SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Düzen ve rejim, siyaset ve devrim           (gösterim sayısı: 321)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.293
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

11 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 30.05.2019- 21:46


Düzen ve rejim, siyaset ve devrim - Can Soyer

Marksizmin bir bilim ve felsefe olduğu; Marx’ın düşüncesinde bilim ve felsefenin özel bir yere sahip olduğu sık sık söylenir. Marx da bilim ve felsefeye, mevcut toplumsal yapının dönüştürülmesi mücadelesinde özel görevler yüklemiştir gerçekten.

Meşhur 11. Tez’in anlattığı budur ve birçok yorumcunun belirttiği gibi, Marx’tan sonra bilim ve felsefenin eskisi gibi yapılamayacak olması da bundandır.

İyi de madem marksizm bir bilim ve felsefedir, ve madem marksizm bilimi ve felsefeyi dünyayı dönüştürme çabasıyla ilişkilendirmiştir, o halde neden dünyayı dönüştürme ehliyetini bilime ve felsefeye vermemiştir?
Marksizm, dünyayı değiştirmek için neden üçüncü bir araca, üçüncü bir etkinlik tarzına, yani siyasete ihtiyaç duymuştur?

***

Bir noktayı daha açalım.

O da şu: Siyaset tarihsel sürecin ve güncel dinamiklerin özgül bir bileşimi sonucunda oluşmuş verili zeminde yapılır ve bu zemin siyaset yapan öznenin etrafını kuşatan koşulları ifade eder. Bu koşulların ötesi ya da dışı yoktur. Her siyasal özne, kendisini bu koşulların çerçevelediği alanda var etmek zorundadır.
Demek ki, etkili siyaset, öncelikle verili zeminin ve koşulların tanınmasını gerektirir. Dikkat edilirse, kabullenmekten değil, tanımadan/bilince çıkarmaktan bahsediyoruz.

Diyalektik, Lukacs’ın dediği gibi, verili gerçekliği tanımayla onu aşmanın tek bir harekette bütünleşmesidir ve siyasette de diyalektiğin bu iki yanı iş başındadır. Dahası, “düzen dışı” olmak adına verili zemin ve koşullar ile her tür ilişkiyi reddeden sekterlik, kapitalizmi yıkmayı değil, onun dışında kalmayı, kendi “ada”sında sıfırdan bir toplumsal yaşam kurmayı öğütleyen ütopyacı perspektifle de soy ortaklığına sahiptir.
Zira devrimci siyaset, düzen “dışı” değil, düzen karşıtıdır.

***
Dahası, Marksizm, bir toplumsal yapının devamlılığının ve yeniden üretiminin, esas olarak siyasal ilişkiler ve mücadeleler sayesinde gerçekleştiğini söyler. Toplumsal yapı, tümüyle farklı düzlemlere ait birçok pratiğin eklemlenmesi anlamına gelir ve bu eklemlenmenin odağında yer alan başat unsur siyaset ve siyasal mücadelelerdir.

Deyim yerindeyse, siyaset, bir toplumun göbek deliğidir.

Toplumsal ilişkiler içerisinde siyasetin prizmasından geçmeyen, siyasetin basıncı altında şekillenmeyen, siyasal mücadeleler ile uzaktan ya da yakından ilişkilenmeyen alanlar bulmak mümkün değildir.

***

Şimdi gelelim sadede.

[size=3]AKP iktidarı sıradan bir hükümet partisi değil, bir rejim kurucu iktidardır; Erdoğan da sıradan bir siyasetçi değil, bu yeni rejimin lideridir. Burada rejim sözcüğüyle ifade ettiğimiz olgu sadece anayasal model ya da başkanlık sistemi değil, esasen Türkiye kapitalizminin siyasal çerçevesidir. Dolayısıyla, Saray Rejimi, Türkiye kapitalizminden azade ya da ondan ayrışık bir ontolojik alana oturmamaktadır.


Son dönemde sermaye sınıfı ile Erdoğan arasında yaşanan sürtüşmelere rağmen, bu böyledir. Sürtüşmeler birbirinden farklı yönelimlerle değil, mevcut yönelimin nasıl hayata geçirileceği ile alakalıdır çünkü.
Dolayısıyla, Saray Rejimi’ne karşı sivriltilmiş bir mücadele, salt Erdoğan’ın kişisel iktidarıyla değil, Türkiye burjuvazisinin beklentileriyle de ilgili bir kavga konusudur. Saray Rejimi’ne indirilen darbelerin, Türkiye sermaye sınıfının egemenliğinde hiçbir gedik açmayacağını düşünmek, saflık falan değil, bir tür ahmaklıktır.

***

Düzen ile siyasal iktidar arasındaki ayrım, çoğu zaman teorik, hatta analitik bir ayrımdır. Türkiye’de ise, Saray Rejimi ile sermaye düzeni arasındaki açıyı “tespit etmeye” ve bu tespite dayanarak Saray Rejimi’ne karşı mücadeleyi “düzen içi” olmakla etiketlemeye meraklı bir kesim var. CHP falan gibi aktörler söz konusu olduğunda, bunların birer düzen partisi olduğunu söylemeyi bir an olsun ihmal etmeyen bu kesim, nedense AKP’nin de bir düzen partisi olduğu, dolayısıyla Saray Rejimi’ne karşı yürütülen mücadelenin doğrudan doğruya Türkiye’deki sermaye egemenliğine karşı yürütülen mücadele olarak anlam kazandığı gerçeğini her defasında unutuverirler.

Dünya tarihinde, bir siyasal çerçeveye ihtiyaç duymamış, salt sermaye egemenliği olarak ayakta kalmayı başarmış bir kapitalist düzen nasıl olmamışsa, ülkedeki siyasal iktidarı devirmemiş, mücadelesini siyasal iktidara ve onun yönelimlerine karşı yürütmemiş bir başarılı devrim de olmamıştır.

Saray karşıtı mücadele, ne afra tafrayla iddia edildiği gibi “düzen içi” bir stratejidir, ne de sosyalizmden umudu kesip daha azına tamah etmiş bir gerilemedir.

Türkiye kapitalizminin gerici ve faşist siyasal çerçevesine saldıran devrimci hamlenin ta kendisidir.
Devrimci pratik, somut hedefe indirilen sert ve kesin darbeden ibarettir.

Ve bu hedef, hem tarihte hem de teoride, düzenin siyasal çerçevesinden başkası değildir.

https://ilerihaber.org/yazar/duzen-ve-rejim-siyaset-ve-devrim-98501.html[/size]



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.293
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 03.06.2019- 05:44


31 Mart'ta AKP iktidarına çok büyük bir seçim yenilgisi yaşatılmış, seçim YSK eliyle ve AKP direktifleriyle iptal edilmiş, 23 Haziran'da seçimin tekrar yapılacağı kararı alınmıştır. 23 Haziran AKP'ye yine ve yeniden bir büyük seçim yenilgisi tattırmanın tarihidir ve aynı zamanda, büyük olasıkla 24 Haziran itibarıyle hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı bir sürecin başlangıcı olacaktır.

Önümüzde bu kadar yalın bir gerçek dururken, yazarın-Can Soyer'in bu doğrultuda, yani AKP'ye bir seçim yenilgisi daha tattırma yolunda tutum alınmasını ayrıca gerekçelendirmek ve teorik bir zemine oturtmak çabası ne kadar hüzün verici. Abartmıyorum, Türkiye'nin sosyalist solunun omurgasını oluşturan bir partinin, yani TKP'nin hem 31 Mart ve hem de 23 Haziran seçimleri için almış olduğu siyasal tutuma karşı yapılmış bir yorum bu, başka bir nedeni yok. Hüzün verici yanı da sanki böyle bir süreçte AKP karşıtlığında mevzilenmenin ve AKP'yi geriletmeye çalışmanın ayrıca bir teorik-ideolojik açıklamalara ihtiyacı varmış gibi...



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.293
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.06.2019- 10:39


''Zurnanın zırt dediği yer ise şu sorudadır:   Sosyalistler, bugün yaşanan sürece tam içinden, başkalarını içerden etkileyerek mi müdahil olacaklar yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait olan bir kulvara davet ederek mi?''

Çulhaoğlu son yazısını böyle bir soruyla bitiriyordu.

https://www.solpaylasim.com/k7855-yeniden-tarihsel-blok-uzerine.html#c24804

Can Soyer bu sorunun yanıtını teorik düzlemde vermeye çalışmış. Hiç kuşku yok, dışarda kalarak, yaşanan nesnellliği hiç de önemsemez bir tarzda siyasal konum alarak sosyalist solu bir yerlere taşımanın olanağı yok. Üstelik ülkede solun ayaklarını basması gereken zemin bu denli yok edilmeye çalışılırken ve büyük oranda da yok edilmişken bu duruma kayıtsız kalma modunda bir siyasetin kitleler tarafından kabul göreceğini ummak da büyük bir hata olacaktır. Somutlaştırırsak AKP'nin İstanbul seçimlerini kaybetme olanağı belirmişken sosyalist solun ''dışarda'' kalma gibi bir hataya düşeceğini sanmıyorum. Konu TKP etrafında dönmektedir ve TKP'nin de eninde sonunda doğru bir siyasal duruş alacağını düşünüyorum.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.293
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
11 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 10.06.2019- 04:33


Ender Helvacıoğlu'ndan bir küçük ek:

''Politik mücadele temalarında ideolojik argümanların oranının artması iyiye işaret değildir. İdeolojinin politikalaştırılmasında bir kısırlığın başladığı anlamına gelir. İdeolojiyle kendi özgüçlerinizi sağlam tutabilirsiniz belki ama kitleler ideolojiyle ikna edilemez. Hele hele salt ideolojiyle seçim kazanmanın olanağı yoktur. İdeolojisizliği önermiyorum elbette. Sözünü ettiğim şey ideolojiyi politikalaştırabilme, yani günlük yaşamda ete-kemiğe büründürebilme yeteneği.''

https://www.abcgazetesi.com/akp-bir-luks-haline-geldi-19619




Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyalist Devrim ve siyaset-Erkan Baş denizcan 0 1730 05.11.2014- 21:20
Konu Klasör AKP yeni bir rejim kuruyor ayhan 1 2143 11.01.2016- 18:27
Konu Klasör Sınıf mücadelesi, rejim kavgası... melnur 0 821 10.01.2018- 10:21
Konu Klasör Yeni rejim Anayasal diktatörlük mü? dayanışma 1 2139 08.11.2014- 01:58
Konu Klasör Merdan Yanardağ: ‘Hileyle rejim değişmez' solcu 5 2167 01.03.2015- 17:40
Etiketler   Düzen,   rejim,   siyaset,   devrim
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS