle bir değinip geçelim, laf oraya geldi çünkü...Sosyalizm sevgisiz olmaz. Yalanla dolanla sosyalizm olmaz; tıpkı ezbercilikle ordan burdan aşırmalarla olmayacağı gibi...kinle, nefretle nereye kadar?

Anlamak, kavramak gerek dünyayı, yaşananları, geçip gideni ve gelmekte olanı...Sosyalizm bu iki dünya arasında bir yer tutmakla başlıyor. Yitip giden, yitip gidecek olana özgü olan kin ve nefret bu yüzden terkedilmeli, geride bırakılmalı...gelecek olanın, adını koyalım sosyalizmin parametresi ve olmazsa olmazı sevgidir. Kendimizden başlayarak hemen her şeye duyulan sevgi. Doğaya, doğada bulunan bütün canlılara...Kitaplara sonra... Kitaplar güzeldir...

Corona'ya bağlayalım; emek gerekiyor, belki sabır...
Yaşamı yeğlemenin ve corona'yı yenebilmenin başka yolu yok...
Emek gerekiyor ve sabır...
Aytmatov'un dediği gibi...
''sevgi emektir.''










Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 24.03.2020- 11:42


Tırmanış sürüyor, daha da sürecek, öyle görünüyor. Yitirilen can sayısı 37 olmuş. Vaka sayısı da 2527. İşin ciddiyeti ne kadar anlaşıldı, anlaşılıyor, önemler ne kadar yeterli tartışılır. Ama sanki bir korku atmosferi oluşuyor gibi... Corona kimin kapısını çalacak belli değil. Kapitalizm dünya ölçeğinde bir distopik düzene dönüşüyor, biz de bundan payımıza düşeni alıyoruz.

Corona'nın tek başına öldürücü olmadığı, ölüm olayının daha çok kronik hastalıkları olan ve bağışıklık sistemi bozulan kişilerde/yaşlılarda göründüğü söyleniyor. Atlanılan bir şey var; çalışmayan, işi gücü olmayan kitlelerin yaşamlarını nasıl sürdüreceği de belli değil. Coronadan kurtulsak, yoksulluk öldürecek...

Çözüm sosyalizm. Ve bu çözümü nedeni, nasılıyla belki günlerce de anlatabiliriz. Bireysel kar hırsına göre düzenlenen ve sürekliliği sermayenin belli ellerde toplanmasına bağlı olan bir sistemde diğerleri sadece diğerleri ve ötekilerdir. Böyle bir toplumsal düzende toplumun bütünü için çare üretimi çok da mümkün değildir. Düzenin özüne aykırıdır. Bu yüzden kapitalizm krizden krize giriyor ve bu yüzden kapitalizm önüne çıkan sorunları çözmede aciz kaşıyor, dahası sorunları büyütüyor. Bu yüzden çözüm sosyalizmdir. Ama...

Ama işte sorun bundan sonrasında düğümleniyor. Geniş yığınlara bu çözüm nasıl anlatılacak? Nasıl bir yol izlenecek; kitlelerle bağ kurabilme konusunda nasıl bir tutum alınmalı?







Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.03.2020- 10:03


Yitirdiğimiz can sayısu 44 olmuş. Saptanan vaka sayısı 1872. Daha da artacak, sonra pik yapıp eğri aşağıya doğru inecek. Bu süreç öyle kısa da olmayacak. Corona ile yaşamaya alışacağız. Hijyen ve fiziki temastan kaçınma. Sabah şöyle bir dışarı çıktım, toplum olarak soğağa çıkma konusundaki uyarılara uyuyoruz. Devletin şu test işini biraz daha ciddiye alıp yaygınlaştırması gerek.

Özetle bu tür salgınların tam anlamıyla sanayileşememiş ve hatta emperyal düzeye gelmemiş ülkelerde çok daha fazla yıkım ve çaresizlik yaratıyor. Bireysel kar ve sömürü üzerinde dayalı sistemde devlet ve sermaye kurumlarını toplumsal faydaya yönelik işlevlere organize etmek hiç kolay değil. Bu çaresizliğe iktidardaki zihniyetin iş bilmezliğini ve dinci ritüellerle konuya yaklaşımını eklediğimizde sorunu çözüm yoluna sokmak da pek kolay olmuyor. Bu yüzden bizim gibi ülkelerde sosyalizmin acilliği ve güncelliğini gündeme taşımak daha da önemli bir hale geliyor.

İyi de sosyalizmin acilliği ve güncelliği topluma nasıl anlatılacak?

Sosyalizmin teorik konularını sürekli eşelemekle falan olmuyor; bu kesin. Büyük Ekim Devrimi'nden beri bunu biliyoruz. Sosyalizm parti merkezlerinden başlayarak üye ve sempatizan grupara elbette anlatılacak, onların ideolojik ve teorik donanımı önemsenecek ama her şeyden önce partinin bütün üyesine toplumla nasıl bağ kurulacağı da anlatılacak benimsetilecek. Bunun için partinin bir programı olacak, yetmez, toplumun her bireyinin sorunlarını da kapsayan, onun kısa vadede beklentilerine yönelik bir çözüm yolu da seslendirilecek. Siyaset düzenin yarattığı çatlaklara taşınarak yürütülür. Bu yüzden her zaman ve her dönemde siyasi iktidar ve toplumun bireylerinin o iktidara yönelik tepkileri sosyalistlerin ilgi alanındadır. İdeolojik doğrular bu zeminde savunulur. Partinin toplumla bağ kurabilmesi bu temas noktaları üzerinden kurulmaya çalışılır, çalışılmalıdır. Özetle halkın gerçek sorunları sosyalistler tarafından gerçek zemininde sahiplenilmedikçe ve siyaset bu çatlaklar üzerinden yürütülmedikçe özne olduğu iddiasıyla yola çıkan bir sosyalist partinin toplumla bağ kurabilmesi ve toplumsal alanda bir güç olma yolunda ilerlemesi pek de mümkün değildir.

Ve üstelik tek başına bu durum bile yeterli değildir.




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 26.03.2020- 02:56


15 yurttaşımızı daha yitirdik. Corona'dan ölenlerin sayısı 59 oldu. Vaka sayısı da 561 artarak 2433'e ulaşmış. İlk vakayı 11 Mart'ta   saptamıştık. 24 gün sonunda 2433 olmuş. Test yapılan insan sayısı ise 20-25 bin aralığında. Ortalama günde 1000 kişi. Avrupa'da günde 15 bin kişiye test yapılabiliyor. Güney Kore'de günde 30bin kişiye...Bu konuda hala organize olamadık. Test kitleri olduğunu bakan açıklıyor ama sonuç yok.

Doktorlardan, sağlık emekçilerinden deden yeterli malzeme olmadığını söyleyenlerin feryadı ise bir başka acıklı durum. Medyaya yansıdı, bir doktor maske yokluğundan kullandığı maskesini yıkayarak kullanmak zorunda kalıyor!

Ve yine medyaya yansıyan bir haber; bugün de Kanal İstanbul ihaleye çıkartılacakmış!





Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 27.03.2020- 03:48


Ölüm sayısına 16 yurttaş eklendi, 11 Mart'tan beri ölenlerin sayısı 75 oldu. Vaka sayısı da 3 bin 629 oldu. Sadece bu mu? Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan İLERİ habere göre vaka sayısının açıklanandan 10 kat fazla olduğunu söyledi. Ve SOLportal'daki habere göre de virüslerin nedenini de ALLAH'ın insanların belli bir sayının üzerinde çoğalmaması için yarattığına bağladı. Biraz daha zorlansa, ''aşıya, tedbire gerek yok, virüsler varsa gereğinden fazla çoğalan insanların ölmesi   gerek, ilahi adalet bu'' diyecek. Zaten dolaylı olarak da olsa söylediği bu anlama geliyor.

Bir akademisyen, bir prof. bu. İnancını bilime karıştırmaması gerektiğini öğrenememiş ve aynı zamanda hem Enfeksiyon Derneği Başkanı ve hem de Corona için oluşturulan Bilim Kurulu'nun bir üyesi. AKP arayıp tarayıp buluyor böylelerini ve ödüllendirir gibi öne çıkartıyor. İstanbul Kanalı için oluşturulan bir kurula da ''bilim insanı'' olarak eklenen bir zat vardı, ne söylemişti, ''Hz. Nuh tufan sırasında oğluyla telefonla konuşmuş''



Ürkütücü olan sadece corona değil ki!














Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 28.03.2020- 05:28


Test yapılabilmeli, toplum taramadan geçirilmeli, hastalık belirtileri gösterenler bi,r an önce toplumdan soyutlanarak karantina altına alınmalı ve tedavileri sürdürülmelidir. Hasta olmayanlar ise yaşam biçimlerini değiştirmeli, kendilerini izole edecek ve teması da asgari düzeye düşürecek bir gündelik yaşamı yeğlemeliler. Devlet, yani bir bakıma, toplumun en üst düzeydeki organizasyonu bir şekilde bunu sağamalıdır. Sadece ''evde otur, evde kal'' demek yetmez. Evde kal dediği kişinin hayatını ve iş yaşamını garanti edecek önlemleri de acilen alır.

Türkiye'de beceremiyoruz; Türkiye'de aklı ve bilimi önceleyen bir yöntemi bir türlü tatbik edemiyoruz. Çünkü böyle bir zihniyet tarafından yönetilmiyoruz. Tevekkülü, kaderi bir yaşam felsefesi olarak benimsemiş insanların yönetiminde kaderci bir anlayışla yaklaşım gösteriyoruz. Ondandır bu zihniyetin'' çoğalmamaları için virüsler Allah tarafından gönderilmiştir'' demeleri. Belki de kutsal irade tarafından kutsal bir amaç için yaratılmış virüslerle mücadele bu kutsal amaca karşı mücadele sayılıp olumsuzlanıyordur...Belki de...

Tekrar başa sarmayalım, ama...

Sağlı sollu liboşlarla, bu siyasi anlayışın muktedir olma yönündeki her desteği hatırlayıp ve hatırlatıp bir kez daha gün ışığına çıkartmanın rahatsızlığını yaşamayalım, ama bu günler, bu karanlık tünelin yaşanacağı baştan belliydi. Corona tüzü biberi oldu, katladı, katmerleştirdi. Tablonun rahatsız ediciliği sadece rakamlarda yatmıyor, önlem alması gereken iradenin düşünsel çaresizliği ve mutlak yetersizliğinde yatıyor.

Böyle olduğu için de; bakan her akşam veya her gece çıkıp hava durumu sunar gibi sunuyor:

"Son 24 saatte 7 bin 533 test yapıldı. Toplamda 47 bin 823 test yapılmış oldu. 2 bin 69 pozitif vaka tespit ettik. Toplam vaka sayımız 5 bin 698 oldu. Bugün kaybettiğimiz 17 kişiyle toplam can kaybımız 92'yi buldu.''




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: Önceki gün, 09:33


Corona sürekli bir yükseliş eğrisi gösteriyor. Bakan'ın açıkladığı son rakamlar bu eğilim karşısında halen yeterli bir direnç gösteremediğimiz yönünde. ölü sayısı 108 olmuş; vaka sayısı 7 bin 402. Toplam test sayısı 60 bin bile değil. Başka ülkelerde bu sayıya 3-4 günde ulaşılıyor. Bizde günlük 7 bin sayısına anca ulaştık. Bütün bu süreç, bu zihniyetle işimizin hiç de kolay olmadığını gösteriyor. Cumhurbaşkanının açıkladığı son önlemlerde hala ciddi bir sokağa çıkma kısıtlaması yok. Çocuklara pazar yerlerini ve marketleri yasaklama kararı almışlar!

Dünya böyle bir salgını ilk kez yaşıyor denilebilir mi? Daha önce Veba ve Kolera salgınları yaşanmıştı. Ama etkisinin bu kadar fazla olduğunu düşünmüyorum. Kapitalizm ve yarattığı teknolojik düzey çaresiz. Bir ''küçücük'' virüs karşısında dize çökmüş durumda. Evde hapislik hayatı yaşıyoruz ve daha ne kadar sürecek bu tutsaklık belli değil.

İnanılmaz bir şey; pencereden dışarı bakıyorum ve   sanki, ve gerçekten dıstopik bir dünya var dışarıda. Evet, sanki öyle ve sanki, karşı köşeden bir anda elleri vücutlarının ilerisinde ağır aksak yürüyen zombiler çıkıverecek birazdan... Abartılı mı oldu? Günlerce hiç kimsenin görünmediği sokak ve caddeler sizde de aynı duyguyu yaratmıyor mu?

Eminim sonu olacak bu salgının. Üç, beş ay veya daha fazla zaman...-ama sonuçta yenilecek. Peki sonrası? Hayat normale dönecek derken bile gerçekten normale dönecek mi? On binlerce insanın ölümüne ve milyonlarcasının zihnine işleyen bir   çaresizliğe yaşamış insanlık için her şey hiçbir şey olmamış gibi sürüp gider mi? Sanmıyorum. Corona bir şeyleri değiştirecek. Corona'dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Kapitalizm de değişeek; yeni koşullara uygun bir biçim alacak, ölenler bir yana, ayakta kalanlara kendini adapte edecek.

Ya insanlığın kurtuluşu olarak gördüğümüz sosyalizm?
Aynı söylem, aynı yaklaşımlar ve aynı örgütsel yapılarla sürebilir mi?






Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.761
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

22 kere teşekkür edildi.
16 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: Dün, 05:13


Bakanın son açıklaması yitirdiğimiz canların 131'e ulaştığı yönünde. Toplamdaki test sayısına göre ölüm oranının çok yüksek olduğunu söylüyor uzmanlar. Salgının merkez üssü durumunda olan Avrupa ve özellikle İtalya'dan daha kötü bir gidişat var. Alınan önlemlerin, yapılan açıklamaların topluma güven verdiğini iddia edebilmek de pek mümkün değil. Hiç kuşkum yok, bu süreç daha da baskıcı bir yönetim anlayışını dayatacaktır.




Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 3 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2]   3   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör 'Gezi Davası' görüldü: Tüm sanıklar için beraat kararı... melnur 2 92 22.02.2020- 19:18
Etiketler   Bir,   eksikti;,   Türkiyede,   ilk,   koronavirüs,   vakası,   görüldü.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS