SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Aram Pehlivanyan üzerinden TKP düşmanlığı, AGOS ve sözde sol-sosyalist forumlar...           (gösterim sayısı: 375)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.291
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

21 kere teşekkür etti.
29 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 23.12.2019- 08:23


Cengiz Kılçer GazeteManifesto'daki köşesinde AGOS'taki bir yazıda tarihsel TKP'ye yapılan haksız eleştiri ve suçlamalara yanıt vermiş; iyi de yapmış. Özellikle sanalda, sözde sol-sosyalist forumlarda nasıl ki, Cumhuriyet ve Anadolu Aydınlanması başta olmak üzere Kemalizm, Atatürk vb. düşmanlığı üzerinden solculuk, komünistlik ve dahi enternasyonalistlik zevzekliği yapıldıysa sanırım AGOS'ta da aynı siyasi doğrultu bir şekilde sürdürülmüş ve sürdürülmeye devam ediyor.

Burada, yani SOLPaylaşım'da öteden beri yapılmak istenen de bu çarpık zihniyetin solculuk ve sosyalistlikle, hele proleter enternasyonalizmi ile hiçbir ilgisinin olmadığıdır. AGOS'taki yazı bu savruluşun, bu bilimsel sosyalizme ve onun tarihsel kurumlarına saldırılarının tipik bir örneğiydi. ASlında bu saldırılara pek de yabancı değiliz. Yıllardır, özellikle sözde sol-sosyalist ve dahi enternasyonalist forumlardaki gevezeliklerin de AGOS'un şimdi yaptığından çok daha farklı değildi. Belki biraz daha kaba sabası ve biraz daha cahilce olanıydı, o kadar...

Şu kadarını söyleyelim ve şimdilik geçelim.   80 faşizmi ve arkasından reel sosyalizmin çözülüşüyle birlikte sol-sosyalist saflardaki savrulma, Kürt hareketinin yükselişiyle birlikte   farklı bir biçim aldı. Ulusalcılık bir yana, sol liberal bir akım türedi ve hemen herşey üzerinde epey de etkili oldu. Bakmayın siz, keskin solculuk ve enternasyonalistlik edebiyatına, sözü edilen bütün sözde sol-sosyalist forumlar da aslında bu sol-liberal rüzgarın etkisi altına girdi. Yapılan şey, bu coğrafyada ilerici olan her şeye düşmalık etmek, bilimsel sosyalizmin zeminini oluşturan bir burjuva devrimini ve onun kazanımlarını düşmanlaştırmak, Kürt hareketine biat etmeyen her örgüt ve partiyi de sosyalizm düşmanı, neo-faşist gibi sapkın kavramlarla ötekileştirmekti. Cumhuriyet ve aydınlanma düşmanlığı bu nedenle körüklendi. TKP, CHP ve yeri geldiğinde ÖDP ve Cephe düşmanlığı düşmanlığı da hep bu sol liberal basınç nedeniyleydi. AGOS'taki yazıyı bu doğrultunun biraz daha genişletilmiş hali olarak görmek lazım ki, yine bu sanal rezalet içinde bu tür yorumlara da rastlamak, ara sıra da olsa mümkün oluyordu.

Bu süreç sona erdi. Bunu rahatlıkla söyleyebilmek mümkündür. Bir devir kapanmıştır. Sanal dünyada bilimsel sosyalizme rağmen MARKS ve Lenin karşıtlığı ve tarihsel TKP başta olmak üzere onun mirasını devralan ve sürdüren TKP   düşmanlığı üzerinden solculuk oynanamayacağı ve dün AKP yandaşlığı ve Kürt hareketi kuyrukçuluğu üzerinden yürütülen karşı devrimci teori ve pratiğin gerçekte sol maskeli liberal bir virüsten başka bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır. Bundan sonra da bu sol-sosyalist ihanetin sürdürülmesi mümkün değildir. AGOS'taki yazı da dahil bu çabalar artık boşunadır. Cengiz Kılçer'i bu dikkati nedeniyle kutlamak gerek. Meydanın eskisi gibi boş olmadığını hemen her fırsatta göstermek gerektiğini düşünüyorum. AGOS'taki yazıyı ve yıllardır sözde sol sosyalist forumların içine sürüğklendiği durumu birbirinden pek de soyutlamamak gerek. Yok birbirlerinden farkları...







Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.291
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

29 kere teşekkür edildi.
21 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 23.12.2019- 08:26


Cengiz Kılçer'in söz konusu yazısı:

Aram Pehlivanyan üzerinden Komünistlere saldırmanın zavallılığı

“Tarihsel TKP’yi “Ermeni kimliğini görünmez kılmak” ve Ermeni “ismini Türkleştirme”kle suçlamaya kalkmak üstelik bunu Aram Pehlivanyan üzerinden yapmak, liberal kötülüğün dışavurumudur ve en hafif deyimle zavallılıktır.   TKP saflarında, sosyalizm ve devrim mücadelesinde yer almış Ermenilerin anısına saygısızlıktır.”
 
Agos Gazetesinde (14.12.2019) tarihsel Türkiye Komünist Partisi’nin Merkez Komitesi Dış Bürosu üyesi[1] Aram Pehlivanyan’ın (1917-1979), ölümünün 40. yılı dolayısıyla “Eşitlik bir lütuf değil, haktır”[2] başlıklı bir makale yayınlandı.

Makalenin müellifi “TKP’nin “politbüro üyesi Aram Pehlivanyan ismini A. (Ahmet) Saydan’a dönüştürüp Ermeni kimliğini görünmez kılmayı tercih ettiği”ni ve “TKP’de onun sol siyasete olan adanmışlığını bir Ermeni entelektüeli oluşundan ayırarak, ismini Türkleştirmek kaydıyla kabullenebilmişti” iddiasında bulunuyor. Müellif sanki bir iddiada bulunmuyor da siyasi tarihin tozlu sayfalarında terra incognita -bilinmeyen/keşfedilmemiş topraklar- keşfediyor.

Aynı cüretkâr –ve talihsiz- “iddiaya” Aram Pehlivanyan’ın şiirlerinden oluşan “Özgürlük İki Adım Ötede Değil”[3] kitabında, TKP Merkez Komitesinin Aram Pehlivanyan’ın vefat duyurusunun hemen altında yayıncının düştüğü notta da “tesadüf” ediyoruz. Kitapta Aram Pehlivanyan- A.(Ahmet) Saydan adı üzerine birbiriyle çelişkili ifadeler var. Yayıncı kitabın girişinde: “Yaşamının ikinci yarısını yurtdışında geçirmesine yol açacak siyasi bir kimliği de olan ve bu alanda A.(Ahmet) Saydan adıyla bilinen şairin.”[4] siyasi bir kimliği de olduğunu ama TKP MK üyesi olduğunu söylemeye bir türlü içi el vermiyor.

Neyse ki Vartan İhmalyan var da Pehlivanyan’ın TKP politbüro üyesi olduğunu öğreniyoruz: “Hücremizde sekreter olarak ben, üye olarak da Nihat Çavuşoğlu, Aram Pehlivanyan (bugün TKP politbüro üyesi A. Saydan), Recep vardık.”[5]

Hüseyin Erdem’de de isim üzerinde bir tezatlık bulunmuyor o da Pehlivanyan’ı “Aram Pehlivanyan ya da öteki adıyla Ahmet Saydan, ömrünü insanların barış içinde haklara sahip, sömürülmeden yaşayacağı daha adil bir dünya görüşüne adamış insanlardan biri günahıyla ve sevabıyla”[6] tanıyor.

Fakat acar yayıncı gene ısrarlı TKP’nin, Pehlivanyan’nın yaşamını yitirmesi üzerine yaptığı duyuruda “yalnızca Ahmet Saydan adının geçmesi; asıl adı Aram Pehlivanyan’’dan, onun Ermeni kimliğinden, Ermenice gazetecilik yaşamından ve bunun siyasi içeriği   ile sonuçlarından hiç söz edilmemesi, “emekçi” bir ailenin çocuğu olarak “yoksulluk içinde(!) büyüdüğünün söylenmesi”ni dikkat çekici buluyor.[7] Acar yayıncının TKP’nin vefat duyurusunda Pehlivanyan’ın “Ermenice gazetecilik yaşamından ve bunun siyasi içeriği ile sonuçlarından” bahsedilmemiş olmasına çok fena içerlemiş.   Zaten Pehlivanyan partiye yazdığı otobiyografisinde   “Nor Or” (Yeni Gün) isminde haftalık Ermenice edebi, siyasi bir mecmua tesis ettim, daha evvel “Aşğadank” (İş) ve “Badger” (Resim) edebiyat ve sosyoloji mecmualarını neşriyatının tesis veya idaresine iştirak etmiştim.” diye yazmış daha 1955 yılında. Parti vefat duyurusunu kaleme almadan önce acar yayıncıya danışmamakla büyük hata işlemiş…

CHP Giresun Milletvekili Ahmed Ulus “son günlerde (1947) kendini daha fazla gösteren komünist tahrikleri üzerine, İstanbul’da Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yapılan tahkikatın bugünkü durumu ve şimdiye kadar alınmış olan sonuçları hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan, sözlü olarak açıklamada bulunulmasını” rica ediyor. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Sökmensüer de 1919-1945 arasındaki komünizm faaliyetlerini -uzun uzun teferruatlarıyla- açıklıyor TBMM’de.

Sökmensüer’in açıklamasında Aram Pehlivanyan’ın da adı geçiyor:   “(…)Şefik Hüsnü’nün teşvikiyle öteden beri Türk çocuklarını üçüncü enternasyonal tarafından kurulan ve birer komünist tahrikçisi yetiştiren Şark Üniversitesine gizlice götüren müfrit komünistlerden Ahmet Fırıncı, Celâl Zühtü Benneci ve Nail Vahdeti tarafından kurulan ve bilâhara Norhur Gazetesi sahibi hukuk mezunu Aram Pehlivanyan ve En büyük Tehlike broşürünü çıkaran Faris Erkman ile hücreleri teşkil edilen ileri demokratlar cephesinin üzerine teessüs ettiği ve eski gizli faaliyetini teşekkül eden bu parti içinde devam ettirdikleri Aram Pehlivanyan,..”[8]

Dikkat edilirse Sökmensüer, A. Saydan adlı bir TKP üyesinden bahsetmiyor;   Aram Pehlivanyan’dan bahsediyor. Demek ki, TKP henüz “Ermeni kimliğini görünmez kılmaya” Ermeni “ismini Türkleştirme”ye başlamamış(!).

TKP 15 Aralık 1979’da Aram Pehlivanyan’ın vefatı için yayınladığı duyuruyu A. Saydan olarak yapmıştır ve bunun da nesnel bir zorunluluktan kaynaklandığını anlamayacak bir şey yoktur.

Yine Aram Pehlivanyan’ın ölümünün beşinci yılı dolayısıyla (1 Aralık 1984)   TKP’nin yayın organı Atılım’da şöyle anılıyor: “A.Saydan (Aram Pehlivanyan) yoldaş, aramızdan ayrıldığı zaman, genç kuşaklara, işçi sınıfına, halkların kardeşliğine adanmış bir yaşamı örnek olarak bıraktı. Onun yaşamında işçi sınıfına davasına derin bağlılık, bütün halklardan emekçileri kucaklayan sıcak enternasyonalist duygu, her koşulda TKP’nin politik, ideolojik ve örgütsel birliğini gözbebeği gibi koruma vardır. Onun yaşamında; legalde ve illegalde, zindanda ve politik göçmenlik koşullarında inatla, yılmadan, komünist direngenlik ve özveriyle savaş vardır. Aram yoldaş, 2. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul Üniversitesinde gencecik bir hukuk öğrencisiyken Türkiye komünist gençlik hareketiyle bağlandı.” [9]

Tarihsel TKP politik faaliyetlerini yıllar boyunca ağır baskılar altında ve gizlilik koşullarında yürütür. Parti çalışmaları sürekli saldırı koşullarını dikkate alarak örgütlenmek zorundadır. Parti çalışmalarının, parti örgütünün, örgütsel ilişkilerin, üyelerin gizlenmesi için uyulması gerekli kurallar vardır. Dolayısıyla tarihsel TKP’de de kod isimler yaygın olarak kullanılır, bu keyfi bir uygulama değil zorunluluktur. Örneğin İsmail Bilen Parti adı: Marat. S.Üstüngel, Zeki Baştımar Parti adı: Yakup Demir, Mehmet Bozışık Parti adı: İsa, Aram Pehlivanyan Parti adı: A. Saydan vb.[10]

Tarihsel TKP, “Ermeni kimliğini görünmez kılmayı” Ermeni “ismini Türkleştirme”yi diğer Ermeni parti üyelerine Kirkor Sarrafyan, Jak İhmalyan, Vartan İhmalyan, Sarkis   Çerkezyan, Hayk Açıkgöz, Anjel Açıkgöz’e pek uygulamamış gibi görünüyor(!).

Tarihsel TKP’yi “Ermeni kimliğini görünmez kılmak” ve Ermeni “ismini Türkleştirme”kle suçlamaya kalkmak, üstelik bunu Aram Pehlivanyan üzerinden yapmak liberal kötülüğün dışavurumudur ve en hafif deyimle zavallılıktır.   “Eşitlik bir lütuf değil, haktır” makalesinin yazarı ile acar yayıncı bilmelidir, TKP saflarında, sosyalizm ve devrim mücadelesinde yer almış Ermenilerin anısına saygısızlıktır. “Eşitlik bir lütuf değil, haktır” makalesinin yazarı ile acar yayıncı bilmelidir, “komünistler 99 yıl, önce Türkiye İştirakiyun Teşkilatlarının Birinci Kongresinde Mustafa Suphi ne söylediyse şimdi de onu söylüyor: “(…)Türkiye’deki fakir halkı [ameleyi] kurtaracak Türkiye sosyalist federalist cumhuriyetidir. (Şiddetli alkışlar). Zalim paşaların [padişahların memleketimizde vücuda getirdiği kıtallerin –katliamların-] bizim memlekette açtığı çukurlarla dolan Ermeni, Kürt, Arap, Türk kanları hâlâ kurumamış duruyor. İşte bunlara nihayet vermek için [Bu yaraları unutturacak, insanları ebedi saadete kavuşturacak,] kızıl bayrağı Anadolu’nun göğsüne dikmekle kabil olacağı kanaatindeyim. İşte bununla sözüme nihayet veriyorum. Yaşasın bütün dünya masum ve fakir halk azatlığı. [Yaşasın şuralar cumhuriyeti, yaşasın bütün cihan proletaryasının diktatorası] (Şiddetli alkışlar).[11]

[1] TKP MK Dış Bürosu Birinci Sekreteri Zeki Baştımar’dır.Dış Büro’nun üyeleri arasında, İsmail Bilen, Nâzım Hikmet, Abidin Dino, Aram Pehlivanyan (Ahmet Saydan)’dan oluşmaktadır.

[2] http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23342/esitlik-bir-lutuf-degil-haktir

[3] Pehlivanyan, A. (1999). Özgürlük İki Adım Ötede Değil. İstanbul: Aras Yayıncılık.

[4] A.g.e., s. Yayıncının notu

[5] İhmalyan, Vartan. A.g.e., s. 92

[6]   Erdem, Hüseyin. A.g.e., s. 107

[7] A.g.e., s. 105

[8] T.B.M.M. Tutanak Dergisi, Dönem:8, Toplantı:1, Cilt:4, Birleşim:37, (29.01.1947), ss.66-76

[9] Atılım, Yıl 1 1, sayı 21 (141).   Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi organı 1 Aralık 1984

[10] Babalık, Naciye, Türkiye Komünist Partisi’nin Sönümlenmesi, Ankara: İmge Kitabevi, 2005.

[11] Atasoy, Emel Seyhan ve Meral Bayülgen (ed.), Türkiye İştirakiyun Teşkilatlarının Birinci Kongresi

(TKP Kuruluş Kongresi). (Tutanaklar-Belgeler). Baku 10-16 Eylül 1920, İstanbul: Sosyal Tarih

Yayınları, 2008. s. 130

https://gazetemanifesto.com/2019/aram-pehlivanyan-uzerinden-komunistlere-saldirmanin-zavalliligi-321831/




Bu ileti en son melnur tarafından 23.12.2019- 08:27 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sözde Sol-sosyalist forumlar melnur 14 9316 19.03.2015- 14:13
Konu Klasör Sivas-Madımak Katliamının üzerinden 27 yıl geçti. melnur 3 173 03.07.2020- 08:08
Konu Klasör Devrimci genç Yusuf’un öncülü Ermeni komünist Aram denizcan 0 1807 12.12.2015- 12:26
Konu Klasör Sol düşmanlığı... melnur 2 596 29.12.2019- 09:54
Konu Klasör ''Sol''un Perinçek düşmanlığının nedeni abbas 37 18029 07.03.2020- 03:43
Etiketler   Aram,   Pehlivanyan,   üzerinden,   TKP,   düşmanlığı,   AGOS,   sözde,   sol-sosyalist,   forumlar.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS