SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Yeniden 'tarihsel blok' üzerine           (gösterim sayısı: 92)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.017
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

9 kere teşekkür etti.
13 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 04.06.2019- 05:47


Yeniden 'tarihsel blok' üzerine - Metin Çulhaoğlu

Daha önce birkaç yazıda önerdiğimiz modeli kısaca hatırlatalım:

Belirli bir tarihsel blok ve onun egemenliği, salt iktidar olmanın, bir iktidar blokunun varlığının ötesinde bir olguya işaret eder.   Sermayenin egemenliği söz konusu olduğunda tarihsel blok,   sınıfsal ayrımları silikleştiren bir “buluşma” imajını,   onayın zorun önünde gitmesini, kültürel ve entelektüel girdilerle de beslenen bir gelecek vizyonunu ve mevcut çelişkilerin kutuplaşmaya varmadan yönetilebilmesini gerektirir.
Türkiye’de 1946 sonrası dönem bu kavramlarla okunduğunda, 1950 yılında Demokrat Parti’nin, 1983 yılında ANAP’ın ve 2002 yılında AKP’nin belirli tarihsel blokların temsilcileri olarak iktidara geldikleri söylenebilir.
Son örnek, yani AKP, bir tür tarihsel bloku temsil özelliğini (bizce) 2013 yılından başlamak üzere yitirmiştir. Bugün sadece bir iktidar blokunu temsil etmektedir.

Bunlara tamam deniyorsa, sonrası?    
 
***

“Sonrası” için temel tespitimiz şudur: Türkiye’de düzen sınırları içindeki siyasetin bundan böyle yeni bir tarihsel blok oluşturma imkânları yoktur, kalmamıştır.

Kuşkusuz, referandumlarda, genel ve yerel seçimlerde görüldüğü gibi çeşitli “ittifaklar”, başkalarına açık ya da örtülü destek biçimleri, “ortaklaşmalar” vb. bundan sonra da gündeme gelebilecektir. Ama tarihsel blok başka, bunlar başkadır. “Normalleşme”, “soğuma”, “hukuk devletinin yeniden tesisi”,   “yargıda reform”, “kuvvetler ayrılığı ilkesine geri dönülmesi” ve benzerleri bu ülkeyi en fazla biraz daha “normal” hale getirir, o kadar.

Kaybettirilen eşeğini yeniden bulan sevgili kulların ortak sevinci tarihsel blokla karıştırılmamalıdır.
Burada kullanılan kavramlarla olmasa bile durum başkaları için de o kadar açıktır ki rejimden zaman zaman gelen “Türkiye ittifakı” sesleri, yeni parti kuracağı söylenen Davutoğlu’nun durup durup ortalığa “vizyon” saçması ya da Feyzioğlu’nun kendince yaptığı çıkışlar neyin artık geri gelmemecesine gittiğine ilişkin farkındalığın göstergeleridir.

Bunlardan bir şeyler, örneğin yeni “iktidar blokları” çıksa bile yeni bir tarihsel blok çıkmayacağı kesindir.
Geçmiş olsun.
 
***

“Sonrası” için diğer temel tespit: Bir kavram olarak tarihsel blok sadece burjuvazinin sınıfsal egemenliğinin belirli bir biçimini, bu anlamda belirli bir uğrağı tanımlamaz. Düzen karşıtı radikal muhalefet için de geçerlilik taşır; yani o da kendi “tarihsel blokunu” oluşturmak zorundadır. Kuşkusuz, sermaye egemenliği bağlamındaki tarihsel bloktan ayrılan kimi özellikleriyle birlikte…

Bu temel tespitin uzantısı olan gözlem ise şöyle:  

Bugün rejime karşı oluşan “muhalefet cephesinde” normalleşmeye fit olma, kuvvetler ayrılığına dönüşle pek çok şeyin düzeleceğine inanma, “hukuk devleti” denilen şeyi her arızanın ilacı sayma, özetle kaybettirilen eşeği yeniden bulma sevincini yaşama eğilimleri ağır bassa bile, aynı cephe kendi içinde çok daha radikal nüveleri de barındırmaktadır.

Bizce ciddi bir potansiyeldir.

İşin kritik noktası ise, bu potansiyeli yeni bir tarihsel bloka taşıma görevinin sosyalistler dışında kimse tarafından taşınamayacak olmasıdır.

Evet, mevcut rejim karşısındaki birikim düşünüldüğünde sosyalistler henüz güçsüz, etkisiz ve “marjinal” durumda olabilirler. Ancak bu, tarihsel blok ihalesinin başkaları tarafından da üstlenilebileceği anlamına gelmez. İsterseniz daha açık konuşalım: Mevcut birikime bakıldığında, örneğin CHP ile HDP çevresindeki en ileri öğelerin bile sosyalist kesimin bir şekilde etkinliği ve müdahalesi olmaksızın çok daha azına razı olmaları kaçınılmazdır.

Zurnanın zırt dediği yer ise şu sorudadır:   Sosyalistler, bugün yaşanan sürece tam içinden, başkalarını içerden etkileyerek mi müdahil olacaklar yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait olan bir kulvara davet ederek mi?  



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.017
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 09.06.2019- 10:19


1923'le birlikte kulluktan yurttaşlığa geçme sürecinin   tarihsel bir blok gereksinimi Çulhaoğlu'nun söylediği gibi AKP iktidarının muktedir hale gelmeye başladığı andan itibaren sonlandığı bir gerçektir. İmparatorluğun yıkıntıları üstünde bir ulus devlet projesini hayata geçirebilmek aydın, bürokrasi ve asker birlikteliğine ihtiyaç gösteriyordu. Sürecin yerleşik hale gelebilmesi için böyle bir tarihsel blok da gerekliydi ayrıca, alttan böyle bir ''talep''in olmaması, sürecin ''yukardan'' inşası için böyle bir ''tarihsel blok''u zorunlu hale getiriyordu.

Önemli bir saptama kuşkusuz, üzerinde çok da anlaşılmayacak bir yanı olmaması gerekir. AKP'nin kendi muktedirliğini pekiştirdikten sonra böyle bir tarihsel blok yerine bir ittifak bloğunu tercih etmesinin ve tarihsel bir bloğa ihtiyaç göstermemesinin de anlaşılır bir yanı var. Çulhaoğlu'nun yazısında benim önemsediğim konu, yazının sonundaki soruda yatıyor: Şöyle sormuş Çulhaoğlu: ''Zurnanın zırt dediği yer ise şu sorudadır:   Sosyalistler, bugün yaşanan sürece tam içinden, başkalarını içerden etkileyerek mi müdahil olacaklar yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait olan bir kulvara davet ederek mi?''

Üzerinde düşünülmesi gerekmiyor mu?



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Solda blok, sola blok umut 1 1673 18.08.2015- 11:51
Konu Klasör Yeniden kuruluş, yeniden doğuş denizcan 0 1475 04.02.2015- 11:08
Konu Klasör TKH ve seçimler üzerine... melnur 4 395 20.04.2019- 02:22
Konu Klasör 'Faşizm' üzerine birkaç not... melnur 0 92 26.05.2019- 08:28
Konu Klasör TKP'nin seçimlerdeki stratejisi üzerine... melnur 5 348 13.04.2019- 04:02
Etiketler   Yeniden,   tarihsel,   blok,   üzerine
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS