SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Kaç Tür Yönetim Şekli Vardır?           (gösterim sayısı: 554)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
tiktaalik
[ tiktaalik ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 01.10.2019
İleti Sayısı: 5
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


3 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: tiktaalik
Konu Tarihi: 10.06.2020- 17:53


Postmodern Çağda Kaç Çeşit Yönetim Vardır?Postmodern zamanlarda işçiler için kabaca üç farklı yönetim biçimi vardır. Sonuncu aşama yani dördüncü olanı ise doğrudan bir iktidar olma, egemen sistem olma biçimidir. Bunları kronolojik sırasıyla aktarmak istedim. Erken dönemden başlayarak geç döneme kadar kısa kısa aktarmak istedim. İlk olarak yarım asırda tamamlanan süreci dünyayı değiştirirken kısa kısa tekrar göreceğimiz için erken dönemden başladım ve daha sonra geleceğin sistemi olan geç dönemi de belirtmek istedim.

1- Erken Dönem:
Bu aşama işçilerin gençlik dönemleridir. Althusser'den beridir biliyoruz ki bir genç Marx vardır bir de olgun Marx buradaki aşamalar daha yüzeysel olarak anlatırsak eğer işte bu genç Marx'a tekabül ederler. Buradaki üç yönetimde işçiler kendisine karşıt "eski" sistemlerle yarışırlar sadece ikincisinde karşıtını alt edebilecek "özgürlüğe" sahiptirler ama "eski" sistemler yaptıkları bütün "kötülükleri" karşıtlarına karşı kullanırlar. Halktan gelen ırkçı insanları işçilere karşı kışkırtırlar. Bu ortaklıklar aslında karşıtlıklardır. Avrasyacılık ile işçi, kültür cemaatleri ile işçi karşıttırlar. Şimdi gelişim aşamalarına bir bakalım postmodern yönetimlerin:

1.0) Kökleriniz erken dönemde bile rahat bırakmaz sizi. Bu ilk aşama "kısa" vadeli olan henüz çocukluk aşaması olan "cumhuriyet" sistemidir. Cumhuriyet evresinde erdem ve ideal yasalar koymak, laiklik kavramı önemlidir. Bu aşamada toplum mühendisliği yapan seçkin elitler görülür. Bu aşama artık geride kalmıştır diyor Althusser. Dolayısıyla eski modernizmin son halkasıdır ve geçmişi ele alır. Aydınların sistemidir bu sistem. 1993-1996 arasında bizde de uygulanmıştır, 96-2007 arasında ise orta vadeli aşamaya geçiş aralığı yaşanmıştır. İlkel (kökensel) birikim ilk olarak cumhuriyet sisteminden monarşiye geçişte görülür ama henüz traji-komik olarak.

2.0) Bu aşama "orta" vadeli "monarşi" sistemidir. Bu sistem orta sınıfların sistemidir. Burada rahipler ve aristokrasi sınıfının varlığı gözlemlenir. İktidarı bunlar kontrol ederler ama bu toplumun eksik yanı bedene karşı bir anlamda ceza kurallarının olmasıdır. Keyfi cezalar işler bu evrede. Dünyada ise "Obama" döneminin "açılım" politikaları bu aşamaya delalettir. Kültür cemaatleri de güçlenir burada. Özgürlükler eşit yurttaşlığın yerini almıştır. Fakat liberal dünyanın emperyalizmle buluştuğu bir aşamadır. Şimdiki zamanı temsil eder. Popper gibi "akılcı" ve "genel" olandır bu evre ve gelenekler yoktur. Bu orta vadenin başında veya sonundaki ilkel birikim konusunda başarı sağlanmazsa bir sonraki aşama yani despotizm belki korkunç olabilir işçiler için.

3.0) Burası "uzun" vadeli "despotizmdir" ve yine şimdiki zamandır bu sistem. Despotizm milliyetçi Trump dönemidir. Avrasyacılık politikasına da benzer. Monarşi de şeref burada ise korku öneli bir unsurdur. Aslında cumhuriyete geri dönüştür kısmen, tek fark ideal yasa koyucular ve bilim fetişizmi yoktur artık. İktidar yasalara dayanmayan, despotça ve keyfi bir yönetim sergiler. Uzun vadelidir demiştik bu aşama ve geçici bir ikinci ceza alanına düşersiniz. Fakat burada cumhuriyetten farklı olarak kısmen görünür halde yani diyalektik bir aşamadasınızdır. Milliyetçiliğin en baskıcı şekillerindendir bu aşama. Çocukluk evresine geri dönersiniz bu aşamada. Milliyetçilik üçüncü aşamada birinciye döner. Bu aşama ise karşılaşma maddeciliğidir Althusser'e göre iktidar ne kadar elindeki gücü valisiyle, bakanıyla paylaşırsa paylaşsın elinde muhakkak bir güç fazlası vardır.

4.0) Bu sistemde şimdiki zaman geleceğin anahtarıdır, en uzun zamana sahiptir. Burada işçiler iktidar olurlar daha doğrusu kendi politikalarını hayata geçirirler. Yeni tip bir "monarşi" sistemidir. Özgürlük ve ılımlı iktidar türünde bir yönetimi anlayışı vardır. Liberalizm güçlenir burada da ama emperyalizm dışlanmıştır artık. Orta vadeli monarşi (liberalizm) den belirgin farklılığı artık keyfi tutuklamalar yoktur ve anti-emperyalisttir. Sivil toplum gibi çalışan siyasi partiler önemlidir burada. Yine Althusser'e kulak verdiğimizde "Montesquieu'da Siyaset ve Tarih" adlı kitabında görürüz ki yasama gücü de kısmen krala verilir kısmen parlamentoya. Adetler ve temel yasalar önemlidir. Ama yargı gücü krala değil aristokrasi meclisine verilir. Çünkü yargıyı devrimci halktan da korumak gerekir. Böylece soylular, kral ve halk ayrı ayrı korunurlar birbirlerinden, yani hem özgürlükleri hem de devleti korur bu yöntem. Bu erken aşamalar bir sapma ile son bulmazsa dünyayı bu aşamada değiştirirsiniz. Burada eski bir karşı sistem olmayacağı için (gelecek etkisi kısmen olsa bile) aktif ve pasif olgular arsındaki fark iyice kapanır büyük olasılıkla.

2- Geç Dönem:
Bu aşamada artık güneş batmak üzeredir daha doğrusu batıyordur. Tarih öncesi aşamasıdır yukarıda saydıklarımız. Bilim kıtasının ve ideolojinin, siyasetin alanının açılmadığı bir evredir henüz. Burada ise düzeltilmek üzere geçici bilim kavramı devreye girer ve zamanda geriye gidersiniz yani köklerinize doğru. Burada 2.0 aşamasında işçilerin "özgür" olduğunu görüyoruz çünkü Althusser güneş batarken tekrar doğar sözünü bu aşama için söyler. Bizde yerli akademi, popüler merkez medya vs. izlenir ve onlar Althusser'i pek anlamamışlardır o yüzden nasıl güneş batarken yeniden doğar açıklayamazlar da gülerler bu 2.0 tezine. Alev Alatlı'ya göre işçiler hemen köledirler 2.0'da peki o zaman Althusser'in ideoloji, epistemolojik kopuş kavramlarını ne yapacağız?

3.0) Güneş battığı için sistemde geriye, geçmişe dönülüyor olgunluk aşamasında. Bu evre modernist ulusalcı sistemin tekrar yansımaları vardır. Burada makineli üretim evresi vardır, makinenin insanların zeka melekelerini gerilettiği bir aşamadır basın ve milli kimlikler hemen güçlenir. Ama bu aşamayı yönetenler kendi iradeleriyle yönetemezler sistemi bir "anonim şirket" gibi yönetirler Avrasyacı sistemde olduğu gibidir. Özellikle medya aygıtının devletin en önemli bir unsuru gibi çalıştığı aşamadır. Burada işçiler "köle" konumundadır yani "özgür" değildirler 2.0 aşamasında olduğu gibi. O yüzden politik bir aktör değildirler henüz tıpkı 1.0'da olacakları gibidirler işçiler. İşçiler yönetim aşamasındadırlar burada ama 2.0 da biraz değişir bu işler. 1.0 ve 3.0'da medya güçlenir ama onlar da anonim şirket gibi yönetirler 3.0 aşamasını. Bu aşamada yönetim sahibi olanlar çocuklara bile bırakabilirler bu evreyi yönetme işini. Nispi olan önemlidir toplumsallığın yerini teknik bireye bıraktığı bir evredir. Sistem sahipleri de sistemi kendi akıllarıyla yönetemezler zaten.

2.0) Bu aşamada orta çağ mutlak monarşisi tarzında bir sistem vardır zamanda iyice gerilere gidilir artık. Bu aşamada işçiler özgürdürler iktidarı ele geçirme savaşı vardır ama bir de "ilkel birikim" aşamasıdır burası yani kürselleşme dediğimiz "emperyalist, sömürgeci" egemen sınıfların ilkel birikim adını verebileceğimiz bir yönetim anlayışından gelir. Birincisinde 3.0'dan 2.0'a geçen dönemde dışarıda "betimleyici" olan bu birikim içeride, 1.0'a geçerken (olgunluk evresinde) aşırı "trajik" bir şekilde ortaya çıkar. Ama trajediye gelmeden önce ikinci evrede bir "epistemolojik kopma" yaşanır aynı zamanda. Yani tekrar dünyayı değiştirebileceğiniz bir aşamadır. İdeolojik ve bilimsel somutluğu tekrar teoriye dönüştürebilme şansının tanındığı son ve tek aşamadır belki de yani demek istediğim orta vadeli 2.0'ın başında doğru adımları atamazsan ikincisinde yani onun son aşamasında içeride -barış zamanında- emirler vermeyerek tekrar düzeltebilirsin 1.0'a doğru giderken.

1.0) Bu aşama kapitalizmin antik dönemidir diyelim. Halkçı bir yönetimdir. Buraya gelmeden önce 2.0'da özgür emekçi çıkartılan kanlı yasalarla prolateryaya dönüştürülür ilk önce dışarıdan gelen baskıyla açık bir şekilde yapılır daha sonra içeriden gizli bir şekilde yapılır. İlkel birikimin "tekelci devlet kapitalizmi" yani "emperyalizm" evresi böyle çalışır. O aşamada başarısız olursanız buradaki fetihçi cumhuriyet sistemi de çöker. Eğer dünyayı değiştirememişseniz. Bu son aşamadan sonra son dönemlerinizi yaşadığınızı düşünebilirisiniz. Bu geç dönemlerin hepsi de bir bükülme ile son bulur. Her ne kadar ömrünüzün çoğunu bir ağaç gibi kökleriniz eskilerde olarak da yaşasanız, siz ölürken erken ve geç dönemlerin hepsi bir kuşun ömrü gibi yaklaşık 20 senede son bulur.




Bu ileti en son tiktaalik tarafından 02.07.2020- 22:39 tarihinde, toplamda 10 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Alman Devrimi 100 yaşında: Vardık varız, var olacağız melnur 4 1526 Bugün, 00:02
Konu Klasör HDP'den 29 Ekim açıklaması: İttihatçı aklın tekçi yönetim anlayışı... melnur 0 963 29.10.2019- 22:35
Etiketler   Kaç,   Tür,   Yönetim,   Şekli,   Vardır
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS