SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 6 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   2   3   4   [5]   6   >   son» 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 26.08.2016- 06:30


Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 22.09.2016- 16:58


Boyun Eğme'de bu hafta: Milli irade dediği yobaz tekmesi!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme, 47'nci sayısıyla yarın okurlarıyla buluşuyor. Genç hemşirenin şort giydiği için belediye otobüsünde tekmelenmesi örneğini kapağına taşıyan dergi, "Uzlaşma değil mücadele zamanı" üst başlığı ve "Milli irade dediği yobaz tekmesi" manşetiyle çıkıyor.



Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 13.10.2016- 17:29


Boyun Eğme'de bu hafta: Bu halk sana boyun eğmez, bir bizden küçüktür

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 49. sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. Sermaye gericiliğiyle göğüs göğüse mücadele konusuna odaklanılan dergide, işçi sınıfına saldırı programı, asgari ücret aldatmacası gibi konular da masaya yatırılıyor.

http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/newsimagestyle_615x410/public/portala_31.png?itok=mxnBfZmJ


Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 49. sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. Sermaye gericiliğiyle göğüs göğüse mücadele konusuna odaklanılan dergide, işçi sınıfına saldırı programı, asgari ücret aldatmacası gibi konular da masaya yatırılıyor.

Hafta boyunca meydanlardan, duraklardan, caddelerden, Nâzım Hikmet Kültür Merkezlerinden ve Komünist Parti bürolarından edinilebilecek olan dergide yer alan diğer konu, başlık ve yazarlar şöyle:

- Sayın muhbir vatandaşlar (Orhan Aydın)

Orhan Aydın yoldaşımızın soL Portal'da bu hafta yayınlanan yazısını okurlarımızla paylaşmak istedik. Yazıyı bir "köşe yazısı" olarak değil de bir "eylem haberi" olarak okumanızı rica ediyoruz. Haber değeri taşıdığı kadar mücadelemiz için ilham verici olduğunu ekleyelim.

- Sokak dediğin hayat kavgasının olduğu yerdir (Mehmet Kuzulugil)

Sokak fabrikadır, mahalledir, okuldur, üniversitedir, bankadır, bankacılık üssü, plaza, atölye, hipermarkettir. Ve bu tanımıyla sokak siyasaldır. Sınıf mücadelesinin olduğu gibi, sınıf siyasetinin de odağı işte bu sokaktır. Ve büyük siyaset de, meclis kordorlarında değil, son tahlilde işte bu sokakta hayat bulur.

- Sermaye gericiliğiyle göğüs göğüse mücadele (Volkan Algan)

Komünist Parti, geçtiğimiz hafta çıkardığı "işçi gazetesi"ni, büyük sermayenin ve onunla bitişmiş gericiliğin koçbaşı holdinglerini hedef alan eklerle taçlandırdı. Fabrika önlerinde, plazaların dışında ve içinde, servis duraklarında, metro istasyonlarında yaygınlaştırılan bu bildiri-gazete, mücadelenin olduğu kadar örgütlenmenin de hedeflerini gösteriyor.

- Asgari ücret aldatmacası sürüyor

AKP'nin seçim vaadi olan asgari ücretin 1300 TL'ye çıkarılması konusunda atılan adımlar, sermaye yanlısı bu hükümetin emekçilere vaat edebileceği hiçbir şeyin olmadığını gözler önüne seriyor.

- 1914'ten 2016'ya milliyetçilik ve sınıf gerçeği (Kemal Okuyan)

İşçi sınıfı ile sermayeyi şu ya da bu nedenle ve şu ya da bu düzlemde yan yana getirmeye çalışan her strateji, 1914'te emperyalist paylaşım savaşına işçi sınıfını dahil edenlerin tarihsel suçuna ortak olacaktır. Bugün demokrasi, özgürlük, laiklik ya da ulusal çıkarlar adına emek-sermaye çelişkisinin sineye çekilmesi gerektiğini düşünenler bilsin ki, 1914 Almanyası ya da Fransası'nda işçileri patronların ordularına asker ve destekçi yazanların argümanları daha az 'inandırıcı' değildi.

- Hükümetten OHAL'de 'savaş' programı (Aşkın Süzük)

AKP hükümetinin geçtiğimiz hafta açıkladığı orta vadeli program, "olağanüstü" bir dönem beklentisiyle hazırlanırken, ekonomide çarkların alabildiğine yavaşladığının artık hükümet yetkilileri tarafından da teyit edildiğini gösteriyor. Bu olağanüstü dönemde işçi sınıfına saldırı hamleleri ise programın ana eksenini oluşturuyor.

- Teşebbüs değil darbenin ta kendisi

AKP, yıllarca devlette yuvalanmasına onay verdiği bir cemaati şimdi OHAL koşullarına sığınarak temizliyormuş gibi yapıyor. "Darbe teşebbüsü" sonrası temizliğin asıl hedefi kesinlikle bir cemaatten arındırma değil.

- Ülkeleri kimler yönetir: Sınıflar ve partileri... (Tezcan Abay)

15 Temmuz'dan bu yana bu sayfalarda genel halkoyuna dayanan parlamenter sistemler ve darbe ile gelen "ara rejimler" arasındaki ilişkiler üzerine çeşitli notlar düştük. Yazılarımıza burjuva demokrasisinin, burjuvazinin toplumsal iktidarının sağlama alınmasından başka bir şey olmadığının, bu nedenle demokrasi ve darbe arasında oluşturulmaya çalışılan ikiliğin sahte olduğununu altını çizerek başlamıştık. Bu yazıda ise sermaye sınıfının öncüsü / sözcüsü olarak Erdoğan'ın iktidarının özgün yanlarını, son günlerin Bonapartizm kavramına değinerek tartışacağız.

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 04.11.2016- 16:07


BOYUN EĞME haftalık derginin son sayısı çıktı.

Resim Ekleme

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 52. sayısı çıktı. "Yeni bir cumhuriyet" manşetiyle çıkacak dergide, Büyük Ekim Devrimi'nin 99. yılı selamlanıyor, Komünist Parti Merkez Komite imzalı "6 Kasım 2016" başlıklı bir açıklama yer alıyor.  

Dergide yer alan konu, başlık ve yazarlar şöyle:

- Proleter devrimin evrensel güncelliği (Aydemir Güler)

Marksist bilimin, tarihsel maddeciliğin olmazsa olmazı, özünde olanı budur: Tarih, sınıflar mücadelesidir ve mücadelenin kaçınılmaz son etabı işçi sınıfının yeni bir dünyayı kuracak olan mutlak iktidarıdır. Bu hem dünya tarihin hem de geleceğimizi aydınlatan bir doğrudur.

- Sovyet devriminin yıldız tozları: Devrim kadını yüceltti

İşçi sınıfının kurtuluşu insanlığın kurtuluşu olacaktır diyen ilk marksistler her açıdan haklıydı. Sovyet devrimini izleyen yıllarda kadınların yaşadığı devrim bunun kanıtlarından biridir. Çok somut verilerle inceliyoruz.

- Bir 'yıl dönümü' kutlanırken partili öğrenciler: İşçi sınıfının yolunda!

Komünist Gençlik, sosyalist iktidar mücadelesinde önemli etkiler bırakan "partili öğrenciler" kimliğinin ısrarla savunduğu ilkeleri geleceğe taşımayı hedefliyor. Partili öğrenciler deneyimi, Türkiye'de sosyalizmin iktidar kavgasınının geleceğine ve gençliğin rolüne ışık tutuyor.

- Sosyalizm kavgasının bugünü ve geleceği: Liseliler

Liselerde gericiliğe ve sermaye düzenine arşı verilen kavganın, ülke sathında sosyalizm programıyla yürüyen tarihsel mücadeleyle sıkı bir bağ taşıdığı gerçeği en başa yazılmalı. Bugün Solcu Liseliler'le süren ve temelleri Okul ve Ülke dergisiyle atılan lise çalışması deneyimi, okulların ve sınıf siyasetinin nasıl yan yana geleceğinini örneğini oluşturuyor.

- SSCB ve Türkiye Cumhuriyeti: İki trajedi (Kemal Okuyan)

Sovyetler Birliği'nde 1991'de çözülüşten çok değil birkaç ay önce dürüst, inanmış ve belli sorumlulukları olan Sovyet komünistleri böyle diyordu: "Ülkede istikrarsızlık istemiyoruz, düşmanlarımız bizi sokağa çekmeye çalışıyor ama bütün temel kurumlar elimizde. Görüntüye aldanmayın, o kadar da merak edilecek bir şey yok."

- Cumhuriyet'in burjuvaları cumhuriyete neden saldırdı? (Mehmet Kuzulugil)

"Halkın dinsel değerlerinini bastırıldığı" gibi önermeler, basitçe inanç özgürlüğü, laiklik gibi terimlerle çizilen alanda bir liberal saldırıdan ibaret değildir. Bu saldırı genel olarak "devrimcilik" fikrinin ve devrimci yöntemlerin kendisini hedef almaktadır.

- Kızıl bayrak altında yeşeren bir kültür: Ekim Devrimi ve Kürtler (Özkan Öztaş)

Ekim Devrimi'nin ardından yapılan ilk nüfus sayımlarına göre Kürtlerin SSCB'deki sayıları 200 bin civarında. Bu 200 milyonluk bir coğrafyada göz ardı edilebilecek bir sayı ama Kürtler Sovyetler'de tarihlerinde en muktedir oldukları dönemlerden birini yaşadılar.

- Komünistlerin uluslararası toplantısı yapıldı

18. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı Hanoi'de yapıldı. Geçen yıl İstanbul'da düzenlenen IMCWP toplantısının ev sahipliğini Komünist Parti üstlenmişti. Bu yılki toplantı 48 ülkeden komünist ve işçi partilerinini katılımıyla gerçekleştirildi.

- Gelenek 30 yaşında

1986 yılında bu sözlerle yola çıkmıştı Gelenek: Gelenek, arama gereğini duyanlara ve aramasını bilenlere sağlayabileceği güçlü silahlarla, geçmişten günümüze uzanıyor. Gelenek, yaratıcı bir baştan değerlendirme sonucu kazandığı zenginlik ve tutarlılıkla geleceğe iyimser gözlerle bakmanın koşullarını oluşturuyor.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 11.11.2016- 05:06


Boyun Eğme'de bu hafta: Böyle gitmez!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 53. sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. ABD seçimlerinden Türkiye'deki kriz ve mücadele dinamiklerine dek pek çok konuya yer verilen dergi "Böyle gitmez" manşetiyle çıkıyor.

Resim Ekleme

Haftalık siyas dergi Boyun Eğme'nin 53. sayısı yarın çıkacak. Hafta boyunca meydanlarda, caddelerde, duraklarda, Nâzım Hikmet Kültür Merkezlerinde ve Komünist Parti bürolarında okurlarıyla buluşacak olan dergide haftanın dış ve iç olaylarına, ülkemizdeki ve dünyadaki kriz ve mücadele dinamiklerine yer veriliyor.

Komünist Parti Merkez Komite'nin ABD seçimleriyle ilgili olarak yayınladığı "Yeni bir dünya kurulan dek" başlıklı bildirisinin de yayınlandığı dergide şu konu, başlık ve yazarla yer alıyor:

- Üniversitelerde sermaye karşıtlığının önü açık: Kariyer balonu ve patron sevicilik dikiş tutmuyor

Seneler önce üniversitelerde şişirilen kariyer balonu patlamışa benziyor. Üniversiteliler şirketlere, iş yaşamının albenili gösterilmesine ve patronların kampüslerinde cirit atmasına daha mesafeliler. Sermaye karşısında şimdilik şekilsiz durumda kalan tepkiler, örgütlenmek zorunda.

- Sermayenin alengirli işleri ve Şişecam

Boğaziçi Üniversitesinde mafya tetikçisi görünümlü kulüpçü kariyeristlerce davet edilen ve krounan Şişecam'ın iç yüzü...

- Sermaye puslu havayı da sever... (Aşkın Süzük)

Darbe girişimi sonrası düzen siyasetinin yerleştiği olağanüstü koşullarda hükümet ile sermaye arasındaki etkileşim, sermayenin çıkarlarının daha kolay realize edilmesine yararken mekanizmaları dağılmış devletin sınıfsal özünü tüm çıplaklığıyla açığa çıkarıyor.

- Sosyalist bir Türkiye'de Mustafa Kemal'e bakmak... (Kemal Okuyan)

Kuşkusuz Türkiye’de devrimci mücadelenin bundan sonraki seyri, sosyalist kuruluşun ideolojik-siyasal koordinatları da belirleyici olacaktır ama bu coğrafyada, tarihsel ilerleme anlamına gelen dönüşümlere mesafeli bir devrimciliğin mümkün olamayacağı iyice ortaya çıktığına göre, Mustafa Kemal’e nasıl bir yer verileceğini bugünden kestirmek mümkündür.

- Gericilik ve piyasacılıktan gayrı, OHAL nedir ki?

İstanbul Üniversitesinde birileri, "karma eğitime karşı" kampanya düzenlerken, tepedeki muadilleri KHK'lerle "temizlik" operasyonu yapıyor. OHAL ve KHK tartışmaları, bu ikisini yan yana getirmeden, AKP düzeninin özündeki motifleri görmeden anlaşılamıyor.

- Alavere dalavere: OHAL'lerin, sıkıyönetimlerin, krizlerin yükü işçiye... (Ahmet Çınar)

Sermaye sınıfının en büyük becerisi kendi kâr hırsının ve kapitalist düzenin kaçınılmaz sonuçları olarak ortaya çıkan durumları "ortak kader" olarak sunmak ve yükü emekçilere bindirmektir. Çoğu durumda aslında ortada felaket de yoktur ve amaç sömürüyü derinleştirmektir.

- Bu haller hep emekçilere olağanüstü

Savaş zamanları, dışardaki savaşın dışında kalıp içerde kıtlık yaşanan zamanlar, sıkıyönetimler, demokrasiye geçişler... Her durumda "milletin birliği" için çağrı yapanlar, emekçilerin kanını emdi.

- Dünya komünist partileri Ekim devrimi'ni selamladı

Büyük Ekim devrimi'nin yıl dönümünde çeşitli ülkelerin komünist partilerinin yaptıkları açıklamalardan bir derlemeyi ilginize sunuyoruz.

- Akademi neden önemlidir: Kapısında 'sınıf mücadelesi giremez' yazmıyor...

Herhangi bir kamusal alanın "demokratik" bir biçimde yapılandırılması hem imkansızlaştı, hem de anlamlı bi hedef olmaktan çıktı. Akademik özgürlükler de artık "demokratik" hedefler olarak değil, devrimci mücadele alanları olarak görülebilir.

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 18.11.2016- 01:40


Boyun Eğme'nin yeni sayısı 'Gerisi yalan' manşetiyle yarın çıkıyor

Resim Ekleme

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 54. sayısı, "Gerisi yalan" manşetiyle yarından itibaren okurlarıyla buluşacak.

Dergide yer alan konu, başlık ve yazarlar şöyle:

- İZBAN işçisi gücünü fark etti

İzmir'in iki yakasını birleştiren ama kendilerine reva görülen sefalet ücreti yüzünden kendi iki yakaları bir türlü bir araya gelemeyen İZBAN işçilerinin direnişi 8. günün sonunda ortalama yüzde 16.5 zam anlaşmasıyla sonuçlandı. İZBAN işçisi, hiçbir kuvvetin, örgütlü direnişi yenemeyeceğini bir kez daha gösterdi.

- Barış mücadelesi nedir, nasıl verilir?

OHAL altında Barış Derneği de saldırıya uğradı. Söz konusu olan "bizim" barış mücadelemiz. 1950'lerde, 1970'lerde ve sonra günümüzde yeniden organize olan, harcında ve merkezinde komünist hareketin durduğu barış hareketinin mücadelesi. Nedir bu saldırı? Peki nedir bizim barış mücadelesi? Kaç yazar saldırınız, böyle bir mücadeleye!

- Rektörlük için değil, memleket için mücadele: Kampüse sıkışan kaybeder!

Boğaziçi Üniversitesinde rektörsüz geçen aylar, hükümet tarafından "kabul gören" Mehmet Özkan'ın atanmasıyla son buldu. Komünist Gençlik, Boğaziçi "eliti"nin normalleşme arayışına mesafe koymaya çağırıyor ve "demokratik değerler" safsatasının tehlikesine işaret ediyor. Öğrenciler ve sınırlı bir akademisyen çevresinde direnme arayışı canlılığını koruyor.

- Patronların ödeyemediği borçlar birikiyor: Anne'liğin karşılığı ödenmez mi?

OHAL ülkesinde işçi sınıfına hayatı dar eden yönetmelikler eksik olmuyor. Geçtiğimiz günlerde "analık izni sonrası kısmi süreli çalışmalar yönetmeliği" yürürlüğe girdi. Yönetmelik işçi kadına "hem çocuk hem kariyer yap" diyerek çocuk bakımını bir kez daha üzerine yüklüyor ve bunu yine bedelsiz yapmasını bekliyor. Yeni olan, buna bir de patronların çıkarlarına uygun bir çalışma koşulunun eşlik etmesi.

- Yontma taş devri ilerlemeydi ama milyon yıl önce (Kemal Okuyan)

Burjuva siyasetçileri kaliteleriyle değerlendirmek bizim işimiz değil. Ama daha önemlisi, onların arasında tercih yapmaktan her zaman uzak durmalıyız. Onları öne çıkaran, burjuva sınıfının gereksinimleriyle kişilik, birikim ve yetilerinini örtüşmesidir. Mesele Clinton'ın mı Trump'ın mı daha tehlikeli olduğuna karar vermek değil, mesele kapitalizmin her geçen gün daha yıkıcı, daha öldürücü hale geldiğini kavramak.

- Bir direniş günlüğü: Daha bitmedi!


Avcılar Belediyesinde Tomurcuk isimli taşeron şirkete bağlı çalışan temizlik işçilerinin direnişi 6 ay boyunca devam etti. Komünist Parti direniş boyunca işçilerin yanında yer aldı ve mücadele sürecinde kurulan kardeşlik şimdi daha da kuvvetleniyor.

- Aypateks işçileri: Hakkımızı alacağız

Kırklareli'de aylarca maaş ödenmeden, insanlık dışı koşullarda çalıştırılan, haklarını istemek için 28 Ekim'de bir gün iş bıraktıkları için de "yüz kızartıcı suç işledikleri" gerekçesiyle işten atılan 134 işçi, "Hakkımızı söke söke, mücadele ede ede alacağız" diyor.

- Uluslararası öğrenciler günü: Kavgamızın bir tarihi var

Bundan 77 yıl önce 17 Kasım 1939'da Nazi işgalcileri Çekoslavakya'nın bağımsızlık günü olan 28 Ekim'de başlayan öğrenci eylemlerini ezmek için Prag Üniversitesini bastılar. Dünya çapında Uluslararası Öğrenciler Günü olarak kutlanan 17 Kasım, bu eylemler sırasında katledilen ve faşizme karşı direnişin sembolü haline gelen 9 Çek üniversite öğrencisine ithaf edilmiştir.

- Trump 'düzen'e karşı nasıl kazandı?

ABD'de komünist hareketin büyümekte olan iki temsilcisi, seçmenin yüzde 49.7'sinin sandığa gitmediği başkanlık seçimlerini ve Trump'ın başkanlığının Amerikan işçi sınıfı için ne anlama geldiğini değerlendirdi.

- Liberal demokrasi için silahlanma (Osman Çutsay)


Sosyalizmsiz Avrupa'da seçkinlerden nefretin ne gibi sonuçlar vereceğini, en son Hillary Clinton'ın aldığı yenilgi açığa çıkarmış oldu. Korkunç bir parasal birikim var, ama bunların reel karşılığı yok ve bu birikim hiçbir biçimde çalışan-çalışamayan alt sınıflara sızmıyor.





Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.11.2016- 01:02


Boyun Eğme'de bu hafta: Faturayı emekçiler ödemeyecek!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 55. sayısı yarın okurlarla buluşuyor.


Resim Ekleme

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin yeni sayısı yarın okurlarla buluşacak. "Sermayenin hükümeti, düzenin muhalefeti, patronların krizi: Faturayı emekçiler ödemeyecek" manşetiyle yayınlanacak olan dergide, iç ve dış siyasi gündeme ilişkin değerlendirme, analiz ve haberler yer alıyor.

Dergide öne çıkan kimi konu, başlık ve yazarlar şöyle:

- Kriz hikayeleri ve emekçiler (Mehmet Kuzulugil)

Kriz tellalığı yapan yapana. Sanki kriz, hizmetinde oldukları düzenin krizi değil. Sanki bozuk düzen, onların düzeni değil. Sermaye ve partileri, kendi krizlerinden yine emekçiye pay çıkarmak peşinde.

- Emekçileri bekleyen tehlike (Adile Kaya)

Krizlerin kaynağında kapitalist ekonominin kırılganlıkları var. Öte yandan yapısal sorunlar için hükümetin devreye sokabileceği telafi mezkanizmalarını hafife almamak gerek. "Şimdi patladı" denilerek yapılan kriz tellallığı hükümete güç kazandırırken, krizin de, telafisinin de faturası emekçilere çıkıyor.

- Tüm sorun sapıklar mı?

Her gün televizyonlarda çocuk evliliklerinin dine uygun olduğunun fetvasını verenleri, bunu ekranda tartışma konusu bile yapacak kadar alçaklaşan tartışma programlarını düşününce bu sapkınların cesareti nerden aldıklarını anlamak zor değil.

- Yine maden, yine cinayet: Fıtrat değil kapitalizm

Geçen hafta kapitalizmin ve patronlarının kirli yüzünü ortaya koyan bir maden faciası daha yaşadık. 16 madenci Şirvan'da toprak altında kaldı. Yandaş ve merkez medya, patronların çıkarları için ağız birliği etti. AKP cinayeti yine fıtrata bağladı.

- Trump'ın ABD'si ve çözümsüzlükleri (Tulga Buğra Işık)

ABD'nin başına "Irkçı, cinsiyetçi, göçmen karşıtı, bilim düşmanı" olduğunu gizlemeyen birinin geçmesi tartışılmaya devam ediyor. Bunlar liberaller tarafından "arıza" gibi görülse de, çoktan sisteme içselleşmiş durumda. Irkçılıktan arındırılmış, aklı ve bilimi savunan, "liberalizm cenneti" bir ABD yok. Var olan ABD'nin başına Trump'ın geçmesiyse, son derece normal.

- 'Süper' devletler, 'süper' kahramanlar, 'süper' akıllar çağında devrimci olmak (Kemal Okuyan)

Hayatı hiçbir zaman mutlak güçler, süper bireyler, tıkır tıkır işleyen devletler belirlemiyor. Hayat, son tahlilde emek ve sermaye olarak saf tutan iki temel kuvvetin birbirleriyle giriştiği mücadele tarafından şekilleniyor. Bu mücadelenin iki tarafında da "olağanüstü güçler" yok; bu algı baştan yenilgi anlamına geliyor.

- Şiddet sarmalında kadınlar: Peki biz şimdi kimi alt edeceğiz?

Kadınları çaresizleştiren, yalnızlaştıran, nesneleştiren, yaşama yabancılaştıran esası püskürtmek zorundayız. Bunu beceremezsek, zorbalık karşısında yakaranlardan öte olmayacak, zaman zaman yükselen sesimizin, yatıştırıcı etkisiyle sakinleşeceğiz. Oysa Koç'un, Doğan'ın, Çalık'ın, Erdoğan'ın gölgesinde çekilen tetiğe karşı, yatışmamız değil kalkışmamız gerekmiyor mu?

- 'Asya kaplanları' ve işçi sınıfı (Ogün Eratalay)

“Kaplanlar"da ayırt edici özellik ihracata dayalı kurulan ekonomilerde özel sektöre kamu kaynaklarının kuralsızca tahsis edilmesi, firmalardan çok az vergi alınması, derin bir sömürünün yanı sıra otoriter bir siyasi yapının işçi sınıfı hareketinin baskı altına alınması.

- Partide yayın mücadelenin aracıdır

Ekim Devrimi'nin ve partimizin kuruluş yıldönümünü kutladığımız bu ayda, parti yayınlarının tarihinin hatırlanmasında yarar olduğunu düşünüyoruz. 30 yılı aşkın bir süreyi kapsayan yayın faaliyetine dair bir yazı partinin teorik-örgütsel-siyasi gelişimini, derinleşmesini ve yaygınlaşmasını ele almanın ötesinde, söz konusu sürecin atmosferinin izini ana hatlarıyla sürmeye de çalışmalıdır. Burada partimizin 2001'de TKP adını aldığı tarihin öncesiyle yetinmek durumundayız. Sonraki döneme bir başka sayımızda değineceğiz.

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.107
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.12.2016- 07:26


Boyun Eğme'de bu hafta: İşgalciler her zaman kaybeder, yine kaybediyorlar!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 57.sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor.

Resim Ekleme

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 57. sayısı yarın "İşgalciler her zaman kaybeder, yine kaybediyorlar" manşetiyle çıkıyor.

Halep'teki gelişmelerin yansıtıldığı dergide, Türkiye'n,n siyasi gündemine ilişkin konu ve başlıklar da yer alıyor.

Yarın okurlarıyla buluşacak olan Boyun Eğme'de yer alan bazı konu, başlık ve yazarlar şöyle:

- Cihatçılar yeşil otobüslerine binip çekilirken: Halep'te ne oldu? (Erman Çete)

Halep'in doğusunda cihatçılar açısından birkaç haftadır süren   hızlı çözülüş dün akşam itibariyle total bir çöküşe dönüştü. Türkiye'nin "satışı" ile ABD'nin sessziliği, Suriye-İran-Rusya üçlüsünün kararıyla birleşince bu sonuç ortaya çıktı.

- Aladağ katliamı: Unutma, unutturma (Ahmet Çınar)

Devlet, tarikat, yoksulluk üçgeninde katledilen gencecik bedenler elbirliğiyle unutturulmaya çalışılıyor. Aladağ'daki tarikat yurdunda katledilen çocuklarımızı medya ve yetkililer çoktan geride bırakırken, bu organize kötülük karşısında mücadeleyi sürdürenler hesap sormakta kararlı.

- Mücadeleci bir akademisyen Necdet Bulut: Sosyalizm kavgasına verdi kendisini...

1980 darbesine giden süreçte faşistler tarafından katledilen Necdet Bulut, Türkiye'nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk bilim insanıydı. Başarılı bir akademsiyen olan Bulut, aynı zamanda TİP üyesiydi ve son anına kadar sosyalizm mücadelesini sürdürdü.

- Yirminci yüzyılı geri getirmek (Kemal Okuyan)

Devrimler taktik değil stratejik süreçlerdir. Devrimci olmayan bir strateji, kriz anında devrimci bir taktiğe evrilse dahi tutunamaz. Bolşeviklerin 1917'deki başarısı, öncesi bir yana Lenin'in 1915'ten itibaren ısrarla geliştirdiği bir stratejik yaklaşımın ürünüdür. Görülmüştür ki, devrimci bir stratejinin olgunlaştırılması için güce değil güçlenme iradesine ihtiyaç vardır.

- Avrupa Birliği: 'Tarzan çok zor durumda' (Osman Çutsay)

“Batıda sosyal demokrasi ölüyor." Düzenin sağı ve soluyla dert ettiği, kaygı duyduğu sorun bu. Sağ taraftaki yükselişin, düzenin dikiş tutmayan yaraları ile ilgili olduğunu biliyorlar. Bizim cephemizde kaygı duyulması gereken nokta ise kapitalizmin bu büyük çöküntüsünün, sınıfın ve yeni bir düzenin sesinin çok az duyulduğu, örgütsüz bir işçi sınıfı gerçeği ile yaşadığımız bir dönemde karşımıza çıkmış olması.

- Fransa'da komünist hareketin dünü bugünü (Uğur Kayrak)

Savaş sonrası De Gaule'lü yıllarda Fransa'da sermaye iktidarı kendini yeniden konsolide etti. FKP bu konsolidasyona yanıt üretemedikçe, gitgide izole olmaya başladı. FKP bu dönemde hâlâ SSCB'nin siyasi çizgisini sürdürmektedir. 50'li yılların sonu FKP'nin bu çizgiyi terk etmeye başladığı yıllar olacaktır.

- 'Türban neyi örtüyor' ve bugünün kavgası

Partili mücadelenin gerek üniversitelerde, gerek Türkiye sathında adını duyurduğu önemli çalışmalardan birisi, "Tğrban neyi örtüyor" broşürü ve gericiliğe karşı verilen radikal mücadeleydi. 2016 yılında gericiliğin kol gezdiği bir Türkiye'de kavgamızın tarihine bir de bu pencereden bakmak istedik.



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 6 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   2   3   4   [5]   6   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör 'Sosyalizmin sesi yaygınlaşıyor' özgür 0 1984 27.09.2013- 12:11
Konu Klasör Partinin Sesi çıktı. denizcan 0 1491 31.01.2016- 12:55
Konu Klasör İlkokulun zil sesi salavat duası! spartakus 4 3240 19.04.2015- 19:54
Konu Klasör 'İlerici birikimin sesi olacağız' denizcan 1 2432 13.08.2014- 19:51
Konu Klasör Şair Şêrko Bêkes anısına: Burası Devrimin Sesi umut 0 2081 04.08.2015- 09:20
Etiketler   Boyun,   eğmeyenlerin,   sesi,   çıktı:
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS