SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Üç ana halka           (gösterim sayısı: 1.410)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
umut
[ umut yarın ]
Yasaklı
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.09.2013
İleti Sayısı: 3.105
Konum: Gizli
Durum: üye uzaklaştırılmış
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Konu Yazan: umut
Konu Tarihi: 03.02.2016- 11:30


Üç ana halka
Haluk Yurtsever  



Erdoğan/AKP diktası, bu ülke insanlarını bir toplum olarak bir arada tutan ideolojik-kültürel bağları çözüyor; toplumu çürütÜç ana halkaüyor. Ülkeyi kanlı bir iç savaşa sürüklüyor.

Solda, Erdoğan/AKP iktidarının bugünüyle, geleceğiyle, nasıl sona erdirileceğiyle ilgili rivayetler muhtelif.

Bu yazıda bunlara girmeyip, soldaki hemen herkesin fikir birliği içinde olduğu iki saptama üzerinden devam edelim.

Birincisi, iç-dış, nesnel koşullar ne ölçüde olgunlaşmış olursa olsun bu rejim, gönderilmeden gitmeyecek. Düzen ve meclis içi muhalefet, ne nitelik, ne nicelik olarak rejime son verecek durumda değil.

Birincinin doğal sonucu olarak ikincisi, çözülmeyi, çürümeyi, iç savaşı durdurmak, Türkiye’ye yeni ve ilerici bir yön kazandırmak,   tek parti iktidarına son vermekten, o da eşitlik, özgürlük ve toprak kardeşliği ekseninde yeni bir toplumsal enerji yaratmaktan geçiyor. Soldan müdahale gerekiyor.

Sol ve sosyalizm ise, sosyolojik olarak azımsanmayacak bir birikim ve potansiyele sahip olmasına rağmen, hareket ve örgüt olarak   zayıf durumda.

Bu yüzden, bu tabloyu değiştirecek, sol/sosyalist birikimi siyasal bir güç odağı haline yükseltecek ana halkalar üzerinde kafa yormak gerekiyor.

Sadeleştirmek kolay değil. Yine de denemek gerekiyor. Çünkü, siyasette bir öncü azınlığın erk odağı olması, sınırlı gücünü en belirleyici önceliklere yoğunlaştırmasına bağlı. Bu genel kuralın, somut koşullara, maddedeki değişikliklere göre uygulanması ise kuşkusuz yaratıcılık istiyor.  

Bu çerçevede tutulacak birinci halkanın ideolojik üretim ve “şiddete” ağırlık vermek olduğunu düşünebiliriz. “Egemen sınıfın düşünceleri egemen düşüncelerdir” (Marx) ve “herhangi bir biçimde sosyalist ideolojiyi küçümsemek, burjuva ideolojisini güçlendirmek anlamına gelir” (Lenin) formülasyonları bugün özellikle geçerlidir. İdeolojiyi, insan (ve sınıf) bireylerini düşünce yoluyla birbirine bağlayan, birlikte görmeye, birlikte davranmaya, birlikte mücadeleye yönlendiren düşünsel, psikolojik ve kültürel ortak bakış açısı olarak tanımlıyorum.

Televizyonu, sosyal medyası, akıllı telefonları vb. ile devasa “bilinç endüstrisi” çok etkili olmakla birlikte, kapitalist ideoloji, burjuvazinin oluşum/yükseliş dönemindeki çekiciliğini yitirmiş, daha doğrusu bu çekiciliğin maddi zeminini yitirmiştir. Milyonlarca insanın en yakıcı yaşam ve hak talepleri doğrudan kapitalist sistemin kendisiyle karşı karşıya geliyor. Kadın cinayetleri, iş cinayetleri, iklim krizi, savaş, göç, ırkçılık, terör vb. hangi taşı kaldırsanız altından sermaye, kâr, mübadele, metalaştırma çıkıyor. Bunun gösterilmesi bugün dünkünden daha kolay. Kolay olması, sistematik, ardıcıl sergileme, eleştiri ve propaganda yapılması gereksinimini ortadan kaldırmıyor. Tersine, egemen medya manipülasyon ve klişelerini kırıp, sorunun esasını ve düzenle bağını göstermek gerekiyor. Örnek olsun, kadın cinayetlerine tepkiyi, haklı ama yüzeysel, ceza indirimleri konusunun ötesine geçip, aile, cinsellik, kadın-erkek ilişkilerinin kapitalist karakterini sorgulama noktasına taşımak, özetle, komünist ideolojiyi kapitalizmin ant-tezi olarak işlemek, somutlaştırmak gerekiyor.

İkinci halka, komünist siyasetin kendisini yerel zeminlerden bedenleştirmesidir. Sosyalist siyasal etkinlik ve örgütlenme ancak, küçük, yüz yüze iletişimi olanaklı kılan birimlerden başlayarak ete kemiğe bürünebilir. Mahalleleri, işyerlerini, semtleri, sokakları, hatta evleri siyasetin konuşulduğu, yaşandığı, gönüllü örgütlenme alanları olarak değerlendirmek hele de bugün son derece etkili bir yol alma yöntemi olabilir.

Erdoğan’ın, başkanlık hedefini, siyaseti “tabana” indirerek gerçekleştirmek üzere muhtarlarla, kaymakamlarla toplantılar yapması, mitingler planlaması, güncel olarak da yerelliklerdeki propaganda ve örgütlenmenin önemini artırıyor. Biçimi, adı çok önemli değil, yerel yasama, danışma organları gibi çalışacak yerel toplantı   ve etkinliklerle karşıt/kurucu siyaseti “aşağıdan”   canlandırmak bugün çok büyük bir önem taşıyor.

Üçüncü halka, hangi sınıf ve siyasal eğilimleri etkiliyor olursa olsun, zorbalık, baskı, şiddet, ayrımcılık ve hak-hukuk tanımazlığın her türlüsüne karşı tepki ve dayanışma içinde olmak, bir hakkın varlığının, fiili kullanımından geçtiği bilincini yaymaktır. AKP, karşısındaki farklı muhalefet odaklarına karşı, birine vururken ötekinin desteğini alan, en azından tarafsızlaştıran başarılı bir taktik izledi. Bağlaşıklarını değiştirdi ama bu taktiğini hiç değiştirmedi. Toplumsal muhalefetin, ideolojik çizgileri ve gelenekleri farklı kesimlerinin, aynı anda bir araya gelerek karşısına dikilmesini önledi.

AKP iktidarı 13 yıl içinde, biri 2013 Haziran Gezi isyanı, öteki 7 Haziran seçimleri olmak üzere iki kez sallandı. İkisi de, şimdi burada girmeyeceğimiz eksikliklerine rağmen, AKP’ye ve AKP’nin en önemli siyasal temsilcisi olduğu düzene karşı Türkiye toplumunun diri dinç güçlerinin birliğiyle gerçekleştirildi.

Bu tarzı geliştirerek egemen kılmanın başlangıç noktası kime yönelirse yönelsin, her türlü zor, şiddet ve zulme karşı birlikte direnmektir.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: denizcan
Cevap Tarihi: 03.02.2016- 19:34


“herhangi bir biçimde sosyalist ideolojiyi küçümsemek, burjuva ideolojisini güçlendirmek anlamına gelir” (Lenin) formülasyonları bugün özellikle geçerlidir

Hakkı arkadaş,   bak Haluk Yurtsever ne söylemiş; ''günümüzde sosyalist ideolojiyi değiştirelim, çöpe atalım, başka bir ideoloji kuralım'' dememiş. Sen ne diyordun, ''sosyalist ideoloji geçen yüzyılın ideolojisidir''. Bunu söylerken Haluk Yurtsever'in de senin gibi düşündüğü imasında bulunmuştun. Haluk Yurtsever'in bu söylediğinden yanıldığını, yanlış düşündüğünü anlamış olur musun?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
hakkı
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: hakkı
Cevap Tarihi: 03.02.2016- 19:52


H.Yurtseverin görüşlerine katılmadığımı da söyledim benim için Yurtsever referans değil.

Ben eski idolojilerin günü anlatmadığını söylüyorum.
Böyle imada bulunmadım sen yanlış anlamışsın.

Ben üretim zincirindeki mücadeleyi teknolojiye karşı işçi sınıfı kaybetti diyorum Kapitalizmin krizi tüketim zincirinin aksaması sonucu ters istikamette çözülecektir diyorum

yani müdahale tüketim zincirine olacak o şekilde kapitalizm bir başka sisteme zor yolu ile evrilecektir.

H.Yurtsever lafı yuvarlamasını seven siyasetçidir bense direk söyleyen biriyim. Yurtseverin yazılarında her kes kendine düşen payı alır ama benim yazılarımda ya karşı ya taraf olmak zorunda kalınır.

İşte aramızdaki uçurum



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: denizcan
Cevap Tarihi: 03.02.2016- 20:00


Yurtsever konusunu açtığında ''yurtsever de sizin gibi düşünüyormuş'' mu demiştin; istersen yazdıklarını bir daha oku:)



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
KARINCA
[ KARINCA ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 31.10.2013
İleti Sayısı: 105
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: KARINCA
Cevap Tarihi: 03.02.2016- 20:54


Bence Haluk değil ama siz lafı yuvarlıyorsunuz.
Öncelikle şu tüketim zinciri üzerinden,Kapitalizm’in   bir başka sisteme zor yoluyla evrilecek saptamanızı ele alalım.
Bir kere evrilme zor yoluyla olmaz,zor yoluyla olan DEVRİLMEDİR.
Birde bize şu Kapitalizm’in zor yoluyla “evrildiği” bir başka sistemin adını koysanız!
Teknolojik gelişim,makinaların ön plana çıkması,işçi sınıfının üretim sürecinde önemini yitirmesini sağlasada,sömürüyü sağlayan artı değerin kaynağı canlı emek olduğundan,işçi sınıfı her zaman üretimde de özne konumundadır.
İşçi Sınıfı’nın sermayeye gereksinmesi yoktur ama Sermayenin var olması,gelişebilmesi için her zaman işçi sınıfına gereksinmesi vardır.
Onun için işçi sınıfı ,kendi sınıf karşıtını ortadan kaldırarak kendinide ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip tek sınıftır.
O nedenle Komünistler’in sonul amacı Ücretli Emeği ortadan kaldırmaktır.
Sermaye işçi sınıfına sadece üretim sürecinde ihtiyaç duymaz,artı değer pazarda realize edildiği için Sermayenin işçi sınıfına pazarda da gereksinmesi vardır.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
solcu
[ kemal ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.01.2014
İleti Sayısı: 1.709
Konum: Ankara
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: solcu
Cevap Tarihi: 03.02.2016- 21:08


Alıntı Çizelgesi: KARINCA yazmış

Bence Haluk değil ama siz lafı yuvarlıyorsunuz.
Öncelikle şu tüketim zinciri üzerinden,Kapitalizm’in   bir başka sisteme zor yoluyla evrilecek saptamanızı ele alalım.
Bir kere evrilme zor yoluyla olmaz,zor yoluyla olan DEVRİLMEDİR.
Birde bize şu Kapitalizm’in zor yoluyla “evrildiği” bir başka sistemin adını koysanız!
Teknolojik gelişim,makinaların ön plana çıkması,işçi sınıfının üretim sürecinde önemini yitirmesini sağlasada,sömürüyü sağlayan artı değerin kaynağı canlı emek olduğundan,işçi sınıfı her zaman üretimde de özne konumundadır.
İşçi Sınıfı’nın sermayeye gereksinmesi yoktur ama Sermayenin var olması,gelişebilmesi için her zaman işçi sınıfına gereksinmesi vardır.
Onun için işçi sınıfı ,kendi sınıf karşıtını ortadan kaldırarak kendinide ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip tek sınıftır.
O nedenle Komünistler’in sonul amacı Ücretli Emeği ortadan kaldırmaktır.
Sermaye işçi sınıfına sadece üretim sürecinde ihtiyaç duymaz,artı değer pazarda realize edildiği için Sermayenin işçi sınıfına pazarda da gereksinmesi vardır.




Hakkı arkadaş o kadar çok şeyi yuvarlıyor ki, sonra da yuvarladıklarının içinde kayboluyor. Kapitalizm devrimle yıkılır. Bu kadar. Üretimi, tüketimi devreye sokup bir şeyler söylemek, devrim lafını ağza almamak, liberalizme kaymış solcuların demokrasicilik oyunlarıdır. Tüketimi düzelt, sınıflar arasındaki uçurumu düzelt, biraz da demokrasiyi savundun mu, yerine göre solcu, sosyalist veya komünist olunuyor! Sovyetler çözüldü, solda böyle bir yılgınlık ortaya çıktı. Herkes kafasına göre marksizm yaratıyor.!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
hakkı
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: hakkı
Cevap Tarihi: 06.02.2016- 20:05


Alıntı Çizelgesi: KARINCA yazmış

Bence Haluk değil ama siz lafı yuvarlıyorsunuz.
Öncelikle şu tüketim zinciri üzerinden,Kapitalizm’in   bir başka sisteme zor yoluyla evrilecek saptamanızı ele alalım.
Bir kere evrilme zor yoluyla olmaz,zor yoluyla olan DEVRİLMEDİR.
Birde bize şu Kapitalizm’in zor yoluyla “evrildiği” bir başka sistemin adını koysanız!
Teknolojik gelişim,makinaların ön plana çıkması,işçi sınıfının üretim sürecinde önemini yitirmesini sağlasada,sömürüyü sağlayan artı değerin kaynağı canlı emek olduğundan,işçi sınıfı her zaman üretimde de özne konumundadır.
İşçi Sınıfı’nın sermayeye gereksinmesi yoktur ama Sermayenin var olması,gelişebilmesi için her zaman işçi sınıfına gereksinmesi vardır.
Onun için işçi sınıfı ,kendi sınıf karşıtını ortadan kaldırarak kendinide ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip tek sınıftır.
O nedenle Komünistler’in sonul amacı Ücretli Emeği ortadan kaldırmaktır.
Sermaye işçi sınıfına sadece üretim sürecinde ihtiyaç duymaz,artı değer pazarda realize edildiği için Sermayenin işçi sınıfına pazarda da gereksinmesi vardır.




evrilme =Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek. buna birde zor eklediğinde irade dışı oluyor.
İşte kapitalistlerin istemeyerek kapitalizmden hoşnutsuzluğunu anlatır.

Kapitalistler artık sermayelerini, artık değerden büyütemiyor
Kapitalizm sadece artık değer değildir ticaret faiz rant da içindedir bunların hepsi sermaye birikimi sağlar.

Marx Kapital 1 çilt te banka işçileri için şunu der atık değer yaratmıyorlar ama sermaye yaratıyorlar der.

Bu gün kapitalizm enine büyüyemiyor dikey büyüyor Kapitalizm Çin de artık değer hırsızlığı ile büyürken ABD de ticaret ve faiz le büyüyor
Avrupada Japonyada değer kaybediyor.
Dünyada genel anlamda değerler artmıyor ama sermayeler daha az ellerde toplanıyor.Onun için kapitalizm daha çok reklemı tüketim için yapıyor milyarları tüketim reklamları harcıyor.

Kapitalizm işçinin üretimde yapacağı her şeyi makinalara yaptırıyor bir çok yerde.
İşçi sınıfı da artık önemini kaybettiğini anlamış durumda onun için sosyal yardımlara 4 elle sarılmaktadır.

Bir gün dünyada sosyal yardımlar kesilirse işçi sınıfı o zaman kendi önemini anlayacaktır belki.
Belki diyorum teslim olma sadakaya muhtaç olma riskleride var.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Bu halka güvenin umut 0 1198 20.01.2014- 16:09
Konu Klasör TKP'den Halka Çağrı toplumcu 0 1422 29.03.2014- 14:19
Konu Klasör AKP'yle koalisyon halka ihanettir abbas 30 7556 18.06.2015- 20:29
Konu Klasör Sosyalistler halka ne vaat ediyor? denizcan 0 1331 05.05.2015- 19:53
Konu Klasör Türk halkının sağcılığı ve 'Osman Ağa'... melnur 1 76 05.05.2019- 05:25
Etiketler   Üç,   ana,   halka
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS