SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Sosyal Demokrasi ve sosyalizm...           (gösterim sayısı: 1.160)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.194
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
44 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 19.12.2019- 06:08


Özgür Şen SOLhaber'de ''Sosyal demokrasiye akıl vermek'' başlıklı bir yazı yazmış. Yazıyı okuduğumda ilk aklıma gelen şey, TKP'nin özellikle son iki seçimde takındığı siyasi tutumun gerekçesini yazdığı şeklindeydi. Daha önce de yazmaya çalışıyordum; TKP'nin son dönemlerde daha da somutlaştırarak savunduğu bağımsız sosyalist çizginin doğru ve gerekli bir çizgi olduğunu, ne var ki, bu doğrultudaki haklı ısrarının somutlaşmış halinin doğru olmadığını ve partinin kitleselleşme yolundaki çabasına ve ülke siyasetine bir katkı yapmayacağını ifade ediyordum. Hala öyle düşünüyorum. Türkiye'nin siyasi önceliklerinin arasına ve hatta en önüne, hangi konu tartışılmaya açılırsa açılsın AKP'nin iktidardan alaşağı edilmesi koyulmadıkça ve bu konuda ortaya çıkan sağlı sollu muhalefete destek verilmediği sürece izlenebilecek siyasetin tam anlamıyla doğru bir siyaset olacağını sanmıyor ve böyle bir siyasi tutumun da topumda bir karşılık görmeyeceğini düşünüyorum. TKP, AKP iktidarı boyunca -gördüğüm kadarıyla- toplumda haklı bir sempati ve hatta kitle kazanmıştı; bunun nedeni izlediği doğru siyasetti, öngörülerinin doğruluğu ve haklı çıkışıydı. Aynı şeyleri son iki seçimle belirgin hale gelen yaklaşımı için söylemek pek de mümkün değil, gibime geliyor. Sanırım ilk seçim sonuçlarıyla bu siyasi yaklaşımı da test etmiş olacağız.

Özgür Şen sosyal demokrasi ve sosyalizm konusunu karşılaştırrken İngiltere seçimini ve İşçi Partisi lideri Corbyn'i kullanmış. Bence atladığı şey İngiltere ve Türkiye arasında beş benzemez olduğu gerçeğini hiç hesaba katmamış olması... TKP'nin de hatasının bu olduğunu ve alınan siyasi doğrultunun bu somut gerçeği içine almaması, es geçmesi olduğunu düşünüyorum. Yanlış da buradadır. Merkezi iktidarda 17-18, yerellerde 25 yıldır iktidarda bulunan ve artık muktedir hale gelen bir zihniyetin kapsam dışı tutulmasının anlaşılır bir yanı yoktur. Savunulacak bir yanı da bulunmamaktadır. Bu tutumun, TKP'nin son zamanlara kadar izlediği ve haklı bir sempati kazandığı siyasetle de uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır. Ben bu tavrı, daha başlangıcında garipsemiş ve   ''TKP'nin kulvar değiştirmesi'' olarak nitelemiştim ve anlaşıldığı kadarıyla bu -bana göre yanlışlık- Özgür Şen'in bu yazısıyla da hala devam ediyor. Umarım haklı çıkarlar.

Türkiye'nin sosyalizme ihtiyacı var; bu gerçeğin altını sürekli çizmeye çalışıyoruz; ne var ki, bu haklı, bu tarihsel ve bu somut gerçek, AKP'nin bir an önce ülkenin başından kopartılması ve siyasal ve toplumsal alanda meydana getirdiği büyük yıkımın izlerinin bir an önce ortadan kaldırılmasına çalışılması gerçeğinin üzerini örtmesini gerektirmiyor. TKP'nin takındığı siyasi doğrultuda bu gerçek eksiktir. TKP nedense, aldığı siyasi doğrultuda AKP gerçeğine yer vermemektedir ve bu haliyle bir büyük yanlışın içine girmektedir. TKP öteden beri önemsediği ve sürekli vurguladığı   bağımsız siyasi çizgisini yine savunabilir, daha somut bir hale getirebilir ama bunu yaparken AKP ile mücadelesini de daha etkin bir hale getirebilmenin yolunu bulabilirdi. Ergenekon davalarıyla ne yapmak istediği açığa çıkan ve aradan geçen zamanda yapmak istediklerini büyük oranda gerçekleştiren ve muktedir hale gelebilen bir siyasi anlayışa karşı ortaya çıkan sağlı sollu toplumsal muhalefete de muhalif olmanın ötesine geçebilmeli ve iddia ediyorum, bu muhalefetin öncülüğünü yapabilecek bir konuma yükselebilirdi.

TKP bu konuda bir olanağı yitiriyor gibi geliyor bana...

( Devam ederiz.)







Bu ileti en son melnur tarafından 19.12.2019- 06:20 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.194
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 19.12.2019- 06:12


Özgür Şen'in SOLportal'da, içinde doğrular   barındıran yazısı:

Sosyal demokrasiye akıl vermek

Birleşik Krallık'ta Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi'nin aldığı ağır yenilginin İngiltere haricinde en hararetli tartışıldığı ülkelerden birisi Türkiye... AKP cenahının bu sonucu sağın sola karşı her zaman galip geleceği gibi gerçekle hiçbir ilişkisi olmayan bir iddiayı desteklemek için kullanmasını ve meseleyi buradan köpürtmesini boşverin. Britanya'daki seçim sonucunun bu kadar ilgi görmesinin asıl sebebi bu değil. Asıl sorun, Türkiye'de en geniş anlamıyla solun, sosyal demokrasiyle hastalıklı ilişkisi.

Hastalıklı çünkü kendisini solcu olarak gören insanlar ısrarla sosyal demokrasiye akıl vermekten, sosyal demokrasinin nasıl bir siyaset izlemesi gerektiğini söylemekten vazgeçmiyor.

Neden? Solun kendi bağımsız gücüyle bir başarı şansı olduğunu düşünmüyorlar da ondan. Aynı nedenle, solun tüm siyasi stratejisi de sosyal demokrasiye göre şekillendiriliyor. Solun gelecekte bir şansı olacaksa dahi bu ihtimal de doğrudan sosyal demokrasinin öncül başarısına bağlanıyor.

Önce sosyal demokrasi kazanacak... İnsanlığın kurtuluşuna giden ilk ve kaçınılmaz adım bu. Sosyal demokrasinin parlamenter bir akım olduğu, dolayısıyla seçimle kazanıp seçimle kaybettiği düşünülürse, bu tartışmanın zorunlu bir biçimde seçimlere kilitleneceğini söylemek için de derin analizlere gerek yok.

Öylesine sorunlu bir yaklaşım ki bu, buradan sol adına sağlıklı bir sonuç çıkması mümkün değil. Corbyn özelinde yaşananlara bakın mesela... İşçi Partisi'nin sola göz kırptığı söylenen politikalarla kaybetmesinden hareketle solculuğun toplumda bir karşılığının olmadığı iddia edilebiliyor. Corbyn vesilesiyle, sosyalizme ve kamuculuğa saldırınca bir taşla iki kuş vuruluyor ve solculuğun itibarı azaltılırken Türkiye'deki sosyal demokrasinin açıktan gericilik ve piyasacılık yapması meşrulaştırılıyor.

Peki tersi daha mı iyi? Corbyn'in yeterince "solculuk" yapmadığı için kaybettiğini düşünenler, İşçi Partisi'ni bu noktada durmayıp daha "solcu" olmaya çağıranlar, açık ki yalnızca İşçi Partisi'nden değil Türkiye'deki sosyal demokrasiden de solculuk bekliyorlar.

Bu tartışmanın sorunu tartışmada adlı adınca solun olmaması. Sol yok ama ne var? Sosyal demokrasi var... Solculaşacak mı, sağcılaşacak mı, seçimi öyle mi kazanacak yoksa böyle mi kaybedecek tartışmaları arasında atlanmaması gereken şu: Sol adına ne yapılacaksa sosyal demokrasi yapacak.

Bu koşullarda solculuğun kazanması mümkün değil. Kendi adı ve bağımsız varlığıyla ideolojik ve siyasi tartışma yürütmeyen bir siyasi hareketin kitle önünde hiçbir şansı olamaz.

Corbyn'in yenilgisi Britanya'da sol değerlere gerçekten bir darbe vurdu. Hayır, Corbyn daha solcu olmadığı için değil... Tam tersine Corbyn'in karşısına solculukla çıkılmadığı, Corbyn'in solculuğu tek başına temsil etmesine izin verildiği için...

Britanya seçimlerinde sol için asıl sorun buydu. Bağımsız bir devrimci partinin çıkıp yalnızca muhafazakarlara değil, İşçi Partisi'ne de karşı tüm gücüyle bu işler öyle olmaz diye bağırması gerekiyordu. Mesela bu dünyada parasız bir sağlık sistemi vergilendirilmeyle başarılmaz ya da Avrupa Birlikçilik yaparak işçi sınıfının hakları savunulmaz denmediği için Britanya'da yıllardır iki partiyle işleyen kurulu düzenin bir kez daha işlemesi ve işçi sınıfının aleyhine bir tablonun oluşması kolaylaştı.

Bu düzenin işleyişine çomak sokmadıkça sol kazanamaz. Corbyn veya dünyanın herhangi bir yerinde sosyal demokrasinin kazanması, solun güçlenmesi anlamına gelmiyor. Hatta tarih bunun tam tersi örneklerle dolu.

Sosyal demokrasiye akıl vermekten vazgeçmeyenler sosyal demokrasinin tüm dünyada ne yaptığını çok iyi bildiğini de görmezden geliyorlar. Kılıçdaroğlu, Corbyn, Çipras ya da başkaları... Liderler gelip geçiyor ama uzun vadede tarihsel olarak sosyal demokrasi bu düzenin sürmesi için görevini eksiksiz yerine getiriyor.

Bizim işimiz sosyal demokrasiye yol göstermek veya krizini tartışmak değil sosyal demokrasinin bu düzen içindeki rolünü teşhir etmek, örneğin Türkiye'nin yaşadığı bu karanlıkta sosyal demokrasinin pay ve sorumluluğunu açıklık ve dürüstlükle söylemek.

Türkiye'de milyonlarca insan bu karanlıktan çıkış için sosyal demokrasiyi hâlâ tek umut olarak görüyor. Kendisini devrimci veya solcu olarak niteleyen insanlar sosyal demokrat partilerde siyaset yapıyor, bu partiler için koşturuyor ve emek harcıyor. Sosyal demokrasiye akıl veren, sosyal demokrasiyi içeriden tartışan, onu sola çağıran ya da ondan bir beklentiyle hareket eden herkes bu umudun canlı kalmasına yardımcı oluyor. Çünkü bu söylem, başka bir sosyal demokrasi, gerçek sosyal demokrasi, daha solda bir sosyal demokrasi, ya da adı ne olursa olsun bir tür sosyal demokrasinin ülkeyi düzlüğe çıkaracağı hayalini besliyor.

Açık konuşalım, bu umut basbayağı umutsuzluk anlamına geliyor ve bu tür bir umut canlı kaldığı sürece Türkiye'de devrimci bir siyasetin işi çok zor.

Sosyal demokrasiye akıl veren, nasıl bir yol izlemesi gerektiğini söyleyen sol, başkalarının da kendisine akıl vermesine, nasıl bir sol sorusuna yanıt aramasına hiç kızmasın. Kendisinden vazgeçen bir siyasete biçim vermeye çalışan çok olur.

Sosyal demokrasi ve sol iki ayrı siyasi akım. Toplumun büyük çoğunluğunun bu ikisini kafasında eşleştirmiş olması bu gerçeği değiştirmiyor. Toplumun böyle düşünüyor olması da zaten sorunun bir parçası ve buna karşı mücadele etmeden de bir adım boyu yol almak mümkün değil. Solu temsil eden komünizmin kendi bağımsız varlığıyla siyaset yapması, her fırsatta bu kimliğinin altını çizmesi bu yüzden önemli.

https://haber.sol.org.tr/yazarlar/ozgur-sen/sosyal-demokrasiye-akil-vermek-276542




Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sosyal Demokrasi ve Sosyalizm... melnur 15 2529 05.08.2021- 05:23
Konu Klasör Sosyal demokrasi nereye? umut 1 3845 25.08.2014- 19:06
Konu Klasör 1914’te Sosyal Demokrasi proleter 0 2454 01.06.2014- 15:10
Konu Klasör Kemalizm Ulusal Sol ve Sosyal Demokrasi abbas 2 3709 02.09.2014- 19:35
Konu Klasör Demokrasi ve sosyalizm... melnur 56 4078 06.08.2021- 04:08
Etiketler   Sosyal,   Demokrasi,   sosyalizm.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS