SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Yeniden laiklik ve sınıfsallık konusu...           (gösterim sayısı: 246)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

32 kere teşekkür etti.
38 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 22.10.2020- 09:26


Türkiye'de   ne kadar ilerici, cumhuriyetçi, demokrat, yurtsever, solcu, sosyalist varsa öncelikli sorunlarının iktidardaki AKP zihniyetinden kurtulmak olduğu sürekli dillendiriliyor, öteden beri AKP'nin sıradan bir burjuva partisi olmadığının altı çiziliyordu. Söyleyenler uzun bir dönem yalnızları oynadı, seslerini çok duyuramadılar. AKP belki de hiç ummadığı çevrelerden destek aldı, iktidardaydı, muktedir oldu, devlet halini aldı. Cumhuriyetin kazanımlarını teker teker örseledi, yıktı, rejim değişikliğini gerçekleştirdi, kendi rejimini kurdu, ve laiklik tuzla buz. Anayasal bir devlet değiliz artık, hukuk yok, adalet yok, beş dakika sonrasında ne olacağı   bilinmiyor, hala sabahın köründe çalan zili sütçü değil, keyfi bir yönetim altında tek adam ne diyorsa o!

Adını koyalım artık; siyaset dilinde bunun adı dinci faşizm!

21.yüzyıl sosyalizmi kavramı bir ara dillerde pelesenk olmuştu. Güncel olan o kadar ıskalanmıştı ki, AKP gericiliğini demokratlık, cemaat ve tarikatları ise sivil toplum kuruluşları ilan eder bir hale gelinmişti. Solculuk sosyalistlik artık başka bir bahara ertelenmişti. Çoğumuz zaten sosyalizmi terk etmiş liberalizm saflarında ya demokrat ya da anlamı bilinmeden enternasyonalist(!) olmuştu. Geri kalanlar zaten sosyal faşistti, sosyal şovendi, ulusalcıydı falan... Dinci faşizmin kilometre taşları döşenirken birileri de üzerine düşün görev ve sorumlulukları yerine getiriyor, ya bilinçli olarak bu işi üstleniyor ve sabahtan akşama sol-sosyalizm düşmanlığı yapıyordu, ya da bilinçsizce, ne yaşandığının farkında bile olmadan kendi egosunun tatmini peşinde enternasyonalistlik oynamaya çalışıyordu.

Bugünlere geldik.
Geç de olsa çoğumuz AKP'nin gerçek yüzünü gördü.
Öyle düşünüyorum, öyle umuyorum.

Adına düzen muhalefeti dediğimiz beş benzemez siyasetler yaşanan sürecin kendileri açısından bile çekilemez, savunulamaz olduğunu görmüşler. Bir araya gelmeye ve ilk seçimde siyasi iktidarı alaşağı etmeye çalışıyorlar. Önemli elbet. Sosyalistlerin bu sürecin dışında kalmaması gerektiğini çok yazmaya çalıştım. Bir düzen partisi gibi tepki koyulmayacaktır, her siyaset kendisine uyun bir siyasi konumlanış alacaktır, ama birleşilmesi gereken konu iktidardaki siyasetin alaşağı edilmesi olmalıdır. TKP ve TKH'nin ''farklı'' duruşlarına başka başlıklarda değinmeye çalışıyorum. Burada konunun bir başka yüzüne değinmek yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

Dün Ayşenur Arslan'ın HalkTV.deki programına Alper Taş konuk olmuş. İzleyememiştim. Bu sabah tv'yi açtığımda programın tekrarı veriliyordu ve sona gelinmişti. A. Arslan laiklik konusunda ne düşünüyorsunuz diye sorduğunda Alper parti olarak yakında güncel mücadele konusunda iki başlık saptadıklarını bunlardan birincisinin kamuculuk diğerinin laiklik olduğunu söyledi. Doğru bir saptama olduğunu söylemeye gerek yok. Halkı canından bezdiren bu ekonomik gidişat, kriz, işsizlik vesaire için kamuculuk başlığı, içine yuvarlandığımız dinci gericiliğin kökeninde yatan hurafeci anlayışa karşı da laiklik konusu sosyalist mücadelenin/sınıfsallığın güncel alandaki karşılığıdır. Tekrar edelim, sosyalist mücadele, sınıfsallık güncel olanda sola alan açıcı ve solu doğrudan ilgilendiren konu başlıklarıyla yürütülür. Bunun başka bir yolu da yoktur. Laiklik başlığı ve mücadeleyi laiklik zeminine taşımak zaten sınıfsallığın en temel önceliği ve gereğidir. Sosyalist mücadelenin toplumsal alanda başka bir işleyiş yöntemi bulunmamaktadır.   Sınıfsallık, sosyalist mücadele toplumsal alanda bu şekilde karşılık bulur. Tersi, laikliğin olmadığı, emekçi halkın zihninin hurafelerle doldurulmaya çalışıldığı koşullarda bu konuyu kapsam dışı bırakmak sol-sosyalizm karşıtlığından başka bir anlam taşımaz.

Cahilliktir, zevzekliktir, sol-sosyalizm karşıtlığıdır.




Bu ileti en son melnur tarafından 22.10.2020- 09:27 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

38 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.01.2021- 03:22


Birkaç gün önce CHP eski milletvekili Fikri Sağlar Halktv.'de Şirin Payzın'ın bir programına bağlanmış ve çoktan unutulmuş ve uyutulmuş bir konuyu, türbanı, tekrar gündeme getirmiş ve türbanlı bir hakim örneğinden yola çıkarak kamusal alanın dinselleştirildiği konusunda açıklamalarda bulunmuş. İzlememiştim. Ama gazetecilerin konuyu Kılıçdaroğlu'na taşıması ve Genel Başkan'ın yanıtı da hem yeni bir polemiğin konusu olmuş ve hem de AKP'nin konunun üzerine atlamasına yol açmıştı. Uzun zamandır kendisine uygun bir gündem yaratamayan AKP nihayet bu fırsatı yakalamıştı. Fikri Sağlar'ın konuşması CHP zihniyetinin hortlamasıydı ve ülke CHP zihniyetine teslim edilemezdi falan. Sanırım Fikri Sağlar'ı da mahkemeye vermişler, eminim peşini bırakmayacaklardır.

Solun gündemine de oturdu bu durum. Kılıçdaroğlu Fikri Salar'a karşı çıkarken ''din ve inancın demokratik bir hak'' olduğundan söz etmiş, insanların inançları gereği örtünmelerinin doğal sayılması ve karşı çıkılmaması, bu bağlamda Sağlar'a katılmadığını söylemiş ya, Eminağaoğlu'nun demecini okumuştum, o da inancı gereği kara çarşaf giymek isterse mealinde bir tepki göstermişti.

Kemal Okuyan da ''Sus Fikri, zamanı mı şimdi'' başlıklı bir yazı yazmış ve Kılıçdarolu'nu eleştirerek Sağlar'a destek vermiş.   Nihat Behram'da da benzer tepkiyi görüyoruz. Çulhaoğlu ise bugünkü yazısında ''Fikri Sağlar’ın maruz kaldığı “linç” sol adına utanç verici sayılmalıdır.'' demektedir.

****

Bir paragraf açmak istiyorum, yine SOLpaylaşım önceli yazıyazForum'dan örnek vereceğim. Her görüşten insanın belirli tartışma kurallarına uyarak kendini ifade ettiği bir forumdu yazıyazForum ve orada türban konusu hemen hemen hiç gündemden düşmezdi. Orada tam da Fikri Sağlar'ın kaygılarına benzer şekilde bir tavır sergiler, özetle laikliğin önemin altını çizmeye çalışır ve demokrasi ve insan hakları bağlamında türbanın hemen her alanda serbest kullanımın laik devletle bağdaşmayacağını savunur dururdum. Türban yürüyüşlerinin yapıldığı, AKP'nin demokrat olarak nitelendiği, türbana karşı olanların gerici, hatta faşist olarak damgalandığı günlerdi. Sonunda o süreç Kılıçdaroğlu'nun da büyük katkısıyla bir çözüme kavuşturuldu ve türban bir koz olarak AKP'nin elinden alındı! Şimdilerde artık türban diye bir sorunumuz yok. Gözlerimizi kapar ve görmezlikten gelirsek her sorun aslında sorun olmaktan çıkıyormuş! Öyle de oldu ve türban meclis dahil hemen her yerde özgürce ve bir insan hakkı olarak yerini aldı! Sorun da böylece çözülmüş oldu!

Sadece türban mı?

Özgürlük, demokrasi ve   insan hakları denilerek açılan yoldan bu kez sivil toplum kuruluşları olarak nitelenen cemaat ve tarikatlar da geçti ve en önemlisi devlet nezdinde meşruluk kazandı. Şimdilerde neredeyse Diyanet İşleri'nin fetvaları olmadan iş yapamaz hale geldik. Eğitim kurumlarımızda ikili yapıya da son verdik, bütün okulları imam hatipleştiremeye çalışarak...Yani, din ve inanç konularında tam anlamıyla demokrat olduk! İnsanlarımız bireysel özgürlüklerini ve insanca haklarını her koşulda yaşayabilir hale geldi!
Yeni bir Türkiye'ye, yeni bir rejime kavuştuk!

*****

Laik Türkiye'nin yerinde yeller esiyor.
Cumhuriyet'in en önemli kazancı laiklik artık yok.
İnsanın gerçekten içi sızlıyor.

Özellikle laiklik/türban konusunda bir mücadele verildi ve yenildik. AKP muhalefeti de kendisine benzeterek, benzetmeye çalışarak dinci bir otoriterleşmenin temellerini attı ve bu konuda epey de yol aldı. Türbanlı hakim ne ki, her türlü cemaat ve tarikat devleti yönetir hale gelmişken Fikri Sağlar'ın çıkışının hiç mi eleştirilecek yanı yok? Kemal Okuyan ironik bir biçimde ''sırası mı şimdi'' derken, ben de ironik olmayacak bir şekilde ''sırası mı şimdi?'' diye soruyorum. Fikri Sağlar gibi siyasette bu kadar deneyimi birinin gereksiz bir biçimde türbanlı hakim çıkışında bulunmasının hiç mi eleştirilecek yanı yok? Devlet parti devleti aşamasını da geçmiş, tek adam devleti olmuş, kayyumlarla yönetilir olmuş, cemaat ve tarikatlar cumhuriyet tarihinde hiç olmayacak kadar devlet kadrolarında cirit atar hale gelmiş, bu koşullarda, Fikri Sağlar tam da AKP'nin ekmeğine yağ sürer bir şekilde türbanlı hakim yakınmasında bulunuyor!

Oraları geçmedik mi?
Sorunumuz artık çok daha yapısal değil mi?

****
Laiklik mücadelesi Cumhuriyet kazanımlarını yeniden kazanma mücadelesi, çağdaş bir Cumhuriyet kurabilme mücadelesi hiç kuşkum yok, sosyalist bir ülke olmaktan ve sosyalist bir mücadeleden geçiyor. Sosyalist mücadele ise ( bana göre) bu içinde bulunduğumuz koşullarda türban özelinde bir laiklik mücadelesinden değil bütün bu süreci bilerek ve isteyerek kendi ajandasına ve ideolojisine göre yürüten AKP'yi merkeze koyarak verilmelidir. Siyaset siyaset yapmak için değil, bir kazanım elde etmek için yapılır. Erdoğan AKP'si tepemizde kaldığı sürece türban karşıtlığı üzerinden yürütülecek bir laiklik mücadelesi karşı tarafa koz vermekten başka bir anlama gelmez. Fikri Sağlar'ın böyle bir tongaya basmış olması bence eleştiriye açıktır. Fikri Sağlar gereksiz bir çıkışta bulunmuştur.

Bir daha yinelenecekse, sorun artık tek tek parçalara karşı çıkışın ötesine geçmiştir.
Öncelik rejim değişikliğini sağlayacak bir siyasi strateji oluşturmaktan geçmektedir.
Ve türban konusu bu stratejide ön açıcı bir argüman olarak değerlendirilemez.
Bu yüzden Fikri Sağlar'ın çıkışı için rahatlıkla ''sırası mı şimdi '' denilebilir, diye düşünüyorum.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

38 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 11.01.2021- 08:37


Bilimsel sosyalizm ucu açık, tamamlanmamış bir ideolojidir. Bir anlamda bilinenin güncelde yeniden üretilmesi, bir bakıma yeniden sınanmasıdır. Bunun için yapılması gereken yoğun bir okuma ve anlama süreci, içselleştirme ve evet, güncel olanda yeniden üretmedir. Sınıfsal davranmak konusunun çok yanlış anlaşıldığını, yanlış yorumlandığını düşünüyorum. Okuma konusunda zaten tembel bir toplumuz, kültürel yapımızda böyle bir alışkanlığımız yok, kısa yoldan almak ve sonra da en kısa yoldan satmak daha fazla işimize geliyor. Nedense böyle!

Okumak da ezberleyerek satmak için olmamalı. ''Bak filanca kişi ne demiş''e bağlanan bir analiz, solcu tezlerin güncelde sınanması ve yeniden üretilmesi için uygun bir yöntem değildir. Anlamayı da zorlaştırır ve anlaşılmayan şeyin anlatılamayacağı da bir başka gerçek. Komik, hatta absurd yazılar bu sanal dünyada çok rastlanan örneklerdi bu yüzden. Hatırlıyorum, şarlatanın biri laikliği yıkacağız'' demeyi sosyalistlik sanıyordu, sonra da sosyalist laiklik kurulacakmış.

Ezbercilik işe yaramaz. Anlamayı sağlamaz. Bir de kişisel becerilerde biraz sorun varsa, hiç! O zaman bu süreç sözcük özenticiliğine dönüşür. Oradan buradan hoşa giden bir sözcüğe özenilir, zorlanarak kimi cümleler içine yerleştirilmeye çalışılır ve ortaya abuk subuk kendini ifade edemeyen bir söz öbeği çıkar, diyeceğim de, aslında gerçek başka...Kendini ifade eder. Ezberciliğin özentiye savrulmuş hali. Öteden beri içerik hiç önemli olmadı ki; dün UKKTJ gevezeliklerine sarılırken de aynıydı, şimdi de çok farklı değil...

Efendim, tanırsınız, ara sıra sözünü ediyorum, yazıyazforum'da yazmışlığı olan bir arkadaşımızdan söz etmeye çalışıyorum. Onun kimi solculukla ilgisi olmayan, tipik bir kerameti kendinden menkul solculuktan...Güncel umurunda değil. Memlekette ne oluyor, yangın nereleri sardı, ülke nereye taşınıyor vb. gerçekten umurunda değil. Solculuğun bu koşullarda   gözlerini kapamaktan ve üç maymunu oynamaktan geçtiğini sanıyor. Önceleri açık seçik kuyrukçuluk yapardı. Şimdilerde ''ben kuyrukçu değilim''e bağlamaya çalışıyor. Keskin bir enternasyonalist, komünist ve dahi Troçkist cımbızlamalar yaparak derin konularda(!) görüş bildirmeye çalışıyor. Ülkede siyasal devrimi de aşmış, daha derin konulara proleter enternasyonalizmine yoğunlaşmayı kendine dert edinmiş! AKP ve tek adam devleti ona basit geliyor!

İşin şakası bir yana, solculuk, sosyalistlik olmadan bu ülke ve insanımız düzlüğe çıkamayacak Ama bilinmeli ki bunun yolu AKP iktidarından ve onun bu ülkedeki yıllarca süren yıkımından kurtulmaya çalışmayı en başa yazmaktan geçiyor. Daha deruni konuları kitaplarında işleyecek sosyalist aydınlarımız var; yetersiz donanımla, ezbercilik ve özenticilikle hiç olmazsa kendimizi komik durumlara düşürmeyelim.

Dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum da, dikkat ediyorum, her geçen gün daha da kötüleşiyor bu önceden yazıyazforum'da yazan arkadaşımız. Daha çok savruluyor, daha çok ne yazdığını, ne söylediğini bilmez bir hale geliyor! Kötü. Tamam, öteden beri bireysel bir tatmin duygusunun peşindeydi, başka bir amacı da yoktu, keskin enternasyonalistlik savunusu altında sola zarar veren bir özellik kazandığının farkında bile değildi ama...

Ama olmayınca olmuyor, işte
Olmayınca olmuyor.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Laiklik Yeniden! – Can Semercioğlu solcu 13 7078 03.10.2014- 12:41
Konu Klasör Yeniden türban konusu... melnur 1 1132 26.02.2019- 12:47
Konu Klasör Yeniden, ulusalcılık ve milliyetçilik konusu... melnur 2 1061 06.05.2019- 18:14
Konu Klasör Özgür Şen'le laiklik üzerine: 'Laiklik ve piyasa umut 0 2270 11.12.2015- 10:00
Konu Klasör Yeniden kuruluş, yeniden doğuş denizcan 0 2308 04.02.2015- 11:08
Etiketler   Yeniden,   laiklik,   sınıfsallık,   konusu.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS