SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
''Gericilik''           (gösterim sayısı: 1.890)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
şibusa
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: şibusa
Konu Tarihi: 26.12.2013- 18:14


"Gericilik"
Metin Çulhaoğlu


Türkiye'de ''gericilik'' dendiğinde solun aklına en başta dinci gericilik ve bağnazlık gelir.

Çok da ölümcül bir yanlış değildir. Ancak, bir gerçeği teslim etmek gerekir: Bu ülkede ''gericilik'' dendiğinde aydınlanmacı, ilerici, solcu, sosyalist insanların aklına din bağlantısı dışında başka hiçbir şey gelmiyorsa, durum biraz sorunludur. Bu sorunlu durumda, Cumhuriyet'in kurucu ideolojisinin halen süren etkilerinin de payının olduğunu kabul etmek durumundayız.

Konuya açıklık getirmek için özellikleri aşağıda örneklenen bir ''ideolojik duruş'' düşünelim:

Bu duruş, ''insanın doğasına'' tarih üstü bir mutlaklık tanımaktadır; demektedir ki ''hangi düzeni getirirseniz getirin, bir türsel varlık olarak insanın doğası değişmez, hep aynı kalır''...”

Der ki ''bütün kusurlarına rağmen piyasa, bir ekonomik varlık (homo economicus) olarak insanın doğal istekleri açısından bulunabilecek en iyi mecradır''...

Devam eder: ''Sosyalizm kitapta, kâğıt üzerinde çok güzel; gelgelelim, pratikte uygulanması hiç mi hiç mümkün değil, çünkü insan doğası...''

''Marksizm ilk şekillendiği dönemin dünyasını ve koşullarını iyi çözümlemiş olsa bile günümüzün yeni gerçeklikleri karşısında...''

''Bugüne kadar tanık olunan sosyalizm denemeleri, temeldeki onca iyi niyete rağmen aslında sadece bir ütopyanın peşinden koşmuştur; hiçbirinin başarıya ulaşma şansı yoktu''...

Hatta çok ''pozitivist''tir: ''Bana sınıfsız-sömürüsüz bir toplumun gerçekleşebileceğine ilişkin tek bir kanıt göster, tamam diyeyim...''

Şimdi, siz böyle bir düşünceye ve onun temsilcisine ''gerici'' diyebilir misiniz?

Kendi adıma, ben diyemem.

Ancak...

Ancak, gericiliğin de tarih önünde bir göreliliği olduğunu unutmamak gerekir. Bu görelilik, tek başına, dün gerici olmayanın bugün gerici olması ya da dün gerici olanın bugün olmaması gibi durumlarla değil, çeşitli eklemlenmelerle ortaya çıkan yeni ideolojik bütünsellikler bağlamında düşünülmelidir.


Örnek: Özellikleri az önce sıralanıp ''gerici diyemeyiz'' sonucuna varılan ideolojik duruşun bir de aşağıdakilerle eklemlenip yeni bir bütünselliğe ulaştığını düşünelim:

''Aydınlanma, beraberinde getirdiği toplum mühendisliğiyle insanlığa iyilikten çok kötülük getirmiştir...''

''Aslında tarih hiçbir iradi zorlamaya gerek bırakmayan bir nesnellikle mecrasında akarken Jakoben müdahalelere maruz kalmış, işler böyle çığırından çıkmıştır...''

''Günümüzün yeni toplum tasavvurları mutlaka ve mutlaka ademi merkezi yapılanmalar üzerine kurulmalı, planlama dahil merkezi olan ne varsa reddedilmelidir...''

''Tarihin itici gücü olarak sınıf mücadeleleri artık miadını doldurmuştur; bugün kimlikler ve kimlik siyasetleri çoğulcu-demokratik bir topluma giden süreçlerin sürükleyici gücüdür...''

''Kamuculuk dedikleri, o foyası ortaya çıkan devletçiliğin ve devlet merkezliliğin bir başka ifadesidir, o kadar...''

''Eğer Türkiye bölgesinde, giderek küresel ölçekte bir güç olmak istiyorsa bana göre önce...''

''Türkiye’de İttihat ve Terakki’nin izinden giden Cumhuriyetçi kadrolar bu topluma bir travma yaşatmış, onu köklerinden koparmış, dini bütün insanlara zulmetmiş, inim inim inletmiştir...''

Ve benzerleri...

Peki, ilk küme ile ikincisi arasında böyle bir bütünleşmeye ne diyeceğiz?

Gerici midir, değil midir?

Tam boy, katıksız gericiliktir.

Bu ideolojik duruşun temsilcileri, ister son derece ''modern'', ister dinle imanla ilişkisiz, hatta ateist olsunlar, günümüzün (''modern'') gericileridir. Hepsine böyle bakmak, buna göre davranmak gerekir.

Buradan bir ''siyasal mesaj'' çıkar mı?

Çıkar: Eğer günümüzde gericilik salt dinsel bağnazlık öğesine indirgenemeyecek yeni bir bütünsellik kazanmışsa, ilericiliğin de parçalara takılıp kalmaması, gericiliğin karşısına kendi bütünselliğiyle çıkması gerekir.

Bu söylenen, günümüz koşullarında Cephe tanımı ve çizgisi için de geçerli sayılmalıdır.



soL






Bu ileti en son melnur tarafından 22.08.2019- 18:01 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.105
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 22.08.2019- 18:22


Gericilik hatta yobazlık dediğimizde çoğumuzun aklına önce dinci bağnazlık geldiği doğrudur. Somutlaştırırsak dinci bağnazlık veya dinci siyasal yaklaşım hiçbir şekilde bir insanın dini veya inancı ile ilişkilendirilemez. Dindar insanla dinciyi, saf, temiz inançlarla dinciliği de birbirine karıştırmamak gerek. Gericilik, bağmazlık ve hatta yobazlık dediğimiz şey, dini bilime, siyasete ve hatta anlama-kavrama anlayışımıza dini ve inancı karıştırmak, dünyayı dinsel argümanlarla açıklamaya çalışmaktır; bunun da dimle, imanla hiçbir ilgisi yoktur.

Bu konuyu dışta tuttuğumuzda M.Çulhaoğlu'nun söyleminde ilginç bir nokta var: Çulhaoğlu gericiliği aynı zamanda sol veya liberal bir anlayış içinde tarihte görülen toplumsal sıçramalara -örnekse Avrupa ve ülkemizdeki Anadolu aydınlanmasına   karşı takınılan düşmanca tutumu örnek olarak göstermektedir. Diğer örnekleri bir kenara bıraksak bile sadece bu tavrın bile gericilik olarak tanımlanmasının hiç de yanlış olduğunu düşünmüyorum. Bu tavrın örneklerine özellikle sol-sosyalist forumlarda çokça rastlamıştık. Halen daha devam etmekte ve özellikle aydınlanmayı sahiplenen sola ve bizatihi Anadolu aydınlanmasına düşmanlık etmeyi   solculuk ve enternasyonalizmmiş gibi göstermeye çalışan kesim ve kişiler olduğunu görebilmek mümkündür.

Eleştiri başka bir şey, yadsıma ise çok daha başka. 23 Cumhuriyet'i, Anadolu Aydınlanması şöyle yapılabilir, böyle kurulabilir, bu konuda çeşitli görüşler ileri sürülebilir. Ama yadsıma sürecin anlaşılamaması, net bir şekilde bilince çıkartılaması demektir. Böyle bir pozisyonun ne adına olursa olsun, cumhuriyet ve aydınlanma düşmanı dinci gericilikten farkı ne olabilir ki?



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Gericilik umut 3 1775 29.12.2014- 10:01
Konu Klasör Gericilik, laiklik ve bir not melnur 0 1445 03.01.2017- 21:02
Konu Klasör Seyreltilmiş gericilik umut 0 1535 10.11.2014- 18:51
Konu Klasör Gericilik her yerde proleter 0 1482 08.04.2014- 19:30
Konu Klasör SF'de bir tartışma:ilericilik gericilik... melnur 28 8295 18.10.2014- 09:18
Etiketler   Gericilik
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS