SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
N.Demirtaş: Oylarımız çantada keklik değil.           (gösterim sayısı: 70)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.953
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 11.05.2019- 18:37


Nurettin Demirtaş da aynı mesajı verdi: Oylarımız çantada keklik değil

HDP'li İmam Taşçıer'in 'Kürtler adım atana oy verir' açıklamasının ardından DTP'nin eski eş genel başkanı ve Selahattin Demirtaş'ın kardeşi olan Nurettin Demirtaş da benzer bir mesaj verdi.

Resim Ekleme
Demokratik Toplum Partisi (DTP) eski eş genel başkanı Nurettin Demirtaş, 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin İstanbul'da HDP stratejisi sayesinde kazandığını belirterek, “CHP İstanbul’u tekrar kazanabilir, fakat Kürtlerin desteği olmadan asla” dedi.

Hakkında tutuklama kararı bulunduğu için yurtdışında yaşayan HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın kardeşi Nurettin Demirtaş, Avrupa’da yayınlanan bir site için kaleme aldığı “İstanbul’da Kürt oyları çantada keklik değil” başlıklı yazısında İstanbul seçimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Rudaw'ın aktardığı habere göre CHP’nin seçimden sonra Abdullah Öcalan’a uygulanan görüş yasağı, açlık grevleri ve Kürt sorunu karşısındaki sessizliğine dikkat çeken Nurettin Demirtaş, seçimde HDP’nin kazandığı belediyelerin çeşitli gerekçelerle elinden alınmasına karşı CHP yönetiminin sessizliğini eleştirdi.

'CHP'YE DESTEK VERMEZSE KİM KÜRT HALKINI SUÇLAYABİLİR'

Nurettin Demirtaş yazısında şu sözlere yer verdi: "AKP-MHP ne kadar milliyetçi ve şiddet doğuran bir dille konuştuysa, CHP sözcüleri de benzer tonda cevaplar vererek milliyetçilik yarışına girdi. Ortada tarihi bir sorun varken ve üstelik her gün her iki taraftan da can yakıyorken, sadece bir kentin idaresini tartışıp konuşmak fazlasıyla basit ve sorumsuzca bir yaklaşım olmaktadır. CHP yönetimi Kürt analarının yerlerde sürüklenmesi karşısında bile tavırsız kalmıştır. Habur sürecini, İmralı görüşmelerini negatif bir yaklaşımla AKP’ye karşı kullanmaya kalkmıştır. Bu durumda HDP’nin en geniş tabanını oluşturan Kürt halkı CHP’ye İstanbul yarışında destek vermezse kim Kürt halkını suçlayabilir ki?"

'İMAMOĞLU'NA DESTEK SÜREBİLİR'

Ekrem İmamoğlu’nun daha tutarlı davrandığını vurgulayan Nurettin Demirtaş, “Kürt halkı İstanbul seçiminde Sayın İmamoğlu’na olan desteğini sonuna dek sürdürebilir. Fakat CHP bilmelidir ki Kürt sorununun çözümüne kim yanaşırsa, halk ona destek verir. Doğruya doğru!” ifadesinin kullandı.
"AKP'nin çözüme yanaşmadığını" belirten Demirtaş, şunları kaydetti: "Fakat ya politika değiştirir, çözüme yanaşırsa? Demokratikleşme için bir adım atarsa? CHP o zaman da ‘demokrasi ve çözüm’ yarışına mı girecek? Tutarlı davranmak bu mudur? Neden şimdi bunu yapmıyor CHP? Ne de olsa AKP demokrasiye yanaşmaz diye düşünüyor olabilirler. Fakat AKP içinde, 2015’ten beri yürütülen savaş politikalarının yanlış olduğunu, sonuç getirmediğini düşünenler giderek artıyor. Bunun için bunca mücadele var.”

'AKP ŞERİT DEĞİŞTİRİRSE KÜRT HALKI POZİTİF YANIT VEREBİLİR'

“Neticede AKP şerit değiştirirse Kürt halkı buna pozitif yanıt verebilir” diyen Demirtaş yazısında şu ifadeleri kullandı: “Şimdi bu durumda CHP yönetiminin politikalarını gözden geçirmesi gerekmiyor mu? Açıkça bilinmesinde yarar vardır: Tecridin kaldırılmasına, Kürt sorununun demokratik çözümüne dair tek kelime etmeyen bir CHP’yi Kürt halkı desteklemeyebilir. Fakat AKP tecride son verip demokratik çözüm için adım atarsa ibrenin yönü değişebilir. CHP Kürt oylarını çantada keklik görmemelidir. AKP ile çözüm olur mu olmaz mı tartışması ayrı bir konu, burada ifade etmeye çalıştığımız bu misyonu CHP’nin yüklenmesi gerektiğidir. Fakat CHP bu sorumluluk altına girmediği halde Kürt halkından destek bekleyemez.”

Nurettin Demirtaş, AKP ise bu durumu sadece İstanbul’u kazanmak adına bir fırsat olarak değerlendirmek yerine Kürt sorununun demokratik çözümü için tarihi bir fırsat olarak görür ve bu temelde tecride son verip çözüm kanallarını açarsa Kürt halkı neden tutumunu değiştirmesin ki?” dedi.

'HDP KOŞULSUZ DESTEK KONUMUNU GÖZDEN GEÇİRMELİ'

“Bu tartışma halkı beklentiye sokmak için değildir, siyasi bir realitenin dile gelişidir” diyen Demirtaş, İstanbul seçimlerinde HDP’nin “koşulsuz destek” konumunu gözden geçirebileceğini belirterek, “Halkımızın tercihini tartışmak için 23 Haziran’a dek yeterince zamanı vardır fakat çözümden yana olmayan tutumlara karşı zerrece tahammülü yoktur” ifadelerini kullandı.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/nurettin-demirtas-da-ayni-mesaji-verdi-oylarimiz-cantada-keklik-degil-262751




Bu ileti en son melnur tarafından 11.05.2019- 19:06 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.953
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 11.05.2019- 20:27


Kürt hareketinin ileri gelenleri bu konuyu çok dillendiriyorlar. İstanbul seçimleri bağlamında da değinildi. ''Biz AKP karşıtlığında sizi destekliyoruz ama AKP bizim üzerimize geldiğinde siz bizi desteklemiyorsunuz'' deniliyor, yakınılıyor. Yüzeysel bakıldığında bir haklılık da yok değil. AKP ''masayı'' devirdikten sonra gerçekten de Kürt hareketinin legal ve illegal yapılanmalarının üzerine çok gitti, gidiyor ve düzen solu sayacağımız CHP'den de yeterince destek görmüyor. Böyle olunca İstanbul seçimleri bağlamında arka arkaya gelen ''oylarımız çantada keklik değil'' mealindeki açıklamalarda neden bir haksızlık olsun?

Bu konuya daha önce de değindiğimi anımsıyorum. Yüz küsur belediyesi olan HDP'nin yüze yakının görevden alınıp kayyuma devredilmesinin yeterince tepki görmediğinin altını çizmeye çalışmış ve ''neden?'' diye de sormuştum. İlginç değil mi; bir siyasi partinin hemen hemen meşru yollarla kazandığı belediyelerin nerdeyse tümü siyasal gerekçeler ileri sürülerek görevden alınıyor ve bu durum ülkede gereken tepkiyi görmüyor!

Bir başka ilginçlik, HDP'nin de buna yeterince tepki vermemesi değil mi? Düne kadar en sıradan bir olaya bile en güçlü kitlesel tepkiyi verenlerle, organize edenler bu kayyum olayında ''sessizler''! Bu sessizliği sadece yılların yorgunluğu ve bıkkınlığı olarak açıklayabilmek mümkün mü?

Kürt hareketinin legal partilerinin PKK ve şiddetle arasındaki mesafeyi açmamaları, şiddetin her iki ''taraf''ta milliyetçi duyguları arttırması Kürt hareketini yalnızlığa mahkum etmektedir. Kürt hareketi bir türlü ''Türkiyeli'' algısı yaratamamıştır. Problem buradadır. HDP'ye yönelen haklı haksız her türlü baskının hatırı sayılır bir destek görememesinin nedeni olası bir desteğin ''PKK yanaşması'' olarak yorumlanmaya açık olmasıdır. Yandaş medyanın da ''sahibinin sesi'' olması, öyle davranması, muhalefetin ses yükseltilmesini gerektirdiği zaman ve olaylarda bile güçlü bir ses ve destek vermesinin önüne geçmektedir. HDPnin bu konuyu öncelikle kendi içinde gündeme getirmesi ve konuyu enine boyuna tartışması gerekmiyor mu?

Öteden beri yineliyoruz;   Kürt hareketinin legal partisinin özellikle bu ''ayrılma-bölünme'' konusuna ve PKK'nin şiddet temelli siyasetine karşı durduğuna bir açıklık getirmelidir.   HDP bu konuda yeterince açık değil. Zor bir konu ama, bu konuda belli bir netlik kazanılmadığı için toplumsal alandaki algı HDP=PKK'dir. Dolayısıyla HDP'nin yüze yakın belediye başkanı görevden alınırken CHP başta olmak üzere diğer muhalif kesimlerden güçlü bir destek alamamasının nedeni, böyle bir güçlü destek verebilme koşullarının ortada olmayışıdır.

Konunun bam teli bence burada yatıyor ve Kürt hareketi de bu konuyu çok somut bir biçimde kendi içinde bir açıklığa kavuşturmaktan uzak duruyor.

İstanbul seçimleri bağlamında Kürt hareketinden gelen yakınmaları da bu yüzdenbir haklılık temeline oturtamıyorum.




Bu ileti en son melnur tarafından 12.05.2019- 01:16 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 6.953
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 12.05.2019- 01:49


Konunun başka ve seçimlerle ve Öcalan'la ilgili bir yanı daha var. Bence önemli olan da orası. AKP neden tam da seçim öncesi, Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesine neden izin verdi? Çok doğru bir soru bu. Sekiz yıldır Öcalan'ın avukatlarıyla görüştürülmediği söyleniyor, o zaman neden şimdi? ( Hüküm giymiş birinin avukatıyla görüşme zorunluluğu var mı, o da başka bir konu.) Evet, AKP neden Öcalan'ı bu seçim öncesinde gündeme getirip tartıştırıyor?

Yanıt, seçimdir. Yok dış baskıymış, yok ölüm oruçlarıymış; hiçbiri değil. Yanıt, Erdoğan'ın İstanbul'u kaybetmemek adına her türlü adımı atabilme potansiyelinde yatıyor. Erdoğan'ın Öcalan açılımının tek nedeni de budur. ''Oylarımız çantada değil'' tavrı tam da   Erdoğan'ın beklediği tavırdır. Kürt hareketinin kurumsal varlığından ve Besse Hozat'ın açıklamalarından bağımsız olarak koşullu destek anlamına gelen bu sözleri söyleyebilecek olan kişiler Kürt hareketinin içinde vardır. AKP de buralara olta atmaktadır.

Kürt hareketinin homojen bir yapıda olmadığı bilinen bir gerçek. İçinde AKP'ye yakın kesimler de, sola kapalı, CHP'ye karşıt kesimler de bulunmaktadır. Öcalan açılımı bu kesimler için biçilmiş kaftandır. Erdoğan da bu kartı bilerek açmaktadır. Konu budur. Öcalan açılımının gündeme taşınmış olmasının nedeni de budur. Hiç kuşkum yok, etkisi de olacaktır. Yeterli olur mu, açılım daha öteye taşınarak pazarlık noktasına gelir mi, bilemem. Ama 31 Mart'ta sandığa gitmediği söylenen HDP dışı muhafazakar Kürtlerde ve hem de parti içindeki AKP'ye çok da uzak olmayan kimi kesimlerde etkisinin olacağı muhtemeldir.

Münferit gibi görünen sesleri yabana atmamak gerek.









Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Selahattin Demirtaş'ın açıklamaları... melnur 3 186 28.02.2019- 08:44
Konu Klasör ''Neden?'' sorusunun yanıtı eksik değil mi? melnur 1 161 25.02.2019- 17:23
Konu Klasör CHP'nin yaptığı sağa benzemek de değil, düpedüz sağcılık... melnur 0 102 22.02.2019- 22:17
Konu Klasör Alper Taş: Belediye binasındakiler değil, halk yönetecek melnur 0 114 11.02.2019- 08:08
Etiketler   N.Demirtaş:,   Oylarımız,   çantada,   keklik,   değil.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS