SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Karl Marx yaşıyor...           (gösterim sayısı: 1.533)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 05.05.2017- 11:21


Karl Marx 199 yaşında...

Bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx, 199 yıl önce bugün dünyaya gelmişti. Egemenler, Marx ve Engels'in imzasını attığı insanlığın kurtuluş reçetesinin korkusuyla titremeye devam ederken, büyük kurucuyu bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.

Resim Ekleme

5 Mayıs 1818'de Almanya'da doğan Karl Marx, bugün 199 yaşına girdi.

Bilimsel sosyalizmin kurucu önderi Marx, doğumumun 199. yılında saygıyla anılırken, komünistler onun rehberliğinde devrim mücadelesini tüm dünyada sürdürmeye devam ediyor.

Marx'ı 199. yaş gününde Engels ile birlikte yaptığı o büyük çağrıyla anıyoruz:

Komünistler, görüş ve niyetlerini gizlemeyi reddederler. Amaçlarına ancak bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceklerini açıkça bildirirler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim ürküntüsüyle tir tir titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok. Bir dünya var kazanacakları.

Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!


http://haber.sol.org.tr/toplum/karl-marx-199-yasinda-195330




Bu ileti en son melnur tarafından 05.05.2018- 09:29 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2017- 11:23


İlk görkemli çağrının yıldönümü: Hayalet tüm dünya üzerinde dolaşmaya devam ediyor...

İnsanlığın ilk büyük çağrısının, Komünist Manifesto'nun yayımlanmasının üzerinden tam 169 yıl geçti... 21 Şubat 1848'de Karl Marx ve Friedrich Engels'in kaleminden çıkan bu görkemli yapıt, işçi sınıfının tüm dünya üzerinde dalgalanan hayaletinin işaret fişeği oldu.

Resim Ekleme

Bundan tam 169 yıl önce yayımlanan Komünist Manifesto, büyük çağrısıyla dünya işçi sınıfına yol göstermeye, burjuvalara kaçınılmaz sonu hatırlatmaya devam ediyor.

"Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti" sözleriyle başlayan ve "Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!" sözleriyle son bulan çağrı, 169 yıldır işçi sınıfının pusulası olmayı sürdürüyor.

Bu büyük çağrının, Komünist Manifesto'nun 169. yılında, bilimsel sosyalizmin kurucuları Karl Marx ve Friedrich Engels'i bir kez daha selamlıyoruz.

Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti. Eski Avrupa'nın bütün güçleri bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak içine girdiler: Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polis ajanları.

İktidardaki hasımları tarafından komünist olmakla suçlanmayan muhalefet partisi nerede vardır? Bu lekeleyici komünizm suçlamasını, gerici hasımlarına karşı olduğu kadar daha ilerici muhalefet kesimlerine de gerisin geriye fırlatmamış muhalefet partisi nerede vardır?

Bu olgudan iki şey çıkıyor.

Komünizm, daha şimdiden bütün Avrupa güçleri tarafından bir güç olarak tanınmıştır.

Komünistlerin, tüm dünyanın karşısında, görüşlerini, amaçlarını, eğilimlerini açıkça ortaya koymalarının ve bu komünizm hayaleti masalına partinin kendi Manifestosu ile karşılık vermelerinin tam zamanıdır.

***

Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine ancak tüm mevcut toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.

Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!

http://haber.sol.org.tr/toplum/ilk-gorkemli-cagrinin-yildonumu-hayalet-tum-dunya-uzerinde-dolasmaya-devam-ediyor-186365



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2018- 09:29


Yorumlanacak pek bir şey de bırakmamış Erhan Nalçacı. Ama yine de tekrarlamak ve üzerinden tekrar tekrar geçmek yararlı olacaktır. Bunu da zaman içinde sanırım yaparız. Şunu söyleyelim; Marksizmin ve bilimsel sosyalist ideolojinin ne olduğu konusunda en azından başlangıç için çok temel bir bilgiye ihtiyaç var. Bir ön bilgi diyelim. Marksizmin bir dünya görüşü, sosyalist ideolojinin ise işçi sınıfını iktidara taşıyan bilimsel bir yol gösterici, proletaryanın devrim programı olduğunu söyleyelim.Dünya görüşü deyince de hem bilim, hem felsefe ve hem de ideoloji bütünlüğü olduğunu da ekleyelim. Belki yeri değil ama Leninizm'in de Marksizm'deki boşluğu dolduran bir tezler bütünü olduğunu ekleyelim. Özellikle siyasal iktidarın nasıl alınacağına ilişkin örgüt ve öncülük konusundaki genelleştirmeler sosyalist ideolojiyi tamamlayan teorilerdir. Marksizm ve Leninizm konusuna buralardan başlayarak bir kapsayıcılık edinmek yararlı olabilir.

Erhan Nalçacı'nın yazısı:


Marx olmasaydı! - Erhan Nalçacı

Bundan tam 200 sene önce bugün Almanya’nın Trier kentinde Brückengasse sokağı 664 numaralı evin ikinci katında bir çocuk doğdu. Merak ediyorsanız söyleyeyim, sakalsız doğmuştu, henüz komünist olmadığı için kuyruğu da yoktu!

Bir peygamber adayı olarak dünyaya gelmemişti ama gözünü açtığı çağ ve mekân görülmemiş bir alt üst oluşu ve devrimleri çağıran bir nesnelliğe sahipti. Almanya hızla kapitalistleşmesine karşın burjuva devrimi gecikmişti. Marx’ın doğduğu Ren bölgesi Almanya’nın en sanayileşmiş ama Fransız devriminin etkisine en fazla maruz kalmış bölgesiydi. Bir yandan tarihte hızla sahnesini alan işçi sınıfı eylemleri 19. yüzyılın ilk yarısında yükselirken Almanya devrimini sırtlayacak bir sınıf arıyordu. Ama nafile, burjuvazi tarihsel rolünden korkuyla kaçıyor ve gerisinde sadece eyleme dönüşmeyen Prusya devleti altında üretilen gelişkin bir felsefe bırakıyordu.

Marksizm işçi sınıfının dünya görüşü, siyasi programı ve eylem kılavuzu olarak bu koşullarda doğdu. Birazdan Marx olmasaydı ne durumda olurduk diye bakacağız ama burada temkinli olmakta yarar var. Çünkü Marx olmasaydı da başka birilerinin o çağda, bu veya şu içerikle, aynı ilkeleri keşfedeceğinden eminiz. Ayrıca Engels’in ve sonraki devrimcilerin kuramsal katkısı da bulunuyor.

Bu yüzden en iyisi soruyu Marksizm olmasaydı, diye formüle etmek.

Bir kere Marksizm olmasaydı, toplumsal eşitsizliğin kaynağını kavrayamayacaktık. Toplumsal eşitsizliğin akıllı insanların yoksullara da iş olanağı sağladığı girişimlerden doğduğunu düşünecektik. Bu hayırsever girişimcilerin kârlarını pazarda fiyat oyunlarıyla elde ettiklerini sanacaktık. Hâlâ egemen düzen bunu vaaz eder, burjuvazinin bağışları, yurtları, hobileri, duyguları, evleri… Hatta “işveren” kelimesi bile yoksullara sahip çıkan, doyuran imajı yaratır.

Ancak Marx sömürünün kaynağında işçilerin saatler boyunca bedava patron için çalıştırılan bir düzen ve üzeri güzelleme ile örtülmüş bir hırsızlık mekanizması olduğunu gösterince işin rengi değişti, uzlaşması mümkün olmayan bir sınıf mücadelesi tanımlanmış oldu.

Marx’ın döneminde insanlığın nasıl kurtulacağına ilişkin, o zaman devrimci özellikler de taşıyan küçük burjuvaziye veya onun ufkunu aşamayan kuramcılara ait bir sürü görüş bulunuyordu.

Eğer Marksizm olmasaydı, büyük olasılıkla hâlâ zenginlerin çeşitli kooperatifler kurarak sosyalizmi inşa edeceklerine dair bir umut besliyor olacaktık. Bazı hayırsever sermayedarların ikna edilmesine bakacaktı kurtuluş.

Veya bütün işçilerin küçük sermayedarlara dönüşeceği bir düzen arayışına karşı bir yanlışlık olduğunu fark etsek de ne diyeceğimizi bilemeyecektik.

Bugün hâlâ sermaye ve emperyalizmle barışık bir komün düzeni vaaz edenler yok mu? Neyse ki aklımızı karıştırma yeteneğinde değiller.

Veya daha iyi bir “demokrasi” için mücadeleye adanmış sol ideolojik olarak bu kadar biçare kalmayacak, etrafı kaplayacaktı.

Marx’ın insanlığın kurtuluşu için işçi sınıfının siyasi iktidarını ve bu iktidar altında üretim araçlarının toplumsal mülkiyetinin sağlanmasını formüle etmesi çığır açıcı bir keşifti.

Bu, yukarıda bahsettiğimiz burjuvaziye dayalı bütün kurtuluş teorilerini darmadağın etti. Burjuvazinin önümüze tekrar bir sandık koyduğu bu günlerde burjuvaziye dayalı bir kurtuluş hayal edenler Marx’ın alaycı bakışlarını kendilerine çekiyorlar.

Saçmalıklar tek değil, her yönden geliyordu. Eğer Marksizm işçi sınıfının iktidarı ele geçirdikten sonra devletleşmesini sosyalist kuruluş için teorize etmeseydi ve reel sosyalist deneyim tarafından sağlaması yapılmasaydı, anarşistlerin her türlü devletin acilen yıkılmasına ilişkin abukluğu bugün işgal ettikleri marjinal yere göre çok daha saygın ve etkili olacaktı.

Marksizmin toplum tarihinin soyutlanabilir mekanizmaları olduğuna ilişkin genellemesi de çok önemliydi. Aksi takdirde nesnel mekanizmalar yerine konan “ileri demokrasi”, “vesayet rejimi”, “Osmanlı seviciliği”, “Kurtuluş savaşı biricikti”, “Hepimiz aynı gemideyiz”, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur”   ve bütün bulara ilişkin saçmalıklar yağmuru karşısında çok daha çaresiz kalıp ıslanacaktık.

Ayrıca Marksizmin bütün doğa tarihi boyunca maddenin hareketine ilişkin ulaştığı genellerin yaptığı kılavuzluk büyük bir değere sahipti. Böyle bir kılavuza sahip olmasaydık, bugün kendi alanı dışında her türlü saçmalığı üretme özgürlüğüne sahip ve düzenin ideoloğu olan bilimcilere karşı kendimizi güvencede hissetmeyecektik.

Nice yıllara koca Marx, görüşlerin toplumsal mücadeleler boyunca test edildikçe insanlık kurtuluşa biraz daha yaklaşacak.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/erhan-nalcaci/marx-olmasaydi-236763



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 14.03.2019- 18:43


'Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!'

'14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu' diyordu Engels... Bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx, 136 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurlanmıştı.

Resim EklemeHayatını işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine adayan, bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx, 136 yıl önce bugün yaşamını yitirmişti.

Marx'ın ölümünün ardından en yakın mücadele arkadaşı, yoldaşı Engels, "Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!" diyordu.

Eserleriyle işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin rehberi olmayı sürdüren Karl Marx'ı yoldaşı Engels'in sözleriyle anıyoruz:

14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.

Avrupa ve Amerika militan proletaryasının bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, tarihsel bilimin bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, ölçülemez. Bu devin ölümü ile bırakılan boşluk, kendini duyumsatmakta gecikmeyecek.

***
...Marx, her şeyden önce bir devrimciydi. Kapitalist toplum ile onun yaratmış bulunduğu devlet kurumlarının yıkılmasına şu ya da bu biçimde katkıda bulunmak, kendi öz durumunun ve gereksinmelerinin bilincini, kendi kurtuluş koşullarının bilincini kendisine ilk onun vermiş bulunduğu modern proletaryanın kurtuluşuna yardımda bulunmak, onun gerçek yönelimi işte buydu. Savaşım onun en sevdiği alandı. Ender görülür bir tutku, bir direngenlik ve bir başarı ile savaştı o. 1842'de birinci Rheinische Zeitung'a, 1844'te Paris'teki Worwärts'a, 1847'de Brüksel'deki Deutsche-Brüsseler-Zeitung'a, 1848-1849'da Neue Rheinische Zeitung'a 1852'den 1861'e değin New York Tribune'e katkı, ayrıca, bir sürü kavga broşürünün yayınlanması, tüm yapıtının doruğu olan büyük Uluslararasi Emekçiler Derneğinin kuruluşuna değin Paris, Brüksel ve Londra'da çalışma, işte, eğer başka hiçbir şey yapmasaydı bile, yapıcısının gurur duyabileceği sonuçlar.

Marx, işte bu yüzden zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya'ya değin, Avrupa ve Amerika'nın her yanına dağılmış, tüm dünyanın milyonlarca devrimci militanı tarafından ululanmış, sevilmiş ve aklanmış olarak öldü o. Ve ben çekinmeden söyleyebilirim ki, onun birçok karşı-düşüncede olan hasmı olabilirdi, ama kişisel düşmanı pek o kadar yoktu.

Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!

http://haber.sol.org.tr/turkiye/adi-yuzyillar-boyunca-yasayacak-yapiti-da-258481



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Karl Marx 196 yaşında! ilkay 1 2846 05.05.2014- 13:52
Konu Klasör Karl Marx'ın hayaleti yeniden göründü melnur 0 1731 08.11.2013- 14:26
Konu Klasör Büyük Dedem Karl Marx - Emre Canpolat solcu 0 1756 26.08.2014- 01:53
Konu Klasör Karl Marks proleter 1 2338 15.03.2014- 18:55
Konu Klasör Genç Karl Marks! melnur 1 1245 17.06.2017- 06:36
Etiketler   Karl,   Marx,   yaşıyor.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS