SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 18 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   15   16   17   [18] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
hakkı
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: hakkı
Cevap Tarihi: 08.09.2015- 23:14


ikna ettimse ne mutlu bana.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.921
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

43 kere teşekkür edildi.
33 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.08.2020- 04:29


Kavramları net olarak zihnimize çıkartamadığımızda bu konuda karmaşa yaşandığı doğrudur. ''Diyalektik materyalizm bilimdir.'' ifadesi bu anlamda sıkıntılı bir ifade sayılabilir. Marksizmi, ya da bir başka deyişle marksist felsefeyi diyalektik materyalist felsefe ile eş anlamda kullandığımızda ( ki bazı aydınlar bunu öğreti, bazılarıysa dünya görüşü olarak niteliyorlar) buna sadece bilim demek bana da çok mantıklı gelmiyor. Benim öteden beri kullandığım, marksiszmin hem felsefe, hem bilim ve hem de ideoloji olduğu, bu üç kavramı da içinde barındıran bir dünya görüşü olduğu şeklindedir. Bazı kitaplarda Marksizm için ''bilimsel felsefe'' kavramı da kullanılıyor.

Bu başlıktaki ilk yazımda böyle söylemişim. Biraz karışık bir anlatım olmuş, çok net değil gibi. Ve marksizmin hem bilimsel ve hem de bilim olduğu şeklindeki saptamaları biraz daha netleştirmek gerekiyor, sanırım.

Marksizm bilimsel bir dünya görüşüdür. Böyle bir cümleyle çok karşılaşıyoruz. Bununla ifade edilmek istenen şey, marksizmin doğaya, insana ve topluma bilimsel bir çerçevede yaklaştığıdır. Ama bu cümleyi bu haliyle bıraktığımızda da ''sorunu'' tam olarak ortadan kaldırmış olmayız gibime geliyor. Burada kilit sözcük olan bilimselliği de açmak gerekiyor. Tanım şu; bilimsellik nesnenin oluşturduğu gerçekliğe uygun olmak demektir. Marksizm bilimle, bilimsellikle ilişkilendirildiğinde anlatılmak istenen şey budur. Marksizm ışığını yönelttiği her konuya bilimin, bilimselliğin perspektifinden yaklaşır. Marksizmde bilim dışı dogmaya ve ezberciliğe yer yoktur.  

İkinci bir konu daha var.

Marksizm sadece bilimsel bir niteliğe sahip değildir ve aynı zamanda doğrudan bilim olan yanı da vardır. O doğrudan bilim olan yanı da Marks'ın hem kapitalizmin işleyiş yasalarını ortaya çıkarması ve hem de   tarihsel süreç içinde toplumların nasıl değişip dönüştüğünün yasalarının bulunmasıdır. Marksizmin siyasal hedefinin komünizm yani sınıfsız bir toplum olduğu gerçeğini bilimsel bir çıkarım haline getiren şey de işte Mareks'ın (marksizmin) ortaya koyduğu bu iki temel yasadır ve bunlar doğrudan Marks'la, marksizmle ilişkilidir.

Kısaca marksizmin bilimsel bir dünya görüşü olduğu gerçeğinin altını çizmek   doğru bir saptama/yaklaşım olmakla birlikte ayrıca marksizmin doğrudan bilim olma niteliğini de akılda tutmak gerekiyor. Marksistlerin savunageldiği sosyalizmi bilimsel hale getiren ve diğer ( ütopik)   yaklaşımlardan farklılaştıran niteliği de bu şekilde netleştirmek mümkündür, diye düşünüyorum.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.921
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

43 kere teşekkür edildi.
33 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 03.09.2020- 05:37


Konuya bir ekleme yapılacaksa, Marksizm-Leninizm'in bilimsel olan yanı Marksizme ilişkindir ki, onu da bir üstte açıklamaya çalıştık. Leninizm olan yanı ise doğrudan bilim falan değildir. Daha net bir deyişle Marksist siyasetin bilimle bir ilgisi yoktur. Bu yüzden siyasal iktidarın nasıl alınacağı, sosyalizmde ve komünizmde devletin nasıl bir şekil alacağı,, kapitalizmde sınıfsal mücadelenin nasıl olması gerektiği gibi konuların çeşitliliğiyle karşılaşmaktayız. Bu konulardaki yaklaşımların bilimselliği ancak marksizmle ilişkilendirme yönünde olabilir. Bu ilişkilendirme bile ifade edilmeye çalışılanların   tek doğru olabileceği anlamına gelmez.

(Bence) Marksizmi Leninizmden de soyutlamadan bir bütün olarak kavramak demek özellikle siyaset konusunda kesinlikli tavırlardan uzaklaşmak, keskinleşmemek ve bir diğer değişle ''mülayim'' bir tavrı benimsemekten geçmektedir. Bilmediğimiz konularda sanki kavramış ve içselleştirmiş gibi keskin bir tavırla söz etmeye çalışmak ne kadar yanlışsa, bildiğimiz veya öyle sandığımız konularda da üstten bir yaklaşımı gereksizce ve ısrarla sürdürmek de o oranda yanlıştır. Bu tavırların sola bir yararını da beklememek gerek. Bir de...

Evet bir de solcu veya sosyalist olmanın çoğunlukla eksantrik(ayrıksı)   bir tavırdan geçtiği gibi yanlış bir algıya sahibiz. Solcu, sosyalist ve özellikle (nedense) enternasyonalist(!) olmak sanki toplumsal olana, toplumun genellikle benimsediği değerlere karşıtlığı hemen her koşulda ortaya koymak gibi bir tavır olduğunu sanıyoruz. Örnekse Osmanlıdan Cumhuriyete dönüşümü bir türlü benimsememek, ve cumhuriyet kadrolarını, başta Atatürk olmak silah arkadaşlarını, cumhuriyet felsefesini, aydınlanmayı,laikliği, en başta laikliği bir türlü kavrayamamak ve dolayısıyla içselleştirememek ve sosyalist olmanın böyle bir tavra karşıtlıktan, karşıtlığı da geçtim düşmanlıktan geçtiği algısına sahip olmak...-inanılmaz bir şey. Belki yetişme şeklimiz, aile ortamımız veya ilk gençliğimizde içinde bulunduğumuz koşulların bunda bir etkisi vardır ve belki böyle bir etkilenme sürecinden bir türlü kopuş yaşayamıyoruz ama, bilinmeli ki, böyle bir tavrın solla-sosyalist bir tavırla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Solculuk böyle bir tavrı içermez. Böyle bir tavır, sonunda savunulan şey, üretilen gerekçeler ne olursa olsun insanı liberal saflara savurmaktan başka bir işe yaramaz. Yabancısı değiliz, yaşadık bu süreci...Bir dönem kuyrukçu olmayan her siyasal tavrı ulusalcı, neofaşist vb. olarak nitelemenin altında zaten bütün bu yanlışlıklar silsilesi bulunmaktadır. Buralardan da kopabilmeliyiz, kopabilme becerisi gösteremeyenleri de kendi cahillikleriyle baş başa bırakabilmeliyiz...

Sosyalist tavır internet olanaklarıyla sağda solda bulunan birtakım alıntıları çoğu kez de hiç anlamadan, altına üstüne bir şeyler karalayarak aktarmak değildir. Tarihsel değerlere, sınıfsal niteliği ne olursa olsun tarihsel sıçramalara düşmanlık solun yaklaşım tarzı olamaz. Sol tarihsel toplumsal süreçte iyi olan, ilerleme sağlayan ve ufuk açan her dönemi sahiplenir. Sahiplenerek aşmaya çalışır. Tarihin, toplumsal süreç ve değerlerin kavranması da böyle bir tavrı gerekli kılar. Böyle bir temel oluşturmadan solcu olmak veya burjuva kozmopolitizminden farksiz bir enternasyonalist(!) komünizm (!) çığırtkanlığı yapmak sonuçta bir karikatür olmaktan öteye gitmez. Karikatür önemli bir uğraş, küçümsediğim sanılmasın ama bu işi sahiplerine bırakmak gerekmiyor mu? Bizim işimiz, solculuksa ve amaç da sosyalizmse, bence bir kere daha şapkayı öne koymak ve böyleleri için bir eleştiri-özeleştiri sürecini başlatmak gerek, diye düşünüyorum.

Yoksa, yitirilmiş bir kuşağın bir parçası halinde kalmak, orada debelenmek gerçekten üzücü.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.921
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

43 kere teşekkür edildi.
33 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 26.02.2021- 19:24


( Başka bir başlığa yazılmıştı, sanırım bu başlığa da eklemekte yarar var.)

Bir de bu siyasetin bilim olup olmadığı yolunda tartışmalar vardı, özellikle SF'de ve hatta bizim eski forumumuzda... Lenin'i ve Leninizmi biraz da küçümsemek amacıyla bir bilim olmadığı üzerinde durulur ve bu yönde birtakım karalamalar yapılırdı. Lenin'i açıkça karşıya almak pek mümkün olmadığı koşullarda ise görmezlikten gelme alışkanlığı öne çıkardı.   Bilimsel sosyalizm sadece Marks'ın kimi yaklaşımlarına indirgenir, özellikle iktidarın nasıl alınacağı ve öncü partinin nasıl olması gerektiği konularında Lenin'in katkısı anlamsız bir şekilde yok sayılırdı.

Sosyalist siyaset ve Leninizmin siyasi yanı hiç kuşkusuz bilim değildir; bu doğru bir saptama. Leninizmin özellikle siyasi önermelerine de bu açıdan yaklaşılabilir. Ne var ki bu durum, özellikle ve spesifik olarak Leninizme içkin değildir. Her siyasi yaklaşım için geçerlidir, siyasetin kendisi ve işleviyle ilişkilidir. Leninizmin ve sosyalist siyasetin bilimle ilişkisi ancak Marks'a ve Marksizme göndermeyle kurulabilir. Bunun ötesinde doğrudan bilim olarak nitelenmesi hem gereksiz ve hem de anlamsızdır. Marksizmin temelleri, yaklaşımı, yöntemi bilimseldir, bilimdir ama siyaseti için aynı şeyi iddia etmek doğru değildir.

Bilim ve bilimsellik nitelemesi yapılacaksa Marksizm için böyle bir tanımlama yapılabilir. Bilimsel felsefe dediğimiz ve Marksist dünya görüşünün temeli olan felsefe ( diyalektik materyalizm) başlı başına bilimdir, bilimsel bir düşünme yöntemidir. Sosyalizmi ütopik yaklaşımlardan ayıran farklılık da onun bilimsellik ve bilim olma özelliğinden kaynaklanır. Sosyalizmin bilimsel yanı, hem Marks'ın kapitalist çözümlemelerinden ve hem de toplumların tarihsel süreç içinde nasıl ve neden değişip dönüştüklerinin yasalarını ortaya çıkarmasıyla doğrudan ilişkilidir. Marksist sosyalizmi bilimsel bir çıkarım haline getiren de bu iki temel çözümlemelerdir.

Dolayısıyla sosyalist siyasetin bilim olmaması genel anlamda siyasetin bilim olmaması nedeniyledir, sadece sosyalist siyasete veya Leninist siyasete içkin değildir. Şunun da altını çizmek gerekir, sosyalist siyaseti biraz da küçümsemek için ''bilim değildir'' diye nitelemek ne kadar yanlışsa, Marksizmin bilimle ilişkisinin olmadığını iddia etmek aynı şekilde yanlıştır. Spesifik olarak   fizik, kimyayı bilim haline getiren yaklaşım nasıl ki, onun özgün yöntemi ve dayandığı yasalarsa aynı niteliğin Marksizm için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Onun için sosyalist siyaset için kurulabilecek ''bilim değildir'' yaklaşımı Marksizm için iddia edilemez. Daha da ileri gidilebilir ve Marksist felsefe için bile ( diyalektik materyalizm) içerdiği bilimsel düşünebilme yöntemi ( diyalektik) nedeniyle bilimsel olduğu gerçeğini de yadsımamalıyız.

Kısaca bilim ve bilimsellik konuları Marksizmden ve hatta Marksizmle kopmaz bağı olan sosyalist siyasetten soyutlanamaz, soyutlanmamalıdır.

https://www.solpaylasim.com/k8273-lenin-siz-marksizm-ya-da-lenin-in-marksizme-katkilari-.html



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 18 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   15   16   17   [18] 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Marksizm ve Bilim Üzerine - 1 / Ayhan Tırıç spartakus 2 3797 15.07.2015- 12:43
Konu Klasör Marksizm-Leninizmin reddi: Post-Marksizm spartakus 0 2402 24.09.2014- 00:10
Konu Klasör Bir Marksizm’den “bin Marksizm”e teori umut 12 6775 16.04.2015- 12:07
Konu Klasör Bilim Sol'dur. melnur 2 2712 13.07.2020- 10:18
Konu Klasör Bilim çok da işe yaramaz! dayanışma 0 2052 06.03.2015- 10:52
Etiketler   Marksizm,   bilim
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS