SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
SSCB'de sosyalizmin çözülüşü           (gösterim sayısı: 87)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 09.03.2019- 07:26


Reel sosyalizmin çözülüşüyle birlikte Yalçın Küçük hocanın çöküşün ilk yıllarında yazdığı bir kitap bu. Kitabı edinememiş ve okuyamamıştım. Başka yazarların kitaptaki yorumlara yöneltilen eleştirilerden biliyordum. Örnekse, Rıza   Yürükoğlu'nun (aklımda yanlış kalmadıysa-şimdi kitaplıkta bulamam) Üç Makale adlı kitapçığında anlattığı şekliyle aklımda kalmış. Başka kitaplarda da hocanın yorumuna ilişkin eleştiriler de okumuş ama kitabın kendisine bir türlü ulaşamamıştım.Oda.tv.'de bugün rastladım   genişletilmiş yeni bir baskısının yapıldığı haberine. Okumakta yarar var.

SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN YIKILDI



Resim Ekleme

Yalçın Küçük’ün Sovyetler Birliği’nde Sosyalizmin Çözülüşü kitabı yirmi yıl aradan sonra genişletilerek yeniden basıldı. Küçük yazdığı yeni giriş yazısında 12 Eylül referandumu üzerine yazmış olduğu tezleri ilk kez yayımlıyor.

Küçük kitabında Sovyetler Birliği’nin neden çöktüğünü irdeliyor, SSCB’nin çöküşünü kaynakları etkin şekilde dağıtan bir piyasa ekonomisine sahip olmamasına bağlayan tezlere karşı çıkıyor. Küçük, Sovyetler Birliği’nin son yıllarında bile kapitalist dünyanın en ileri ekonomisine sahip Amerika’yla ekonomi-teknoloji alanında başa baş durumda olduğunu söylüyor. Sovyetler Birliği’nin ekonomik değil ideolojik nedenlerle çöktüğü iddiasını ortaya atıyor.

Yalçın Küçük’e göre Sovyet sosyalizmi; emperyalist kuşatma altında, sınırlı bir işçi sınıfıyla büyük ölçekli sanayi kurma çabalarına girişmiş ve bu yolda Rus köylüsünden işçi sınıfı yaratmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıya gelmiştir. Bu zorunluluk yüzünden Sovyet düzeni, emeği eğitim durumuna göre ücretlendiren emek-değer yasasını kabul etmiş, ücretler arasındaki eşitsizlikleri artırma siyaseti izlemiştir. Küçük’ün tarifine göre yeni insan, hiçbir maddi karşılık beklemeden, halkı için çalışan insandır, Sovyet sosyalizmi, yeni insan’ı yaratamadığı için çökmüştür.

Yine Yalçın Küçük’ün tezine göre Sovyet sosyalizmi; üretici güçlerin önündeki bütün engelleri kaldırarak çalışma saatlerini düşürmek ve boş zaman yaratmak konusunda başarısız kalmıştır. Sovyet düzeni halkına, insanlığın kendisini gerçekleştirebilmesinin önkoşulu olan “tembellik hakkı”nı verememiştir. Sovyet sosyalizmi boş zamanı hoşzaman’a çeviremediği için çökmüştür.

Yalçın küçük Sovyet Marksizmini, “faşizme karşı demokrasi cephesi” tezlerini siyaset düzeyinden teori katına yükselterek sınıfsal arılığını yitirdiği, emperyalizm ile “barış içinde bir arada yaşama” siyaseti ile sosyalizmin gerilemesine yol açtığı, kapitalizmin yıkılmayacağına inandığı ve sosyalizme olan inancını kaybettiği için eleştiriyor. Küçük’e göre Sovyet sosyalizmi, Sovyet elitinin inançsızlığı yüzünden çöktü.





Bu ileti en son melnur tarafından 09.03.2019- 07:32 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.962
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.03.2019- 07:31


İLBER ORTAYLI YAZDI

Yalçın Küçük’ün kitabı üzerine geçen hafta İlber Ortaylı Milliyet Gazetesinde bir makale kaleme aldı. Ortaylı’nın kalemiyle kitap değerlendirmesi şöyleydi:

“Artık Sovyetler Birliği yok; resmen dağıldı. Yerine Rusya İmparatorluğu’nun eski vilayetleri ve eski halklarının federe üyeler halinde katıldığı bir Rusya Federasyonu çıktı. Bu federasyonun içinde siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal geleneklerinin kuvveti itibarıyla Ruslara yakın tek unsur, Volga Tatarlarıdır. Bu halkın nüfusunu bazıları 15 milyon, bazıları ve resmi makamlar daha küçük olarak veriyor; her halukarda yüzde 10’un altındadırlar. Mesela yanı başlarında onlara tarihi etnik yakınlığı olan (belki de bazı buluntulara göre Macarlara akraba olan) Başkırtlar dahi iktisadi ve kültürel bakımdan daha zayıf durumdadırlar. Bulundukları cumhuriyette de nüfusları yüzde 20 miktarındadır.

Kuzey Kafkasya’daki etnik grupların hiçbiri kendilerine ayrılan bölgede yüzde 50 nüfusu bulmuyor. Sibirya’da Yakutya (Saha cumhuriyeti) gibi Türkiye’den geniş arazide sadece 300 bin nüfus var. Sibirya’da Urallarla Pasifik Okyanusu arasındaki bölgede toplam nüfus ancak 25 milyondur. Buraya Çin’den pasaportsuz bir nüfus nüfuz ediyor.

Eski tarihi Sovyet üyeleri 20 yıldır bağımsızlar. Yeni Rusya’nın kendine göre bir gelişme potansiyeli var. Aynı zamanda da bir durağanlığı, sıkıntısı çekilmeyen tek unsur ise devlet adamıdır. Rusya’nın fetret devrini Putin bitirdi.

Türkiye’nin aydınları yanı başlarındaki Rusya’nın depremine gereken ilgi ve bilgi ile bakmayı bilmediler. Eski yıllara nispetle tek özgün gelişme; birtakım gençlerin muhtelif yollarla Rusya topraklarında çalışmaları veya okumaları, bu sayede mahalli halk ve münevverlerden topladıkları bazı bilgi ve yorumları Türkiye’ye taşımaları olmuştur. İçlerinde çok az miktarda sistematik bilgi taraması yapanlar var.

Kitapta pek rastlamadığımız yorumlar ve kaynaklar var. Fakat Anglo-Sakson kaynakları kırıntı halde okuyup nakletme alışkanlığımız elan bitmedi. Soğuk Savaş döneminde insanlar Harvard’da ve Oxford’da Sovyetlerin nasıl incelendiğine dikkat etmediler, aynı şeyi yapamadılar, bugün de aynı durum sürüyor. Rusya nedir? Sovyetler nasıl yıkıldı? Kendine özgü düşünüp yaklaşan pek olmadı, bu bakımdan Yalçın Küçük’ün “Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Çözülüşü” kitabını kim ne derse desin dikkate almalıdır, üstelik bu çalışma 20 yıl önce yayımladığı tezlerin yeniden ele alınıp yeni belgelerle bezenmesiyle ortaya çıktı.

Kitapta pek rastlamadığımız yorumlar ve kaynaklar var. Ona göre Lavrentiy Beria kendinden önce bu mevkide olan Nikolay Yejov’un yerine NKVD’nin (İçişleri Halk Komiserliği) başına geçtiğinde ortalık durulmuş. Gerçekten de Yejov’un, Stalin’in emriyle yok edildiği ve Lavrentiy Beria iş başına geldiği gün, bu tip soruşturma ve tutuklamalarının durduğunu ünlü bestekâr Şostakoviç’in anılarında bile bulmak mümkün. Poliste bir gün evvelki sorgulamalar aniden sona eriyor. Ne var ki devletin terörü kabaca değil daha rafine olarak devam etmiştir (benim notum).

Kitapta daha başka ilginç kaynaklar kullanılıyor. Beria, Stalin döneminin hemen sonunda halkın tüketim imkanlarının yeniden düzenlenmesi (zira savaştan çıkan halkın durumu berbattı) cumhuriyetlerde yerli komünist yöneticilere fırsat verilmesi, dış politikada savaştan bezen ABD ve Avrupa ile bir barışçı politikaya gidilmesi, Çin ve Kore’den desteğin yavaş yavaş çekilmesi gibi programlar öne sürüyor. Anlaşılan Politbüro’nun Kruşçev, Malenkov, Molotov, Mikoyan, Varoşilov, Kaganoviç gibi üyeleri bir Gürcüden sonra öbür Gürcünün egemenliğine karşıdırlar. Korkutucu olan Beria’nın anti-Ortodoks fikirleri değil, Rusya’nın eritilme politikasının önerilmesidir, adam yok ediliyor (kurşuna dizildi).

Sovyet rejiminin sosyalizmden uzaklaşma nedenini anlatıyor

Yalçın Küçük sonraki 40 yılın içinde Sovyet rejiminin sosyalizmden uzaklaşmasına kâh bazı kaynaklara, kâh kendi gözlemlerine dayanarak bakıyor. Mesela Gorbaçov devrinin ekonomik danışmanı Agil Aganbegyan hakkındaki gözlem ve değerlendirmelerini okumak gerekir. Fakat sosyalizmin çöküşünün nasıl hızlandırılacağı üzerindeki yorumları 70’li yıllardan itibaren (yani Amerika’nın Vietnam’da gerilediği dönem) Sovyetler Birliği’nin aşırı silahlandığı ve nükleer gücünün bir tehdit olduğunun Henry Kissinger tarafından Batı’ya kabul ettirilmesini vurguluyor. Gelişme açık; Sovyetlerden korkulacak ama aynı zamanda da Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku kendi içinde silahlanma dolayısıyla bir ekonomik sıkıntı içinde bunalacak.




Batı bu gelişimi gerçekten bilinçli olarak körükledi mi? Bunu henüz bilemeyiz ama gerilimin Sovyet sistemini çürütmeye başladığı açık.

20’nci yüzyılın en büyük tarihi yapısal değişiminin Marksist Türk aydını tarafından tahlili ilginç ve öğretici. Ne düşüncede olursak olalım, dünyaya kendi gözlüklerimizden de bakmayı bilmek lazım.”

https://odatv.com/sovyetler-birligi-neden-yikildi-2612101200.html



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyalizmin kâfirleri umut 0 1428 07.06.2015- 18:16
Konu Klasör Sosyalizmin güncelliği melnur 1 1626 21.11.2017- 08:51
Konu Klasör Sosyalizmin Türkiyelileşmesi umut 2 1589 22.05.2015- 12:58
Konu Klasör Sosyalizmin güncelliği umut 0 1721 25.08.2014- 18:15
Konu Klasör Sosyalizmin çözülüşünden 25 yıl sonra... melnur 3 1857 26.12.2016- 17:16
Etiketler   SSCBde,   sosyalizmin,   çözülüşü
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS