SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.623
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

36 kere teşekkür edildi.
30 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 07.09.2020- 03:15


Sn.Proleter Devrimci;

''Atatürkçü komutanlar'' tanımlamasıyla Kenan Evren ve şürekasını kast ediyorsanız, bence doğru bir tanım değil bu. Sanırım İlhan Selçuk kullanmıştı, ''Gardrop Atatürkçüsü'' sözünü; Nadir Nadi de ''bunlar Atatürkçü ise Ben Atatürkçü değilim'' demişti. Bu söz sonradan yazdığı bir kitabın adı oldu. Evren ve şürekasının 80 faşizmiyle gericiliğin önünü açtıkları doğrudur. 24 Nisan kararlarını uygulamaya sokmak için hem 61 Anayasası'nın yürürlükten kaldırılması, hem toplumsal muhalefetin baskıyla sindirilmesi ve hem de dinci gericiliğin topluma dayatılması gerekiyordu. Doğrudur. Ama bunu gerçekleştiren ''Atatürkçülerin'' bildiğimiz anlamda Atatürkçü olmadıkları da kesin. Eğer bunlar Atatürkçü ise İlhan Selçuklar, Uğur Mumcular, Attila İlhanlar ve daha yüzlercesi ve ayrıca bugüne gelirsek örnek, Erol Mütercimler'i nereye koyacağız, nasıl tanımlayacağız?


NOT: Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı ve belki onlarca (sol) Kemalist/sosyalist aydınımızın öldürülmesi de gericiliğin topluma dayatılmasının kolaylaştırılması amacını taşıyordu, diye düşünüyorum. Türkiye böyle bir acı süreci de yaşadı. Bütün bu sürece baktığımızda ve bir analize tabi tuttuğumuzda 12 Eylül faşizmini topluma dayatan aydınlanma ve laiklik düşmanı generallerin Atatürkçü olarak tanımlanması bence pek yerine oturmuyor.




Bu ileti en son melnur tarafından 07.09.2020- 03:15 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Proleter_Devrimci
[ Proleter_Devrimci ]

Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.01.2019
İleti Sayısı: 81
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

23 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: Proleter_Devrimci
Cevap Tarihi: 06.01.2021- 23:31


2000'lerin başında esen Liberal havanın Sol'a sirayet etmesi ile birlikte Kemalizm eleştirisi yapmak sol içerisinde modaydı... Sanki ülkeyi İslamcılar değilde, Kemalistler yönetiyormuş gibi... Bu tabi ki hatalı ve anlamsız bir tutumdu ama aynı şekilde Kemalizme aşırı bir anlam yükleyip, onun savunusunu yapmakta aynı derecede yanlıştır. Yanlış anlaşılmasın ben burada Kemalizm eleştirisi yapmaktan ziyade, Türkiye tarihine ilişkin konu açılmışken genel bir tespit yaptım. Bugün siyasal iktidara sahip olan güç Kemalizm olmadığına göre( hatta ona cepheden karşıt olan bir güç olduğuna göre), 2000'li yılların başında Liberal ve Kürt milliyetçisi Sol'un yaptığı gibi Kemalizm karşıtlığı üzerine bir sol muhalefet üretmek anlamsızdır.. Fakat Kemalizme gereğinden fazla bir anlam yüklemekte sol açısından aynı derecede anlamsız ve hatalıdır. Adını verdiğiniz gazeteci ve düşünürler, dönemlerinin dürüst insanları, cesur gazetecileri olsalar bile ideolojik olarak geldikleri yer, milliyetçiliğin ve sınıf mücadelesinin reddinin dar kalıplarından ibaret kalmaktadır. Türkiye'de Kemalizmin yetiştirdiği en büyük aydın Doğan Avcıoğlu'dur... Onunda yazılarını okuduğumuzda aslında Kemalizmi çoktan aşmış, Kemalizmin dar kalıpları ile sınırlı kalmamış birisi olduğunu görürsünüz.

Kemalizm, en nihayetinde sınıf mücadelesini reddeden, ulusal bir burjuvazi yaratmayı amaçlayan, bir toprak devrimini bile gerçekleştirememiş bir ideolojidir. Kendi dönemi için ümmetten ulusal bir yapıya geçişi mümkün kılması bakımından ilericidir. Fakat günümüzde Türkiye halkının kurtuluşu Kemalizmde değil, Sosyalizmdedir. Bu sebeple sınıf mücadelesini bulandıracak ideolojileri yüceltmek bence doğru bir siyasal tutuma tekabül etmemektedir.







Bu ileti en son Proleter_Devrimci tarafından 06.01.2021- 23:32 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.

Teşekkür edenler:   melnur [07.01.2021- 00:29],

Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.623
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

36 kere teşekkür edildi.
30 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 08.01.2021- 19:55


Sn.Proleter-Devrimci,

Haklısınız, adını koyalım, özellikle AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte sağlı sollu liberaller, gerici tayfa ve Kürt ulusalcılığı hep birlikte Kemalizmi hedef haline getirmişti. Kemalizmi, ''askeri vesayeti'' gerileterek daha demokrat bir rejimin kurulabileceği hayalleri kuruyorlardı. Buna sözde sol-sosyalist ve dahi enternasyonalist forumların genel tutumlarını da katabilirsiniz. Hepsi, hep beraber   laik cumhuriyeti, Kemalizmi, jakobenizmi, Bolşevizmi ulusalcılık ve sosyal şoven olmak üzere yaftalama ve doğrudan liberalizmin ve AKP'nin değirmenine su taşımanın heyecanı içindeydiler.

İklim buydu, böyleydi. Hatırlayın o günleri sözde bilimsel sosyalizm ve enternasyonal komünistlik adına neler söylenir, neler şeytanlaştırılmaya ve düşmanlaştırılmaya çalışılırdı. Dönemin yükselen öznesi Kürt hareketinin arkasında Kürt ulusalcılığının söylem ve eylemlerine biat etmenin solculuk ve enternasyonallik adına gerekli bir şart olduğuna inanır ve inandırmaya çalışırlardı. Evet, söylediğiniz gibi, liberaller bu konuda işlevlerini yerine getirdiler. Garip bir solculuk peydahlandı. Ben buna kerameti kendinden menkul bir solculuk tanımlamasında bulunurdum. Bu siyasetin kerameti kendinden menkul olduğu kesin bir doğruydu da, solculuk olduğu epey tartışma götürür.

Şuraya gelmek istiyorum, ''Kemalizme aşırı bir anlam yüklemek'' veya ''gereğinden fazla bir anlam yükleme'' konusu aslında liberallerin sol içine soktukları bir kamadır. Çünkü böyle bir şey yok. Kemalizm bu coğrafyada zaten önemlidir. Ve hatta gereğinden fazla önemlidir. Gereği ne kadar, nereye kadarı normal ve nereden sonra aşırı değer yükleme olur, ayrı bir konu. Ama bir kuruluş felsefesi olarak Kemalizmi monarşiden cumhuriyete geçiş olarak gördüğümüzde, önemsiz olur mu hiç? Dahası siyasal iktidar cumhuriyet düşmanı neo-osmanlıcı bir siyasal tavır içindeyken, başta laiklik olmak üzere cumhuriyetim tüm kazanımlarını ortadan kaldırırken, cumhuriyet, laiklik ve eğitimin laik çizgiden uzaklaşması vb.gibi gerici bir eğilim içindeyken Kemalizmi gereğinden fazla önemsemek ne anlama gelir sorusunu yanıtlamak güç.

Somutlaştırmanın, tanımları netleştirmeni hem anlamak ve hem de anlatabilmek açısından yararlı olduğunu düşünüyorum. Kemalizm bir devrimdir. Kemalizm bir demokratik devrimdir. Kemalizm sınıfsallık açısından bakıldığında tamamlanmamış olsa da bir burjuva demokratik devrimdir. 500 yıldan fazla egemenlik kurmuş bir Osmanlı ailesinin ülke yönetimine son vererek cumhuriyeti getirmiştir. Sosyalistler bu cumhuriyeti sahiplenirler. Sosyalistler dünyada insanlığın mirası olan tüm yenilik ve devrimleri de sahiplenirler. Sosyalist olmamız, burjuva devrimlerine düşmanlık etme, küçümseme ve kazanımlar gerici bir saldırı altındayken omuz silkme hakkını ve böyle bir konumlanışı bize vermez ve vermemelidir. Cumhuriyeti sosyalizme taşıma mücadelesi de böyle bir tavrı içermez. Daha ileri gidiyor ve böyle bir tavrın gerici bir otoriterleşme süreci yaşadığımız koşullarda sol bir tavır olduğunu da düşünmüyorum.

Not. Sanırım toprak reformunun yapılamayışı konusunda Kemalizmi suçluyorsun ama, o süreçte bile Kemalistleri homojen bir yapı olarak görme eğiliminden kaynaklanıyor bu, Ya da orasından burasından bir eleştiri yaparak yazıyı bitireyim demek istemişsin. Daha önce de bu cümleleri kurmuştun ve size yanıt olarak bu konunun meclise üç kere getirildiğini ve meclisten geçirilemediğini söylemiştim.





Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Proleter_Devrimci
[ Proleter_Devrimci ]

Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.01.2019
İleti Sayısı: 81
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

23 kere teşekkür edildi.
32 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: Proleter_Devrimci
Cevap Tarihi: 09.01.2021- 00:22


Alıntı Çizelgesi: Alıntı yazmış
Not. Sanırım toprak reformunun yapılamayışı konusunda Kemalizmi suçluyorsun ama, o süreçte bile Kemalistleri homojen bir yapı olarak görme eğiliminden kaynaklanıyor bu, Ya da orasından burasından bir eleştiri yaparak yazıyı bitireyim demek istemişsin. Daha önce de bu cümleleri kurmuştun ve size yanıt olarak bu konunun meclise üç kere getirildiğini ve meclisten geçirilemediğini söylemiştim.



Aslında toprak devrimi konusunda, Atatürk'ten ziyade İsmet İnönü iktidarının son dönemlerinde (Şevket Süreyya Aydemir'in İkinci Adam adlı eserini okumanızı tavsiye ederim) önemli girişimler olmuş ama sizin de belirttiğiniz gibi tüm üyeleri CHP'li olan meclisten geçememiştir. Zira Kemalizmin sınıfsal yapısı ve temsil ettiği sınıfsal kesim, böyle radikal bir değişikliği gerçekleştirmeye elverişli değildir. O dönemde, tüm üyeleri Kemalist olan CHP'lilerden oluşan mecliste, Emin Sazak gibi önemli toprak ağaları bulunmaktaydı... Şunu anlamamız gerekiyor, bu tür devrimci atılımlar sınıfsal bağlamından kopuk bir şekilde, sadece iyi niyetle gerçekleştirilemez. Bu tür devrimci atılımlar, sınıfsal hareketin siyasi arenadaki temsilcileri tarafından gerçekleştirilebilir. CHP'nin 27 yıllık tek parti iktidarı bunu başaramamıştır, zira temsil ettikleri sınıfsal yapı, yoksul köylülüğe dayanmamaktadır.

Evet, Kemalizm bana göre de soldur ama sol, Marksizm/Leninizmden ibaret değildir. Kimi sol hareketlerin sınıfsal niteliği bağlamında ilericilikleri ve devrimcilikleri sınırlıdır.



Teşekkür edenler:   melnur [09.01.2021- 05:13],

Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Özgür Şen'le laiklik üzerine: 'Laiklik ve piyasa umut 0 2210 11.12.2015- 10:00
Konu Klasör Komünist Manifesto Üzerine umut 1 3798 21.02.2020- 18:14
Konu Klasör Hegel’in Diyalektiği Üzerine Bir Derleme... melnur 0 255 12.05.2020- 00:07
Konu Klasör Gericilik, laiklik ve bir not melnur 0 2187 03.01.2017- 21:02
Konu Klasör Çıkış: Laiklik ayhan 2 2383 13.12.2018- 09:16
Etiketler   Laiklik,   Üzerine.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS