SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Küba Devrimi 57 yaşında           (gösterim sayısı: 2.976)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
solcu
[ kemal ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.01.2014
İleti Sayısı: 1.709
Konum: Ankara
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: solcu
Konu Tarihi: 01.01.2016- 14:02


Küba Devrimi 57 yaşında

Bugün Küba Devrimi'nin 57. yıldönümü. 1 Ocak 1959'da, üç yıldır verdikleri savaşı kazanmış olan gerilla birliklerinin Havana'ya doğru yürüyüşü karşısında diktatör Fulgencia Batista, ülkeden kaçmak zorunda kaldı.

Geçtiğimiz yıl hazırladığımız Fidel Castro ve arkadaşlarının Küba'da sosyalizmi inşa etmelerinin başlangıcı olan devrimi anlatan interaktif:

Bugün Küba Devrimi'nin 56'ncı yıldönümü. 1 Ocak 1959'da, üç yıldır verdikleri savaşı kazanmış olan gerilla birliklerinin Havana'ya doğru yürüyüşü karşısında diktatör Fulgencia Batista, uçağına atlayıp ülkeyi terk etmeyi seçti.

Moncada Baskını

Fidel Castro ve arkadaşları, 1952'deki seçimler öncesi darbe yaparak iktidarı ele geçiren diktatör Fulgencio Batista'yı devirmek için 26 Temmuz 1953 günü Moncada Kışlası'na bir baskın düzenledi. Girişim başarısız oldu ve tutuklandılar.

Tarih Beni Aklayacaktır!

Baskın sonrasında yakalandığında şans eseri öldürülmekten kurtulan Fidel'in, tutuklandıktan sonra mahkeme karşısında yaptığı “Tarih Beni Aklayacaktır” adlı ünlü savunma, artık Moncada Kışlası baskınında atıfla 26 Temmuz Hareketi olarak anılan hareketin manifestosu haline geldi. Binlerce baskısı yapılarak dağıtılan savunma metni sayesinde pek çokları harekete katıldı. Savunma elden ele çoğaltılarak paylaşıldı ve hareketin en güçlü propaganda araçlarından birisi haline geldi.

Batista Başkan Olarak "Seçildi"

Üniversiteleri, basını ve kongreyi denetimi altına alıp, ekonominin çöküntü içinde olmasından yararlanarak büyük miktarda parayı zimmetine geçirdi. Küba'yı ABD'nin içki, kumar ve fuhuş merkezi haline getirmeye çabaladı.

15 Mayıs, 1955

Fidel ve Moncada Mahkumları Serbest Bırakıldı


Batista halkın tepkisini yumuşatmak için cezayı sürgüne dönüştürmek zorunda kalınca, Fidel ve Raúl cuntayı devirmek üzere bir gün geri döneceklerine söz vererek Meksika'ya giderken, bu sürgün dönemini isyana hazırlık dönemi olarak tarif ettiler.

1 Haziran, 1956

Castro Kardeşler ve Ernesto Che Guevara Meksika'da tutuklandı


Haziran ayı içerisinde Castro ve arkadaşları, Küba Devrimi için toplanan gönüllü savaşçılara askeri ve ideolojik eğitim vererek hazırlıkları sürdürdükleri Meksika'da tutuklandılar. Tutukluluk fazla uzun sürmedi ve Temmuz ayında serbest bırakıldılar.

2 Aralık, 1956

Granma Yatı Küba'ya vardı


Devrimciler 25 Kasım 1956 tarihinde seksen iki kişilik bir grupla, adı Granma olan bir tekne kiralayarak Küba'ya doğru yola çıktı. Grubun gelişinin istihbaratını alan Batista askerleri ile çatışma yaşandı. Çok az kişinin kurtulduğu bu çatışmada 26 Temmuz Hareketi ikinci yenilgisini aldı, ancak kararlı devrimciler yılmadılar.

17 Ocak, 1957

La Plata Saldırısı


Sabaha karşı 02.40'ta Fidel'in önderliğinde 22 gerilla, La Plata'daki Deniz Kuvvetleri'ne ait bir kışlaya başarılı bir saldırı düzenledi ve Küba devrimi ilk muharebesini kazandı.

17 Şubat, 1957

Gazeteci Herbert Matthews Sierra Maestra'ya Geldi


New York Times gazetesi muhabiri H.I. Matthews gerilla grubuna ulaştı ve Fidel'le Batı basınında çıkan ilk röportaj yapıldı.

13 Mart, 1957

Başarısız Bir Suikast Girişimi


Üniversite Öğrencileri Federasyonu Başkanı (FEU) José Antonio Echeverría’nın liderliğindeki öğrenciler 1957’de, Fulgencio Batista’yı devirmek için devlet başkanlığı sarayına bir baskın düzenledi. Sonrasında yerel Radio Reloj istasyonunu ele geçiren öğrenciler, Batista’nın öldüğünü duyurdular. Echeverría ise bundan birkaç dakika sonra polis tarafından vurularak öldürüldü.

28 Mayıs, 1957

El Uvero Savaşı


26 Temmuz örgütüne bağlı devrimciler ve Frank Pais yönetimindeki milisler gündüz vakti El Uvero kışlasına başarılı bir saldırı düzenlediler. Bu saldırı hem gerillanın moralini yükseltti hem de silah ve mühimmat açısından devrimcilerin elini kuvvetlendirdi.

30 Temmuz, 1957

Frank País Öldürüldü


30 Haziran 1957 günü yine bir devrimci olan küçük kardeşi Josué País, Santiago polisi tarafından öldürülür. Temmuz ayı boyunca polis sistematik olarak onu, 26 Temmuz Hareketi'nin Santiago de Cuba'daki kent ayağının sorumlusu olan Frank País'i arar. 30 Temmuz günü Raúl Pujol ile birlikte saklandıkları evde polis tarafından kuşatılırlar. Kaçmaya çalışırken yakalanan devrimciler, kentin dış mahallelerinden birisine götürülerek infaz edilir. Ölüm haberinin duyulması üzerine cenaze töreni 26 Temmuz Hareketi'nin gövde gösterisi şeklinde geçecek, işçiler kentte genel grev ilan edeceklerdir.


14 Aralık, 1957

26 Temmuz Örgütü Büyüyor


Çarpışmalarda Batista ordusu 170 kayıp verdi. Castro'nun asi ordusundaki gerilla sayısı 300'e ulaştı.

20 Şubat, 1958

Escambray Cephesi Açıldı


13 Mart Hareketinden Faure Chomon ve Victor Bordon öncülüğünde Escambray Cephesi açıldı. Castro bu cepheye William Morgan ve Che Guevara'yı gönderdi.


24 Şubat, 1958

Radio Rebelde Yayına Başladı


24 Şubat 1958 tarihinde Che’nin yönetimi altında yayına başlayan Radio Rebelde sayesinde Batista’nın kontrolündeki bölgelere de propaganda yapılması devrimci harekete katılanların sayısının artmasını sağladı.


27 Şubat, 1958

Raul Castro Komutasında İkinci Cephe Açıldı


1958 yılı başından beri Batista ordusu içinde huzursuzluklar artıyordu. Sierra Maestra'da orduyu bozgundan bozguna uğratarak, yaylaları ele geçiren Camilo Cienfuegos bütün kamuoyunun ilgisini çekiyor; Oriente bölgesine ait dağlık Sierra Cristal’de Raúl Castro’nun yönetiminde ikinci bir cephe açılıyordu. Batista ordusunun bitmek tükenmek bilmeyen hava akınlarına direnen yöre halkı Raúl Castro’nun yönetimi altında İkinci Cephe'de örgütleniyordu.

9 Nisan, 1958

Genel Grev


Kübalı devrimcilerin üçüncü yenilgisi, devrimden birkaç ay önce, 9 Nisan 1958’de alınan genel grev kararının uygulanması sırasında gerçekleşir. Kent kadroları genel grevi zafere giden yol olarak değerlendirirken, 26 Temmuz Hareketi kuşkuları olmakla birlikte genel grev önerisini kabul eder. Pek çok sendikacı, aydın ve devrimcinin ölümüyle sonuçlanan grev günü sonrasında kırsala yapılacak olan kadro ve silah yardımı için ciddi bir sıkıntı oluşur. Hareketin önderliğinin Sierra Maestra’da yenilgiden yaklaşık bir ay sonra yaptığı toplantıda yapılan özeleştirinin (Halkçı Sosyalist Parti’nin işçiler arasındaki örgütlülüğüne yeterince önem vermemek, kentte silahlı çatışmanın güçlüklerini değerlendirememek…) ardından kent milisleri dahil tüm kuvvetlerin Fidel’e bağlanmasına karar verilir.

31 Mayıs, 1958

Batista'nın Karşı Harekatı Başarısız Oldu


Batista ordusunca başlatılan Verano Operasyonu ile dağlara güçlü bir taarruz başladı. Batista ordusu yaklaşık 10.000 kişilik bir kuvvet ile devrimcilerin üzerine yürüdü. Ancak operasyon devrimcilerce püskürtüldü. Bu zafer, Küba'da gerillalarla Batista güçleri arasındaki savaşın askeri olarak dönüm noktası sayılır.


11 Temmuz, 1958

La Plata (Jigue) Savaşı


11 Temmuz'dan 21 Temmuz'a kadar süren La Plata Muharebesi’nde Castro’nun güçleri 240 askeri esir alırken sadece 3 kişi kaybetti. 29 Temmuz'da General Cantillo’nun tuzağına düşen Castro ve savaşçıları yaklaşık 70 kişiyi yitirdi. Castro 1 Ağustos'ta geçici ateşkes önerdi ve Cantillo kabul etti. Pazarlıklar sürerken Castro savaşçılarını tekrar dağlara taşıdı ve operasyonu en az kayıpla bitirdi. Verano Operasyonu Batista hükümeti için başarısızlıkla sonuçlandı.




















Bu ileti en son melnur tarafından 02.01.2020- 07:32 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
solcu
[ kemal ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.01.2014
İleti Sayısı: 1.709
Konum: Ankara
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: solcu
Cevap Tarihi: 01.01.2016- 14:14


3 Kasım, 1958

Başkanlık Seçimleri Boykot Edildi


Rejimi konsolide etmek için yapılan başkanlık seçimleri Fidel Castro'nun çağrısı ile halk tarafından boykot edildi.

30 Kasım, 1958

Devrimciler Oriente Eyaletini Kontrol Altında Aldı


Başarısız Verano Operasyonu sonrasında karşı saldırıya geçen devrim güçleri Oriente eyaletini ele geçirdi.

28 Aralık, 1958

Che Guevara ve Birliği Santa Clara'yı Ele Geçirdi


Şehre halkın coşkulu karşılamalarıyla ulaşan devrim güçleri, şehirde bulunan Albay Casillas'a yardım amacıyla gönderilen zırhlı trene saldırdı. Tarım fakültesinden alınan iş makinalarıyla rayları bozan gerillalar hareketsiz bıraktıkları zırhlı treni ele geçirerek içerideki 350 subay ve askeri esir aldı. Trendeki çok miktarda cephane de gerillanın eline geçti. Kazanılan zafer Radio Rebelde aracılığıyla tüm ülkeye duyuruldu ve Batista'nın kaçış süreci başladı.

30 Aralık, 1958

Yaguajay Kahramanı


Sierra Maestra'daki ilk günlerden beri kahramanlığı dilden dile dolaşan Camilo Cienfuegos komutasındaki devrimci güçler Yaguajay'ı ele geçirdi. Devrimciler şehirde direnen Batista ordusuna bağlı birlikleri kendi ürettikleri tank ile alt etti ve bu savaş sonrasında Camilo, "Yaguajay Kahramanı" olarak anılmaya başlandı.

1 Ocak, 1959

Batista Küba'yı Terk Etti


Batista 1958 sonbaharında Fidel Castro öncülüğündeki devrimci güçlerin başlattığı saldırıya yenik düşerek devrildi ve 1 Ocak 1959'da ailesiyle birlikte Dominik Cumhuriyeti'ne kaçtı. Portekiz'e bağlı Madeira Adaları sürgüne, oradan da Lizbon yakınlarındaki Estoril'e gönderildi. İspanya'da Marbella yakınındaki, Guadalmina'da, 6 Ağustos 1973 tarihinde bir kalp krizi sonucu öldü.

2 Ocak, 1959

Che ve Camilo Cienfuegos Havana'ya Ulaştı


Batista'nın kaçışını takiben Che Guevara ve Camilo Cienfuegos'a bağlı kollar Havana'ya girdi.

Resim Ekleme

8 Ocak, 1959

Fidel Castro Havana'ya Ulaştı


Fidel Castro Devrim Hükümeti kurdu ve Havana'ya ulaştı.

http://interaktif.sol.org.tr/kuba/










Bu ileti en son melnur tarafından 02.01.2020- 07:34 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.737
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

20 kere teşekkür edildi.
13 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 02.01.2020- 07:38


Küba Devrimi 61 yaşında

1 Ocak 1959'da mutlak zafere ulaşan Küba Devrimi, 61. yaşında.

Resim Ekleme

Küba'da Fidel Castro öncülüğünde zafere ulaşan devrimin üzerinden 61 yıl geçti.

ABD'nin tüm saldırganlığına karşı inatla ayakta kalan ve insanlığa umut olmayı sürdüren Küba devrimini bir kez daha selamlıyoruz.

Devrimin 61. yılında Fidel ve yoldaşlarının zafere yolculuğunu bir kez daha hatırlatıyoruz...

FİDEL YOLA ÇIKIYOR

3 erkek, 4 kız toplam 7 kardeşin üçüncüsü olan Fidel Castro, 13 Ağustos 1926’da eski Oriente (Bugünkü Holguin) eyaletinin Mayari beldesinde doğdu. Santiago ve Havana’da iyi Katolik okullarında eğitim gören Fidel, 1945’te Havana Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Siyasi faaliyetleri öğrenci delegesi seçilmesiyle arttı.

Küba'da siyasi atmosfer çok gergindi ve öğrenciler üzerinde büyük baskı vardı.

BATİSTA DARBESİ

Okulu bitirdikten sonra avukatlığa başlayan Fidel, 1952’de yolsuzluk karşıtı konumuyla tanınan Ortodoks Partinin seçimlerinde aday oldu. Fakat seçimler yapılmadan Batista'nın darbesi yaşandı. Darbeden sonra tüm siyasi partiler kapatıldı ve anayasal haklar askıya alındı, üniversiteler kapatıldı. Fakat öğrenci eylemleri devam etti.

ABD destekli darbeyle iktidara el koyan Fulgencio Batista hakkında suç duyurusunda bulunan Fidel, başvurusu reddedilince kardeşi Raul’un da aralarında bulunduğu arkadaşlarıyla Movimento (Hareket) adlı yeraltı örgütünü kurdu.

26 TEMMUZ HAREKETİ

Movimento’nun tarihe geçen eylemi Moncada baskını olarak bilinen kışla baskınıdır.

Baskının düzenlendiği kışlanın konumu kritikti. Santiago de Cuba, etrafı dağlarla çevrili izole bir bölgede yer alıyordu. Ayrıca Havana’ya olan uzaklığı sebebiyle Batista tarafından gönderilecek destek kuvvetlerinin zamanında ulaşması güçtü. Kışla zapt edildiği takdirde, coğrafyanın avantajı kullanılıp savunma açısından üstün konuma geçilecekti. 1953 yılında Moncada Kışlası “Antonio Maceo” alayının merkezi konumundaydı. Öneminden dolayı ülkedeki ikinci büyük kışla idi ve bin kadar asker barındırmaktaydı.

Saldırının gerçekleştirileceği gün bir karnaval Pazar’ıydı. Dolayısıyla geleneksel olarak adanın dört bir tarafından pek çok gencin kentte olduğu varsayımıyla savaşçılar dikkat çekmeyecekti.

25 Temmuz akşamı Fidel Castro yoldaşlarına çok kısa bir direktif mesajı gönderdi. Mesajında tıpkı 1868 ve 1895 yıllarında filizlenen Küba kurtuluş mücadelelerinde olduğu gibi, yine ülkenin doğusundan başlayan bir mücadelenin haberciliğini yaptıklarını, bu saldırıda ölümün de zaferin de olabileceğini, ama tıpkı ataları gibi “Ya özgürlük ya ölüm!” yakarışıyla hareket edeceklerini yazmıştı. Sloganlarının öldürmek değil, ancak mümkün olduğunca hayatta kalmak olduğunu eklemişti. Mesaj açıkça devrime giden yolda Moncada baskınının önemini vurgulamaktaydı.

Saldırı günü 135 devrimci arasından dördü hareket noktası olan çiftlikte beklemiş, 131 devrimci sabah 4.00 sularında araçlarla Santiago’ya doğru yola çıkmıştı. Abel ve Raúl önderliğindeki bölükler hedeflerine ulaştı. Sivil Hastane ve işitme merkezine vardılar. Fidel komutasındaki esas grup planlandığı gibi silahsız bir biçimde kontrol noktasına kadar gelmişti ancak 3 numaralı postaya kadar. O sırada beklenmedik şekilde bir devriye belirmiş ve kenar sokakların birinden çıkan bir çavuşun zamansız ateş etmesi ile kışladaki tümen uyarılmış ve birliğin hızlıca mobilizasyonu sağlanmıştı. Bu sürpriz karşısında çatışma kışla dışında ve savaş konumunda gerçekleşti. Koşulların güçlüğü dolayısıyla bu savaşın sürdürülmesinin toplu intihar olacağını düşünen Fidel Castro çekilme emri verdi. Ve Moncada Kışlası baskını başarısızlıkla sonuçlandı.

Fidel’in daha sonra bu baskının adıyla anılacak olan 26 Temmuz Hareketi’nden yoldaşlarına “Bugün yenildik, ama mutlaka geri döneceğiz” dediği söyleniyor. Nitekim bu tarihten sonra Batista diktatörlüğüne karşı mücadelenin halk içinde de önemli karşılıkları yaratılmaya başlanmıştır. Askeri olarak büyük bir yenilgiyle sonuçlansa da, Moncada baskını Havana’da çok büyük bir siyasi etki yarattı. Karşılığında Batista yönetimi ağır bir baskı dönemini başlattı, Komünist Parti yasaklandı.

'TARİH BENİ AKLAYACAKTIR'

Batista, tutsak aldığı Fidel'i çeşitli biçimlerde öldürmeye kalktı fakat başarılı olamadı.

Fidel'in yargılanmasına başlanmasıyla birlikte Küba tarihinin en ünlü davası başlamış oldu. Fidel duruşma sırasında elini masaya vurarak, “Beni mahkum edin, önemli değil. Tarih beni aklayacaktır” dedi.

Fidel, “Tarih Beni Aklayacaktır” ismini taşıyan bir manifesto kaleme aldı ve bu manifesto devrimde büyük rol oynadı.

Fidel savunmasında, Batista rejimine saldırırken, 26 Temmuz Hareketi’nin programını şöyle açıklıyordu; toprak yoksul köylülere dağıtılacak, fabrikalarda karın yüzde otuzu işçilere verilecek, haksız kazanç ürünü zenginliklere el konacaktı. 15 yıl ceza alan Fidel, üç yıl sonra genel af sayesinde serbest kaldı.

CHE'NİN DEVRİME DAHİL OLUŞU

Fidel, hapisten çıktıktan altı hafta sonra Meksika’ya gitti. Orada taraftarlarıyla Batista’ya karşı yeni bir hareket planladı. ABD’deki Kübalı toplulukları dolaşarak destek aradı. Bir yıl sonra 1956’da gerilla gücünün çekirdeği oluşmuştu. Genç bir Arjantinli doktor olan Ernesto Che Guevara da artık onunla birlikteydi.

Che dahil 82 kişi Granma (“Büyükanne”) adlı tekneyle Meksika’dan yola çıktılar. Onların inişiyle Santiago’da bir ayaklanma olmasını planlıyorlardı.

Granma’nın karaya varmasından önce gerillalardan biri denize düştü. Diğerleri onu aramaya başladılar. Umutsuz arayış sırasında Fidel’in tavrı çok netti: “Onu bulana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz”. Bu durum harekat planını etkiledi ancak, gerillaların Fidel’e bağlılığını çok güçlendirdi. Herkes onun kimseyi arkada bırakmayacağını gördü ve ona güvenleri katlandı.

Granma düşünülenden iki gün geç karaya çıktı, Batista’nın askerleri şehirdeki isyanı bastırdı. Savaşçılar bir bataklığı geçerek karaya çıktı ve araziye dağıldılar. Batista’nın askerlerinin saldırıları sonucu 82 kişiden yalnızca 21’i Sierra Maestra’da bir araya gelmeyi başardı.

Fidel Sierra’da “En iyi eğitimliniz o, en iyi stratejist o” dediği Che’yi komutan yaptı. Daha sonra Camilo, Raul ve başka komutanlar da atandı. Gerillalar en büyük desteği çevredeki çiftçilerden gördüler. Bunların bir bölümü gerillalara katıldı ve komutan oldular. Hareketin içinde erkekler kadar, kadınlar da vardı. Hatta bir kadınlar taburu dahi oluşturulmuştu.

KÜBA DEVRİMİ'NİN ZAFERİ

Kısa sürede yürüttükleri çalışmalar sayesinde çevredeki köyleri yanlarına aldılar, kentlerde de muhalif güçlerle bağlarını sağlamlaştırdılar.

Hareket kentlerde hem yeraltında örgütleniyor, hem de diğer örgütlerle ittifak ilişkileri kuruyordu. Baskıların bir diğer sonucu halkın Batista’ya tepkisinin artması oldu. İsyancılar bir dizi kitapçık, gazete ve 1958’den itibaren de radyo aracılığıyla yayın yaptılar.

26 Temmuz Hareketi’ne yönelik şiddet uygulamaları ise tam aksi sonuçlar veriyor, baskılar mücadele gücünü artırıyordu. Bu dönemde 20 bin kişinin yönetim tarafından katledildiği tahmin ediliyor.

Nihayet 25 aylık zorlu bir mücadelenin sonucunda Ocak 1959’da 26 Temmuz Hareketi zafere ulaştı.

1959 yılının 1 Ocak’ında Batista önce Dominik Cumhuriyetine ardından da İspanya’da Francis Franco’nun faşist yönetimine sığındı. Fidel ve arkadaşları Havana’ya girdiler. Büyük bir halk desteği ve coşkusuyla karşılanan devrimciler, çiçeklere, sloganlara, sevgi ve kucaklaşmalara boğuldular.

'PARA İSTEMEK İÇİN ABD'YE GELİNMESİNE ALIŞKINSINIZ'


Fidel, iktidara geldiği andan itibaren bir dizi Latin Amerika ülkesini ziyaret ederek birlik çağrısı yaptı. Bir Latin Amerika pazarı yaratılmasını önerdi. 1959’da ABD’yi ziyaret eden Fidel, gazetecilerin “Mali yardım isteyecek misiniz” sorusuna”, “Hayır para istemek için ABD’ye gelinmesine alışkınsınız. Ben iyi ilişkiler ve anlaşma için geldim. Biz zengin bir ülkede yaşayan fakir bir halkız. Şimdi ülkemizin zenginliklerinden yararlanmak istiyoruz” diye yanıt vermişti.

Devrimin ilk yılı, bağımsızlık isteyen bir ülkenin kendi yolunu çizmek için attığı adımlara sahne oluyordu. Batista iktidarı döneminde tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 70’i yabancıların elindeydi. Şeker sanayii ABD’nin elindeydi. Başlangıçta kendi ailesi olmak üzere Fidel bir istimlak programını yürürlüğe koydu. “Oğlum avukat olup haklarımızı savunacak” diyen babası için bu değişik bir sürpriz olacaktı. Tarım reformu ABD şirketlerinin çıkarlarını olumsuz etkileyince gerilimler başladı. ABD’ye ait petrol rafinerileriyle ilgili anlaşmazlık üzerine Küba yönetimi şirketleri kamulaştırma kararı aldı. ABD Küba’nın şeker kotasını kıstı. Küba ise tüm ABD mülklerini kamulaştırdı. 1960 Ekimi’nde ABD’nin Küba’ya dönük ambargosu gündeme geldi.

'ABD'NİN DİBİNDEYİZ VE BİR SOSYALİST DEVRİM YAPTIK'

Eğitim reformu çerçevesinde büyük bir okuma-yazma kampayası başlatıldı. Parasız eğitimin bir hak olduğu fikirnin yeşerdiği yeni okullar, devrimin toplumsal yapıda önemli bir mevzi elde etmesini sağladı.

1961’de CIA’in desteklediği Domuzlar Körfezi harekatı 3 gün süren çatışmaların ardından başarısız oldu. 16 Nisan 1961'de, bir önceki gün gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybeden Kübalılar için Havana'da düzenlenen cenaze töreninde Fidel, ilk defa devrimin sosyalist karakterini ilan ederek şunları söyledi:

“Bu sıradan insanların sıradan insanlarla birlikte sıradan insanlar için yaptığı ve uğruna hayatlarımızı vereceğimiz sosyalist ve demokratik bir devrimdir. Bu nedenle bizi asla affetmeyecekler, ABD'nin burnunun dibindeyiz ve sosyalist bir devrim yaptık.”

Fidel, konuşmasında yaptıkları reformlara “sosyalist devrim” dendiğini ve bunu “tüfekleriyle savunacaklarını” söyledi.

https://haber.sol.org.tr/dunya/kuba-devrimi-61-yasinda-277440



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör TKH: Büyük Ekim Devrimi 102 yaşında... melnur 3 178 03.11.2019- 19:09
Konu Klasör Alman Devrimi 100 yaşında: Vardık varız, var olacağız melnur 1 476 15.01.2020- 03:45
Konu Klasör Ekim Devrimi (Rus Devrimi - Bolşevik Devrim) spartakus 0 3105 22.08.2015- 13:51
Konu Klasör 'Aydınlanma nedir?' 233 Yaşında! melnur 14 4931 01.03.2020- 07:46
Konu Klasör Nazım Hikmet yaşıyor; doğum günün kutlu olsun Nazım! munzur 5 3345 16.01.2020- 04:36
Etiketler   Küba,   Devrimi,   yaşında
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS