SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Ertelemeciymişiz/Metin Çulhaoğlu           (gösterim sayısı: 1.205)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.655
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

7 kere teşekkür etti.
7 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 30.09.2013- 18:15


Ertelemeciymişiz/Metin Çulhaoğlu

Şu kapitalizm, gerçi Kadir gecesi doğmamıştır ama doğanlar kadar şanslıdır.

Hem de çok şanslıdır; çünkü kendisi önce ha bire sorun yaratmakta, sonra bu sorunların "çözümü" adına ortalığı velveleye vermektedir. Oraya buraya "taşın altına elini koyma", "sorunun değil çözümün parçası olma" çağrıları yapmakta, böylece sonunda zeytinyağı gibi üste çıkmasını becermektedir.

Sanki o sorunların kendisiyle hiçbir alakası yokmuş gibi...

Bir başka açıdan daha şanslıdır; çünkü "sen bu halinle bu sorunları çözemezsin" diyenlere yanıt verme gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Yanıt ondan değil başkalarından, "aslında biz de kapitalizme karşıyız" diyenlerden gelecektir: "Siz de her şeyi sosyalizme erteliyorsunuz..."

Oysa ortada "her şeyi sosyalizme erteleyen" bir kafa yoktur.

Örneğin işsizlik diye bir sorun varsa, "istihdam yaratmayan büyüme" yerine işsizliği azaltıcı ekonomik politikalar önerilebilir; yani "işsizliğin azaltılması" da sosyalizme ertelenmez. Ama şu da mutlaka ve mutlaka söylenir: Kapitalizm, işsizlik denen olguyu yok edemez; doğasına, işleyişine aykırıdır...

Keza, kayıt dışı çalışmayı, taşeronluğu vb. görece azaltacak önlemler ve politikalar da desteklenebilir; ama hemen ardından ekleyerek: Özellikle Türkiye kapitalizminin bu olguları ortadan kaldırması beklenemez; uluslararası rekabet gücüyle birlikte doğrudan kendi varlığı tam da bunları gerektirmektedir...

Şimdi, bunları söylemek, her çözümü sosyalizme ertelemek mi oluyor?

O zaman, ücretli emek sömürüsüne son vermek için sosyalizmi beklemeye gerek olmadığı da söylensin, olsun bitsin...

***

Kadınlara yönelik şiddet, ayrımcılık, çocuk işçiliği, doğal kaynakların talan edilmesi, çevre kirliliği, seks turizmi, pornografi ve daha pek çoğu...

Bunlar, bugün dünyamızı en fazla meşgul eden, pek çok uluslararası sözleşmede ele alınan sorunlar arasındadır. "Hepsi sosyalizmle çözüleceğine göre bunlarla hiç uğraşmayalım" diyen tek bir Allah'ın kulu yoktur. İyi de, örneklenen sorunların istisnasız hepsinin bugünkü ekonomik-toplumsal düzenle, onun yarattığı kâr hırsı ve açgözlülükle, karşıtlıklar ve düşmanlıklarla doğrudan ilişkili olduğunu söylemeyecek miyiz?

Söylersek "ertelemeci" mi oluruz?

***

Ha aynı ertelemeciliğin bir de Türkiye'deki "Kürt sorununda" sergilendiği söyleniyor; rivayete göre bu konuda da "ancak sosyalizmle çözülür" diyenler varmış"

Sahiden böyle midir?

Bu başlıkta da açık konuşalım: "Sorun", çatışmasızlık, barış, ulusal sorunun çözümü ve nihai çözüm olmak üzere dört etapta ele alınabilir.

İlk etap (çatışmasızlık) söz konusu olduğunda "çözüm" için bırakın sosyalizmi beklemeyi, önümüzdeki birkaç ayı kazasız belasız atlatmak bile yetecektir.

İkincisi, yani "barış" dendiğinde kastedilen TC ile Kürtler arasındaki savaşa belirli bir uzlaşma ve anlaşma temelinde son verilmesiyse, elbette bunun da sosyalizmi beklemesine gerek yoktur. Ancak bu iki taraflı barış, başka taraflarla barış açısından pek hayırlı olmayan gerilimlere de taşınabilecekse elbette ihtiyatlı olunacaktır, söylenmesi gereken ne varsa söylenecektir.

Herhalde, salt birileri bu olasılığa dikkat çekti diye durup dururken savaş çıkacak değildir!

Üçüncü etap,"Ulusal sorunun çözümü"dür.

Teorik düzlemde bakıldığında, herhangi bir ulusal sorunun çözümü için sosyalizmi beklemeye hiç gerek yoktur. Gelgelelim, tarihsel pratiğin gözümüzün önüne koyduğu bir gerçek vardır: Sermaye egemenliği, sömürü ilişkileri ve elbette emperyalizm, ulusal sorunda çözümü güçleştirmektedir; "çözüldü" denilen bir sorun bile bu kez ulusal ya da ulusal olmayan başka sorunları tetiklemektedir.

Eğer böyleyse, söylemeyelim mi?

Gelelim "nihai çözüme". Bundan anlaşılması gereken, bir dönem sorunun tarafları gibi görünen halkların birbirlerini "baş belası" ya da "ezen" olarak değil sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın (ya da coğrafyanın) tam tamına eşit yurttaşları olarak görmeleriyse, işte bunun ancak sosyalizmle mümkün olduğu söylenmelidir.

Bu da ertelemecilikse, o zaman birileri zahmet edip sosyalizm denen şeyin ne işe yaradığını, bize bir güzel açıklamalıdır...

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/metin-culhaoglu/ertelemeciymisiz-72702




Bu ileti en son melnur tarafından 04.12.2013- 13:50 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Benzer konu yok
Etiketler   ErtelemeciymişizMetin,   Çulhaoğlu
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS