SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Faşizme karşı…-Ender HELVACIOĞLU           (gösterim sayısı: 1.592)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: denizcan
Konu Tarihi: 21.01.2016- 11:10


Faşizme karşı…-Ender HELVACIOĞLU


Lafı dönüp dolaştırmadan, ince analizlere girip uzatmadan, gördüğümüz “çıplak gerçeği” ve “kalın hatları” madde madde sıralayalım:

1) 12 Eylül 1980’den sonraki en ağır faşist saldırı ile karşı karşıyayız. Türkiye halkı, HDP ve PKK bahane edilerek, 7 Haziran’dan beri cezalandırılıyor.

Sadece Kürt vatandaşlar değil, Türk’üyle Kürt’üyle bütün Türkiye halkı (hatta çağdaş ve modern yaşam tarzı) ağır bir saldırı altında.

Bu saldırı sadece bir cezalandırma değil, bir hedefi de var: “İslamcı faşist diktatörlük”.

2) AKP faşizmi, Ortadoğu’da taşeronluk vaat ederek ve ülkeyi koalisyon güçlerinin savaş üssüne çevirerek ABD emperyalizmini; kâh sopa göstererek kâh çıkar sağlayıp anlaşarak büyük burjuvaziyi; çeşitli operasyonlarla ayrık otlarını temizlediği orduyu; yani desteğine ihtiyaç duyduğu güç odaklarını, hedeflediği rejime -hemen hemen- ikna etmiştir.

3) Faşizm, iktidarı ve devleti ele geçirmekle yetinemez; halkı da ele geçirmelidir. Çatlak ses kalmamalı, halk susturulmalı ve bastırılmalıdır. Bu aşamayı yaşıyoruz.

Göreceksiniz, bugün PKK bahane edilerek Kürt illerine yapılan saldırıların benzerleri, yarın, “komünist teröristler” bahane edilerek Batı illerindeki varoşlara, “solcular-bölücüler” bahane edilerek üniversitelere, “vatan hainliği” bahane edilerek önce sola sonra tüm muhaliflere, “dinsizlik” bahane edilerek modern yaşama, “devletin bekası” bahane edilerek parlamentoya ve çatlak ses çıkaran düzen partilerine karşı da yapılacaktır.

4) Faşist diktatörlük heveslileri dış maceralara da kalkışacaktır. Bu hem ABD emperyalizmi ve İsrail ile yaptığı anlaşmaların bir gereğidir; hem de içeriyi daha da bastırmak ve sesleri tamamen kesmek için kullanılacaktır.

5) AKP iktidarı ile şu veya bu gerekçeyle ittifak arayışına girenler veya kendi çıkarları için uzlaşmaya çalışanlar halka ihanet içindedirler ve girdikleri bu yolu terk etmezlerse gelecekte “faşizmin küçük faşistleri” olarak anılacaklar.

Bu yolla kendilerini kurtarabileceklerini de sanmasınlar. Örneğini geçmişte de gördüğümüz gibi, “fikriyatları iktidarda, kendileri zindanda” olacaklar.

6) Adım adım gelen faşizm tehlikesine karşı bir “direniş mevzisi” kazmak zorundayız. Bu mevzide kimlerin olacağı belli, yukarıda saydık. Sorun “öncülük” sorunudur.

Ya sıkı örgütlenmiş bir çekirdek ekip, sağlam bir strateji, ustalıklı alt taktikler, akıllı bir eylem tarzı oluşturup ön alacak ve hepimiz -artık anlamı kalmamış geçmiş tartışmaları bırakıp- bu safa gireceğiz; ya da çeşitli öbekler asgari bir programla (faşizm tehlikesine karşı) bir araya gelip “anti-faşist, anti-emperyalist bir cephe” oluşturacak.

Şu anda böyle tek bir örgüt gözükmüyor; ama bu hiç olmayacağı anlamına gelmez. Böyle koşullarda iddia sahibi ve güvenilir bir ekip (belki mevcut partilerden biri) öne çıkabilir.

Zaten bir cephe kurma yoluna da gidilse, bu cephenin politik hatta anlaşmış sıkı bir öncü çekirdeği olmalıdır. “Önderliğinde” herkesin başka bir yöne çektiği, sivil toplum kuruluşu benzeri “cephelerin” artık bir işlevi kalmamıştır. Öncü değil tepkici olan, olayların peşinden koşturan, hesap-kitabın yapılmadığı ve meydan takıntılı bir eylem tarzı da Suruç ve Ankara patlamalarından sonra ömrünü tüketmiştir.

7) Bu öncü, “devrimci bir Türkiye stratejisi”ne sahip olmalıdır. Kürt ulusalcılarının, liberallerin ve sosyal-demokratların böyle bir strateji geliştirme (dolayısıyla öncülük) potansiyellerinin bulunmadığı (Türk ulusalcılarının ise karşı safa geçtiği) belli oldu. Geriye sosyalistler kalıyor. 12 Eylül’de gösterilemeyen basiret, bunca deneyimden sonra artık bugün geç kalmadan gösterilebilmeli.

Görebildiğim “kalın hatlar” bunlar. Umarım yanılıyorumdur.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: denizcan
Cevap Tarihi: 21.01.2016- 11:20


Ender Helvacıoğlu bildiğim kadarıyla hiçbir siyasi partiye üye değil. Sürekli olarak anti faşist bir cephenin kurulması gerektiğini söylemesine rağmeni bu anti faşist cephenin sosyalistler öncülüğünde söylemesi aklıma ÖDP, KP ve HTKP'yi getiriyor. Bu öncülüğün başını çekebilecek başka bir parti yok. Diğerleri ya kuyrukçu ya da kürt hareketine kuyrukçu olmasalar bile yakın durmuyorlar. O zaman daha açık olması gerekiyor ve bu partilerin yöneticileriyle bir temasa geçmesi gerekiyor. Her yazısında aynı şeyleri söylüyor ve anti faşist bir cephenin önemi üzerinde duruyor. Artık onun da harekete geçmesi lazım. KP, ÖDP, HTKP bu konuda ne düşünüyorsa bunun bilgisini vermesi lazım. Bir ara İleri haberde yazıyordu. HTKP'ye yakındı. Şimdi ABC haberde. En azından HTKP'den bilgiler verebilir.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
dayanışma
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: dayanışma
Cevap Tarihi: 22.01.2016- 16:02


Bu öncü, “devrimci bir Türkiye stratejisi”ne sahip olmalıdır. Kürt ulusalcılarının, liberallerin ve sosyal-demokratların böyle bir strateji geliştirme (dolayısıyla öncülük) potansiyellerinin bulunmadığı (Türk ulusalcılarının ise karşı safa geçtiği) belli oldu. Geriye sosyalistler kalıyor. 12 Eylül’de gösterilemeyen basiret, bunca deneyimden sonra artık bugün geç kalmadan gösterilebilmeli.

BHH bu konuda umut vaad ediyordu. Seçimlerdeki yanlış duruş onun da ömrünün tükenmesiyle sonuçlandı. Sosyalistlerin başını çektiği bir örgütlenmenin olabilmesi için radikal bir duruş gerekiyor. Asgari program AKP karşıtlığında oluşabilir. Türkiye'de kürt hareketinin inişli çıkışlı siyaseti bunun gerçekleşmesinin önünü tıkıyor. AKP karşıtlığında birleşen solun bir kısmı kürt hareketinin AKP ile masaya oturması karşısında yan çizmeye başlayınca anti faşist örgütlenme kendi içinde çözülmeye uğruyor. BHH'de yaşanan sorun buydu. Sosyalistlerin bir kısmı yıllarından alışkanlığı güçlü gördükleri kürt hareketinden yana olma alışkanlığından kurtulamıyorlar. Bu alışkanlık kürt hareketinin izlediği siyasetin dışına çıkamamaya da yol açıyor. AKP karşıtı cepheye kürt hareketi katılım sağlamadığında bu kesimlerin de katılımı sağlanamıyor, katılsa bile kürt hareketinin inişe geçmesiyle birlikte onlar da o siyasete onay vermeye başlıyorlar. Zorluğu burada görüyorum.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
ayhan
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 05.12.2013
İleti Sayısı: 1.076
Konum: Tekirdağ
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: ayhan
Cevap Tarihi: 22.01.2016- 16:57


Solcular arasında kürt hareketi olmadan olmaz anlayışı yaygın. Kuyrukçu siyaset izlemelerinin nedeni de bu. Kürt hareketinin katılmadığı hareketlere bu kesim katılmıyor. Kuyrukçulukları bu seviyeye gelmiş, onların dışında bir cephe anlayışında bulunmak lazım. HDP kendini PKK'dan ayıramıyor, CHP bu konuda çok silik. Sosyalistler çok parçalı, anti faşist cephe bu yüzden kurulamıyor. Kurulabileceğini de sanmıyorum. AKP de bu parçalı yapıyı kullandıkça kullanıyor, ne istiyorsa onu dayatıyor ve bunda başarılı oluyor.Anti faşist cephe kurulmalı, ama sosyalistlerin öncülüğünde nasıl kurulabilir, kürt hareketi ve CHP'nin katılmadığı bir örgütlenme nasıl gerçekleştirilebilir?



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Bitkiler nasıl sudan karaya çıktı? melnur 0 396 03.04.2018- 04:47
Konu Klasör İddia: Algler Sudan Karaya Geçiş Olamaz melnur 0 1538 04.08.2013- 18:35
Konu Klasör İddia: Sudan karaya geçişin fosili yoktur melnur 0 1642 04.08.2013- 19:03
Konu Klasör Sorun yok!-Ender HELVACIOĞLU ayhan 2 1579 25.02.2016- 15:31
Konu Klasör Denizler - Ender Helvacıoğlu spartakus 2 2609 13.07.2015- 19:31
Etiketler   Faşizme,   karşı…-Ender,   HELVACIOĞLU
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS