SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Aysel Tuğluk, Kürtler, seküler güçler           (gösterim sayısı: 2.477)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
dayanışma
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: dayanışma
Konu Tarihi: 04.12.2014- 20:30


Aysel Tuğluk, Kürtler, seküler güçler
Fatih Yaşlı

Attila İlhan, muhteşem bir şair olmasının yanı sıra, bir politik düşünür olarak “ulusalcılık” akımının en önemli teorisyenlerindendi aynı zamanda.

Kürtçe bir şarkı yaptığını ve ona klip çekeceğini söylediği için linç edilmek istenen Ahmet Kaya ise “ulusalcı” değildi elbette ama çok sıkı bir Attila İlhan hayranı ve okuruydu.
Dahası, İlhan’ın şiirlerine en güzel besteleri Ahmet Kaya yapmıştı 80’ler ve 90’lar Türkiye’sinde.

Aralarındaki siyasi farklılığa rağmen ortaya çıkan en çarpıcı ürünlerden biri, Kürt sorununun en yakıcı günlerinde yayınlanıp adı itibariyle açıkça bir meydan okuma olan “Şarkılarım Dağlara” albümündeki “Cinayet Saati” adlı şiire yapılan bestedir örneğin.
Peki, siyasal anlamda yan yana gelmeleri asla tahayyül edilemeyecek olan bu iki ismi ortaklaştıran neydi tam olarak?

Kanımca bu, siyaseten aynı şeyleri düşünmeseler bile, her iki ismin de aynı “politik-kültürel evren”i paylaşmasıydı.

Yani her ikisi de dünyaya solun, aydınlanmanın, seküler düşüncenin, ilericiliğin perspektifinden bakıyorlar; aynı şairleri, romancıları, ressamları, müzisyenleri beğeniyorlardı.

Dolayısıyla, bu iki isim ayrı siyasal pozisyonlara sahip olsalar bile, aynı politik-kültürel kaynaklardan besleniyorlardı.

Peki, aynı şeyi günümüzün kanlı bıçaklıları ulusalcılar/Cumhuriyetçilerle, Kürt siyasetinin mensupları için söylemek mümkün mü?

Politik beslenme itibariyle her iki tarafın da “sol”dan geldikleri çok açık; 60’ların sol-Kemalizm’i ulusalcılığın/Cumhuriyetçiliğin, Türkiye İşçi Partisi ve sonrasındaki Marksist örgütlenmeler ise Kürt hareketinin esin kaynağını oluşturuyor.

Daha da geliştirerek söyleyecek olursak, her ikisi de çıkış itibariyle Türkiye aydınlanmasının ve ilericiliğinin birer parçasını teşkil ediyorlar.

Kültürel açıdan bakıldığında da benzeri bir durumla karşı karşıyayız. Bugün bir ulusalcı/Cumhuriyetçi gençle, politik bir Kürt gencini okudukları kitaplardan dinledikleri müziklere, izledikleri filmlerden giyim kuşamlarına kadar aynı kültürel evrene dâhil edebiliriz.

Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Ahmet Kaya, Ruhi Su, Yılmaz Güney, Grup Yorum, politik filmler, popüler diziler, aynı mekânlarda içilen biralar, film festivalleri, tiyatro oyunları…
Bunlar siyaseten hasım olanların “ortak kültürel evren”ine dair birkaç örnek ve bu ortaklığın temelinde de iki tarafın öyle ya da böyle siyaseten beslendikleri temel kaynağın sol-seküler değerler olması var.

Tam da bu nedenle Aysel Tuğluk’un özellikle 29 Ekim’e, yani Cumhuriyet Bayramı’na denk getirerek yazdığı yazısında, IŞİD’le iktidar arasındaki ilişkiyi deşifre ettikten sonra “seküler güçler”e “devreye girin” çağrısı yapması bir hayalden ibaret ya da temelsiz değil.
Bu yazıya havuz medyasının kalemşorlarının verdiği yanıtlara bakıldığında, Kürt siyasetiyle seküler güçlerin, bırakın ittifakı, bir tür diyaloga girme ihtimallerinin bile iktidarın kâbusu olduğu görülebiliyor.

Bugün bir “ittifak”tan söz etmek elbette imkânsız ama bu iki kesimin beslendikleri politik-kültürel evren, merkezinde sol-seküler değerlerin bulunduğu bir politik diyalogun kapısını aralayabilir.

Hele hele “süreç” denilen şeyin iktidar açısından Kürt siyasetinin sol-seküler birikimini siyasal alanın dışına atma anlamına geldiği düşünüldüğünde, bir vadede, aynı tehdit altındaki diğer bir kesim olan seküler güçlerle Kürt siyasetinin bir “arayış”a girmesi söz konusu olabilir.

Etkili bir sol öznenin siyaset sahnesine çıkışı ise şüphesiz ki bu arayışı kolaylaştıracaktır ve Haziran Hareketi bugün itibariyle o çıkış için en güçlü adaydır.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
dayanışma
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: dayanışma
Cevap Tarihi: 04.12.2014- 20:34


Aysel Tuğluk Seküler güçler birleşin derken, seküler güçlerin daha çok ulusalcı güçler olduğunu bilmiyor mu? Kendisi ulusalcılarla biraraya gelebilir mi? Önce bu soruyu kendisine sorması lazımdı.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Bu bir anayurt savaşı mı?-Aysel Tekerek denizcan 1 2603 22.09.2014- 14:42
Konu Klasör Ve Etyen Van'a gelir-Aysel Tekerek denizcan 0 1508 10.11.2014- 14:04
Konu Klasör Aysel Tuğluk: Kobane düşerse çözüm süreci biter umut 0 1800 02.11.2014- 01:39
Etiketler   Aysel,   Tuğluk,   Kürtler,   seküler,   güçler
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS