SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Doğu Perinçek'le AKP aynı gemideymiş...           (gösterim sayısı: 957)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
44 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 13.04.2020- 10:21


Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek   İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun önce istifası sonra Saray'ın bu istifayı kabul etmemesi konusunda ''Aynı Gemideyiz'' demiş. Yeni bir şey değil aslında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''milliyetçiliği ayaklar altına aldık'' tavrından sonra   ''en büyük milliyetçi biziz'' anlamına gelebilecek siyasi duruşuna en büyük desteklerden birinin Perincek ve şürekası tarafından verildiği biliniyor. Ama sanırım ilk kez ''aynı gemideyiz'' açıklaması yapıldı.
Resim Ekleme

Perincek twitter'dan şunları yazmış:

''İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu'nun görevine devam etmesi ülkemizin güvenliği için çok yerinde bir karardır. Koronavirüse karşı halk sağlığı için mücadelede ve PKK, FETÖ terörünü bitirmek için aynı gemideyiz. Zafer Türkiye Cumhuriyeti'nin olacaktır.''

Perincek'in kendine özgü bir mantığı var. Bu mantık büyük ölçüde öne çıkma, görünür olma çabasını içeriyor. Bu kadar fazla zikzak yapmasının bir nedeni de bu. Alıştık, alıştırdı bizi. Ne var ki, bu partide olup ta kendini solcu, sosyalist olarak sayanların bu tavra hiçbir tepkisi olmaz mı? Yazıyazforum'da Perincek'in partisini tutan solcu arkadaşlarımız vardı; şimdi yazmıyorlar ama gerçekten merak ediyorum, Perincek'in bu AKP sevgisi konusunda ne düşünüyorlar? Hala o partide kendilerinin ifade edilebildiğini mi düşünüyorlar?






Bu ileti en son melnur tarafından 16.04.2020- 03:00 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 16.04.2020- 04:07


Epey oldu, Perincek'in AKP'den emperyalizm karşıtlığı bulduğu bir dönemde bir partiliyle konuşmuştum. ''Nasıl olur da AKP'yi destekleyen bir pozisyon alırsınız?'' dediğimde, ''AKP'yi desteklemiyoruz; yanı başımızdaki emperyalist planlara karşı çıkıyoruz.'' demişti. O dönem AKP'nin Suriye'deki varlığının Amerikan emperyalizmine bir karşıtlık içerdiği ve ayrıca Suriye'deki Kürt varlığının yayılmasının da önüne geçildiği ve partinin bu planları bozan bir siyaseti savunduğu açıklamasında bulunmuştu. ''AKP'nin Suriye planlarının ABD emperyalizminin planlarına bir karşıtlık içereceğini gerçekten düşünüyor musun?'' diye sorduğumu da hatırlıyorum.

Perincek'i AKP'ye yanaştıran bir siyasi duruşun hiçbir haklı nedeni olamaz. Çin'in ''Üç Dünya Teorisi''ni Türkiye'ye taşıyan Perincek'in bu teoriden elinde kalan tek şey ABD emperyalizmine karşıtlıktı, ancak Perincek onu bile yanlış yorumluyor ve bu yanlış yorum da onu AKP-MHP saflarına yanaştırıyor. AKP'nin Suriye'de veya başka bir sorunda anti-emperyal bir rol oynayacağını düşünmek sanırım sadece Perincek'in aklına gelebilir.- ki, ben bu tür söylemleri de ve bu siyasi tavrı da doğru ve samimi bulmuyorum.

AKP'nin tam olarak devletleşemediği dönemle, tam olarak muktedir hale geldiği dönemler boyunca Perincek'in iki ayrı tavrı var. İlkinde karşıtlık, ikincisinde ise yanaşma-destek... Bu iki farklı siyasi duruşu güçten yana tavır almak olarak açıklanabilir mi, kestiremiyorum. Aklıma da başka bir gerekçe gelmiyor.   Bir solcunun AKP'ye hangi gerekçeyle olursa olsun destek vermesinin, en azından karşıt bir pozisyon almamasının hiçbir haklılığı olamaz. Mümkün değil böyle bir şey. Üstelik yaşamı boyunca kendi siyasi çizgisini Kemalizmle ilişkilendiren bir siyasinin en temel özelliği Kemalizm, Cumhuriyet ve Aydınlanma düşmanlığı olan bir siyasi yapıya muhalif olmaması, dahası, doğrudan veya dolaylı destek vermesinin mantıklı ve tutarlı bir gerekçesi olabilir mi?

Perincek donanımında birinin AKP'yi Suriye'de emperyalist planların karşısına dikilen bir özne olarak yorumlaması ve AKP'ye desteğin bu gerekçeye sığdırılmaya çalışıldığının söylenmesi de   bana çok inandırıcı gelmiyor. Kürt hareketinin bölgede devletleşme yönünde adımlar atmasından duyulan rahatsızlığın da AKP'ye verilen destek için yeterli olabilir mi, çok emin değilim.

Perincek siyasetinde sanki çok daha kişisel bir şeyler varmış gibi geliyor bana. Daha düne kadar -şöyle ya da böyle- hep bir muhalif saflarda bulunmanın yarattığı zorluklar, uzun hapislik yılları, çekilen acılar, ayrılıklar kişisel olarak daha farklı, daha dingin ve daha tehlikesiz bir pozisyon almaya itmiş olamaz mı? Böyle bir kişisel duygulanımların, itkilerin Perincek'i, -koşulların da uygunlğunu göz önüne alarak- böyle bir absurt siyaseti savunuyor noktasına getirmiş olamaz mı?

Öylesine aklıma geldi işte...



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 05.06.2020- 15:22


Perincek'in uzun zamandır farklı bir kulvarda yol alındığı biliniyor. Perincek AKP ve MHP ittifakıyla aynı gemide. Bu siyasetin bu tür partilerde, yani işleyişi ''demokratik merkeziyetçilik'' olan partilerde tepede olan bir veya birkaç kişi tarafından alınıp uygulandığı biliniyor. Doğru ya da yanlış, bu tür partilerde bu alınan kararı denetleyen, öncesinde tartışan ve gerekiyorsa tabanda da tartışılmasını sağlayan bir iç mekanizma neden olmaz? Seçilmişler seçilmiş olmanın gereği hemen her kararlarında kayıtsız ve koşulsuz bir itaatle mi karşılanmalı? Böyle mi olmalı? Perincek kişi olarak istediğini söylemeli, istediği ittifaktan yana tavır koyabilmeli de partinin tabanında bulunduğuna emin olduğum ilerici, yurtsever ve de socu bir kitle neden bu Perincek tavrına sessiz kalır? Leninist işleyiş böyleyse, ki böyle, bu çağda gerçerli bir yöntem midir?

Konuya döndüğümüzde Perincek'in siyasetinde emperyalizm baş sıradadır. İşin teorisinde belki de ortada bir yanlışlık da yoktur. Ama pratiğe gelindiğinde ABD ile görünürde bile olsa her ''çatışmacı'' bir ilişkiyi ''bizden yana siyaseti savunur noktaya geldiler'' diye okumak aslında ''bizden yana siyaset'' dediği şeyin içi boş olduğunu gösterir. Perincek kişisel eğilimler bir yana, siyasetinde de bu tür yüzeysellikler hakim olan biri.

İkinci konu Kürt sorununda bir türlü milliyetçi reflekslerinden ve önyargılarından kurtulamamasıdır. PKK'yi sadece emperyalizmin kurup yönettiğine inanması da bir başka geripliktir. PKK'nin bölgede emperyalist etkilere açık olması, içsel nedenlerin olmadığı anlamına gelmez ki. Perincek donanımında biri için bu yalın gerçek bilinmez mi? PKK için emperyalizm, HDP için PKK ve ayrıca CHP için PKK ve HDP yandaşı nitelemesinde bulunmak, ve sonra da AKP ile MHP'nin çizgisine savrulmak belki Perincek için ''normal'' sayılabilir de, parti sempatizanlarının bu savruluşu solculuk adına savunması nasıl bir şey, anlamak pek de mümkün değil.

NOT: Hem yazıyazforum'da ve hem de burada Perincekçi olduğunu bildiğimiz arkadaşlarımız vardı. Gelip bu konudaki düşüncelerini açıklarlarsa sanırım aydınlatıcı bir tartışmanın fitilini ateşleyebilirler. Yararlı da olacaktır, eminim.




Bu ileti en son melnur tarafından 05.06.2020- 15:23 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 10.06.2020- 08:59


Bir gerçeğin altını kalınca çizelim: AKP bugün muktedir hale gelip devleti bir tek adam devleti haline dönüştürmüşse bu konuda kendi ''dışındaki'' siyasetlerin çok büyük dahli var. Ergenekon ve Balyoz süreçleriyle   sağlı sollu liberallerin desteğini alırken, KCK operasyonlarıyla da bir kısım ulusalcıları ( adını koyalım, Perincek ulusalcılığının) yanında bulmuştur. Hiç ders alınmadı, bu süreç halen devam ediyor. AKP Kürt hareketinin üzerine yürüdükçe yine Perincek ve şürekası tarafından destek bulmaya devam ediyor. Bir dönem televizyonlarda boy gösteren sağlı sollu liberallerin yerini Perincek aldı. Hemen hemen her akşam tv.lere çıkıp AKP ve Erdoğan siyasetinin sözcülüğünü yapıyor, savunuyor.   Erdoğan için ''İslamcı Kemalist'' diyerek göklere çıkarmaya çalışırken AKP'li Şamil Tayyar tarafından tepkiyle karşılaşmıtı. Ama ilginçtir, Şamil Tayyar nedense AKP'deki görevlerinden istifa ettiğini ve aktif siyaseti de bıraktığını açıkladı. İlginçlik bununla da sınırlı değil; saraya atanan sayısız danışmanlardan biri olarak da bir Perincekçi atandı. Vatan Partisi üyesiymiş. Bir anlamda Perincek siyaseti Erdoğan AKP'sine yönelttiği övgülerin karşılığını görmeye başladı denilebilir. Ama yetmez! Saray danışmanlığına Perincek daha çok yakışır!

Zor günlerden geçiyoruz.

AKP'nin karşısına dikilmeden siyaset üretmek bir solcu için mümkün değildir. Ama bu işin tehlikeli bir boyutu da var. Her an götürülebilir, AKP karşıtlığınız askeri casusluk veya terör örgütü üyesi olmakla ilişkilendirilebilir bu ülkenin zindanlarına tutsak hale getirilebilirsiniz. Bu yüzden bu tehlikeyi göze almaktansa ''siyasetin teorisiyle uğraşmak'' daha tercih edilebilir olabiliyor. Anlaşılabilir bir insani bir durum! Üstelik bu tavrın kimileri için   ''keskin komünist ve dahi enternasyonalist'' görünüm verdiği sanısı da var. Dün de öyleydi, bugün de öyle! Değişen bir şey yok!

Geçelim!

Perincek'e bir de kötü haber var. AKP ile Rusya arasındaki tatlı bahar rüzgarları sona ermek üzere. Belki de s-400'ler ambalajından sökülmemek üzere çürümeye terkedilecekler. Erdoğan Trump'a yanaşıyor. Erdoğan Trumpsız yapamaz hale gelmiş. Perincek için AKP ve '''' Erdoğan'ın anti-emperyalist tavrı sona ermek üzere. Ne yapacak; Kürtlerin üzerine yürüdüğü için destek vermeye devam edip, Trump'a yanaştığı için ''emperyalizmin maşası''   diye mi eleştirecek?

Neyse, ''Perincek bir yolunu bulur'' deyip, onu da geçelim.

İyi ama partinin tabanında bulunan solcu, yurtsever dostlar bu konuda ne düşünüyor?
''Parti disiplini'' diyerek susuyorlar mı?

Yahu, böyle parti mi olur?
Böyle bir merkeziyetçilik mi olur?
Herşeyden önce böyle bir solculuk mu olur?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 13.12.2020- 08:01


Doğu Perinçek, "'Aynı gemideyiz’ demek, ‘Aynı Türkiye İttifakı içerisindeyiz’ demektir. Türkiye Gemisi, zaferden zafere ilerliyor" diye belirtti.
 
Resim Ekleme

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy’un sunduğu “Nedir Ne Değildir?” programına konuk olan Perinçek, kendisine sorulan Vatan Partisi’nin “Aynı Gemideyiz” siyasetiyle ilgili olarak, şunları söyledi:

"'Aynı gemideyiz’ demek, ‘Aynı Türkiye İttifakı içerisindeyiz’ demektir. Türkiye Gemisi, zaferden zafere ilerliyor. Atlantik sistemine bağlandığımız 1945’ten bu yana, Türkiye’nin en iyi dönemindeyiz."

Perinçek, Türkiye’nin Asya yöneliminin konjonktürel olup olmadığıyla ilgili soruya ise, Ülker Grubu ve Sabancı örneği ile anlattı. Perinçek, "Sayın Güler Sabancı, kendisine sorulan ‘Türkiye’nin yeri ne olabilir?’ sorusuna tek cümleyle yanıt verdi: ‘Üretim Asya’da’ Yine Ülker’in sahibi Sayın Murat Ülker’in, Çin’le ilgili analizleri ve yaptıkları yatırımlar büyük sermayenin gelişmeyi Asya’da gördüğünü ispatlıyor. Üretim, teknoloji, icatlar, yapay zeka, Koronavirüse çözüm… hepsi Asya’da. Kısaca Türkiye’nin Üretim Devrimi için uygun iklim burada. Batı ise her yönüyle perişan vaziyette" diye ifade etti.

Perinçek'in programdaki açıklamaları şu şekilde:

“Siyasetimizi, Sayın Erdoğan bizim çizgimize geldi’ şeklinde ifade etmiyoruz. ‘Aynı gemideyiz’ demek, ‘Aynı Türkiye İttifakı içerisindeyiz’ demektir. Türkiye Gemisi, zaferden zafere ilerliyor. Atlantik sistemine bağlandığımız 1945’ten bu yana, Türkiye’nin en iyi dönemindeyiz. Türkiye’yi, borçlanma ekonomisi içerisinde boğulmaya ve bölünmeye zorlayan Atlantik’teki zincirlerimizi kırıyoruz. Eskiden Türkiye’nin hükümetlerini ABD belirliyordu. ABD’ye koşuluyor ve oradan iktidar ruhsatı alınıyordu. Şimdi ise kim Atlantik’e kafa tutuyorsa o hükümette kalıyor.

https://odatv4.com/dogu-perincekten-ulker-grubu-ve-sabanci-ornegi-12122033.html



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 14.12.2020- 08:59


Perincek'in Ergenekon operasyonları kapsamında gözaltına alındığı görüntüleri hatırlıyorum. Koluna iki polis girmiş, götürülüyor ve Perincek o haldeyken ''yazıklar olsun bana sizleri deviremedik'' mealinde bir şeyler söylüyor. O günlerden bu günlere geldi. İbretlik bir süreç ve bence Perincek'in siyasi mücadelesi bir doktora tezi haline bile getirilebilir. AKP'nin uygulamaya çalıştığı sıkışmışlık kaynaklı gelgitli siyasetini ''Atlantik'teki zincirlerimizi kırıyoruz'' diyerek yorumlamaya çalışan bir sol zihin gerçekten inanılmaz.

Perincek 60'lı yıllardan beri siyaset sahnesinde etkin rol alıyor Beğensek de beğenmesek de Türkiye devrim tarihinin yakın dönemindeki fotoğraflarının hemen hemen pek çoğunda da yer alıyor. Bu mücadele kapsamında ömrünün önemli bir bölümünü de hapislerde geçirmiş. Önemli bir donanımı, birikimi ve azımsanmayacak bir külliyatı da var. Kaynağı Maoizm olan bir dünya-tarih okumasına sahip ve her koşulda aşamalı bir devrim tezini savunan biri. Her dönemde kendini gündemde tutmayı da başarıyor. Böyle bir becerisi var. İyi de, bir insanın böyle bir sürecin içinden gelip AKP konusunda böyle bir yorumda bulunabilmesi nasıl mümkün olabiliyor? Kendisini sol saflarda konumlandıran ve   sürekli aktif siyasetin içinde bulunan bir kişinin liberal savrulmalar yaşamadığı sürece kendini AKP zihniyetine yakın hissedebilmesinin politik bir dayanağı olabilir mi?

Bence...
Politik değil bu...
Politik bir kılıf altında...
Başka bir şey!



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 23.12.2020- 07:22


Perincek'in AKP yanaşmacılığı olarak nitelendirebileceğimiz tavrını ''politik değil'' şeklinde tanımlayabilmek bu tavrın kişisel nedenlere dayandırmak anlamına gelir Böyle bir değerlendirme de aslında çok yerine oturmuyor gibi görünse de, başka bir açıklamayı da mantıklı bir zemine oturtmanın da çok mümkün olmadığını düşünüyorum. AKP'nin özelikle Suriye'deki pozisyonunu hem PKK ve hem de ABD emperyalizmi karşıtlığıyla açıklamak ve AKP'ye yönelik desteğin bu nedenle gerçekleştirildiğini söylemek de çok inandırıcı değil, böyle bir gerekçe olsa olsa Perincek'in kişisel gerekçelerinin bir kılıfı olabilir. Yoksa yaşamı boyunca Kemalizmi Maocu bir solculukla bütünleştirme çabasında olan birinin AKP gibi bir parti için destek beyan etmesi akla ziyan bir yorumdur. Ve tekrar olacak, hiçbir inandırıcılığı da olamaz.

İlgimi çekmiştir, özellikle belli bir yaşın üzerine çıkan, emekliliğini eviyle kahvehane arasında geçirmek zorunda kalan insanların sakal bırakması, elde tespih camiye gitmesi ve hatta bir durgunluk içine girmesi artık bir durulma ihtiyacından mı kaynaklanır? Yoksa ansızın çöken bir yalnızlık duygusu ve onu bütünleyen bir ölüm korkusunun dayattıkları mı? Doğu Perincek gibi birinin böyle bir psikoloji yaşadığını söylemek istemiyorum ama, onda da artık bir durulma ihtiyacının ortaya çıkmadığını iddia edebilmek çok fazla iddialı bir cümle olmaz mı? Yaşı bir hayli ilerledi ve ne yapacağı pek de kestirilemeyen bir siyasi iktidarla çatışma yerine uzlaşma arayışı içine girmesi ve böyle olduğu için de kendisini her an gündemde tutma fırsatı yakalaması ve böylelikle bir tatmin duygusunun doyuma ulaştırılması gibi istek ve çabaların hiç mi etkisi olmuyor, bu garip savruluşta?



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör ''Sol''un Perinçek düşmanlığının nedeni abbas 38 22595 24.02.2021- 04:18
Konu Klasör Rejime tutulan ayna solcu 0 2134 22.05.2014- 18:35
Konu Klasör Doğu Perincek'in yanlışı... melnur 0 1080 13.07.2019- 11:16
Etiketler   Doğu,   Perinçekle,   AKP,   aynı,   gemideymiş.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS