SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Anlamak, yorumlamak, değiştirmek üzerine…           (gösterim sayısı: 1.777)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: umut
Konu Tarihi: 08.12.2015- 12:16


Anlamak, yorumlamak, değiştirmek üzerine…
Haluk Yurtsever



Marx ve Engels, Alman İdeolojisi’ni, sonradan Engels’in ifade ettiğine göre, Alman felsefesi karşısında kendi bakış açılarını oluşturmak, geçmişteki kendi felsefi bilinçleriyle hesaplaşmak için yazmışlardı.

530 sayfalık elyazmaları içinde yer alan Karl Marx’ın yazdığı,   Engels’in anlatımıyla “sonradan işlenmek üzere çabucak kağıt üzerine çiziktiriverilmiş, hiç de baskı için hazırlanmış olmayan basit notlar, yeni dünya anlayışının dahiyane tohumunun atılmış olduğu ilk belge olarak ölçülemeyecek bir değer” taşıyordu. (F. Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, çev. Sevim Belli, Sol yayınları, 1.baskı, Ankara, Ocak 1976, s. 66)

Çok sonradan “Feuerbach Üzerine Tezler” adını alan el yazısı notların on birincisinin çalışmanın tamamını gölgede bırakacak kadar ünlü olduğunu biliyoruz: “Filozoflar, dünyayı yalnızca çeşitli biçimleriyle yorumladılar; oysa önemli olan onu değiştirmektir.”

Kanımca bu ünlü sözleri şöyle anlamak doğru olur: Marx bu Tez’le, kendisinin de içinden çıktığı,1840’lar Almanya’sında çok etkili olan felsefi akımdan kopuşunu duyurmuştur. Dünyayı yorumlamakla yetinmek, toplumsal ilişkilerin salt nesnellik olarak anlaşılmasına götürür. Böyle yaparak Alman filozoflar kendilerini ve giderek insanı nesneleştirmiş, bilinçli insan eyleminin dönüştürücü/devrimci gücünü yadsımışlardır. Pratik komünizm, bu iki ucun yakınlaştırılması, anlama-yorumlama çabası ile değiştirme iradesi arasındaki bağın sürekli olarak yeniden inşasıdır.  

***

Emperyalist kapitalizm, birikim modeliyle, devletleriyle, devletlerarası ilişkileriyle, üretim-emek süreçlerindeki yeni işleyiş, sorun ve çelişkileriyle sistemik bir kaosun, yeni türden bir hegemonya ve paylaşım kavgasının içinden geçiyor.

Bu kaotik dünyayı değiştirecek pratik eleştiri için, bugün, nesnel toplumsal ilişkilerin ilk bakışta görünmeyen özünü, dip akıntılarını, başat tarihsel ve toplumsal eğilimleri görebilmek ve gösterebilmek, tek sözcükle teorik bakış ve derinlik gerekiyor.  

Dünya işçi ve sosyalist/komünist hareketinin, atılımlar, kazanımlar, zaferlerle olduğu kadar, başarısızlık, gerileme ve yenilgilerle dolu bir tarihi var. Hareketin bugünkü tıkanıklığını aşmada bu tarihin, başta sosyalizm denemeleri olmak üzere olumlu/olumsuz deneyimlerini soyutlamak önemlidir.

Yeni bir toplum için mücadele çağrısı yapan her tarihsel özne, her yeni “din” teorik bir model kurar; nihai amaç belirler; toplumun önündeki seçenekleri bu amaca göre sadeleştirir. Sadeleştirme ile “indirgeme” arasındaki çizgi sanıldığından incedir. Marksizmin liberal ve postmodernist eleştirmenleri “indirgeme”ye küfür gibi bir anlam yüklediler.   Oysa, indirgeme ile “indirgemecilik“   aynı şey değildir. İndirgeme, felsefede matematiksel bir anlatımı daha kısa ya da daha sade bir biçime sokmak; mantıkta, terim ve önermeleri daha yoğun ve özsel bir anlatım biçimine dönüştürmek anlamına geliyor. İndirgemecilik ise, bire ikiye indirilen, azaltılan olgu ve süreçleri bütünün yerine koyma, her şeyleştirme biçimindeki yanlış bir düşünme yöntemidir.   Komünist siyaset, hedefleri, seçenekleri, almaşıkları sadeleştirerek, özselleştirerek, yoğunlaştırarak, evet, indirgeyerek ve toplumsallaştırarak yol alır. Bunda hiçbir yanlışlık yoktur.

***

Pratiğe yol, siyasete yön kazandıracak teoriden söz ediyoruz. Karşılıklı ışıklarıyla birbirini aydınlatmayan bir teori-pratik ilişkisinin ağır basan yana göre, teoricilik, analizcilik, kuyrukçuluk, dar pratikçilik türünden zaaflı konumlanışlara yol açtığını tarihten, pratikten biliyoruz.

Sorun, teorik model/hedef, verili nesnellik ve pratik siyaset arasında doğru, optimum ilişki kurma sorunudur.

Bugünün görevi, komünizmi çağıran bir nesnellikle, ona yanıt veremeyen öznellik arasındaki zamanın çelişkisini ikinciyi birinciye yanıt verir hale getirerek çözmektir.

Teoriyle pratiğin kesişim noktasında üç konu ya da sorunsal öne çıkıyor:

Yapı-özne sorunu, sınıf mücadelesinin, komünist siyasetin içerik ve büründüğü biçim/renk anlamında mekân/ölçek sorunu; Türkiye özgülünde devrimci strateji sorunu.

Birincisi, yapı-özne sorunu şöyle özetlenebilir:   Toplumun hareket yasalarından çıkarak, Marx’ın Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı’nın Önsöz’ünde, “Ulaşmış olduğum ve bir kez ulaşıldıktan sonra incelemelerime kılavuzluk etmiş olan genel sonuç” diye başladığı ve üretici güçlerin gelişmesinin, onların engeli haline geldiği uğrağı kastederek “toplumsal devrim çağı başlar” diye bağladığı “yapısal” yaklaşımla (Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, Çeviren: Sevim Belli, Sol Yayınları,   Altıncı baskı, Ankara, Ekim 2005, s.39),   tarihi işçi sınıfının özne olduğu sınıf mücadelesiyle açıklayan bakış arasındaki gerilim ve ilişkinin bugünkü verili var oluşu.

İkincisi, Komünist Manifesto’nun sözleriyle “vatanı olmayan”, ama “önce siyasi hakimiyeti ele geçirmek, ulusal sınıf durumuna yükselmek, kendini ulus olarak kurmak zorunda” olan, “sözcüğün burjuva anlamında asla ulusal” olmayan proletaryanın ve komünistlerin bugünkü somut dünya-ülke koşullarındaki konumlanışı ve izleyeceği siyasete ilişkindir. Tartışma, bizatihi kavramların sorgulanmasına da açık olmalıdır. Bugüne dek, ulusal/uluslararası, nasyonalizm-enternasyonalizm kavramlarıyla tanımlayageldiğimiz sorunsalı kastediyorum.

Üçüncüsü, tarihi, sosyolojisi, kültürüyle ülke somutluğundan hareket eden “Türkiye özgülünde devrim stratejisi” diyebileceğimiz sorunsaldır.

Bu sorunsalları hakkıyla çalışıp tartışmak, önümüzdeki zor döneme hazırlık açısından ufuk açıcı olacaktır.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Dünyayı yorumlamak - Haluk Yurtsever melnur 1 888 08.03.2018- 14:13
Konu Klasör Evrimi anlamak melnur 1 2383 29.06.2016- 22:21
Konu Klasör Greif işçilerinin direnişini anlamak proleter 0 1786 03.03.2014- 14:38
Konu Klasör Kocaeli'de 'Küba Sosyalizmini anlamak' etkinliği solcu 0 1969 08.11.2014- 20:55
Konu Klasör 7 Haziran'ı doğru anlamak-A. Meriç Şenyüz denizcan 0 1944 16.07.2015- 11:54
Etiketler   Anlamak,   yorumlamak,   değiştirmek,   üzerine…
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS