SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
İşçi sınıfı: İlerici tek toplumsal güç           (gösterim sayısı: 732)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.825
Konum: İstanbul
Durum: Forumda
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
10 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 02.05.2017- 07:50


İşçi sınıfı: İlerici tek toplumsal güç
İlker Belek

İlericilikten kapitalist üretim ilişkilerinin, yani sömürünün ortadan kaldırılması perspektifini anlıyoruz.

Nedeni açık: Dünyada egemen olan sistem kapitalizm. Artı değer sömürüsüne dayanıyor. Burjuvazi ve proletarya olarak uzlaşmaz çıkarları olan İki sınıfı barındırıyor. Eşitsizliğin nedeni bu.

Sömürüyü, eşitsizlikleri, gericiliği, dinin tahakkümünü, savaşları yok edebilmek için burjuvazinin egemenliğine son vermek gerekiyor.

***

İşçi sınıfı işte bunu yapabilecek tek güçtür. Nedeni, etnik kimliği, inancı ne olursa olsun sömürüye maruz kalanın işçi ve yine etnik kimliği, inancı ne olursa olsun sömürenin de patron olmasıdır.

Ayrıca, işçi sınıfı burjuvaziyi yok etmeye çalışırken, kendi yok oluşunun koşullarını da hazırlar. Sınıflı toplumsal yapıdan kaynaklı toplumsal sorunları ortadan kaldırmak için, kendisi de dahil tüm sınıfları ortada kaldırmaya soyunur.

Sosyalizm bu anlamda bir ara aşamadır. İşçi sınıfının, üretim araçlarını burjuvazinin elinden alarak kamulaştırdığı sistemdir. Geçicidir. Ucunda mutlaka sınıfsız toplum hedefi, komünizm bulunur.

***

Bilimi ve aklı hakim kılabilmenin tek koşulu da işçi devletinin kurulmasıdır. Gericilik kendiliğinden gelişen bir olgu değil. Din ortaya çıktığı andan itibaren siyasiydi.

İlk tanrı Ur kentinin kralıydı. Kral tanrıydı. Sonra, tanrı Yahve Kenan ülkesini kendisine biat etmeleri karşılığında İsrailoğulları’na bahşetti. Roma’nın Pagan inanç sistemini yok eden Hristiyanlık oldu. Ms 400’lere gelindiğinde Hristiyanlık artık Roma’nın resmi diniydi. İslam’a gelince O en başından itibaren zaten devlet kurmak üzere gelişti.

Her egemen sınıf, dini, üreten sınıfları tahakkümü altına almak için kullanır. Burjuvazi kendisine moderndir ve Rousseau’nun saptadığı gibi yönetebilmek için mutlaka, kullanışlı bir din arayışındadır.

İlericilik derken esas kriterlerimizden birisi de aydınlanma ve laiklik, yani Kant’ın tanımlamasıyla aklın dünyaya hakim kılınması ise, gereken şey egemenlerin sınıfsal diktatörlüğüne son verecek sosyalist devrimdir. Yalnızca işçi sınıfının tahayyül edebileceği bir olaydır.

***

Dünyanın bugün kimlik siyaseti tarafından ele geçirilmiş olması da aynı toplumsal gerçekliğin ürünüdür.

Burjuvazinin yönetebilmesi; işçi sınıfının kendisi olmaktan çıkması, kendisini unutması ve başka şeylerin, dinin, etnik kimliklerin müptelası olmasıyla sağlanabilirdi. Sovyetler’in yıkılışından sonra adım adım bu projeyi yürürlüğe koydular. İşçi sınıfını parçaladılar.

Kimlikleri pompaladılar. Gericiliği, dinin siyasalaştırılmasını inanç özgürlüğü; ülkeleri bölmek için kışkırttıkları etnik boğazlaşmaları kurtuluş savaşı olarak yücelttiler.

Yeni Dünya Düzeni’ni muştuladılar. Artık, sınıflardan ve sınıf mücadelesinden kaynaklı sorunlar geride kalmıştı. Sosyalizm yıkılmış, dünya kurtulmuştu.

Kurtuldu dedikleri dünyanın haline bakar mısınız.

***

Ülkemizde solun çok önemli kısmı egemenlerin bu planlı operasyonunu göremedi, kimlik siyasetinin peşine takıldı. İslamcıların türban başlığında kopardığı yaygaranın, din rejimi kurmak yolunda ülkemizdeki aydınlanmacı birikimi gevşetmek amacını taşıdığını algılayamadı. Yabancı istihbarat örgütlerinin oturduğu masalarda Kürt sorununun çözülemeyeceğini kavrayamadı. Sonuçta bu kesimler sınıfı parçalamayı hedefleyen burjuva siyasetinin kurbanı ve taşıyıcısı oldular.

Hem kimlik siyaseti yapıp hem de 1 Mayıs’ta, yani işçi sınıfının sınıfsal çıkarları, yani sosyalizm yolundaki birlik ve mücadele gününde alanlara dökülmek ise kendi içinde daha da vahim bir anlam içerir. Manipülasyonun sonu yok.

***

Siyasi mücadelede kafa açıklığı hedefi belirlemek bakımından kritiktir. Kimlik siyasetinin hedefi federasyon, sınıf siyasetininki ise sosyalizmdir. Aralarında uzlaşmaz bir açı var.

Siyasi mücadelede birlik önemlidir. Sosyalistlerin birlikten anladığı sınıfın birliği, sınıfın kurtuluş mücadelesidir. Bunun dışındaki her şey, çok insani görünümlere sahip olsa bile, sınıfı böler, burjuvaziye yem eder.

O nedenle bu 1 Mayıs’a “hayır”ını alıp gelmek yetmez. 1 Mayıs işçi sınıfının günüdür. İşçi sınıfının kurtuluşu sosyalizmdedir.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyalizmin toplumsal ajanları umut 10 8234 12.05.2014- 16:45
Konu Klasör 'Toplumsal ilerleme' ne oldu? melnur 0 1350 14.02.2017- 10:52
Konu Klasör Asıl hesabı toplumsal muhalefet kesecek melnur 2 2256 20.07.2014- 06:30
Konu Klasör Sosyalistler Sağlam Bir Toplumsal Güce Dönüşmeli dayanışma 0 1243 19.11.2015- 12:27
Konu Klasör Siyasal devrim, toplumsal devrim... melnur 13 2558 31.12.2018- 09:11
Etiketler   İşçi,   sınıfı:,   İlerici,   tek,   toplumsal,   güç
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS