SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
İkinci Dünya Savaşı yalanları-Kemal OKuyan           (gösterim sayısı: 1.642)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

11 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 09.05.2017- 10:03


İkinci Dünya Savaşı yalanları-Kemal OKuyan

Paris, Roma, Berlin, Viyana, Budapeşte, Prag, Amsterdam, Brüksel…

Bu kadarı yeter sanırım. Her biri Avrupa’ya imzasını atmış başkentler bunlar. Faşizme teslim olmuş, esir düşmüş   şehirler.

Nazi Almanyası’nın diz çöküşünün üzerinden 72 yıl geçmiş, aşağı yukarı bir insan ömrü. Uzun ve çok kısa… İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği en az 25 milyon insanını yitirdi, 72 yıl 25 milyon için anlamsız.

Ve zaferin 72 yıl sonrasında Paris’te, Roma’da, Berlin’de, Viyana’da, Budapeşte’de, Prag’da, Amsterdam’da, Brüksel’de savaşın sorumlusunun Sovyetler olduğu, Roosevelt’in Stalin’le ittifakının tarihsel bir yanlış anlamına geldiği, dahası Nazileri ABD-İngiliz ittifakının yendiği yaygın bir şekilde konuşuluyor.

Kutlamak gerekiyor, emperyalist propaganda mekanizmalarını çalıştıranları, tarihi ters yüz etmeyi becerdiler.

Bunu nasıl yaptılar?

Yalancılıkta alabildiğine arsızlar bir;

Cahil ve çürük bir toplum yaratmakta epey yol aldılar iki;

Solda müttefik bulmakta, kullanışlı aptal üretmekte hiç zorlanmadılar üç;

Sovyetler artık yok dört.

Bu satırları Budapeşte’den yazıyorum, Tuna’nın üzerine gölgesi düşen devasa Özgürlük Anıtı’na bakarak… Anıt orada durmaya devam ediyor, gerçekler ise görünmez olmuş. Avrupa’da “Hitler de o kadar kötü değildi” denebiliyor artık özgürce.

Özgürlük Anıtı’nın gölgesinde!

Demek ki eğilip bükülmemek gerekiyormuş. Demek ki, apaçık ortada olan gerçekleri, diplomasi adına, reel politika adına yumuşatmaya kalkmamak gerekiyormuş.

Neleri mi?

1933’te Almanya’da Hitler iktidara komünistler sosyal demokratlarla işbirliği yapmadığı için değil, sosyal demokratların komünizm düşmanlığı belirleyici olduğu, bu nedenle Nazilerle işbirliğine gittikleri için geldi. Alman sosyal demokrasisi 1919’da devrimin celladı olmuştu, 1933’te bir başka celladın önünü açtı. Bunu söylemekten çekindik. Sosyal demokrasiyi üzmemek, ürkütmemek gerekiyordu!

Faşizm her şeyden önce antikomünizmdi,1920’lerde iktidarı ele geçiremeyen işçi sınıfına sermaye sınıfının kestiği cezaydı. Sermayenin bu kanlı oyununun Yahudilere odaklanması, ırkçı nefretle halkları birbirine kırdırması gerçeği değiştirmedi: Faşizmin özü komünizmle mücadeledir. Bunu fazla dillendirmedik, liberallerle, sosyal demokratlarla empati yapamazdık yoksa!

ABD ve İngiltere emperyalist rekabette Hitler Almanyası’ndan daha masum değildi. Yine de bu iki emperyalist ülke kendilerini Sovyet halklarının kanıyla sonuçlanmış bir savaşın sorumluluğundan kurtarmak için eşsiz manevralar yapmakta, bunda da ne omurgaya ne hafızaya sahip olan bir kısım “özgürlükçü” aydını kullanmaktaydı. Hata ettik, ABD ve İngiltere’nin günahlarını sürekli gündemde tutmak gerekiyordu, bu yapılmayınca Sovyetlerle Nazi Almanyası, Stalinle Hitleri özdeşleştirme densizliğine alan açıldı.

Savaş sırasında Sovyetlerle İngiltere ve ABD arasında kurulan ittifak her üçü açısından zorunlu olduğu kadar geçiciydi. İttifakın sınıf temeli karışık olduğu için tamamen çürüktü. İttifakın ideolojisi birbirine zıt ideolojilerin varlığı nedeniyle yok hükmündeydi. İttifak düşman tanımında anlaşamıyordu. 1941-1945 arasında faşizme karşı bir “demokrasi cephesi” kurulduğu doğru değildi. Emperyalizmin bir kanadı kendi çıkarlarını savunuyordu, Sovyetler Birliği ise kendini ve insanlığı. Bu dört yıl boyunca savaşın yükünü çektiği gibi, verdiği sözleri tutan, müttefikleriyle ilişkide asgari ahlak ve diplomasi kurallarına uyan Sovyetler Birliği’ydi. Daha savaş bitmeden, Almanya henüz teslim olmadan yeni bir savaşı başlatan (soğuk ya da sıcak ne fark eder) ise ABD ve İngiltere idi. Bu gerçeğin unutulmasına izin verdik, Sovyetler Birliği’nin otoriter, ABD’nin özgürlükçü bir dünyayı temsil ettiği yalanı aldı yürüdü.

İkinci Dünya Savaşı’nın özü, işçi sınıfının kendi iktidarını boğmaya çalışan örgütlü ve barbar bir düşmana karşı savaşırken aynı zamanda insanlığın tüm birikimini savunmasıdır. Faşizmin yalnızca komünistlere saldırmadığı gerçeği, faşizmin büyük tekellerin çıkarlarına hizmet ettiği ve başat ideolojisinin antikomünizm olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sınıflar, ideolojiler geriye çekilip bunun yerine ulusal ve dinsel kimlikler öne çıkartıldığında geriye bugün Putin tarafından temsil edilen ve Rusya’nın egemen sınıfına hizmet eden Rus kibiri ve milliyetçiliği kalıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda faşizme karşı zafer kazanan Sovyetler Birliği ile bugünün Rusyası, Kızıl Ordu ile bugünün Rus ordusu arasında süreklilik değil kopuş ve düşmanlık var oysa. Geçmişte hata yaptık, dünya komünist hareketi hatalar yaptı, bugün bunu söylemezsek başka hataların önünü açacağız. O halde söyleyelim, Putin tarih hırsızıdır.

Zafer günü; emekçi halkın ordusunun tekelci kapitalizmin yarattığı barbarlar sürüsünü alt edişinin 72. yılı kutlu olsun.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 10:13


Kızıl Ordu'nun Faşizm'i ezmesinin etkileyici görüntüleri

30 Nisan'da Hitler'in intihar ettiği anlarda Kızıl Ordu'nun askerleri ise Reichstag'da Kızıl Bayrağı sallandırıyorlardı...

Resim Ekleme

1944 yılının sonunda Nazi Almanyası son derece zor bir durumdaydı. Batıda Amerikalılar ve İngilizler tarafından, Doğuda ise Kızıl Ordu tarafından kuşatılmıştı. Ocak 1945'de Kızıl Ordu, Romanya'yı, Bulgaristan'ı Yugoslavya'nın bir kısmını, Avusturya'yı, Baltık ülkelerini ve Polonya'yı kurtardıktan sonra Almanya sınırını geçiyordu.

Birçok orta Almanya şehrini ele geçirdikten sonra Berlin'in kuşatması Nisan ayında başladı. 30 Nisan'da Hitler'in intihar ettiği anlarda Kızıl Ordu'nun askerleri ise Reichstag'da Kızıl Bayrağı sallandırıyorlardı.

İnsanlık çok uzak bir süre önce değil, büyük bir yıkıma yuvarlanmıştı. Bu yıkımdan insanlığı çıkaran, Sosyalizmin bayrağını yükselten Kızıl Ordu birlikleriydi. Faşizm karşısında verilen mücadelenin dehşetli ve bir o kadar etkileyici görüntülerini okurlarımızla paylaşıyoruz...

http://haber.sol.org.tr/soldakiler/kizil-ordunun-fasizmi-ezmesinin-etkileyici-goruntuleri-haberi-72697



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 10:16


Faşizm böyle yenildi

Bugün İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinin, faşizmin yenilmesinin 68'inci yıldönümü. Faşizme karşı büyük savaşın nasıl zafere ulaştırıldığını, soL okurlarıyla bir foto-hikaye olarak paylaşıyoruz.

http://haber.sol.org.tr/dunyadan/fasizm-boyle-yenildi-haberi-27938

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 10:19


Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 10:21


Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 10:23


Resim Ekleme

Resim Ekleme

Resim Ekleme




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.186
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.05.2017- 12:49


Stalin'in zafer konuşması: Kızıl Ordumuzun kahramanca zaferine şan olsun!

İnsanlığın büyük zaferinin yıldönümünde, Stalin'in yaptığı zafer konuşmasını yeniden hatırlatıyoruz: Düşmana karşı mücadelede düşen kahramanların ve halkımızın özgürlüğü ve mutluluğu için canını verenlerin ebedi zaferine!

Resim Ekleme

Çeviri: Kutlu Ozan Akalın

Nazilerin Sovyet askerleri tarafından kesin olarak mağlup edildiği günde, Zafer Günü'nde Kızıl Ordu Başkomutanı Josef Stalin'in zafer günü konuşmasını bir kez daha soL okurlarına sunuyoruz:

"Yoldaşlar! Kadın ve erkek yurttaşlar!

Almanya’ya karşı büyük zafer günümüz geldi. Kızıl Ordu’ya ve müttefiklerimizin kuvvetlerine diz çöktürmeye çalışan faşist Almanya, mağlup olduğunun farkına vardı ve koşulsuz teslim olduğunu ilan etti.

Mayıs’ın yedisinde ön protokol yapılarak Rheims şehrinde teslim olma anlaşması imzalandı. 8 Mayıs günü Alman Üst Komutası, Müttefik birlikler Sovyet başkomutanlık temsilcileri huzurunda 8 Mayıs saat 24:00’da yürürlüğe girmek üzere Berlin’de teslimiyet anlaşmasını imzaladı.

Alman elebaşlarının antlaşma ve mutabakatları paçavra olarak gören tutumlarından haberdar olarak, sözlerine güvenmek için hiçbir nedenimiz yoktu. Fakat, bu sabah, teslimiyet anlaşmasının baskısı altında, Alman güçleri silahlarını bırakmaya ve topluca teslim olmaya başladılar. Bu artık önemsiz bir kağıt parçası değildir. Bu Almanya’nın silahlı kuvvetlerinin hakiki teslimi oluşudur. Çekoslavakya’da hala bir Alman grubunun teslim olmaktan imtina ettiği doğrudur. Ama Kızıl Ordu’nun onları yola getireceğine güveniyorum.

Şimdi Almanya’nın nihai mağlubiyetinin bu tarihi gününde bütün haklılığımızla söylebiliriz ki, Alman emperyalizmine karşı halkmızın büyük zafer günü gelmiştir.

Anavatanımızın özgürlüğü ve bağımsızlığı adına yaptığımız büyük fedakarlıklar, savaş nedeniyle halkımızın maruz kaldığı sayılamayacak yoksunluklar, cephe gerisinde ve ötesindeki çarpıcı işler, anavatan sunağında yerini almış, beyhude olmadan, düşmana karşı kesin zaferle taçlanmıştır. Slav halklarının varoluşu için çağlardır sürdürdüğü mücadele Alman işgalciler ve Alman tiranlığına karşı zaferle sona ermiştir.

Bundan böyle halkların özgürlüğünün yüce sancağı ve halklar arasında barış Avrupa üzerinde dalgalanacaktır.

Üç yıl önce Hitler Sovyetler Birliği'nden Kafkasları, Ukrayna'yı, Belarusya'yı, Baltıkları ve başka bölgeleri kopararak onu parçalamayı da içeren emellerini herkese duyurmuştu. Açıkça “Rusya’yı bir daha asla doğrulamayacağı bir biçimde yok edeceğini” söylemişti. Bu üç yıl önceydi. Fakat, Hitler’in çılgınca fikirleri gerçekleşemedi- savaşın gelişimi bu fikirleri dört bir yana savurdu. Aksine Hitlerin deli saçmalarının tam tersi vuku buldu. Almanya tamamen yenildi. Alman güçleri teslim oluyor. Sovyetler Birliği ne parçalanmış ne de Almanya’nın mahvını seçmiş olsa da zaferi kutluyor.

Yoldaşlar! Büyük Yurtsever Savaş nihai zaferimizle sonuçlanmıştır. Avrupa’daki savaş süreci sona ermiştir. Barışçıl gelişim süreci başlamıştır.

Sevgili erkek ve kadın yurttaşlarım, sizi zaferimiz için kutluyorum.

Anavatanımızın bağımsızlığı ve düşmana karşı zaferimizi sağlayan Kızıl Ordumuzun kahramanca zaferine şan olsun!

Muzaffer halkımıza, büyük hallkımıza şan olsun.

Düşmana karşı mücadelede düşen kahramanların ve halkımızın özgürlüğü ve mutluğu için canını verenlerin ebedi zaferine!"

http://haber.sol.org.tr/toplum/stalinin-zafer-konusmasi-kizil-ordumuzun-kahramanca-zaferine-san-olsun-195742



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Çanakkale Savaşı ''antiemperyalist'' değilmiş! melnur 9 2179 19.03.2019- 16:45
Konu Klasör soL’da yazmayın!/Kemal Okuyan melnur 0 1673 20.11.2013- 18:31
Konu Klasör Milli/Kemal Okuyan melnur 0 1769 04.11.2013- 18:20
Konu Klasör Ulus.../Kemal Okuyan melnur 0 1949 19.11.2013- 11:48
Konu Klasör Kemal Okuyan SOL'dan ayrıldı umut 22 12884 27.04.2014- 21:31
Etiketler   İkinci,   Dünya,   Savaşı,   yalanları-Kemal,   OKuyan
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS