SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Türk halkının sağcılığı ve 'Osman Ağa'...           (gösterim sayısı: 76)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.953
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 04.05.2019- 09:03


Öncelikle TÜRK sözcüğünü bir etnik yorum olarak değil, bir yürttaşlık kimliğinin adı olarak kullandığımı söyleyeyim. ''Türk halkı ne kadar sağcı?'' sorusunun ise önceden halkımızın sağcı olduğunu kabul etmişliğimiz anlamına da geliyor. Bilinen şey, halkın yüzde 65-70'inin sağcı, yüzde 30-35'inin solcu olduğu yönünde. Bu saptama da bugüne kadar seçimlerde alınan sonuçların bir yorumu. Buna itiraz edenler de var: Doğru siyasetlerle karşılaştığında halkın sağdan sola eğilim göstereceği iddia ediliyor. İyi ama böyle bir yorum bile halkın sağa meyletmiş olduğunu ve sağ siyasi çizgide bulunduğunu göstermiyor mu?

Geçenlerde Ankara/Çubuk'ta bir olay yaşandı ve Kılıçdaroğlu bir linç tehlikesi atlattı. Gaflet biraz daha uzun sürebilse ve (devletin değil) Kılıçdaroğlu'nun etrafından ''yeterli'' tepki ve direnç gelmese orada çok daha ''inanılmaz'' şeyler olabilirdi. Linç girişiminde bulunanların planlı ve önceden organize olup Kılıçdaroğlu'nu bekledikleri belli oluyor. Bu konuda pek çok yorum da yapıldı. İnternet sitelerinde bana en ilginç gelen yorumu da İLERİ'de Ebru Pektaş, ''Anadolu sağcılığı ve 'Osman Ağa' olmak'' başlıklı yazısıyla yaptı. Ebru Pektaş ilginç   bir biçimde Anadolu sağcılığının Osman Ağa yaratması için planlı ve örgütlü olmasına ihtiyacı yoktur anlamına cesurca yorumlarda bulunmuş. Bence hiç de yabana atılır bir yanı yok. Üzerinde düşünmeye değmez mi?

Önce yazarın yazısının ilgili bölümleri:

''Elbette rejim “müessif olaylar” tertip etmekten beri durmayacaktır, ancak bunun bir “yol haritası” olarak belirmesi başka dinamikleri tümüyle körlemeyi gerektirecektir.

Evet, rejim güçleri böyledir. Bir de ötesi vardır.

Ötesinde, rejimin “karşı devrimci” yığınağı olarak halk kitleleri ve “Osman amcaları” karşımıza çıkmaktadır.
İşte tam da burada zülfü yare dokunan bir şeyler var gibidir. Zira egemen bir muhalif/sol muhakemeye göre sağ reaksiyonun/hareketin, “halk kitleleri” ile buluşması ancak ve ancak “organize işler” çerçevesinde olmaktadır.

Yoksa “halk” dediğimiz şey masumdur; işinde gücünde, yalansız sade yaşam kavgasındadır halk.“Halk” nasırlı yumrukta, kömür karası yüzde, bilenen öfkede, konduların muşamba pencerelerindedir. “Halk”, seyyar köftecilerin yanık et kokusunda, ucuz süper marketlerin kasa kuyruğunda, cadde başlarındaki amele pazarlarındadır vs vs.

Tüm bunlardan hareketle bizatihi sola meyyal bir kategori olarak “halk”, ancak kandırılarak ve hatta baştan çıkarılarak, düpedüz ayartılarak “Osman amcalara” dönüştürülmektedir.
Türkiye sağının bu topraklardaki toplumsal kaynakları yok sayılıp, “birileri düğmeye bastı” tadında tespitlerle yetinilecekse, “Osman amca”   Amerikan sosyolojisinin Parsonscu ekolü için yerinde bir örnek-vakıadır yalnızca.


“Osman amca” olmak…

İsabetli bir adlandırmayla “Anadolu sağcılığıdır” karşımızdaki.

“Anadolu sağcılığı” imge, duygu, reaksiyon yüklüdür. Son otuz-kırk yılı hiç yaşanmamış saysanız bile onun duygusunu, bakışını, aklını, fikrini, jestini, postürünü bilirsiniz. Şükrü Erbaş’ın şiirindeki köylüdür “Anadolu sağcısı”.

Tüm bunları biliyoruz da “Osman amca” 40 yıldır değişmemiş midir?

Elbette değişmiştir. Öyle ki yalnızca AKP’li yılları bile ayrı bir değişme-dönüşme hikayesi olarak okumak mümkündür.

Üstelik buraya odaklanmak, zaafları ve kırılganlıkları bilmek önemli…

Yakın plandan baktığımızda “Anadolu sağcılığı” denilen şeyin AKP’li yıllar boyunca yerinde saymadığını, aksine yeni motivasyonlarla kireçleşip, taşlaştığını söyleyebiliriz.(1) Taşranın, kasabanın, köyün ve dahası büyükşehir çeperinin yaşadığı bu “taşlaşmanın” hem AKP’nin içine doğduğu “kimlik siyaseti” evreniyle hem de neoliberal   cangılla bağını kurabiliriz.

Her biri iç içe geçen “ruh halleri”, taşlaşan Anadolu sağcılığının betimsel kuşağı gibidir. Bohça kalabalıktır…
Sözgelimi “Osman amcayı” Osman amca yapan Re.sçiliktir.

Re.sçilik; Anadolu sağcılığını geçmişte hiç olmadığı kadar özgüvenle, narsisitik muzafferlik duygusuyla ve büyüklenmeci pathosla donatmıştır. Hiçbir tek lider, böylesine kapsayıcı bir “duygu siyasetini” harekete geçirememiştir.

Üstelik geçmişin komünizm ve dinsizlik tehlikesinden mürekkep çorak sağ ideolojileri zenginleşmiş, kimisi yeni içerimleriyle ortaya bir siyasi jargon çıkmıştır. Burada ecdat, medeniyet, fetih, yeniden diriliş ve daha ne fanteziler, kathartik motifler vardır.

Re.isçilik, Anadolu sağcısının “devletle ilişkisini” de dönüştürmüştür.

“Osman amcanın” torunu tuğralı yüzük ve “Osmanlı 1453” imzalı dobloyla dolaşmaktadır.

“Osman amca” yalnızca kendisi gibi İngilizce bilmeyen ama “one minute” diye diklenen Re.s’inden etkilenmemektedir.   Yarı-bilginin, “organik yalancılığın” köşe yazarı, tv programcısı, haber yorumcusu olmak için aranan şart olduğu bir zamanda “Osman amca” yirmi yıl önceki “Osman amca” değildir.(2)
Yine de Anadolu sağcısı hala “aşağılanma duygusu” ile cebelleşmektedir.

Olmayanın, yetmeyenin, tüm güç iddialarının ardında çatallanan sesin, buğulanan bakışın, bitmeyen mağduriyetlerin duygusudur bu. Herkesin her şeyi karşılaştırabildiği bir sosyal medya çağında “her şeyden önce bir karşılaştırma deneyimi olan aşağılanma duygusu” hiç olmadığı kadar telafi arzusuna, “kurtarıcı düşlerine”, ille de re.sçiliğe tahvil olmaktadır.(3)

Hıncın, hasedin, intikamın ve nefretin yuvalandığı yer burasıdır.

Serbest kaldıktan sonra iki eli iki yandan öpülen “Osman amca” intikamdan gurur duymakta, bunu göstermeyi görev bilmekte ve narsistik hazlarla intikamı çoğaltmaktadır.

Tüm kırılganlığıyla Anadolu sağcılığı, ruh halleri, duygular, zihniyetlerdir…

Maddi/sınıfsal dinamiklerin, krizin etkilerinin tüm bu bulutsu ideolojiler kozmosuna nasıl sirayet edeceği, solun nasıl bir strateji izleyeceği kıymetli tartışma başlıklarıdır…

Kaynaklar
1.https://yesilgazete.org/blog/2011/06/16/anadolu-sagciligini-ne-yener/
2.Zafer Yılmaz, Türkiye’nin Ruhu, Hınç, Tahakküm, Muhtaçlaştırma, İletişim Yayınları(2018)
3.Bu yazıda epey faydalandığım kaynaktır: Nagehan Tokdoğan, Yeni Osmanlıcılık, Hınç, Nostalji, Narsisizm, İletişim Yayınları(2018)


https://ilerihaber.org/yazar/anadolu-sagciligi-ve-osman-amca-olmak-97091.html




Bu ileti en son melnur tarafından 05.05.2019- 04:47 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.953
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.05.2019- 05:25


31 Mart seçimlerinin sonuçları bize bu ülkede sevinilecek pek çok şey olduğunu göstermiştir. Bu ülkede umudun asla köreltilmemesi ve yitirilmemesi gerektiğini, seçim sonuçlarının her koşulda gericiliğin karşısına dikilebilecek bir aydınlanma cephesinin olacağını göstermiştir. Bu coğrafyanın umudu   buradadır. Ne var ki, bu durum madalyonun sadece bir yüzüdür; bir de farklı bir yüzü olduğunu asla akıldan çıkarmamak gerekir.

Ebru Pektaş ülkede öteden beri var olan Anadolu sağçılığı olgusunun Osman amca tipolojisine evrildiğine işaret ediyor; adını da koyuyor ''Re.sçilik''...Doğrudur, AKP'nin kindar ve dindar nesil yaratma hedefinin   Re.sçilik şablonu altında meyvelerini vermeye başladığını söyleyebilmek mümkündür. Ve üstelik Anadolu sağcılığı ve Osman amcacılığı sadece Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz ile de sınırlamamak gerek. Sıradan bir gözlemle bile büyük şehirlerin çeperlerinde ve sahil kasabalarımızda re.sçiliğin örnekleri görülebilmektedir.

Geçen yaz tatil yaptığım bir yörede bu tür örneklere çok sık rastlamıştım. Gerçekten de Erdoğan için pek çok şeyi göze alabilecek bir yandaş kesimin oluşturulmuş olduğunu görmek gerçekten rahatsız ediciydi. Erdoğan bu kesimler için gerçekten de tapılacak bir re.sti. Abartı yok, tapıyorlardı. Bir keresinde 8-10 kişilik bir grbu da karşıma alarak tartışmaya çalışıyordum, ne olur ne olmaz, biraz da alttan alarak :) Bir kere her türlü eleştiriye kapalılar. İkincisi zihinsel açıdan da dışa kapalılar. ''One minute'' olayından sonra Erdoğan Türkiye'sinin İsrail'le ilişkilerini sürdürdüğü ve dışarıda Erdoğan'ın çok da sevilmediğini -tabi uygun bir üslupla- söylediğimde şaşırıyorlar. İnanmıyorlar tabi. Benzer konuda ne söylerseniz söyleyin, onların zihinlerine ulaşmıyor. Biraz uzakta olan iki kişinin aralarında sessizce konuşmalarını duyuyorum.   Biri diğerine ''cahil bu'' diyor; ''Erdoğan'ın dışarıda ne kadar sevildiğini, nasıl da kırmızı halılarla karşılandığını bilmiyor''. Anadolu sağcılığı kavramının AKP döneminde Osman Amcalar yarattığını hatta biraz ileri giderek, bu sağcılığın geniş bir kesimde Osman Amcacılığa dönüştüğünü iddia edebiliriz. Bu Osman Amcacılık kendiliğinden harekete geçme potansiyeli var mı sorusu üzerinde düşünmek gerek. Bana göre kendisini güçlü gördüğünde ille de önceden planlı ve organize olması da gerekmiyor. Güçlü olma duygusunun verdiği güven bu kesimleri karşıt gördüğü çevrelere karşı harekete itebilir. Suruç'ta bir yönlendirme vardı, belli. Ama Kılıçdaroğlu'na saldırı ve linci sadece bu planlı organizasyon eseri olarak görmek bu konuda bizi yanılgıya düşürür. Ebru Pektaş bu konunun altını çizerek, önemini hatırlatmak istemiş.

Hiç haksız değil.




Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör CHP'nin yaptığı sağa benzemek de değil, düpedüz sağcılık... melnur 0 102 22.02.2019- 22:17
Konu Klasör “HDP içindeki ‘ödünç milletvekilleri’ Türk solunun utançlarıdır” melnur 0 127 14.03.2019- 12:47
Konu Klasör 2013 Haziran devrimi/Osman Ulaş melnur 1 2956 22.02.2014- 16:49
Konu Klasör Devrimsiz demokrasi mavalı-Osman Çutsay melnur 0 827 22.05.2017- 11:46
Konu Klasör Üç ana halka umut 6 1409 06.02.2016- 20:05
Etiketler   Türk,   halkının,   sağcılığı,   Osman,   Ağa.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS