SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 
''Kürt sorunu'' bitmez!           (gösterim sayısı: 6.419)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

32 kere teşekkür etti.
38 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 29.03.2016- 19:40


Karayılan bir açıklamada bulunmuş; ''HPG artık devreye girmeli ancak şehirde değil'' demiş. SOL'un verdiği haber şöyle:

Karayılan'dan açıklama: HPG artık devreye girmeli ancak şehirde değil

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Mermer Karakolu'na yapılan saldırı ve yaşanan çatışmalara ilişkin açıklama yaptı.

Resim Ekleme

PKK yöneticisi Murat Karayılan, "HPG artık devreye girmeli. Ancak bu devreye giriş HPG’nin şehirlere girmesi biçiminde olmamalı" dedi.

ANF'de yer alan habere göre, "Bahara girdik; eyaletler de artık destek sunmalıdır" diyen Karayılan, "HPG artık devreye girmeli. Ancak bu devreye giriş HPG’nin şehirlere girmesi biçiminde olmamalı. HPG, Kürt gençlerinin YPS adıyla örgütlenip şehirlerde yürüttüğü öz savunma direnişini dağdan destekleyecek, o haklı-sivil direnişin başarısı için onlara nefes aldırtacaktır. Halkımızın da bizden beklentisi budur. Bu anlamda Mermer Karakolu’na dönük gerçekleştirilen eylem başarılı bir ilk adımı ifade etmektedir. HPG, kendi faaliyet sahası olan dağda devreye girerek şehir direnişleriyle bir dayanışmayı sağlayabilmeli" ifadelerini kullandı.

Karayılan kendileri açısından tek çözümün Öcalan'ın özgürülüğü ve Kürtlerin özerkliğinin kabulü olduğunu söyledi.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/karayilandan-aciklama-hpg-artik-devreye-girmeli-ancak-sehirde-degil-150840




Bu ileti en son melnur tarafından 29.03.2016- 19:40 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
munzur
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.12.2013
İleti Sayısı: 1.075
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: munzur
Cevap Tarihi: 29.03.2016- 19:53


Kürt ulusalcı hareketin yetkililerin söylemlerinden ne anlıyorsunuz? Son kalkışmadan bu yana 30 yılı aşkın bir zaman geçti, ölündü öldürüldü. Algılarımızı bir kenara bırakalım, hamasetten de uzak durarak şu soruyu sorduğumuzda nasıl yanıt vermeliyiz?

Kürt ulusalcılığı neyin peşinde, bu soruya ne yanıt veriyorlar?

Karayılan yanıt vermiş; ''çözüm Öcalan'ın serbest bırakılması ve özerklik''!

Bu mu?

Hadi inandık diyelim, bunun yolu ''hendek'' savaşından, milliyetçilikten, Ankara'nın göbeğinde bombalar patlatmaktan, askeri karakollara bomba yüklü araçlarla girmekten mi geçiyor? Ne kadar fazla insan öldürülürse, ''çözüm''e o kadar fazla yaklaştıklarını mı düşünüyorlar?

Şu gelinen duruma bakın!

Bir zamanlar ''kürt sorunu'' denildiğinde UKKTH tartışmalarından geçilmez olurdu ortalık!

Birileri ceplerinde taşıdıkları ''uygun'' Lenin alıntılarını hep kafamıza kafamıza fırlatırdı.

Solun kuyrukçuluğuna Lenin'den referans, bir zamanlar oldukça revaçtaydı.

Ya şimdi?

Öcalan'ın serbest bırakılması ve kürtlere özerklik için mi, sivil, resmi insanların bombalanması; bunun için mi hala kuyrukçuluk?

UKKTH bağımsız devlet arayışı için hadi uygundu, en azından tartışılabilirdi; ama ya şimdi?




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

38 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.03.2016- 20:05


Alıntı Çizelgesi: munzur yazmış

Kürt ulusalcı hareketin yetkililerin söylemlerinden ne anlıyorsunuz? Son kalkışmadan bu yana 30 yılı aşkın bir zaman geçti, ölündü öldürüldü. Algılarımızı bir kenara bırakalım, hamasetten de uzak durarak şu soruyu sorduğumuzda nasıl yanıt vermeliyiz?

Kürt ulusalcılığı neyin peşinde, bu soruya ne yanıt veriyorlar?

Karayılan yanıt vermiş; ''çözüm Öcalan'ın serbest bırakılması ve özerklik''!

Bu mu?

Hadi inandık diyelim, bunun yolu ''hendek'' savaşından, milliyetçilikten, Ankara'nın göbeğinde bombalar patlatmaktan, askeri karakollara bomba yüklü araçlarla girmekten mi geçiyor? Ne kadar fazla insan öldürülürse, ''çözüm''e o kadar fazla yaklaştıklarını mı düşünüyorlar?

Şu gelinen duruma bakın!

Bir zamanlar ''kürt sorunu'' denildiğinde UKKTH tartışmalarından geçilmez olurdu ortalık!

Birileri ceplerinde taşıdıkları ''uygun'' Lenin alıntılarını hep kafamıza kafamıza fırlatırdı.

Solun kuyrukçuluğuna Lenin'den referans, bir zamanlar oldukça revaçtaydı.

Ya şimdi?

Öcalan'ın serbest bırakılması ve kürtlere özerklik için mi, sivil, resmi insanların bombalanması; bunun için mi hala kuyrukçuluk?

UKKTH bağımsız devlet arayışı için hadi uygundu, en azından tartışılabilirdi; ama ya şimdi?




O zaman UKKTH adına kuyrukçuluk ne kadar yanlışsa, şimdi de Öcalan veya özerklik için kuyrukçuluk yapmaya çalışmak o kadar yanlış. Bunu liberaller yapabilir; adamlar fırıldak gibi yörüngesine girecekleri özne arıyorlar; dün AKP'ydi, bugün kürt hareketi. Yanlış olan soldan kürt siyasetine güçlü bir eleştiri gelmemesi. Güçlü bir eleştiri gelmemesi ve hala kuyrukçu siyasetlerin desteğe devam etmesi kürt hareketine yanlış siyasette ısrara yol açmakta. Karayılan'ın bu açıklaması da bu yanlışlık silsilesinin tipik örneklerinden.

Evet; bombalar patlıyor, insanlar ölüyor, ülkede gerilim artıyor, her iki tarafta milliyetçi hezeyanlar yükseliyor, toplum kutuplaşıyor, yüzlerce yıl birlikte yaşamış iki halk arasında duygusal bir kopuş meydana geliyor...

Neden?

Karayılan'a göre ''Apo'ya özgürlük ve özerklik!''

Apo'ya özgürlük zaten çok zor da, bu şiddet ortamında mümkün mü? Kürt hareketi kaç tane sivil-asker öldürünce Apo'nun serbest kalacağını düşünüyor? Ya da Ankara'da veya başka kent merkezlerinde kaç tane bomba patladığında ve kaç tane katliam olduğunda kürtlerin özerklik talebinin kabul edileceğini düşünüyor?

En kötüsü nedir biliyor musunuz; bu siyaset tarzının soldan hala destek bulması!

En kötüsü bu!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
tekyoldevrim
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 17.12.2013
İleti Sayısı: 212
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: tekyoldevrim
Cevap Tarihi: 30.03.2016- 17:13


Hükümet bir an önce HDP ile çözüm masasına oturmalıdır. Daha önce silahlar nasıl susturulmuşsa aynı döneme geri dönülmelidir. PKK şehirlere inmiş ve savaşı şehirlerde kabul   Devlet de bu savaşı bu şekilde kabul etmek durumunda kalmış, buna zorlanmıştır. Böyle bir savaşın kırsaldakinden farkı sivil vatandaşların ölümüne yol açmasındadır. 6 ayda bine yakın insan ölmüş bunların arasında çocuklar ve yaşlılar var. Güneydoğu şehirleri harap olmuştur. Bu savaş böyle gitmemeli, böyle giderse kürt sorunu çözülmeyecek, daha da kötüleşecektir.

HDP de sorumluluk almalıdır. HDP bu çirkin savaşı destekler şekilde açıklamalar yapmamalı. Sadece devlet terörü demek, sanki kürt militanların masummuş gibi, bu savaşta parmakları hiç yokmuş gibi davranmaları siyaset olarak acizliktir. PKK'nin uzantısı olduklarını kabul ediyorlarsa söylesinler, uzantısı değillerse, onlardan bağımsızsa ve onların silahlı mücadelesini benimsemiyorlarsa tavır almalıdırlar. Yapmadıkları için herkes tarafından haklı olarak PKK'nin uzantısı olarak görülüyorlar. Hükümet de öyle görüyor ve onlarla masaya oturup barış görüşmeleri yapamıyor. HDP silik görüntüsünden kurtulmalıdır. 7 Haziran öncesindeki siyasetlerine dönmelidir. Böyle yapılırsa doğudaki savaşın duracağını düşünüyorum. Kürt sorunu bu şekilde çözüm yoluna girebilir.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
denizcan
[ devrimci ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 24.12.2013
İleti Sayısı: 2.431
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: denizcan
Cevap Tarihi: 31.03.2016- 08:44


HDP'nin PKK'nın uzantısı olduğu belli değil mi, hala anlayamadık mı bunu? HDP'ye PKK ile ilişkilerini kes demek, PKK'ya silahlarını bırak, ovada siyaset yap demek. PKK bunu yapmıyor, yapmayacak. Bu yorumlar çok bayatladı artık.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
hakkı
[ ]
Üye Silindi
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi:
İleti Sayısı: 0
Konum: Gizli
Durum: üye silinmiş
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: hakkı
Cevap Tarihi: 07.04.2016- 11:10


Alıntı Çizelgesi: melnur yazmış

[/size]


O zaman UKKTH adına kuyrukçuluk ne kadar yanlışsa,

Karayılan'a göre ''Apo'ya özgürlük ve özerklik!''

Apo'ya özgürlük zaten çok zor da, bu şiddet ortamında mümkün mü? Kürt hareketi kaç tane sivil-asker öldürünce Apo'nun serbest kalacağını düşünüyor? Ya da Ankara'da veya başka kent merkezlerinde kaç tane bomba patladığında ve kaç tane katliam olduğunda kürtlerin özerklik talebinin kabul edileceğini düşünüyor?

En kötüsü nedir biliyor musunuz; bu siyaset tarzının soldan hala destek bulması!

En kötüsü bu!



-------------------------

Sn Melnur.

Komünistler her zaman sorunların madurun lehine çözülmesinden yanadır. Bu konuda taraftırlar bunu da açıkça söylemekten çekinmezler.

Şimdi konu kürt halkı ile TC Devleti arasında geçiyor mu geçmiyor mu PKK kürt halkının temsilcisi mi değil mi. Kürt halkı içinde hangi siyasi teşekküller var. Bu sorulara açık cevap verilmesi gerekir.

Bana göre AKP ve HDP kürt halkının içinde yer almış siyasetler başkaları yok yani Kürt halkı sadece bunları tanıyor. O zaman bu iki siyasi oluşumdan hangisi tercih edicek.

Apo ya özgürlük falan işin aksesuarı aslı Kürdlere özgürlük. Milliyetcilikte kürtler için gayet normal dir her ulus kendini var etmek önceliğine sahiptir.

Komünistler böyle bir durumda kimin yanında yer alır. Egemenin mi yoksa madurun mu.
Öncelikle buna karar vermek gerekir. İşte en kötüsü nerede duracağını bilmemek ortada kalmaktır.

Kaustky ile Engels arasındaki farkı anlatanlar şunu söyler Kaustky masa başında yazmaktan hoşlanır ama Engels hem yazmaktan hem barikatta beklemekten aynı heyecanı   alır derler.

Meslenin özü hangi taraftasın.

Şunu söyleyebilirsin Kürtler ne istedi de bu devlet vermedi Türk ne olmuşsa kürtte o olmuştur Kürt e yasak olan Türk e de yasak değil mi.
Bu söyleyen çok insan ve siyaset var.

Birde bu UKKTH na kimler kuyrukçuluk yapmış bayağı merak ettim.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.729
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

38 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 07.04.2016- 17:19


Sn. hakkı;

Sosyalizm salt hümanist bir yaklaşıma indirgemek doğru değildir. Böyle bir yaklaşımdan da sosyalist siyaset çıkmaz. Kapitalizmin sorunları hiçbir zaman bitmez. Eğer siz sosyalist olmayı ''mağdurun yanında olma''ya indirgerseniz tipik düzen solu dediğimiz yapıların yanında yer almış olursunuz. Çünkü sosyalist mücadeleye ''mağdurun yanında olmayı kapsayıp aşan bir perspektif gerektirir, o yoksa zaten sosyalistlik bir etiket olarak taşınıyor demektir. Yararı da yoktur, gerçekçiliği de.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
owert
[ İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 246
Konum: Antalya
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: owert
Cevap Tarihi: 08.04.2016- 03:43


[size=3]Sanırım şöyle desek belki sözler rayına oturabilir.

Sosyalistler ezilenlerin( yada mağdurların) tarafında   olurlar ama onların politkasına tabi olmazlar.







Bu ileti en son owert tarafından 08.04.2016- 15:01 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
owert
[ İşçi ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 25.11.2013
İleti Sayısı: 246
Konum: Antalya
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: owert
Cevap Tarihi: 08.04.2016- 03:52


Alıntı Çizelgesi: owert yazmış

Sanırım şöyle desek belki sözler rayına oturabilir.

Sosyalistler ezilenlerin( yada mağdurların) tarafında   olurlar ama onların politkasına tabi olmazlar.

Görüldüğü gibi ince bir buıçak üzerinde yürümeyi gerektiren bir durum ortaya çıkıyor.
Ve bu durumdan hem ezilenler kendi poltikasını daytmakla hem ezenler kendi poltikasını dayatmakla taktikleri ortaya çıkıyor.

Ezenler tarafı zaten burada bahis konusu olmaz. Ama kitleleri etkiledikleri de o kadar gerçek.

Esas problem ezilenler tarafında ortaya çıkıyor. Mesela biri   hendek,barikat   savaşına girişiyor ve bura da ezenler tafında olanı zor duruma da bırakmaya çalışıyor

Düşündüğü ve taktiği ise: ''elleri mahkum ezilenler tarafında olan ki ezlenler tarafında iseler   bu poltikayı desteklecek. ''başka çıkışları yok gibi

Burada iki şeyle karşılaşıyoruz.

Birincisi bu ezilenlerin poltikasına tabii olmayanların farklı bir politkası olduğu.

İkincisi de farklı poltikaları olduğunu anlayıp buna karşı bunların poltikalarını boşa çıkarmaya çalışılması.

Birincisi masumca görebiliriz. Yani   ezilenlerin yanıda olanların farklı politikarının olabileceğini anlamamak.. Görmemek farketmemek gibi.

Ama ikincisi ise :farklı poltikaları olduğunu anlayıp buna yönelik yeni taktikler yada bu poltikaların yaşam içinde yer bulmaması için çaba göstermek engelemek. Bu ise ,ezilenler tarafında olan ama kendi poltikarına tabi olmayanları   düşman ,hain , olarak algılamak.
Bunun için   çalışmalar göstermek. Bunu da HDP aracılığı ile yapmaya çalışıyor

İşte PKK nın ya da kürt siyasetti olarak başka politik çıkışların   kendi toplumunun içinden çıkmasına fırsat vermeyen ,gerektiğinde öldüren yok eden, (nedense bu hep solcular olmakta islamcılara bu tutum geliştiremediği ayrı tartışma olsa da) çıkmasına izin vermemesi.

Kürt siyaseti(PKK) Kendi poltikarına tabi olmayanlara karşı da geliştirdiği ise HDP   ve son zamanda daha radikaları da içine alan 8-9 isimli örgütle bunu yapmaya çalışıyor.

Burada şu ayrıma dikkat çekmek istiyorum.

PKK Türkiye de kendi poltikası dışında geliştirilecek poltikalara düşman olarak görüyor.Ki bunlar ezilenler tarfında olsalar bile   gerektiğin de bunlara karşı   silahlı mücadele bile gerçekleştirir düşüncesini veriyor.Zaten geçmiş tarihinde her ne kadar kürt bölgesinde bunu yapmışsa da Türkiye çapında yapabilir niyetinin düşüncesinin   olduğudur.

Bu durum da PKK demokrat değildir. Sosyalist demokrasi gibi bir meselesi yoktur. Demokratik olmayan bir hareket halkına toplumuna bir halt veremez.Verse verse zulüm,baskı yada birilerin egemenlik hakkını verir  







Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Suriye sorunu mu, Kürt sorunu mu? melnur 3 732 22.10.2019- 02:12
Konu Klasör TKP: Kürt sorunu sınıfsaldır melnur 0 232 12.08.2020- 06:20
Konu Klasör AKP'nin faşisti bitmez solcu 3 2982 16.05.2014- 21:58
Konu Klasör Bu ülkede şarlatanlık bitmez. melnur 0 694 27.09.2019- 08:51
Konu Klasör Kürt halkı hafife mi alınıyor? melnur 2 773 03.11.2019- 04:26
Etiketler   Kürt,   sorunu,   bitmez
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS