SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 
HDP'ye yönelik operasyon: Çok sayıda isim gözaltına alındı...           (gösterim sayısı: 1.465)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
45 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 25.09.2020- 19:02


HDP'ye yönelik operasyon: Çok sayıda isim gözaltına alındı


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014'te düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturma kapsamında 7 ilde aralarında HDP'li vekillerin de olduğu 82 kişi için gözaltı kararı verdi.

Resim Ekleme
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014'te düzenlenen "Kobani eylemlerine" ilişkin soruşturma kapsamında 7 ilde 82 kişi için gözaltı kararı verdi.

Gözaltı kararı verilenler arasında HDP'li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyeleri de yer alıyor.

Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen'in evinde arama yapıldığı öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen isimlerden bazıları: HDP Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Nazmi Gür, HDP eski MYK Üyesi Can Memiş, Emine Ayna, Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ve Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan, Beyza Üstün, Alp Altınörs, HDP RTÜK Üyesi Ali Ürküt, Ayla Akat Ata.

Rosa Kadın Derneği kurucu üyesi Ayla Akat Ata’nın Diyarbakır'dan Ankara’ya götürüleceği avukatı tarafından aktarıldı.

Resim Ekleme
Sırrı Süreyya Önder, Aksaray’da otel odasında gözaltına alındı.


Başsavcılıktan açıklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kobane eylemlerine işaret edilerek, "6, 7, 8 Ekim 2014 tarihlerinde, ülke genelinde 'Kobani' olayları olarak bilinen terör amaçlı eylemlerde PKK/KCK terör örgütü sözde yöneticileri, örgütün gençlik yapılanması, kadın yapılanması ve şehir silahlı yapılanması ile HDP MYK üyeleri ve eş başkanlarınca sosyal medya hesapları ile PKK/KCK terör örgütünün bazı basın yayın organlarında, Fırat Haber Ajansı ve gençlik yapılanması, kadın yapılanması vb üzerinden halka sokağa çıkıp terör eylemleri gerçekleştirmeleri yönünde çok sayıda çağrı yapıldığı" iddialarına yer verildi. Başsavcılık açıklamasında şöyle denildi:

"Ülke genelinde meydana gelen eylemlerde sokağa çıkma çağrısı yapan PKK/KCK terör örgütü ve sözde örgüt yöneticileri ile bazı siyasi parti yönetici ve partililer hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosunca 2014/146757 sayı ile soruşturma başlatılmış, soruşturma kapsamında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu tutuklu bulunmakta olup gelinen aşama itibarıyla Ankara merkezli 7 ilde, 25 Eylül 2020 tarihinden geçerli olmak üzere 82 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verilmiştir. Karar gereği şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalara Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edilmektedir."

Nikahtan sonra Saray'a giden isim yürütüyor
Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre, geçtiğimiz günlerde düğünü yapıldıktan sonra Saray'a giderek AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman tarafından yürütülen soruşturma bir yıl önce başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında ilk olarak, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın ifadesi alınmıştı. Tutuklu yargılandığı dosyadan tahliye edilen Demirtaş, aynı gün "Kobani soruşturması" kapsamında ifadesi alınarak, hakkında yeniden tutuklama kararı verilmişti.

HDP: Karar dün MGK'de ve savcının Saray'daki düğün töreninde alındı
Operasyon sonrası HDP'den yapılan ilk açıklamada "Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır. AKP-MHP bloğu kaybettikçe muhalefeti tasfiye etmeye çalışıyor. HDP sizin darbelerinize boyun eğmedi, eğmeyecek" ifadeleri kullanıldı.

CHP'den ilk tepki: 'Saray’a düğün hediyesidir'

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu gözaltılara tepki gösterdi.

Tanrıkulu, "Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan ve bir çok siyasetçi sabah saatlerinde gözaltına alındılar. Nedeni 6-8 Ekim 2014 Kobane olaylarıymış. Aradan tam 6 yıl geçmiş, soruşturulmuş, ifade vermiş ve yargılanmışlar. Bu sabah yapılan gözaltılar Saray’a düğün hediyesidir!" diye yazdı.

Saadet Partisi: İnsanımıza ve ülkemize yazık oluyor
Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın da gözaltılarla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Adalete olan güven sarsılmaya devam ediyor” dedi. Aydın "6 yıl sonra ne değişti de, yargılanıp serbest kaldıkları dosyadan dolayı insanları sabahın erken saatlerinde evlerinden gözaltına alıyorsunuz? İktidar, muhalefeti kendi iç meselelerine meze yapmaktan artık vazgeçmelidir!" dedi.

DEVA Partisi: Abesle iştigal
Ali Babacan'ın genel başkanı olduğu DEVA Partisi de HDP’ye yönelik operasyona tepki gösterdi. DEVA Partili İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Olaydan 6 yıl sonra Ayhan Bilgen, Altan Tan, Süreyya Önder ve diğerlerinin sırf hukuki gerekçelerle gözaltına alınmış olduğunu düşünmek abesle iştigal olur. Yargıyı araçsallaştıran siyaset anlayışı adalet duygusunu ezdikçe terör örgütlerini sevindirir. Devlet adaletle yönetilir" dedi.

Gelecek Partisi'nden tepki
HDP’ye yönelik operasyona Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi’nden de tepki geldi. Parti Sözcüsü Selim Temurci, gözaltılara ilişkin yeni bıulgular varsa bir an önce paylaşılması gerektiği, aksi taktirde operasyonun şaibeli olacağını söyledi.

Temurci "Evet, terör hepimizin kırmızı çizgisidir. Ancak siyasi rakiplerimizi terörize ederek ve yargıyı buna alet ederek daha demokratik bir Türkiye’ye ulaşamayız. Soruyoruz? Kobani olaylarından 6 yıl sonra bu gözaltılar neden? Bu insanlar daha önce yargılanmadı mı?" dedi.

"Soruyoruz? HDP yerel seçimlerde Cumhur İttifakında yer alsaydı, bugün bu gözaltılar olur muydu? Savcılık derhal bu gözaltılarla ilgili elindeki yeni bulguları kamuoyuyla paylaşmalıdır" diyen Temurci “Malum ziyaret sonrası gerçekleştirilen bu gözaltılar üzerindeki şaibe ortadan kaldırılmalıdır. Aksi halde bu gözaltıların anlamı, Türkiye’de gündemi değiştirmek ve siyasette kutuplaşmayı zirveye taşımak olacaktır" ifadelerini kullandı.

TKP: Saldırıları boşa çıkarmanın tek bir yolu var
Türkiye Komünist Partisi (TKP) ülkenin bugün güne HDP yöneticilerine ve diğer muhalif gruplara, sosyal medya üzerinden görüşlerini paylaşanlara yönelik polis baskınları ve gözaltı haberiyle başladığını belirterek 'Yaşananlar, iktidarın yurttaşlara uyguladığı şiddetin dozunu yükselteceğinin bir göstergesidir" açıklamasını yaptı.

TKP'den yapılan açıklamada "Çünkü işleri idare etmek için zor kullanmak dışında başka bir yöntemleri kalmamıştır. Ülkedeki ekonomik duruma, her gün artan yoksullaşmaya, döviz üzerinden dağ gibi büyüyen borçlara, eşitsizliklere dair söyleyecek tek bir sözü olmayan AKP, ayıplarını örtmek için basını susturmaya, siyasetçilere, vekillere zorbalık yapmaya başvurmaktadır" denildi.

Salgın yönetiminin büyük bir fiyaskoya dönüştüğü ve iktidarın ihmallerini, hatalarını örtmek için sağlıkçıları ve meslek örgütlerini hedef gösterdiği hatırlatılan açıklamada "Nerede bir suçu ortaya çıkıyorsa, orada bu suçu teşhir edenlere, dahası bu suçtan mağdur olanlara saldırmaktadır.   Baskıyla, korkuyla, faşizmle insanları sindirmeye çalışan iktidarların sonu bellidir. İktidar, attığı her adımda bu sona doğru ilerlemekte, ülkeyi de aynı karanlığa sürüklemektedir. Bu saldırıları boşa çıkarmanın tek bir yolu vardır: Örgütlü olmak, birlik ve dayanışmaya sahip çıkmak. Halkımıza çağrımızdır, safları sıklaştırma zamanıdır!" denildi.

EMEP: Yargı açıktan siyasi iradenin vesayeti altına girmiş
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan yaptığı yazılı açıklamada operasyonun yargıyla, hukukla açıklanacak hiçbir yanı olmadığını belirterek "Yürütmeyle ilişkisinin başsavcının saraya düğün ziyaretiyle sembolleştiği yargıdan hukuk ve adalet çıkmayacağı açıktır. Hiçbir dönem tam olarak yargı bağımsızlığından söz edemiyorken, bugün açıktan siyasi iradenin vesayeti altına girmiş bir yargı ile karşı karşıyayız. Türkiye de birçok katliam gerçekleştiren İŞİD ile sınır komşusu olunmasına ramak kalan o günlerde Erdoğan'ın ‘Kobane düştü, düşecek’ sözü hala hatırlarımızdadır. Sanki hala o gün gerçekleşmeyen 'düşmenin' hesabı görülmektedir” dedi.

Sol Parti: Baskılara ve hukuksuzluğa karşı birlikte mücadele edeceğiz
Sol Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada da AKP iktidarının tüm politikalarının çöktüğü belirtilerek "Her alanda iddiaları çöken iktidar tüm muhalifleri yıldırmaya, muhalefet kanallarını tıkamaya, suskun itaatkâr bir toplum yaratmaya çalışıyor. Son dönemde muhalefete yönelik artan baskılar, başta pandemi sürecinde büyük bir sorumluluk üstlenen TTB olmak üzere meslek kuruluşlarına saldırılar ve şimdi sosyal medya baskınları ve HDP’ye yönelik operasyon bu zincirin parçalarıdır. Baskılara ve hukuksuzluğa karşı birlikte mücadele edeceğiz!” denildi.

ESP: Operasyonla krizi ertelemeye çalışıyor
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ise AKP iktidarının her anlamda bir krizin içinde olduğunu belirterek, operasyonla krizi ertelemeye çalıştığını söyledi. Tümüklü, “Özellikle örgütlü mücadele edenlere saldırıyor. Kendi varoluş kodlarının ve rejiminin krizinin temel kaynağı olarak gördüğü Kürt Sorunu’nda özellikle ‘Kobanê düştü düşecek’ derken, düşmemesi, Rojava devrimi ve Kürt halkının bir tarihsel simge yaratmasına hala tahammül etmiyor. Ve bunun hesaplaşmasını yürütüyor. Yenilginin hesabı görmeye çalışıyor. HDP’den düşmeyen Kobanê’nin hesabı soruluyor” dedi..

https://sol.org.tr/haber/hdpye-yonelik-operasyon-cok-sayida-isim-gozaltina-alindi-15432



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.09.2020- 19:04


HDP MYK olağanüstü toplanıyor

HDP'den gözaltılarla ilgili yapılan açıklamada, 'Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır' denildi. Parti MYK'sı bugün olağanüstü gündemle toplanacak.
Resim Ekleme

Halkların Demokratik Partisi (MYK) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) bu sabah saatlerinde parti üye ve yöneticilerine yönelik yapılan gözaltı ve ev baskınlarının ardından olağanüstü bir araya gelecek.

MYK toplantısı, saat 18.00’de HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar başkanlığında parti genel merkezinde olacak.

HDP'den aypılan açıklamada, "Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır. AKP-MHP bloğu kaybettikçe muhalefeti tasfiye etmeye çalışıyor. HDP sizin darbelerinize boyun eğmedi, eğmeyecek" denildi.

https://sol.org.tr/haber/hdp-myk-olaganustu-toplaniyor-15446



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.09.2020- 19:37


Kılıçdaroğlu'ndan HDP Eş Genel Başkanı Sancar'a telefon

HDP'den yapılan açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun HDP Eş Genel Başkanı Sancar'ı arayarak, Kobani eylemleri soruşturmasına ilişkin dayanışma mesajını ilettiği belirtildi.

Resim Ekleme

HDP'den yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun Mithat Sancar’ı telefonla aradığı belirtildi.

Görüşmede Sancar'ın, soruşturmaya ilişkin detayları paylaşarak hükümetin içeride ve dışarıda büyük bir siyasi çıkmaz yaşadığını ve bu nedenle HDP’ye yönelik saldırılarına hız vererek bu durumun üzerini örtmeye ve yeniden güç kazanmaya çalıştığını söylediği kaydedildi.

Sancar'ın görüşmede, "Bu saldırı esas olarak HDP üzerinden bütün muhalefete yöneliktir" dediği, soruşturmaya karşı Türkiye’nin her kesiminden yükselen tepkiyi önemsediklerini aktardığı ifade edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise bu operasyonun siyasi nitelikte olduğuna inandıklarını belirterek, HDP’ye geçmiş olsun dileklerini ilettiği, muhalefete yönelik bu tür saldırı ve operasyonların, iktidarın her alandaki sıkışmışlığıyla bağlantılı olduğunu dile getirdiği belirtilen açıklamada ayrıca destek ve dayanışma duygularını paylaştığı da kaydedildi.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kilicdaroglundan-hdp-es-genel-baskani-sancara-dayanisma-telefonu-1768868



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.09.2020- 19:47


CHP'li İlhan Cihaner'den muhalefet liderlerine 'HDP' çağrısı

HDP'ye yönelik yapılan 'Kobani olayları operasyonu'na muhalefet partilerinden tepki açıklamaları gelirken, CHP'li İlhan Cihaner Meclis'e çağrıda bulundu. Muhalefet liderlerine seslenen Cihaner, "HDP’yi ziyaret ederek hukuksuz gözaltıları kınamanız; siyasete, barışımıza, birliğimize sahip çıkmanız, olası ittifakların halka mal edilmesi için hayati bir müdahale olacaktır" dedi.

Resim Ekleme

CHP’li İlhan Cihaner, Millet İttifakı liderleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ın HDP’yi ziyaret etmesi çağrısında bulundu.

Cihaner sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şöyle dedi:

"TBMM’ye çağrımızdır: Sayın @kilicdarogluk @meral_aksener @T_Karamollaoglu @erkbas Darbe pratiğine karşı HDP’yi ziyaret ederek hukuksuz gözaltıları kınamanız; siyasete, barışımıza, birliğimize sahip çıkmanız, olası ittifakların halka mal edilmesi için hayati bir müdahale olacaktır."
Resim Ekleme

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/chpli-ilhan-cihanerden-muhalefet-liderlerine-hdp-cagrisi-1768808



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.09.2020- 20:07


Kobani Olayları: Nasıl başladı, sonrasında neler yaşandı?

(...)

Türkiye'de "Kobani Olayları" ya da Mithat Sancar'ın ifade ettiği gibi "6-8 Ekim Olayları" olarak bilinen protestolar ve çatışmalarda 37 kişi yaşamını yitirmiş, 326'sı güvenlik görevlisi 761 kişi de yaralanmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na göre 35 il ve 96 ilçede çıkan olaylarda 197 okul yakılmış, 269 kamu binası tahrip edilmiş, 1731 ev ve işyeri yağmalanmış, 1230 araç da zarar görmüştü.

Resim Ekleme

2011'de Suriye'de iç savaşın başlaması ve ardından Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) başlattığı saldırılar sonrasında ülkenin kuzeyinde Kürt nüfusun yoğun olduğu ve "Rojava" olarak adlandırdığı bölgede Afrin, Kobani ve Cezire kantonları oluşturulmuş, Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile silahlı kanadı olan ve Türkiye'nin "terör örgütü" olarak gördüğü Halk Koruma Birlikleri (YPG) bölgede kontrolü ele almıştı.

Eylül-Ekim 2014'te IŞİD'in Kobani bölgesine saldırıları yoğunlaştırması üzerine Türkiye'nin farklı şehirlerinde "Kobani'ye destek" eylemleri başladı.

Eylemlerde Suriye'nin kuzeyindeki diğer bölgeler ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi üzerinden gelecek askeri yardımın ulaşması için Türkiye toprakları üzerinden Kobani'ye bir koridor açılması, Türkiye'nin IŞİD'e verdiği (iddia edilen) desteği kesmesi ve Türkiye'nin Kobani'ye operasyon yapmaması talep edildi.

HDP yetkilileri krizin başından bu yana Türk yetkilerle çeşitli görüşmelerde bulundu. Bu dönem, 2015'e kadar hükümet ile Kürtler arasında yürütülen ve "çözüm süreci" olarak anılan dönemdi.

HDP ve DBP'nin çağırısıyla çeşitli yerlerde eylemler düzenlendi. "IŞİD'in Kobani içine girmesi ve Türkiye'den beklenen adımların atılmaması üzerine" HDP, 6 Ekim'de ülke çapında sokak eylemi çağrısı yaptı.

Eylemlerde ölümlerin ve şiddet olaylarının yaşanması ardından 9 Ekim'de HDP'li bir heyet dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'la görüştü, ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada yaşananlardan dolayı hükümet eleştirildi ancak "Şiddet, yakma, yıkma asla olmamalıdır" denildi.

KCK'den yapılan açıklamada ise eylemler desteklenirken Atatürk büstü, Türk bayrağı ve okullara saldırılması ile yağma olayları eleştirildi.

Eylemler ağırlıklı olarak Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde meydana geldi. Ancak Batı illerinde de Kürt vatandaşların yanı sıra bazı sol gruplar, sendikalar, öğrenci grupları, kadın örgütleri ve aydınların da desteğiyle gösteriler yapıldı.

Resim Ekleme
Kobani'ye IŞİD saldırılarının yoğunlaştığı Ekim başında Türk askerleri Şanlıurfa'nın Suriye sınırındaki Suruç bölgesine giderken.

Hükümet nasıl tepki verdi?
Dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, IŞİD saldırısı altındaki Kobani'deki gelişmeler nedeniyle düzenlenen gösterilere tepki göstererek "Çözüm sürecini vandalizme kurban etmeyiz" dedi.

Ahmet Davutoğlu, PKK ile Türkiye devletinin müzakere sürecine atıfta bulunarak, "Hiçbir vandalizme çözüm sürecini kurban etmeyiz. Ama çözüm süreci adına da şiddete müsamaha gösterecek bir tavır içine girmeyiz" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, Meclisin askeri operasyona yeşil ışık yakmasının ardından, Kobani'nin IŞİD'in eline geçmemesi için Türkiye'nin elinden gelen her şeyi yapacağını açıklamıştı.

Kürtlerin Kobani ile ilgili talepleri ve iddiaları konusunda ise Türkiye IŞİD'e destek verdiği iddialarını kesin bir dille reddetti. YPG ve PYD'yi Türkiye'nin yıllardır savaştığı PKK ile bağlantılı "terörist unsurlar" olarak tanımladığı için Kobani'ye silah yardımını gündeme almadı.

PYD ve HDP'li yöneticiler yardım için bir koridor açılması konusunda Türkiye'nin önce olumlu sinyaller verdiğini ancak daha sonra adım atmadığını iddia etti.

Suriye'nin kuzeyinde bir tampon bölgeyi savunan Türkiye, PYD'den kantonlara dayalı öz yönetim sisteminden vazgeçilmesini, Suriye yönetimine karşı savaşmasını ve muhalif Özgür Suriye Ordusu'nu desteklemesini istiyordu.

Resim Ekleme

Eylemlerde hem güvenlik güçleriyle göstericiler hem de bazı yerlerde göstericilerle onlara karşı çıkanlar arasında çatışmalar yaşandı.

Güvenlik güçleri yer yer gerçek mermi de kullanarak müdahale etti, göstericiler ise taş, sopa, molotof kokteyli ve havai fişek kullandı.

Göstericilerle onlara karşı olanlar arasında patlak veren çatışmalarda ise her iki taraftan da taş, sopa, kesici alet ve silah kullanıldığı görüldü. Bu durum çok sayıda ölüm ve yaralanmaya sebep oldu.

Ölümlerin bir bölümü eylemcilerle Hür Dava Partisi (Hüda-Par) yanlıları arasındaki çatışmalardan kaynaklandı.

2013 yılında kurulan ve ağırlıklı olarak Kürt illerinde faaliyet gösteren ve İslami çizgiye sahip Hüda-Par, kamuoyunda Hizbullah örgütüyle bağlantılı parti olarak biliniyor, parti ise bu nitelendirmeyi kabul etmiyor.

Hizbullah ile PKK arasında 1990'lı yıllarda yoğun çatışmalar yaşanmıştı.

Batıdaki kentlerde de eylemler

Güvenlik güçleri Batı kentlerinde de birçok gösteriye müdahale etti ve çatışma görüntüleri ortaya çıktı.

Bazı kentlerde göstericilerle, milliyetçi bazı kesimlerin öncülüğünü yaptığı düşünülen bazı karşı göstericiler arasında kavgalar yaşandı.

Batı kentlerindeki karşıt eylemlerde atılan sloganlar, bozkurt işaretleri ve bayraklar, bunlara MHP'lilerin, ülkücülerin öncülük ettiğini düşündürmüştü.

MHP'den yapılan açıklamada "ülkücü-milliyetçi hareketin kavga ve çatışmadan uzak durması" istendi.

Bazı Kürt siyasetçiler ise eylemlerin planlı bir şekilde, güvenlik güçlerinin de göz yummasıyla yapıldığını iddia etti.

Çözüm süreci
PKK'nın önde gelen isimlerinden Murat Karayılan 23 Eylül'de yaptığı açıklamada Kobani'deki saldırılar nedeniyle Türkiye'yi suçladıktan sonra "Bizim için çözüm süreci bitmiştir" dedi.

Türkiye ise IŞİD'e destek verdiği idialarını kesin bir dille reddetti ve YPG "terör örgütü" listesinde yer aldığı için Kobani'ye silah yardımı yapmayı gündemine almadı.

Kobani Olayları'nda ölümlerin ve şiddet olaylarının yaşanmasının ardından 9 Ekim'de HDP'li bir heyet dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'la görüştü, ardından basın açıklaması yapıldı.

HDP'nin açıklamasında yaşananlardan dolayı hükümet eleştirildi ancak "Şiddet, yakma, yıkma asla olmamalıdır" denildi

KCK'den yapılan açıklamada da eylemler desteklendi ancak Atatürk büstü, Türk bayrağı ve okullara saldırılması ile yağma olayları eleştirildi.

İmralı Cezaevi'nde hapis yatan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 9 Ekim'deki mesajında müzakere ve diyalog çağrısı vardı.

Öcalan daha sonra ise kardeşi Mehmet Öcalan'la ilettiği bir mesajında ortada bir müzakere süreci olmadığını belirtmiş ve "Çözüm için 15 Ekim'e kadar biz bekleriz" dedi.

Hükümet tarafından yapılan açıklamalarda ise eylemlerin çözüm sürecini tehlikeye attığı belirtildi ve Kürt tarafı sert bir dille eleştirildi.

Çözüm süreci her ne kadar 2015'te bitmiş olsa da, Kobani Olayları'nın da süreci olumsuz etkilediği yönündeki görüşler sıklıkla dile getirildi.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kobani-olaylari-nasil-basladi-sonrasinda-neler-yasandi-1768814



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 25.09.2020- 20:14


HDP'ye yönelik operasyonlar protesto edildi

HDP'ye yönelik gerçekleştirilen '6-8 Ekim Kobane Olayları' gerekçesiyle 82 ismin gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. "Operasyon hukuki değil siyasi" diyerek gözaltılara tepki gösteren HDP, İstanbul Kadıköy İlçe Binası önünde eylem düzenledi.
Resim Ekleme

HDP'ye yönelik operasyonlara tepki gösteren birçok kişi ve siyasi parti temsilcileri İstanbul'da bir araya geldi.

HDP'ye yönelik gerçekleştirilen '6-8 Ekim Kobane Olayları' gerekçesiyle 82 ismin gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. "Operasyon hukuki değil siyasi" diyerek gözaltılara tepki gösteren HDP, İstanbul Kadıköy İlçe Binası önünde eylem düzenledi. "HDP susturulamaz" sloganıyla düzenlenen eyleme emek ve demokrasi örgütleri ve siyasi partiler de HDP'ye destek olmak için katıldı.

"NEDEN KORKUYORSUNUZ?"
Eylemde konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kobani Olaylarını araştıracak bir komisyonun kurulmasını istediklerini ancak iktidarın bunu kabul etmediğini söyledi. Kenanoğlu, şöyle konuştu: "Neyden korkuyorsunuz? Bu olayların gerçekten araştırılması kimlerin hayatını nasıl yitirildiğinin araştırılmasını neden istemiyorsunuz? Eğer komisyon kurulsaydı Kobani protestolarında yaşamını yitirenlerin polis kursunlarıyla ve HÜDAPAR çetelerinin kurşunlarıyla yaşamını yitirdikleri anlaşılacaktı.

"AHMET DAVUTOĞLU, SELAHATTİN DEMİRTAŞ İLE YAPTIĞI GÖRÜŞMENİN AYRINTILARINI AÇIKLAMALIDIR"
HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı da "Ahmet Davutoğlu, Selahattin Demirtaş ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını açıklamalıdır" dedi. Avcı, konuşmasında "Öldürülen bütün insanlar bizim yurttaşlarımız, arkadaşlarımız ve candır. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Selahattin Demirtaş'la gerçekleştirdiği görüşmeyi açıklamalıdır. Şöyle söylemiştir: "Kontrolsüz güçler var, kimlerin öldürdüğünü niye öldürdüğünü bilemiyoruz engelleyemiyoruz" demiştir. Şimdi siz devletin içindeki kontrolsüz güçleri, barbarlığa karşı demokratik tepki gösteren bir halkın üstüne göndereceksiniz üzerinden 6 yıl geçecek ve diyeceksiniz ki bunun sorumlusu Halkların Demokratik Partisi'dir. Yok öyle yağma! Bu katliamın emrini verenler bir gün elbet yargılanacaktır!" ifadelerini kullandı. Gözaltıların protesto edildiği eylemde sık sık "Faşizme karşı omuz omuza" ve "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı.

https://abcgazetesi.com/hdpye-yonelik-operasyonlar-protesto-edildi-360160



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 26.09.2020- 07:30


'Türkiye tehdit altındadır, halkımız için tehdit AKP'dir'


25 Eylül sabahı HDP'yi hedef alan gözaltı dalgası hakkında Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi tarafından yapılan açıklamada, hukuksuz operasyonu savunanların 'Türkiye’nin tehdit altında' olduğunu söyledikleri hatırlatıldı ve halk için tehdidin AKP iktidarı olduğu öne sürüldü.
Resim Ekleme

Türkiye 25 Eylül gününe bir gözaltı dalgasının haberleriyle girdi. 2014 yılına ait bir soruşturma dosyasına bağlı olarak yapıldığı öne sürülen gözaltılar, HDP yöneticilerini, eski milletvekillerini ve eski yöneticilerini hedef alıyordu.
Konuyla ilgili Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi tarafından soL’a yapılan açıklamada şöyle denildi:

Cumhurbaşkanı’na hakaretten binlerce kişi mahkum oldu bu ülkede. Yetmedi, şimdi “damat” diyene soruşturma açılabiliyor.

Henüz 1,5 yıl önce halk tarafından seçilmiş HDP’li belediyelere ardı ardına kayyum atandı, parti yöneticilerinin büyük bölümü tutuklandı. Altı-yedi yıl öncesinin olayları, bir kısmı daha önce soruşturulmuş olsa da, yeniden dava konusu ediliyor.

Savunma hakkı büyük ölçüde ortadan kaldırıldı, yargı iktidarın ihtiyaçları doğrultusunda hareket etmeye, hukuksuzluğa alıştırıldı.

'Doğrudur, Türkiye tehdit altındadır'


Bütün bunlar “Türkiye’nin tehdit altında” olması ile gerekçelendiriliyor. Doğrudur, Türkiye tehdit altındadır.

Türkiye’yi ülkenin üzerine aç sırtlanlar gibi üşüşmüş, daha fazla kâr etme hedefinden başka bir şey düşünmeyen büyük tekeller tehdit etmektedir. AKP, açgözlü o tekellere 18 yıldır hizmet etmektedir.

Türkiye’yi başta ABD olmak üzere güçlü emperyalist ülkeler tehdit etmektedir. AKP o emperyalist ülkelerle kâh işbirliği yapmakta, kâh pazarlığa oturmaktadır. Bazen de, aynı ülkelerle arkasını getiremeyeceği gerilimler yaratmaktadır. Başından beri emperyalist ülkelere alan açan, ABD ile stratejik ortaklık geliştirmeye çalışan, Türkiye’yi Avrupa Birliği aldatmacasına teslim eden siyasi iktidarın bugün öne çıkardığı “millilik” ve “yerlilik” söylemlerinin altı boştur.

Türkiye’yi Osmanlıcılık ve imparatorluk sevdası tehdit etmektedir. Emperyalizm kötü bir şeydir ama emperyalist olmaya çalışmak da kötüdür. Hükümet başka ülkelerin iç işlerine müdahale ederek, başka ülkelerin topraklarına asker yollayarak halkımızın yurtseverlik duygularını kendi çıkarları doğrultusunda istismar etmektedir.

Türkiye’yi Cumhuriyetle, laiklikle, bilimle, sanatla, kadınla kavgalı olan gericilik tehdit etmektedir. 15 Temmuz’da Amerikancı darbe girişiminde patlayan cerahat, AKP’nin ve önceki iktidarların eseridir. Her gün hâlâ onlarca kişi bu cerahata bulaşmış oldukları için gözaltına alınmakta ama tehdit ortadan kaldırılamamaktadır. Çünkü tarikatın, cemaatin iyisi yoktur.

'AKP iktidarının kimseyi suçlamaya, itham etmeye hakkı yok'
Türkiye’yi ve halkımızı ülkede bugünkü düzenden çıkarı olan küçük bir azınlık tehdit etmektedir. Hükümet iç ve dış politikasıyla, eğitim ve sağlıkta yarattığı tahribatla, tüccar zihniyetiyle, özelleştirme denen talan ve yağma süreçleriyle, adaleti tamamen ortadan kaldıran yargı operasyonlarıyla, Kürt ve Alevi açılımı adını verdiği aldatmacalarla bu azınlığın çürümekte olan gemisinin dümeninde durmaktadır.

AKP iktidarının son tutuklama ve operasyonlarda olduğu gibi kimseyi suçlama, itham etme hakkı bulunmamaktadır.

Aksine, asıl AKP iktidarı halkımız için tehdittir.

https://sol.org.tr/haber/turkiye-tehdit-altindadir-halkimiz-icin-tehdit-akpdir-15521




Bu ileti en son melnur tarafından 26.09.2020- 07:30 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 27.09.2020- 19:41


HDP’ye operasyon, iktidarın tüm muhalefeti ezme stratejisinin adımıdır

Resim Ekleme

İhsan Çaralan

Cuma sabahı yeni bir siyasi operasyona uyandık!

Çünkü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Kobanê soruşturması” kapsamında aralarında HDP yöneticileri ve üyelerinin de olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı vermişti.

Operasyon kapsamında; eski HDP Milletvekili ve Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP Milletvekilleri Ayla Akat Ata, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan, Nazmi Gür, Emine Ayna’nın da aralarında olduğu çok sayıda HDP’li gözaltına alındı.

2014’te, 5-8 Ekim günlerinde IŞİD’in Kobanê’yi kuşatıp, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “Kobanê düştü düşecek” açıklaması yaptığı günlerde, birçok ilde Kürt halkı, Hükümeti Kobanê’ye desteğe çağırmak için sokağa dökülmüştü. Gösteriler sırasında 50’ye yakın kişi hayatını kaybetmişti.

AKP ve iktidarı halkın bu tepkisini “Unutamamış” olmalı ki, aradan geçen 6 yıldan sonra bu eylemlerin sorumlusu olduğu iddiasıyla HDP’ye yönelik bir operasyon başlatmış bulunuyor.

TEPKİLER YAYGIN VE SERT AMA...

HDP’ye yönelik operasyonun duyulmasıyla birlikte, gerek çeşitli muhalefet partilerinden(*) gerekse ilerici demokrat çevrelerden, aydınlardan, demokratlardan sert ifadeler içeren tepkiler dile getiriliyor.

Bu eleştirilerde genel olarak;

1-İç ve dış politikanın yanı sıra ekonomide de çok sıkışan iktidarın; sorunların üstünü örtmek ve halkın dikkatini başka noktalara çekmek için yapıldığına dikkat çekiliyor.


2-HDP’yi kriminalize etmek, etkisizleştirmek için bu operasyonun yapıldığına ve milyonlarca oy alan bir partiye yönelik operasyonun antidemokratik, hukuk dışı olduğuna, yanı sıra iktidarın siyasi amaçlarına hizmet eden bir operasyon olduğuna vurgu yapılıyor.


Elbette ki bu söylenenler doğrudur. AKP’nin hem gündemi kendi istediği gibi yönlendirmeye hem de HDP’yi kriminalize ederek itibarsızlaştırmaya ihtiyacı vardır. Ve bu operasyondan bu sonuçları da “bonus” olarak elde etmek istemektedir. Ama burada kalındığında, bu operasyonda Erdoğan-AKP iktidarının amacını yeterince görmemiş oluruz.

Oysa, HDP’ye yönelik olarak girişilen bu operasyon; Erdoğan-AKP iktidarının tek parti yönetimini tahkim etmesi ve iktidarda kalabilmek için tek yol olan muhalefeti ezmenin, onu halk indinde iktidar seçeneği olmaktan çıkarma stratejisinin bir parçasıdır. Çünkü artık AKP (ve Cumhur İttifakı), “olağan” ve “normal” bir seçimle iktidar olamayacağını görmüştür. Seçimleri tümden ortadan kaldıramayacağına göre, muhalefeti iktidar olma seçeneği olmaktan çıkararak seçime gitmek istemektedir.

KOBANÊ OPERASYONU MUHALETE YÖNELİKTİR

Bu yüzden de HDP’ye yönelik operasyon gerçekte sözcüğün gerçek anlamıyla tüm muhalefete yönelik, muhalefeti iktidar seçeneği olmaktan çıkarma amaçlı stratejisinin bir adımıdır.

Bu ve okurlarımızın bildiği başka nedenlerden dolayıdır ki bu operasyon; tek adam yönetimine karşı olan tüm muhalefet partilerine karşı olduğu gibi, iktidar için birer muhalefet odağı olarak görünen odalara, barolara, kadın hareketine, mücadeleci bir çizgide duran sendikalara (sendikal harekete) karşı sürdürülen baskı ve etkisizleştirme stratejisinin de bir parçasıdır. Bu yüzden de operasyona karşı tutum bu amaca karşı mücadelenin bir parçası olarak ele alındığı ölçüde anlamlı olacaktır.

AKP iktidarı, uzunca bir zamandan beri kendisini; Anayasa, yasalar, hak-hukuk ya da siyasi ahlak gibi normlarla bağlı görmekten kurtardığı için ve muhaliflerini “zillet”, “terörist”, “vatan haini”, “casusluk”...gibi en ağır biçimde suçlamaktan imtina etmeyen bir çizgidedir. Böyle olunca da muhalefete karşı polisi, savcıları, askerleri, valileri, mahkemeleri seferber etmekte perva tanımamayı meşru görmektedir!

Bu yüzden HDP’ye yönelik operasyonları yasalar, hukuk ve siyasi etik açısından eleştirmekle yetinmek; söylenenler doğru olsa da siyasi alanda iktidarı durduracak bir barikatın oluşturulmasına gerçek anlamda bir katkı yapmamaktadır.

ASIL İHTİYAÇ OLAN MUHALEFETİN KENDİ TUTUMUNU SORGULAMASIDIR
Nitekim muhalefet güçleri, iktidarın böyle pervasız girişimlerine karşı kendi sorumluluğu üstüne bir değerlendirme yapmadığında, iktidarın bu tür saldırılarına alan açan çizgiden çıkamamaktadır.

Çünkü iktidar, burjuva muhalefet partilerinin HDP ile olan “mesafe”sini de gözeterek; HDP üstünden baskı oluşturmakta ama diğer partileri de hedef alan bir taktik izlemektedir. Bunun içindir ki, Kürt sorunu ve milliyetçilik üstünden yaptığı saldırılar karşısında muhalefet güçleri ortak bir tutum alamamaktadır. Böylece muhalefeti sindirme girişimlerinde AKP, elini kolunu serbest hissettirmektedir.

Nitekim bugüne kadar ne HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ne de Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP’li siyasetçilerin, onlarla birlikte gazetecilerin, aydınların onlar, yüzler halinde tutuklanması karşısında geniş bir toplumsal barikat oluşturulabilmiştir.

Çünkü Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda muhalefet, gerçek anlamda bir tutum alamadığı gibi, HDP’yi PKK’nin uzantısı olarak görme anlayışından da uzaklaşamamıştır. Bu yüzden de 2015 7 Haziran seçiminden beri AKP iktidarı, muhalefeti Kürt sorunu (milliyetçilik) üstünden sıkıştırmakta ve hep bu “yumuşak karına” çalışmaktadır.

Elbette bugün de iktidar, kendisi için sonuç alıcı olduğunu umduğu bu noktada ısrar etmektedir.

Gelinen yerde açıkça görülmektedir ki, HDP’ye yönelik operasyonlar tüm muhalefeti ezmeye yöneliktir. Bu anlaşılıp gerekli tutum alınamadığı takdirde, iktidarın HDP’ye yönelik saldırılarını sürdüreceğinden, öteki partilerin de içlerine yönelik operasyon yapma cesareti bulmaya devam edeceğinden şüphe edilemez.

(*) HDP’ye yönelik operasyonla ilgili olarak, kapısını çalan Demirtaş ve eşini kahvaltıya kabul etmek için bile “kan davası” referansına sığınan Akşener ve İyi Partiden hâlâ bir tepki gelmemiş olması şaşırtıcı olmasa da merak konusudur!

https://www.evrensel.net/yazi/87226/hdpye-operasyon-iktidarin-tum-muhalefeti-ezme-stratejisinin-adimidir




Bu ileti en son melnur tarafından 27.09.2020- 19:42 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.289
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 27.09.2020- 19:51


İlhan Cihaner’den HDP’ye ziyaret: Gündem değiştirmek olarak ele alınmaması gerekir

CHP eski PM üyesi İlhan Cihaner ile Gelecek İçin Biz platformu üyelerinden oluşan bir heyet, HDP Genel Merkezi'ne dayanışma ziyaretinde bulundu.

Resim Ekleme

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Parti Meclisi (PM) üyesi İlhan Cihaner; Elif Çongur, Necati Yılmaz, Murat Akbaş ve Ercan Köymen‘den oluşan bir heyetle HDP Genel Merkezi’ni ziyaret etti. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ile İlhan Cihaner, operasyonlara karşı ortak tavır takınılmasının gerekliliğine işaret etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Parti Meclisi (PM) üyesi İlhan Cihaner ile Gelecek İçin Biz üyelerinden oluşan bir heyet, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve eski milletvekillerinin gözaltına alınmasına karşı HDP Genel Merkezi’ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Heyet, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ile partinin MYK üyeleri tarafından karşılandı.

SANCAR: BUNU DURDURACAK GÜCÜMÜZ VAR
Partinin MYK toplantı salonunda gerçekleşen ziyarette konuşan HDP Eş Genel Başkan Mithat Sancar, iktidarın yapılan operasyonlarla muhalefetin susturulmasını amaçladığını belirterek, “Bana göre bu operasyonlarla, muhalefeti susturma ve Türkiye’yi kendilerine dikensiz gül bahçesi haline getirme manevralarının en kritik virajını dönmek istiyorlar. Bu virajı dönmelerine izin verirsek, önümüzdeki dönemler daha zor geçecek. Ama bunu durdurabilecek gücümüz var. Türkiye halklarının bu konuda inancını, kararlığını göstermek bize düşüyor. Muhalefetin tepkili tavrı da muhalefete daha fazla cesaret verecektir” dedi.

CİHANER: MUHALEFETİN KARŞI ÇIKMASINI BİZ DE ÇOK İSTİYORUZ
Cihaner ise muhalefetin söz konusu operasyonlara karşı bir arada tepki göstermesi gerektiğini ifade ederek, Sancar ile aynı görüşü savunduğunu dile getirdi.

Resim Ekleme

Daha sonra parti binası önünde basın toplantısı gerçekleştiren Cihaner, “6 yıl önce meydana gelmiş bir olayla, hatta kısmen yargı önüne gidip hukuksuzluğu tescil edilmiş bir olayla bu kadar geniş bir siyasi kadronun, sadece HDP olarak değil, eş zamanlı olarak ‘İsimsizler Hareketi’ üyelerinin de gözaltına alınmasının hukuki olmadığı çok açık. Ama daha önemlisi siyasete yapacağı müdahaleler. İktidar istiyor ki, istediği zaman siyasi aktörler bir araya gelebilsin, istemediğinde de düşman olsunlar. Bu oyunu bozmak lazım. Yani siyasi alanı daraltıyor. Onun için bunun bir gündem değiştirmek olarak ele alınmaması gerekir. Muhalefetin bunun neye denk geldiğini okuması ve buna dair bir pozisyon alması gerekir. Muhalefetin bir arada buna karşı çıkmasını biz de çok istiyoruz. Bizde karınca kararınca bu dayanışmayı göstermek için buradayız” diye belirtti.

SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA MÜDAHALE
Cihaner, operasyonların her şeyden önce toplumun bir arada yaşama arzusuna ve HDP gibi bir partiye oy vermiş olanların seçme ve seçilme hakkına da müdahale olduğunu söyledi. “En önemlisi de geleceğe dair Türkiye siyasetindeki olası bir takım alternatiflerin şimdiden dizayn edilmesidir” diyen Cihaner, “Böyle hukuk dışı yöntemlerle siyasete gene hukukun sopa olarak kullanılarak yapılan müdahaleleri kabul edilemez buluyoruz” ifadelerini kullandı.

"DAYANIŞMA BİZİ BÜYÜTECEKTİR"
HDP Sözcüsü Ebru Günay ise yapılan dayanışma ziyaretinin kendileri için anlamlı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “İktidarın hukuku sopaya dönüştürdüğü, muhalefeti dizayn etmeye çalıştığı bir dönemde; partimize dönük bu saldırılarda bizi yalnız bırakmayan, bizimle dayanışan, iktidarın bu muhalefeti parçalayan, hukuk eliyle dağıtmaya çalışan bu halini bozmak için bizimle dayanışma gösteren herkese teşekkür ediyoruz. Bu dayanışmalar bizi büyütecektir. Bu dayanışma esasında muhalefeti büyütecektir. Türkiye’nin demokrasinin gelişmesi için güçlü bir muhalefete ihtiyaç var. Biz yapılan her dayanışma ziyareti, her dayanışma mesajı ülkenin demokrasisi için bir adımdır. Demokrasiyi büyütme çabasıdır. Hepsi anlamlı ve değerlidir.”

https://www.evrensel.net/haber/415062/ilhan-cihanerden-hdpye-ziyaret-gundem-degistirmek-olarak-ele-alinmamasi-gerekir



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Gergerlioğlu gözaltına alındı. melnur 2 449 07.07.2021- 00:04
Konu Klasör Gazeteciler Yıldız ve Dükel gözaltında... melnur 2 908 12.06.2020- 06:35
Konu Klasör DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu gözaltına alındı. melnur 2 1004 01.05.2020- 13:45
Konu Klasör Sayın melnur'un dikkatine MasteR06 2 1155 10.02.2019- 09:30
Konu Klasör ''Devletçi sol'' sayıklamaları... melnur 1 1243 17.10.2019- 05:50
Etiketler   HDPye,   yönelik,   operasyon:,   Çok,   sayıda,   isim,   gözaltına,   alındı.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS