SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Karl Marx yaşıyor...           (gösterim sayısı: 3.903)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
45 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 05.05.2017- 11:21


Karl Marx 199 yaşında...

Bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx, 199 yıl önce bugün dünyaya gelmişti. Egemenler, Marx ve Engels'in imzasını attığı insanlığın kurtuluş reçetesinin korkusuyla titremeye devam ederken, büyük kurucuyu bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.

Resim Ekleme

5 Mayıs 1818'de Almanya'da doğan Karl Marx, bugün 199 yaşına girdi.

Bilimsel sosyalizmin kurucu önderi Marx, doğumumun 199. yılında saygıyla anılırken, komünistler onun rehberliğinde devrim mücadelesini tüm dünyada sürdürmeye devam ediyor.

Marx'ı 199. yaş gününde Engels ile birlikte yaptığı o büyük çağrıyla anıyoruz:

Komünistler, görüş ve niyetlerini gizlemeyi reddederler. Amaçlarına ancak bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceklerini açıkça bildirirler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim ürküntüsüyle tir tir titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok. Bir dünya var kazanacakları.

Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!


http://haber.sol.org.tr/toplum/karl-marx-199-yasinda-195330




Bu ileti en son melnur tarafından 05.05.2018- 09:29 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2017- 11:23


İlk görkemli çağrının yıldönümü: Hayalet tüm dünya üzerinde dolaşmaya devam ediyor...

İnsanlığın ilk büyük çağrısının, Komünist Manifesto'nun yayımlanmasının üzerinden tam 169 yıl geçti... 21 Şubat 1848'de Karl Marx ve Friedrich Engels'in kaleminden çıkan bu görkemli yapıt, işçi sınıfının tüm dünya üzerinde dalgalanan hayaletinin işaret fişeği oldu.

Resim Ekleme

Bundan tam 169 yıl önce yayımlanan Komünist Manifesto, büyük çağrısıyla dünya işçi sınıfına yol göstermeye, burjuvalara kaçınılmaz sonu hatırlatmaya devam ediyor.

"Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti" sözleriyle başlayan ve "Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!" sözleriyle son bulan çağrı, 169 yıldır işçi sınıfının pusulası olmayı sürdürüyor.

Bu büyük çağrının, Komünist Manifesto'nun 169. yılında, bilimsel sosyalizmin kurucuları Karl Marx ve Friedrich Engels'i bir kez daha selamlıyoruz.

Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti. Eski Avrupa'nın bütün güçleri bu hayaleti defetmek için kutsal bir ittifak içine girdiler: Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polis ajanları.

İktidardaki hasımları tarafından komünist olmakla suçlanmayan muhalefet partisi nerede vardır? Bu lekeleyici komünizm suçlamasını, gerici hasımlarına karşı olduğu kadar daha ilerici muhalefet kesimlerine de gerisin geriye fırlatmamış muhalefet partisi nerede vardır?

Bu olgudan iki şey çıkıyor.

Komünizm, daha şimdiden bütün Avrupa güçleri tarafından bir güç olarak tanınmıştır.

Komünistlerin, tüm dünyanın karşısında, görüşlerini, amaçlarını, eğilimlerini açıkça ortaya koymalarının ve bu komünizm hayaleti masalına partinin kendi Manifestosu ile karşılık vermelerinin tam zamanıdır.

***

Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine ancak tüm mevcut toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.

Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!

http://haber.sol.org.tr/toplum/ilk-gorkemli-cagrinin-yildonumu-hayalet-tum-dunya-uzerinde-dolasmaya-devam-ediyor-186365



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2018- 09:29


Yorumlanacak pek bir şey de bırakmamış Erhan Nalçacı. Ama yine de tekrarlamak ve üzerinden tekrar tekrar geçmek yararlı olacaktır. Bunu da zaman içinde sanırım yaparız. Şunu söyleyelim; Marksizmin ve bilimsel sosyalist ideolojinin ne olduğu konusunda en azından başlangıç için çok temel bir bilgiye ihtiyaç var. Bir ön bilgi diyelim. Marksizmin bir dünya görüşü, sosyalist ideolojinin ise işçi sınıfını iktidara taşıyan bilimsel bir yol gösterici, proletaryanın devrim programı olduğunu söyleyelim.Dünya görüşü deyince de hem bilim, hem felsefe ve hem de ideoloji bütünlüğü olduğunu da ekleyelim. Belki yeri değil ama Leninizm'in de Marksizm'deki boşluğu dolduran bir tezler bütünü olduğunu ekleyelim. Özellikle siyasal iktidarın nasıl alınacağına ilişkin örgüt ve öncülük konusundaki genelleştirmeler sosyalist ideolojiyi tamamlayan teorilerdir. Marksizm ve Leninizm konusuna buralardan başlayarak bir kapsayıcılık edinmek yararlı olabilir.

Erhan Nalçacı'nın yazısı:


Marx olmasaydı! - Erhan Nalçacı

Bundan tam 200 sene önce bugün Almanya’nın Trier kentinde Brückengasse sokağı 664 numaralı evin ikinci katında bir çocuk doğdu. Merak ediyorsanız söyleyeyim, sakalsız doğmuştu, henüz komünist olmadığı için kuyruğu da yoktu!

Bir peygamber adayı olarak dünyaya gelmemişti ama gözünü açtığı çağ ve mekân görülmemiş bir alt üst oluşu ve devrimleri çağıran bir nesnelliğe sahipti. Almanya hızla kapitalistleşmesine karşın burjuva devrimi gecikmişti. Marx’ın doğduğu Ren bölgesi Almanya’nın en sanayileşmiş ama Fransız devriminin etkisine en fazla maruz kalmış bölgesiydi. Bir yandan tarihte hızla sahnesini alan işçi sınıfı eylemleri 19. yüzyılın ilk yarısında yükselirken Almanya devrimini sırtlayacak bir sınıf arıyordu. Ama nafile, burjuvazi tarihsel rolünden korkuyla kaçıyor ve gerisinde sadece eyleme dönüşmeyen Prusya devleti altında üretilen gelişkin bir felsefe bırakıyordu.

Marksizm işçi sınıfının dünya görüşü, siyasi programı ve eylem kılavuzu olarak bu koşullarda doğdu. Birazdan Marx olmasaydı ne durumda olurduk diye bakacağız ama burada temkinli olmakta yarar var. Çünkü Marx olmasaydı da başka birilerinin o çağda, bu veya şu içerikle, aynı ilkeleri keşfedeceğinden eminiz. Ayrıca Engels’in ve sonraki devrimcilerin kuramsal katkısı da bulunuyor.

Bu yüzden en iyisi soruyu Marksizm olmasaydı, diye formüle etmek.

Bir kere Marksizm olmasaydı, toplumsal eşitsizliğin kaynağını kavrayamayacaktık. Toplumsal eşitsizliğin akıllı insanların yoksullara da iş olanağı sağladığı girişimlerden doğduğunu düşünecektik. Bu hayırsever girişimcilerin kârlarını pazarda fiyat oyunlarıyla elde ettiklerini sanacaktık. Hâlâ egemen düzen bunu vaaz eder, burjuvazinin bağışları, yurtları, hobileri, duyguları, evleri… Hatta “işveren” kelimesi bile yoksullara sahip çıkan, doyuran imajı yaratır.

Ancak Marx sömürünün kaynağında işçilerin saatler boyunca bedava patron için çalıştırılan bir düzen ve üzeri güzelleme ile örtülmüş bir hırsızlık mekanizması olduğunu gösterince işin rengi değişti, uzlaşması mümkün olmayan bir sınıf mücadelesi tanımlanmış oldu.

Marx’ın döneminde insanlığın nasıl kurtulacağına ilişkin, o zaman devrimci özellikler de taşıyan küçük burjuvaziye veya onun ufkunu aşamayan kuramcılara ait bir sürü görüş bulunuyordu.

Eğer Marksizm olmasaydı, büyük olasılıkla hâlâ zenginlerin çeşitli kooperatifler kurarak sosyalizmi inşa edeceklerine dair bir umut besliyor olacaktık. Bazı hayırsever sermayedarların ikna edilmesine bakacaktı kurtuluş.

Veya bütün işçilerin küçük sermayedarlara dönüşeceği bir düzen arayışına karşı bir yanlışlık olduğunu fark etsek de ne diyeceğimizi bilemeyecektik.

Bugün hâlâ sermaye ve emperyalizmle barışık bir komün düzeni vaaz edenler yok mu? Neyse ki aklımızı karıştırma yeteneğinde değiller.

Veya daha iyi bir “demokrasi” için mücadeleye adanmış sol ideolojik olarak bu kadar biçare kalmayacak, etrafı kaplayacaktı.

Marx’ın insanlığın kurtuluşu için işçi sınıfının siyasi iktidarını ve bu iktidar altında üretim araçlarının toplumsal mülkiyetinin sağlanmasını formüle etmesi çığır açıcı bir keşifti.

Bu, yukarıda bahsettiğimiz burjuvaziye dayalı bütün kurtuluş teorilerini darmadağın etti. Burjuvazinin önümüze tekrar bir sandık koyduğu bu günlerde burjuvaziye dayalı bir kurtuluş hayal edenler Marx’ın alaycı bakışlarını kendilerine çekiyorlar.

Saçmalıklar tek değil, her yönden geliyordu. Eğer Marksizm işçi sınıfının iktidarı ele geçirdikten sonra devletleşmesini sosyalist kuruluş için teorize etmeseydi ve reel sosyalist deneyim tarafından sağlaması yapılmasaydı, anarşistlerin her türlü devletin acilen yıkılmasına ilişkin abukluğu bugün işgal ettikleri marjinal yere göre çok daha saygın ve etkili olacaktı.

Marksizmin toplum tarihinin soyutlanabilir mekanizmaları olduğuna ilişkin genellemesi de çok önemliydi. Aksi takdirde nesnel mekanizmalar yerine konan “ileri demokrasi”, “vesayet rejimi”, “Osmanlı seviciliği”, “Kurtuluş savaşı biricikti”, “Hepimiz aynı gemideyiz”, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur”   ve bütün bulara ilişkin saçmalıklar yağmuru karşısında çok daha çaresiz kalıp ıslanacaktık.

Ayrıca Marksizmin bütün doğa tarihi boyunca maddenin hareketine ilişkin ulaştığı genellerin yaptığı kılavuzluk büyük bir değere sahipti. Böyle bir kılavuza sahip olmasaydık, bugün kendi alanı dışında her türlü saçmalığı üretme özgürlüğüne sahip ve düzenin ideoloğu olan bilimcilere karşı kendimizi güvencede hissetmeyecektik.

Nice yıllara koca Marx, görüşlerin toplumsal mücadeleler boyunca test edildikçe insanlık kurtuluşa biraz daha yaklaşacak.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/erhan-nalcaci/marx-olmasaydi-236763



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 14.03.2019- 18:43


'Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!'

'14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu' diyordu Engels... Bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx, 136 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurlanmıştı.

Resim EklemeHayatını işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine adayan, bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx, 136 yıl önce bugün yaşamını yitirmişti.

Marx'ın ölümünün ardından en yakın mücadele arkadaşı, yoldaşı Engels, "Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!" diyordu.

Eserleriyle işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin rehberi olmayı sürdüren Karl Marx'ı yoldaşı Engels'in sözleriyle anıyoruz:

14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.

Avrupa ve Amerika militan proletaryasının bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, tarihsel bilimin bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, ölçülemez. Bu devin ölümü ile bırakılan boşluk, kendini duyumsatmakta gecikmeyecek.

***
...Marx, her şeyden önce bir devrimciydi. Kapitalist toplum ile onun yaratmış bulunduğu devlet kurumlarının yıkılmasına şu ya da bu biçimde katkıda bulunmak, kendi öz durumunun ve gereksinmelerinin bilincini, kendi kurtuluş koşullarının bilincini kendisine ilk onun vermiş bulunduğu modern proletaryanın kurtuluşuna yardımda bulunmak, onun gerçek yönelimi işte buydu. Savaşım onun en sevdiği alandı. Ender görülür bir tutku, bir direngenlik ve bir başarı ile savaştı o. 1842'de birinci Rheinische Zeitung'a, 1844'te Paris'teki Worwärts'a, 1847'de Brüksel'deki Deutsche-Brüsseler-Zeitung'a, 1848-1849'da Neue Rheinische Zeitung'a 1852'den 1861'e değin New York Tribune'e katkı, ayrıca, bir sürü kavga broşürünün yayınlanması, tüm yapıtının doruğu olan büyük Uluslararasi Emekçiler Derneğinin kuruluşuna değin Paris, Brüksel ve Londra'da çalışma, işte, eğer başka hiçbir şey yapmasaydı bile, yapıcısının gurur duyabileceği sonuçlar.

Marx, işte bu yüzden zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya'ya değin, Avrupa ve Amerika'nın her yanına dağılmış, tüm dünyanın milyonlarca devrimci militanı tarafından ululanmış, sevilmiş ve aklanmış olarak öldü o. Ve ben çekinmeden söyleyebilirim ki, onun birçok karşı-düşüncede olan hasmı olabilirdi, ama kişisel düşmanı pek o kadar yoktu.

Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!

http://haber.sol.org.tr/turkiye/adi-yuzyillar-boyunca-yasayacak-yapiti-da-258481



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2020- 09:15


Karl Marx: Devrim için düşündü, devrim için yazdı, devrim için yaşadı

Bugün Karl Marx'ın doğum günü. Hiç kimse 202 yıl önce gözlerini dünyaya açan bu çocuğun, tarihin bilmecesini çözen eylem ve düşünce adamı Karl Marx olacağını elbette tahmin edemezdi. Özgür Şen, Marx'ın fikirlerinin neden hala güncelliğini koruduğunu yazdı.

Resim Ekleme

ÖZGÜR ŞEN

Karl Marx, 5 Mayıs 1818’de doğdu. Görüşlerini kendi yaşadığı asırda, 19. yüzyılda tanık oldukları biçimlendirdi. Ama Marx’ın fikirleri yaşadığı yüzyıla sıkışmadı. Hem de her yüzyıl dönemecinde tersi yönde yapılan kehanetlere rağmen…

Marx, hayata gözlerini yumduğunda düşüncelerinin çok alıcısı olduğu söylenemezdi. Tanınan bir fikir ve eylem adamıydı. Özellikle Paris Komünü sırasında, dönemin iktidarlarının kendisini hedefe oturtması nedeniyle ismi pek çok çevrede duyulmuştu. Kurduğu teorik sistem, 19. yüzyılın sonunda insanları etkilemeye başlamıştı. Eserleri birkaç dile de çevrilmişti. Ancak kitaplarının ne kadar okunduğuna, mütevazi cenazesine, işçi sınıfı hareketi içindeki takipçilerinin sayısına bakıldığında Marx’ın da pek çok çağdaşı gibi 19. yüzyılın bir düşünce insanı olarak tarihe geçeceği düşünülebilirdi. Çoğunluk da bu görüşteydi. Ama dostu ve yoldaşı Engels başta olmak üzere tersini düşünen bir avuç insan haklı çıktı.

Marx’ın düşünceleri 20. yüzyıla damgasını vurdu. Onun fikirlerinin öncülüğünde ülkeler kuruldu ve insanlığın eşitlik ve özgürlüğe doğru yürüyüşünde devasa adımlar atıldı. İşçi sınıfı iktidara gelemediği ülkelerde de Marx’ın kurduğu teorik sistemin rehberliğinde büyük mücadeleler verdi ve kazanımlar elde etti.

Korona günlerine tanıklık etse ölesiye kin duyduğu burjuvaziye keskin kalemiyle saldırırdı. Ancak Marx bununla yetinmezdi. Bugün bu koşullarda devrim hedefini dillendirmeyenlere, bu düzenin ıslah edilebileceğini düşünenlere, daha iyi bir kapitalizm hayal edenlere karşı öfkesini asla sınırlamazdı.

Sonra, bu mücadelelerde geriye düşülmesi ve sosyalist bloğun çözülmesiyle, yüzyılın sonunda bir kez daha aynı kehanet gündeme geldi. İddiaya göre marksizm bu defa ömrünü kesin olarak doldurmuştu. Sınıf mücadeleleri bitmiş, tarihin sonuna gelinmiş, Marx’ın tüm insanlığın düşmanı olarak gördüğü ve nefret ettiği sınıf olan burjuvazi kazanmıştı.

2020 yılındayız ve 20. asrın sonunda yapılan bu kehanetin de yanlışlandığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

Marksizm 19. yüzyıla hapsedilememişti. Ardından 20. yüzyılda da kalmadı ve 21. yüzyıla taşındı. Marx’ın fikirleri hâlâ canlı, yaşıyor ve işçi sınıfının mücadelesi sürüyor.

Marksizm halen çağımızın aşılmamış ufku…

Ama kapitalizm koşullarında yaşadığımız ve kapitalizmi en iyi çözümleyen teorik sistem olduğu için değil… Kapitalizmi yıkmak zorunda olduğumuz için Marx’ın fikirleri hâlâ aşılamadı.

Evet Marx, kapitalizmi dahiyane bir şekilde analiz ediyordu, ama analizin keskinliği, analizin nesnesinin bir başlangıcı ve sonu olması saptamasına dayanıyordu. Marx’ın çözümlemesi o sonun bir an önce gelmesi için bir araçtı. Çözümlemenin bu denli etkili olmasının nedeni, kapitalizmi bitirmek için yapılmasıydı.

Kapitalizmi her yönüyle anlamak aslında Marx’ın umurunda değildi. Tüm hayatı boyunca devrimden başka bir şey düşünmedi. Devrim için düşündü, devrim için yazdı, devrim için mücadele etti, devrim için yaşadı.

Kapitalizm insanlığın tanık olacağı sömürüye dayanan son sınıflı toplumdu ve kapitalizmi takip edebilecek tek toplumsal sistem sosyalizmdi. Bu dönüşüm de bir devrim yoluyla gerçekleşecekti.

Marx, devrimci teoriyi gerçek bir özneyle, işçi sınıfıyla buluşturduğunda hepimizin varoluşuna bir anlam kattı. Felsefeden bilime, teoriden eyleme bir daha kapanmayan kapılar açtı. İnsana, insandan büyük insanlığa giden yolu, tarihi avucunun içine almanın yolunu tarif etti.

Marksizm hâlâ aşılmamış bir ufuk çünkü bizim hâlâ bir devrime ihtiyacımız var.

İnsanlık kapitalizmi yıkmakta Marx’ı çıldırtacak kadar geç kaldı. Bu geç kalmanın faturasının kendisine kesilmesine değil, koşullar bu kadar uygunken, onun deyişiyle üretici güçler bu denli gelişmiş, sosyalizmin maddi altyapısı bu denli olgunlaşmışken insanlığın bu saçma sapan düzende acı çekmesine kızardı.

Daha 19. yüzyılda devrim için acele eden bir insan, iki yüzyıl sonra kapitalizmin yarattığı benzer sorunlarla, hâlâ aynı şeylerle uğraşıyor olmamızı kabullenemezdi. Öngörülerinde haksız çıktığını iddia eden aptallara da onların öngörü değil insanlığın önüne konan devrimci hedefler olduğunu ve hep devrimci bir tavırla sosyalizmin nesnel koşullarına işaret ettiğini hatırlatırdı.

Marx bir devrimciydi. Ömrü boyunca ele aldığı her soruna, her başlığa bir devrimci gibi yaklaştı. Bu düzenden de bir devrimci gibi nefret etti. Yine bugün korona günlerine tanıklık etse ölesiye kin duyduğu burjuvaziye keskin kalemiyle saldırırdı. Ancak Marx bununla yetinmezdi. Bugün bu koşullarda devrim hedefini dillendirmeyenlere, bu düzenin ıslah edilebileceğini düşünenlere, daha iyi bir kapitalizm hayal edenlere karşı öfkesini asla sınırlamazdı.

Kapitalizmin yıkılacağını bildiği için değil, yıkılmak zorunda olduğuna inandığı için bunu yapardı. Marx, kapitalizmin kendi sonunu nasıl hazırladığını defalarca yazdı. Ama onun geliştirdiği tarih görüşünde tarihin belirlenmiş bir hedefe yönelmiş ilahi bir aklı yoktu. Sınıflar mücadelesinin gerçekleştiği nesnel zemini tarif ediyor, mücadelenin dinamikleriyle kapitalizmin işleyiş yasaları arasındaki bağlantıyı çözümlüyordu. Marx için merkezde hep tarihsel bir görev üstlenen işçi sınıfı ve onun mücadelesi vardı.

Kendisinin ve tüm sınıfların sonunu getirecek olan işçi sınıfı… Bunu yaparken bu formülü ortaya atmış tarih görüşünü, adlı adınca marksizmin de sonunu getirecek olan sınıf, Marx’ın devrimci ilhamının ve umudunun kaynağıydı.

Marx, o umudu hiç kaybetmedi. Her daim işçi sınıfına saldıranlar, sınıfın varlığını sorgulayanlar aslında ne yaptıklarını gayet iyi biliyordu. İşçi sınıfı ve onun devrimci rolü yoksa, insanlığın umudu da yoktu.

Ama işçi sınıfı var. Dolayısıyla umut da…

Marx, devrimci teoriyi gerçek bir özneyle, işçi sınıfıyla buluşturduğunda hepimizin varoluşuna bir anlam kattı. Felsefeden bilime, teoriden eyleme bir daha kapanmayan kapılar açtı. İnsana, insandan büyük insanlığa giden yolu, tarihi avucunun içine almanın yolunu tarif etti.

Değeri yaratana geleceği nasıl yaratacağını anlattı.

Komünizm tarihin çözülmüş bilmecesiydi ve Marx, komünizm için dünyanın bütün işçilerine aynı çağrıyı yaptı: Birleşin! Marx’ın fikirleri halen canlı, komünizm hedefi ve çağrısı da öyle.

Çok geciktik, ama neyse ki Marx’ın sayesinde yolu da varacağımız yeri de iyi biliyoruz.

https://sol.org.tr/haber/karl-marx-devrim-icin-dusundu-devrim-icin-yazdi-devrim-icin-yasadi-3492



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.726
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2022- 23:37


Karl Marx 204 yaşında: İyi ki doğdun büyük devrimci
 
Arkadaşı Friedrich Engels'le birlikte bilimsel sosyalizmin kurucusu kabul edilen Karl Marx 204 yıl önce bugün Almanya'da dünyaya geldi.

Resim Ekleme
Bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx 204 yıl önce bugün Almanya'da dünyaya geldi.

Tarihin diyalektiğini kuramsal zemine oturtarak buradan çıkardığı siyasal perspektifle insanlığın kurtuluşunun yolunu, yani komünizmi ilan eden Marx, sadece felsefe tarihinin değil, siyasal düşüncenin de mihenk taşı oldu.

Onun yazdıklarının insanın düşünsel evriminde yeni bir çağı başlattığı, uzun süredir kimsenin görmezden gelemeyeceği bir gerçek olarak kabul görüyor. Onun kuramsal açıklamalarını dile getirmesinden bu yana Marx'ın fikirleri dikkate alınmadan yapılacak bir siyasi-felsefi tartışma mümkün değil.

Tarihin ilerleyişinin sınıf mücadeleleri üzerine şekillendiğini teorik olarak açıklayan Marx'tan sonra siyaset, ister açıkça dile getirilsin, ister görmezden gelinsin, mutlaka ona referansla düşünülmek, tartışılmak zorunda kaldı.

Kapitalizmin işleyişinin en kapsamlı incelemesi kabul edilen Kapital (1-2-3), sınıf mücadeleleri ve siyaset ilişkisi üzerine yapılan en canlı değerlendirmelerden biri Fransa'da Sınıf Mücadeleleri ve Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'i, devrim stratejisi, proletarya diktatörlüğü, kapitalizmden komünizme geçiş ve işçi sınıfı partisi konularını ele aldığı Gotha Programı'nın Eleştirisi, idealist felsefeyle hesaplaştığı Alman İdeolojisi başlıca önemli kitapları olarak sayılabilir.

Lenin'in önderliğinde gerçekleşen Ekim Devrimi'yle fikirlerinin vücut bulması, Marx'ı tarihin yadsınamaz bir gerçeği hale gelmesinde önemli bir rol oynadı.

Marx, Avrupa'nın devrimlerle çalkalandığı 1848 yılına doğru gidilirken, yoldaşı Friedrich Engels'le birlikte kaleme aldığı Manifesto'da, işçi sınıfının belleğine kazınan şu çağrıyı yapacaktı:

"Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler Onlar amaçlarına ancak, halihazırdaki   tüm toplumsal düzenlerin zor yoluyla devrilmesiyle ulaşılabileceğini açıklıkla belirtirler. Egemen sınıflar bir komünist devrim önünde varsın ürpersin. O devrimde proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur. Kazanacakları bir dünya vardır. Bütün ülkelerin proleterleri birleşin!"
Bu sözler, yazıldığı günden bu yana işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin rehberi olmayı sürdürüyor.

Kapitalizmin ayakta kaldığı her an insanlığa büyük acılar çektirmeye devam ettiği zaman geçtikçe çok daha net ortaya çıkarken, onun fikirleri biricik kurtuluş yolunu göstermeye devam ediyor.

İyi ki doğdun Marx!

https://haber.sol.org.tr/haber/karl-marx-204-yasinda-iyi-ki-dogdun-buyuk-devrimci-334502



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Coolumsu
[ Coolumsu ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 12.05.2022
İleti Sayısı: 4
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: Coolumsu
Cevap Tarihi: 12.05.2022- 08:19


Hiçbir filozof zaten ölmez.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Karl Marx 196 yaşında! ilkay 1 4549 05.05.2014- 13:52
Konu Klasör Ateş hırsızı: Genç Karl Marx. melnur 0 590 26.11.2020- 08:12
Konu Klasör Karl Marx özgürlük için savaştı... melnur 0 831 26.06.2020- 03:53
Konu Klasör Karl Marx'ın hayaleti yeniden göründü melnur 0 3066 08.11.2013- 14:26
Konu Klasör Büyük Dedem Karl Marx - Emre Canpolat solcu 0 2981 26.08.2014- 01:53
Etiketler   Karl,   Marx,   yaşıyor.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS