SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 4 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   3   4   >   son» 
Asıl deprem CHP'de olacak           (gösterim sayısı: 12.505)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: umut
Konu Tarihi: 12.08.2014- 13:01


Asıl deprem CHP'de olacak

Prof. Dr. Morris Kline (1908-1992) dünyanın önemli matematikçilerinden biriydi. Bir sözünü hiç unutmam: “İstatistik, cehaletin matematiksel teorisidir!” Sandık sonuçlarıyla ilgili yapılan yorumları dinlemeye artık tahammülüm kalmadı; eline kağıdı kaleme alan dünden bugüne oy istatistiği yapıyor.

Resim Ekleme
.

Bizim temel sorunumuz, sandık istatistiklerine yönelik siyaset yapma ve siyaseti değerlendirme tarzımız!
Son 30 yılda siyaset, salt sayısal/rakama indirgendi.
Bu anlayış, politikayı masabaşı siyasi mühendislik stratejilerine mahkum etti.
Burada insan yok.
Burada siyasal görüş yok.
Burada mücadele yok.
Burada sadece kuru bir istatistiki hesap var!
Faydacılığı yani kaba bir pragmatizmi esas alan bu anlayış nereden çıktı? Sanırım asıl, ilk başta yanıtını bulmamız gereken soru budur. Şöyle…
Her ekonomik model siyaseti ve kültürü de etkiler.
Her ekonomik modelin kutsadığı insan tipi ve değerler sistemi vardır.
Son 30 yılda dünyada ve ülkemizde (sosyal devletçiliği yok eden) neoliberalizm rüzgarı estiriliyor. Siyaseti (itibarıyla kültürü de) derinden etkileyen bu ekonomik sistem; yeni bir insan ve yeni bir politikacı tipi ortaya çıkardı:
Ne olursa olsun kazanmak!..
Tüm değerler değersizleştirildi; yeter ki kazanılsın!..
İnsanlar, partiler sadece kazanmaya odaklandırıldı; bedeli ne olursa olsun!
Aman Atatürk demeyelim.
Aman bağımsızlık demeyelim.
Aman Kürt demeyelim
Aman Alevi demeyelim.
Aman ağa şeyh düzeni demeyelim.
Aman kamulaştırma demeyelim.
Aman sosyal devlet demeyelim.
İnsanı metaya/rakama indirgeyen bu “yeni insan”; ve siyaseti çürüten bu “yeni politikacı” tipiyle mücadele esastır.
Görülüyor ki:
Siyaset hastadır ve tedavi edecek reçeteye ihtiyaç vardır!..
Fakat…
Bırakınız reçeteyi, hastalık teşhis edilebilmiş mi, ondan bile şüpheliyim…

CHP’ye haksızlık

Türkiye yeni bir ekonomik ve siyasi yol ayırımında.
Yaşanılan bu gergin, sert sancılı/kaotik politik ortamın temel sebebi budur.
Şu an Türkiye’de bir yapay siyasal düzen vardır.
Artçı depremler TKP’den Cumhuriyet gazetesine kadar yaşanmaya başlanmıştır.
Asıl deprem CHP’de olacaktır. Çünkü…
CHP, Türkiye’nin geleceğe açılan kapısıydı.
Ne yazık ki, geleceği inşa etmek felsefesi/ Kemalist Devrim rotası yoldan çıkarıldı.
Sandığa mahkum siyaset, CHP’yi gericileştirip pragmatist bir parti yaptı.
İktidar olmak için her yol mubah oldu:
ABD elçisinden medet umuldu.
Cemaatçilerin verdiği bilgi-belgeyi açıklamak muhalefet yapmak sanıldı.
Erdoğanları ortaya çıkaran 1990’lı yıllardaki kriz politikalarının sorumlusu Beykoz Konakları lobisi yol gösterici yapıldı.
Dünyada halkçı partiler iktidara gelirken, “Halk Partisi” adı unutuldu; Altı Ok’tan utanıldı ve “Yeni CHP” ismi benimsendi.
Halka değil, kapalı kapılar ardındaki güçlere dayalı bu siyaset artık çıkmaza girdi.
Yanlış siyaset doğru yapılamaz…
Aslolan iktidar değil, saygıdır. Çünkü kalıcı olan iktidar değil partinin kişiliğidir. İnsanlar gurur duyacağı parti ister!
Bakınız:
Büyük olmak demek yön vermek demektir. CHP büyük bir partidir ama bundan haberi yoktur!
Niteliği, niceliğe/sayıya/istatisliğe mahkum etmiştir.
Temel sorunu, nasıl siyaset yapılacağını bilmemektir. Türkiye İşçi Partisi’nin 1965-69 TBMM yasama döneminde 15 milletvekiliyle neler yaptığını biliyoruz. Bu milletvekilleri daha mı cesurdu; daha mı çalışkandı? Hayır.
Mevcut CHP milletvekillerinin performansına kimse kötü söz edemez; ve keza parti örgütlerini 12 Eylül zindanları bile “pes” ettirememiştir.
Ama eksik olan teori’dir.
Teorisiz pratik olmaz. Olursa bu durum; karanlık yabancı denizlere açılan yanlış seferlere benzer.
Partisinin programını bilmeyen ve dolasıyla kafası karışık bir parti, ciddiye alınan bir muhalefet yapamaz. Bir o yana bir bu yana sallanıp durur. Dün eleştirdiğini gün gelip övüverir! Bu ikircikli politika, partideki ve halktaki politik inancı öldürür.
Evet…
CHP yolunu kaybetti;
istikametini bilmez halde. Bu nedenle…
Sorunlar çözülemedikçe partinin performansı daha da düşer.
Sonuçta hoşnutsuzluk çatışma doğurur ve parçalanma kaçınılmaz olur. Yani…
Bu böyle gitmez.
Çabamız; kurucu partiyi, dün olduğu gibi bugün de halkına umut veren mücadeleci CHP yapmaktır.
CHP’nin kendisini kandırmasına izin vermemektir.
CHP’yi neoliberalizm bataklığından kurtarmaktır.
CHP’yi dogmatizm bataklığından kurtarmaktır.
Bir-iki yılda CHP’de yaşananlara bakınca…
Kimsenin CHP’yi yok etmek gibi bir art niyetinin olduğunu düşünmüyorum. Ama…
Saflığa varan iyimserliğe karşı savaş açmalıyız.

CHP kimdir?..

CHP; insanoğlunun karanlık mağarasından çıkıp aydınlığa doğru yaptığı uzun yürüyüşüne 1919’dan itibaren katılanların partisidir. Türkiye’deki bu yürüyüşün öncüsü Mustafa Kemal’dir.
CHP; mevki, para-pul, menfaat, alkış almak ve kimilerinin çıkarcı niyetlerine ayak uydurmak için siyasal fedakarlıkta bulunacak bir parti değildir.
CHP; sıradan bir kötülüğün değil derinliği olan iyilikten yanadır.
CHP; acı çekenin yanında durandır.
CHP; Madımak’tır…
CHP; Başbağlar’dır…
CHP; Uludere’dir…
CHP; Soma’dır…
CHP; Reyhanlı’dır…
CHP; milyonlar olup Anıtkabir’e akandır.
CHP; bağımsızlık için şehit düşen toprak altındaki Kuvayı Milliye’dir.
CHP; Sivas’ın Kangalıdır, Amasya’nın elmasıdır, Malatya’nın kayısısıdır, Elazığ’ın Öküzgözü üzümüdür, Denizli’nin horozudur…
CHP; Sapanca Gölü’dür, Erzurum’un Oltu Çayı’dır…
CHP; Anadolu bozkırının buğdayıdır, arpasıdır, samanıdır…
CHP; Konya Taşkent’te izinsiz Kuran Kursu’nda can veren 17 kız çocuğudur…
CHP; Samsun’da açlıktan ölen Kübra bebektir…
CHP; inadına umudu yaşatan ve inadına ruhun asaletini koruyandır.
CHP; teslim alınamayanların partisidir…

Soner Yalçın / Sözcü



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 13:03


Tarhan: "Makamdan çekilme erdemi gösterin"

CHP'nin 'ulusalcı' olarak bilinen milletvekillerinden Emine Ülker Tarhan, Nur Serter ve Süheyl Batum Meclis'te birlikte basın toplantısı düzenledi: "Genel başkan ve ekibi seçmeni suçlamaktan vazgeçmeli. Makamdan çekilme erdemini göstermeli."

Tarhan: "Makamdan çekilme erdemi gösterin"

Resim Ekleme

CHP'li Emine Ülker Tarhan, Nur Serter ve Süheyl Batum'la birlikte Meclis'te bir basın toplantısı düzenledi. Parti yönetimine sert eleştiriler yöneltilen toplantıda Tarhan şunları söyledi:

“2. tura taşıyabileceğimiz bir seçimi ilk turda kaybettik. Dünya başka bir parti yoktur ki sonuçlar açıklanmadan havlu atsın. Partilerin kendi görüşlerini anlatarak kitlesini artırmak gibi görevleri olduğu unutulmuştu bu dönem. Gerçek yoktu bir kurgu vardı karşımızda. Girdiğimiz her kabın şeklini alacağız derken o kaba girerseniz ki bu çok tehlikeli... Biz Erdoğan'ın zihniyetini kullanarak kazanmak istemedik, onun yaptıklarını yapmak istemedik. Kendinizce CHP algısı değiştirilmeye çalışılıyor diyebilirsiniz, ama bu algının içine girmek isteyenler olmaz mı? 14 partinin desteğini alan bir adayın Erdoğan’dan az oy almasını başarı olarak nitelemek CHP’nin aklıyla alay etmektir bence…”

‘ERDOĞAN BAŞTAN GALİPTİ’

“İçinizdeki itiraz ruhuna itiraz edin dendi. Kendinizi tutun dediler. Bu adayı kimin önerdiğini sorgulamamız bile yasaklandı. CHP’yi bu hale getirenler mutlu mu? Muhafazakar değerlerle buluşmak muhafazakarlaşarak olmazdı. Bir şeyin aslı varken kimse suretine oy vermezdi. Baştan bu yarışın galibi Erdoğan sayılırdı zaten, çok üzgünüz. Bu şekilde kaybetmekten çok üzgünüz. Biz uyardık, söyledik ama tehditlerle karşılaştık. Böyle giderse sözde başkanlık, hanedanlık sistemine bu anlayışla engel olunamayacağı aşikardır…”

‘BU ANLAYIŞIN SONU GELMELİ’


“Yeni bir modele dayalı toplumsal muhalefet dinamiği oluşturmak lazımdır. Tüm alanlarda bir restorasyon inşaatına girmek gerekir. Zor şartlar güçlü kadroları bulur çıkartır. CHP’nin programından sürekli ödün verilerek sürdürülen anlayışın sonlanması gerekir.”

‘MAKAMDAN ÇEKİLME ERDEMİNİ GÖSTERMELİ’

“CHP başkası gibi olmak istedi ve kaybetti. Ya kendini kaybedecek ve değişecektir. Genel başkan ve ekibi sadece seçmeni suçlamaktan vazgeçmeli. Makamdan çekilme erdemliğini göstermesi gerekir. Biz sakinleştirici istemiyoruz. Bu seçim sonucu partimizin varlık yoklu sürecine getirdiğini gösterir. Kurultay delegelerimi partimizin geleceğine sahip çımaya çağırıyoruz.”



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 13:20


Tarhan: Kılıçdaroğlu istifa

CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan, CHP'nin Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin politikası üzerine yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu'nu istifaya çağırdı. Açıklamada, "Sayın genel başkan ve ekibi makamdan ayrılma ve kurultaya gitme sorumluluğunu göstermelidir" denildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) çatı aday olarak desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yüzde 38.4 oy alması CHP'de tartışmalara yol açtı. CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan bugün TBMM'de yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu istifaya çağırarak partinin kurultaya gitmesi gerektiğini ifade etti.

Tarhan'a, İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, İstanbul Milletvekili Nur Serter ve Mersin Milletvekili İsa Gök destek verdi.

Tarhan’ın açıklamasından satır başları şu şekilde:


“Türkiye’de ilk kez halkoyu ile gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yönetimler aksini söylese de muhalefet ağır bir yenilgi ile çıkmıştır."


“Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi ve ardından ortaya çıkan yolsuzluklar, yanlış dış politika tercihleri ile yıpranmış olduğu bir süreçte yapılan aday tercihi ile ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı kendisine armağan edilmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın, devletin tüm gücünü ve sınırsız para kaynaklarını kullanarak elde ettiği sonuç, gerçek bir başarı sayılamaz, ancak tercih edilen adayın özelliklerinin de sonuca doğrudan etkili olduğu kuşkusuzdur."


“CHP direnmeliydi, asla tıpış tıpış bir parti olmamalıydı. Bu dönem kimlerin parti direncini kırdığı konusunda bir test dönemi olmuştur.


“Söylemiştik, eminim halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanı adayımız için partililerimiz, ülkedeki adaletsizlikleri kenardan izleyen değil, bunlarla savaşan birini görmek, onun için heyecanlanmak isterlerdi… Çatı, kölelik düzeniyle, kadının aşağılanmasıyla, baskılarla, taassup örtüsü örtülmüş hırsızlıklarla mücadelenin çatısı olsun isterlerdi. Her seferinde bir umutla sandığa koşan insanlarımız yine bir seçim akşamı başlarını eğmek istemezlerdi. İnandığı değerler için mücadele etmiş olmanın onurunu yaşamak isterlerdi. İlk turda herkes kendisini temsil eden bir adaya oy verseydi, katılım daha yüksek olmaz mıydı? Katılımı güçlendirecek bir formülle daha ilk turda rakibin kazanma ihtimali yok edilemez miydi? Sonuç ortada, ikinci tura taşıyabileceğimiz bir seçimi ilk turda kaybettik. Dünyada her hangi bir siyasal parti yoktur ki daha seçime girmeden kendi değer ve önermelerinden vazgeçip havlu atsın. Üstelik artı bir oy için ilkelerinden ödün verip, milyonlarcasını kaybetsin."


“Partilerin kendi görüş ve düşüncelerini topluma anlatmak, kitlesini artırmak güven vermek, tabanıyla duygusal bağı korumak gibi bir görevleri olduğu unutulmuştu sanki. Enerji yoktu, umut yoktu, en önemlisi gerçek yok, kurgu vardı. Girdiğiniz her kabın şeklini alacağım derken sanki o kaba hapsolmuştunuz. Onun yöntemlerini uyguluyordunuz. Oysa biz yıllardır bütün birikimimizle RTE gibi adamlar ve onun zihniyeti ile mücadele ediyoruz. Onun gibi olmak istemiyoruz, ona benzeyerek oy almak filan da istemiyoruz. Onun zihniyetini kullanmıyoruz, biz başka bir ruhu temsil ediyoruz. Dün de öyleydik yarın da öyle olacağız."


“Bir CHP’li için önümüze çekilen duvarlar aşılacak yerlerdi ama bize alışılacak yerler olduğu söylendi. İçinizdeki itiraz ruhunu tutsak edin, ehlileşin her şeye alışın her söylediğimizi yapın” dendi… Birden bire zuhur eden bir adayı aslında kimin önerdiğini sorgulamamız dahi yasaklandı. CHP’yi bu çaresiz hale düşürenler şimdi mutlu mu? Kendi tabanına yabancılaştırmaktan, belleğini silip, kurucusunu unutturmaya çalışmaktan, gezide direnenleri terk etmekten ne kazandı?"


“Onlarca siyasi partinin adayı olan bir adayın onların toplam oyundan % 8,5 düşük oy almasını bir 'başarı' olarak nitelemek ise, tabanının aklı ile alay etmektir. Doğrusu ise şudur, halka umut verecek, Türkiye’yi ve sorunlarını bilen ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyetle hesaplaşmasını sonlandıracak, yolsuzluklarını yüzüne vuracak, hesap soracak bir aday çıkartılamamış olması, CHP Yönetimi adına ağır bir yenilgidir. RTE’nin icraatlarına hayranlık duyan ve bizim mücadele ettiğimiz bir anlayışla gayet uyumlu olduğunu deklare edeni sahiplenmek aslında bir bakıma “yalancıdan başbakan da olur, cumhurbaşkanı da demektir."


“CHP’nin programından sürekli ödün verilerek sürdürülen bu muhalefet anlayışında artık sona gelinmiştir. ”Risk alındığı” ifade edilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki sonucun başarısızlık olduğu görülmeli ve gereği yapılmalıdır. Tabanının beklentisi budur. Sayın genel başkan ve ekibi makamdan ayrılma ve kurultaya gitme sorumluluğunu göstermelidir."


“Biz, kanımıza bulaştırılmak istenen ve içimizdeki direniş ruhunu yatıştıracak hiçbir sakinleştiriciyi kabul etmiyoruz. ideolojimizin temel dayanakları üç ana kaynaktır : devrimler ve altı ok , Sosyal demokrasinin evrensel kuralları ve Anadolu ve Trakya’nın tarihsel ve felsefi birikimi. Bunu asla unutmadan artık bu son musibetten kazanma arzusunu söküp çıkartmalıyız."


“Bu sonuç partimizin varlık-yokluk sürecine girdiğini, önümüzdeki genel seçimlerinden zaferle çıkmak bir yana ana muhalefet özelliğini dahi yitirme riski ile karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu açık ve yakın tehlike karşısında, gerçek sorumluluk sahibi kurultay delegelerimizi partimizin ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: umut
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 13:20


CHP'de bir kısım milletvekilinin sesini yükseltmesi Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminde etki yapması gerek. Kılıçdaroğlu gerekirse kurultaya gideriz diyor da, gerekip gerekmediğini düşünemiyor mu? Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanı olduğunda bir demecini hatırlıyorum, iki seçim üst üste kaybedersem parti genel başkanlığını bırakırım demişti. Bunlar ne? Seçim yenilgisi sayılmıyor mu?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Kaçak
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: Kaçak
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 13:38


aslında chp seçimden az fireyle çıktı. seçmeni bu sıcaklarda sahillerden kalkıp oy vermeye geldi. ekmeleddin gibi kendi yaşam tarzından ve dünya görüşünden tamamen uzak birisine oy verdi.

asıl fireyi mhp yaşadı. mhp'li seçmen önemli ölçüde erdoğan'a oy verdi.

o nedenle istifa konusunda bahçeli önden buyurmalı. tabii kılıçdaroğlu da onu fazla bekletmemeli. :)

ikisi de gitmeli. ama yerlerine daha parti gibi bir anlayış gelecekse bu anlamlı olur. yoksa baykal veya sav gibi biri gelirse bundan sadece daha hızlı bir yok oluş çıkar.

chp ve mhp'nin milliyetçileri, ulusalcıları, sağcıları ve statükocuları kendi aralarında birleşip bir parti kurabilirler. ama başına ciddi biri gelmeli. mesela mansur yavaş olabilir mi acaba? sadece soru...

chp'nin kalanı ise artık daha dönüşümcü, demokrat, az çok sosyal demokrasiye ve insan haklarına, özgürlüklere, kendi halk gerçekliğimize yakın duran bir parti olmanın çabası içine girmeli.

ve son olarak: iktidar her siyasî partinin asıl amacı olabilir. ama iktidarı, ona hazır oluncaya kadar, onu hakkedinceye kadar tek amaç gibi görmekten vazgeçmeli. muhalefeti doğru düzgün yapabilmek de bir başarıdır.




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
dayanışma
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: dayanışma
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 20:00


Alıntı Çizelgesi: umut yazmış

CHP'de bir kısım milletvekilinin sesini yükseltmesi Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminde etki yapması gerek. Kılıçdaroğlu gerekirse kurultaya gideriz diyor da, gerekip gerekmediğini düşünemiyor mu? Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanı olduğunda bir demecini hatırlıyorum, iki seçim üst üste kaybedersem parti genel başkanlığını bırakırım demişti. Bunlar ne? Seçim yenilgisi sayılmıyor mu?



Muharrem İnce'nin istifa edeceği, Kılıçdaroğlu'nun ulusalcılarla ilişkisini keseceği söyleniyor. Böyle bir gelişme olursa CHP 2015 seçimlerinde de başarılı olamaz.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
abbas
[ emeğin gücü ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 21.12.2013
İleti Sayısı: 830
Konum: Ankara
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: abbas
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 22:07


Alıntı Çizelgesi: Kaçak yazmış

aslında chp seçimden az fireyle çıktı. seçmeni bu sıcaklarda sahillerden kalkıp oy vermeye geldi. ekmeleddin gibi kendi yaşam tarzından ve dünya görüşünden tamamen uzak birisine oy verdi.

asıl fireyi mhp yaşadı. mhp'li seçmen önemli ölçüde erdoğan'a oy verdi.

o nedenle istifa konusunda bahçeli önden buyurmalı. tabii kılıçdaroğlu da onu fazla bekletmemeli. :)

ikisi de gitmeli. ama yerlerine daha parti gibi bir anlayış gelecekse bu anlamlı olur. yoksa baykal veya sav gibi biri gelirse bundan sadece daha hızlı bir yok oluş çıkar.

chp ve mhp'nin milliyetçileri, ulusalcıları, sağcıları ve statükocuları kendi aralarında birleşip bir parti kurabilirler. ama başına ciddi biri gelmeli. mesela mansur yavaş olabilir mi acaba? sadece soru...

chp'nin kalanı ise artık daha dönüşümcü, demokrat, az çok sosyal demokrasiye ve insan haklarına, özgürlüklere, kendi halk gerçekliğimize yakın duran bir parti olmanın çabası içine girmeli.

ve son olarak: iktidar her siyasî partinin asıl amacı olabilir. ama iktidarı, ona hazır oluncaya kadar, onu hakkedinceye kadar tek amaç gibi görmekten vazgeçmeli. muhalefeti doğru düzgün yapabilmek de bir başarıdır.





Bu yazıyı aklı başında bir solcu yazar mı? Bu arkadaşa gizli AKP'ci diyorlardı, anlam veremiyordum ama, şimdi o eleştirilere hak veriyorum. Bu yazıyı yazan kişi tipik liberal bir kişidir. Olsa olsa kendini solcu sanıyordur, o kadar!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Kaçak
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: Kaçak
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 22:21


Alıntı Çizelgesi: abbas yazmış

Bu yazıyı aklı başında bir solcu yazar mı? Bu arkadaşa gizli AKP'ci diyorlardı, anlam veremiyordum ama, şimdi o eleştirilere hak veriyorum. Bu yazıyı yazan kişi tipik liberal bir kişidir. Olsa olsa kendini solcu sanıyordur, o kadar!



Üzgünüm ama sizlerin "aklı başında solcu" olarak gördüklerinizle köprüleri iyice attım. Öbür başlıkta da yazdım; eğer onlar solcuysa, ben solcu olarak kendimi adlandırmak istemiyorum.

Aslında doğrusu tam tersi. Yani onlar solcu değil, ben ve benim gibi düşünenler solcu.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 12.08.2014- 22:22


Kimmiş bu senin gibi düşünenler?



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 4 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   3   4   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Emniyet'te bir deprem daha! melnur 0 2066 20.12.2013- 11:52
Konu Klasör Deprem…- Aydemir Güler melnur 0 740 21.08.2017- 22:00
Konu Klasör Sonraki deprem Marmara Denizi'nde ve 7'nin üzerinde melnur 4 1918 22.03.2018- 22:18
Konu Klasör Ne olacak şu CHP’nin hâli? melnur 0 1442 17.10.2016- 04:58
Konu Klasör 25 Mart'ta ne olacak toplumcu 9 6584 25.03.2014- 21:46
Etiketler   Asıl,   deprem,   CHPde,   olacak
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS