SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Devrimin ve işçi sınıfının ustası:İyi ki doğdun Gorki!           (gösterim sayısı: 109)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.036
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

17 kere teşekkür etti.
24 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 29.03.2020- 08:49


Gorki: Devrimin ve işçi sınıfının ustası

İyi ki doğdun Gorki!


Resim Ekleme
Gorki için bir gerçeklik, bir dönemeç, bir dil ustası, bir militan, iyi bir dost, yoldaş ve iyi bir öğretmen tanımlaması yapsak hiç de abartmış olmayız. Okunmazsa hep bir yer boşlukta kalacaktır. İnsan tanımlamasını, çelişkilerini, sorunların çözümünü çok basit ve gerçekçi bir şekilde ifade eder, insana dokunur. Herkes bir pay çıkarır kendine. Her romanı ders niteliğindedir, tıpkı yaşamı gibi.

Usta yazar Maksim Gorki’nin doğum günü bugün. İşçi sınıfının büyük yazarı Gorki’yi en iyi, hayata bakışından, yorumlamasından ve onu tanıyanların cümlelerine yer vererek anmak istedik.

Nesilden nesile aktarılan kitapları, okuma önerilerinin en başındaki sırasını kaybettirmeden sevgiyle, saygıyla anıyoruz… İyi ki doğdun Gorki!

https://gazetemanifesto.com/2020/sosyalist-kultur-gorki-devrimin-ve-isci-sinifinin-ustasi-346888/



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.036
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.03.2020- 08:51


Ünlü yazar Maksim Gorki’ye göre Sovyet edebiyatının vaziyeti nedir?

Maksim Gorki, ilk bakışta ihtiyar ve ikiye bükülmüş bir insan hissini veriyor. Fakat yanına yaklaşıp konuştuğunuz zaman göründüğünden daha genç olduğunu, bilhassa açık mavi gözlerinde şayanı hayret bir

Resim Ekleme

İstanbul ve Ankara’nın iyi tanıdığı Rus muharrir ve tayyarecisi Kolzof Yoldaş, Türk gazeteci ve muharrirlerini maruf edip Maksim Gorki’ye mülâki etmek (buluşmak) maksadı ile Moskova’da samimî bir toplantı tertip etmek lûtfunda bulunmuştu. Bu mülâkat, Moskova Muharrirler Evi’nde vuku buldu. Toplantıda, Sovyet Rusya’nın vücutlarına kıymet verdiği birçok kalem sahipleri bulunduğu gibi bugünkü Sovyet temaşa (oyun-tiyatro) âleminin kuvvetli birer sahne vazıı (Temelini koyan, kuran, tesis eden) olan Meyerhold de mevcuttu.

Maksim Gorki, derhal etrafını alan ziyaretçilerinin merakla sormak istedikleri bir takım suallere kendine has sükûnetli hali ile yavaş, yavaş, bazen bir an durup düşünerek, bazen kullandığı kelimenin manasını kuvvetlendirmek için bir türlü bırakmaya razı olmadığı sigara ağızlığının teyitkâr hareketi ile şiddet vererek Sovyet Rusya’nın bugünkü edebiyat vaziyetini anlattı, yarınki şeklin ne olabileceğini de kısaca kaydetti.

Bu edebi hasbıhal, Ruşen Eşref Beyin bir suali ile başlamıştı, Maksim Gorki, Ruşen Beyin sorduğu sual ile şayanı dikkat bir mevzuya temas edildiğini söyledi, Çarlık devri edebiyatının bir nevi asilzade edebiyatı olduğunu, mevzuların hemen hemen Moskova ve civarı, Leningrad ve civarı, Tugla vesaire gibi sinelerinde geniş kibar yığınlarını toplayan mıntıkalar hayatına inhisar etmiş (sınırlı) olduğunu, bu noktadan o zamanki edebiyatın bir nevi mahdut (sınırları belirlenmiş) coğrafî mahiyeti olduğunu kaydetti.

Maksim Gorki’ye göre, Sovyet Rusya’nın bugünkü edebiyat vaziyeti bir istihale (başkalaşma) vaziyetidir. Her ihtilâl devrinde olduğu gibi mevzular héroïque (kahramanlık) ve lirique’dir (liriktir). Realist olabilmek, hayatın tam bir ifadesi şeklinde tecelli ve tezahür edebilmek için lâzım gelen inkişaf ve olgunluğa varması lâzımdır. Şimdilik bu merhaleye varmamıştır, fakat varacaktır.

Bugün, Rusya’da 30 binden fazla insan yazı yazıyor. Denilemez ki bu insanların hepsi de ortaya iyi eserler atmaktadır. Fakat zaman, lâzım olan istifayı (ayıklamayı) yapacak ve yepyeni bir edebî nesil meydana gelecektir. Maksim Gorki’nin bugünkü muharrirlerde bilhassa bulduğu noksan, teknik zaafı ve kısmen lisan bozukluğudur. Fakat meydana çıkardıkları eserlerden bazıları samimî olmak, içinde yaşanmış muhitin birer ifadesi bulunmak itibarı ile şayanı hayret derecede güzeldirler.

Maksim Gorki, bu noktayı nazarını daha iyi izah etmek için iki misal zikretti. Bunlardan biri, Fransız muharriri Paul Ratie’nin bir eserine aitti. Bu muharrir, kuvvetli bir istikbale namzetti (adaydı). Fakat ömrü vefa etmemişti. Eserini neşrettikten sonra ölmüştü.

Maksim Gorki, ikinci misal olarak genç bir Rus edibinin pek de aklın almayacağı kadar vüsatli (geniş) bir mevzu etrafında kaleme aldığı eseri gösterdi. Hâdisenin kahramanı, şu veya bu suretle, Şanghay’da garip bir maceraya girişmiş bulunuyor, sonra Sovyet Rusya’ya kadar sürükleniyordu. Mevzu, toplanamayacak hissini veren bir dağınıklıkla yayıldıkça yayılıyordu. Fakat muharrir, büyük bir kudretle bu dağınık vaziyeti basit bir surette neticelendirmeye muvaffak olmuştu.

Maksim Gorki, bu sonuncu muharrirden çok şeyler beklediğini söylerken güldü ve şu sözleri ilâve etti: “Ümit ederim ki bu zat, Fransız meslektaş gibi bizi ümit içinde bırakarak dünyasını terk etmeye teşebbüs etmez.”

Maksim Gorki, ilk bakışta ihtiyar ve ikiye bükülmüş bir insan hissini veriyor. Fakat yanına yaklaşıp konuştuğunuz zaman göründüğünden daha genç olduğunu, bilhassa açık mavi gözlerinde şayanı hayret bir hayat ışığının parıldadığını fark ediyorsunuz.

İhtimal ki onu böyle ikiye bükülmüş vaziyette durmaya alıştıran şey, Çarlık devrinden beri atıldığı mücadelenin ağır yükü olmuştur. Filhakika (gerçekte) Maksim Gorki, ummi (okuma yazması olmayan) bir insan olduğu halde hemcinslerine karşı duyduğu derin muhabbet ve alâkanın tahriki ile kaleme sarılıp Beynelmilel büyük bir şöhret yapmaya muvaffak olduğu zamana kadar, hep etrafının çektiği elem ve ıstırap ile, altında ezildiği dayanılmaz zulüm ve istibdat yüküne karşı isyan etmek feryadını yükseltmekle meşgul olmuştur. Onun içindir ki Maksim Gorki, bugün, Sovyet Rusya’da toplanan milyonlarca işçinin derin minnetini taşır, ona her yerde hürmet edilir, Moskova’nın en iyi meskenlerinden biri Maksim Gorki’ye verilmiştir. Ve bu yıpratıcı mücadelede bozulan sıhhati, Moskova’nın haşin kışına tahammül edemediği için, her sene, bu şiddetli mevsimi Avrupa’da ve Avrupa’nın en mutedil mıntıkalarında (bölgelerinde) geçirir. Sovyet hükümeti, ona bu kolaylığı göstermeyi hususî bir vazife bilmiştir.

(Son Posta, 12 Mayıs 1932)

https://gazetemanifesto.com/2020/sosyalist-kultur-unlu-yazar-maksim-gorkiye-gore-sovyet-edebiyatinin-vaziyeti-nedir-346912/



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.036
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

24 kere teşekkür edildi.
17 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.03.2020- 08:54


İnsan anlayışı

Bence, insandan öte hiçbir fikir yoktur. Bütün eşyanın, bütün fikirlerin yaratıcısı insan, yalnız insandır. Mucizeler yaratan işçi; bütün tabiat kuvvetlerinin müstakbel efendisi olur. Dünyamızdaki her güzel şey çalışmanın, hünerli ellerin mahsulüdür.

Resim Ekleme
Maksim Gorki

Çeviren: Suat TAŞER

Hayat savaşında benliğini koruma içgüdüsü insanda başlıca iki yaratıcı kuvvete çevrilmiştir: Bilgi ve imgelem. Bilgi, tabii ve sosyal olayları gözlem, karşılaştırma ve açıklama yeteneğidir; başka bir deyimle, bilgi düşünme yeteneğidir. Aslında imgelem de düşünme yeteneğinden başka bir şey değildir; yalnız şu farkla ki, imgelem dünyayı birtakım sanatsal bir şekil içinde idrak eder. İmgelem insanlık halleri, duyguları, hatta insanın eşyaya ve tabiat olaylarına karşı duyduğu alakaları nitelendirme kabiliyetidir de denebilir. Bence, insandan öte hiçbir fikir yoktur. Bütün eşyanın, bütün fikirlerin yaratıcısı insan, yalnız insandır. Mucizeler yaratan işçi; bütün tabiat kuvvetlerinin müstakbel efendisi olur. Dünyamızdaki her güzel şey çalışmanın, hünerli ellerin mahsulüdür. Bütün düşüncelerimiz, bütün fikirlerimiz sanattan, bilimden ve teknolojiden doğmuştur. Düşünce, olaylardan çıkar. Dünyamızda hissettiğim ve gördüğüm her şeyin, insan aklını ve imgelemin ürünü olduğu içindir ki insanın önünde saygı ile eğilirim. Birtakım kutsal şeylerden bahsetmek gerekirse, tek kutsal şeyin, insanın kendisinden memnun olmayıp daha iyiye, daha mükemmele erişmek için çabalaması; kendi eseri olan bütün bayağılıklardan, adiliklerden nefret etmesi; hırsı, kıskançlığı, cinayeti, hastalığı, savaşı ve insanlar arasındaki bütün kötülükleri, bütün düşmanlıkları yok etmeye çalışması olduğunu ve nihayet, emeği olduğunu söyleyebiliriz.

(Yaprak Dergisi, 15 Aralık 1949)

https://gazetemanifesto.com/2020/sosyalist-kultur-insan-anlayisi-346908/





Bu ileti en son melnur tarafından 29.03.2020- 08:54 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Teşekkür edenler:   Proleter_Devrimci [29.03.2020- 10:06],

Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
Proleter_Devrimci
[ Proleter_Devrimci ]

Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 19.01.2019
İleti Sayısı: 68
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

12 kere teşekkür edildi.
20 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: Proleter_Devrimci
Cevap Tarihi: 29.03.2020- 10:09


''Dünyamızdaki her güzel şey çalışmanın, hünerli ellerin mahsulüdür. Bütün düşüncelerimiz, bütün fikirlerimiz sanattan, bilimden ve teknolojiden doğmuştur. Düşünce, olaylardan çıkar. Dünyamızda hissettiğim ve gördüğüm her şeyin, insan aklını ve imgelemin ürünü olduğu içindir ki insanın önünde saygı ile eğilirim. Birtakım kutsal şeylerden bahsetmek gerekirse, tek kutsal şeyin, insanın kendisinden memnun olmayıp daha iyiye, daha mükemmele erişmek için çabalaması; kendi eseri olan bütün bayağılıklardan, adiliklerden nefret etmesi; hırsı, kıskançlığı, cinayeti, hastalığı, savaşı ve insanlar arasındaki bütün kötülükleri, bütün düşmanlıkları yok etmeye çalışması olduğunu ve nihayet, emeği olduğunu söyleyebiliriz.''


O kadar güzel özetlemiş ki.... En kutsal olan şey, dünyaya hayat veren emektir ve o emeğin sahibi olan kişilerin kuracağı daha özgür, daha eşit, daha adil olan bir düzendir.




Bu ileti en son Proleter_Devrimci tarafından 29.03.2020- 10:11 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Teşekkür edenler:   melnur [29.03.2020- 10:26],

Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Devrimin ve karşı devrimin yasaları denizcan 0 1870 04.03.2016- 16:50
Konu Klasör İyi ki doğdun iki gözüm... dayanışma 2 3766 28.10.2019- 19:10
Konu Klasör İyi ki doğdun Stalin yoldaş! melnur 3 2095 19.12.2019- 19:59
Konu Klasör Devrimin Üç Yüzü... melnur 24 4502 07.11.2019- 04:30
Konu Klasör Devrimin ne olduğunu hatırlayan var mı? solcu 1 2444 01.02.2015- 00:01
Etiketler   Devrimin,   işçi,   sınıfının,   ustası:İyi,   doğdun,   Gorki
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS