SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
'Adnan Oktar vakası bilimsel bir suçtur'           (gösterim sayısı: 80)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.517
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

27 kere teşekkür etti.
34 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 25.10.2020- 20:57


SÖYLEŞİ | 'Adnan Oktar vakası bilimsel bir suçtur'

Adnan Oktar ve cemaati türlü hayal kırıklıklarıyla uğraşadursun, sahte fosillerle ilgili tartışma için Ege Üniversitesi'nden Dr. Serdar Mayda ile görüştük.

Resim Ekleme

TULUĞ ÜNLÜTÜRK

Adnan Oktar'ın cemaat evlerinde kaçak fosillerin ortaya çıkmasıyla gündeme gelen "Fosiller tarihi eser mi, değil mi?" tartışması üzerine dün yaptığımız bir haberle sekiz yıl önce Kadıköy'den kovulan sahte fosil sergisini hatırlatmış, "Oktar ve tuhaf cemaati şu anda yargı önünde. Peki tüm bunlara göz yumanlar?" diye sormuştuk.

Bugün Silivri'de yargılanan Adnan Oktar ve çetesi, kendisini yargılayan gericiliğin birden fazla işine yaramış bir aparat, bilim karşıtlığının ve antikomünizmin Türkiye'deki uzantısı. Bunları biliyoruz. 70'ten fazlası tutuklu, 250 kadar sanıkla devam eden davada gelinen nokta, bu "tuhaf cemaatin" gericiliğe hizmet etmenin yanı sıra, bir suç şebekesi olarak da çalıştığına işaret ediyor.

Uzun yıllar okul önleri, metro istasyonları ve sokalarda sergiledikleri "yüzlerce milyon yıllık ama hiç evrimleşmemiş" hayvan fosillerinin sertifikalı gerçek örnekler olduğunu iddia eden çetenin şimdiki iddiası ise tarih öncesine ait fosillerin yasal olarak tarihi eser olmadığı.

Adnan Oktar ve tuhaf cemaati türlü hayal kırıklıklarıyla uğraşadursun, biz hiçbir açıdan söylenen şey olmadıklarını anladığımız fosillerle ilgili tartışmaya açıklık getirmek için Ege Üniversitesi'nden Öğretim Üyesi Dr. Serdar Mayda ile görüştük.

Türkiye'de paleontoloji alanında yaşanan sıkıntılardan "uluslararası fosil piyasası"na uzanan görüşmede Serdar Mayda, Adnan Oktar ve cemaatinin ellerindeki fosillerin çoğunun bilimsel açıdan değersiz olup, dekoratif süs eşyaları olarak değerlendirilebileceğini, sergilerinde evrime ve bilime saldırmak için kullandıkları   memeli ve sürüngen fosillerinin ise pek çok açıdan sahte olduğunu söyledi. Farklı fosil parçalarını birleştirmekten, baştan üretmeye dek farklı yollar kullanılan sahte fosil üretiminin dünya çapında bir iş olduğunu belirten Mayda, "Adnan Oktar ise zaten o uydur kaydır işlerin peşinde. "Bana yüz milyon yıllık kurt lazım" dediğinde o kurt üretilir ve getirilir. Adamın niyeti bu zaten, kandırılmasına da gerek yok." diyerek, Adnan Oktar üzerinden süren tartışmanın fosillerin statüsünden ziyade bilime saldırı meselesi olduğunu   vurguladı.

İşte söyleşinin tamamı...  

Hocam, Adnan Oktar'ın elindeki fosiller bu defa bir kaçakçılık iddiasıyla gündem oldu biliyorsunuz. Yıllardır evrim teorisine karşı açtıkları fosil sergileriyle biliyorduk bu şebekeyi, şimdi bir de işin ticaretini yaptıkları şüphesi var. Sizin konuyla ilgili yorumunuz nedir?
Açıkçası ben durumun büyük bir kaçakçılık meselesi olduğunu düşünmedim. Ellerindeki fosiller uluslararası satıcılardan elde edilebilir şeyler. Yani uluslararası bir piyasası var bu işin, toptan satışlar bile yapılıyor. Göreli bir şey söylüyorum elbette ama öyle yüz binlerce milyonlarca dolarlık bir şey yok ellerinde anladığım, o büyük paraları çok daha başka yerlerden ediniyor bu cemaatler. Bahsedilen ölçekte fosiller nadirdir ve Adnan Oktar'ın elinde bu tür ayrımları yapabilecek bir paleontolog olduğunu da sanmıyorum. Olsa bilirdik zaten, çok değil sayımız. Daha ziyade uluslararası satıcılardan aldığı orta karar balık ve kabuklu fosilleri var elinde. Bunlar gerçektir. Sergilerde ve o sözde "Yaratılış Atlası"nda da kullanmışlardı bunları. Çin'den Brezilya'ya her yerden satın alabilirsiniz bu tip fosilleri.

Peki memeli fosilleri? Daha önce sergilerinde de "100 milyon yıllık" olduğunu iddia ettikleri kurt, ayı kafatasları, evrimleşmemiş sürüngen örnekleri kullanmışlardı.

Mümkün mü? Söyleyeceğim ikinci şey de bu, balık ve kabuklu gibi sık bulunan fosillerin aksine, ellerindeki memeli ve reptil fosillerin büyük çoğunluğu fazlaca restore edilmiş ve kısmen farklı gruplara ait fosillerden tamamlanarak bütünleştirilmiş örnekler olarak görebiliriz. Bunlar her şeyden önce adı geçen canlıya ait değiller ya da verdikleri yaş ile uyumlu değiller. Omurgalı örneklerin çoğu restorasyon görmüş, yakın tarihli parçalar yahut tamamen imitasyon işler. Yurt dışında bu alanda üretim yapan bir sürü "sanatçı" bulmak mümkün. Özellikle Çin ve Kuzey Afrika ülkelerinde bu tip imitasyon fosil üretimi adeta bir meslek halinde. Bu alanda çok sıkı işler çıkartıyorlar gerçekten...

Bir "yan sanayi" piyasası da var galiba?
Olmaz mı, uydur kaydır canlılar var böyle. Dünya'da bir mesele bu. Almaya’da bir müzede yürüttüğüm bir çalışma esnasında benzer bir imitasyon olayını ortaya çıkarmıştık mesela. Dünyanın en önemli müzelerinden olmasına rağmen fazlaca restore edilmiş bu tip fosilleri satın aldıklarını yerinde görmüştüm. Yani onlar da faka basmışlar. 1999’da “Archaeoraptor” adıyla National Geographic tarafından kayıp halka kuşlar ve trepodlar arasında kayıp halka olduğunu kamuoyuna duyurulan fosil örneğin aslında farklı fosil formların birleştirilmiş bir kompozisyonu olduğu ortaya çıkmıştı. Kısaca fosil sahte çıkmıştı. Bunlar hep piyasanın belirlediği çarpıttığı işler. Sanatsal olarak hayran kalabilirsiniz, çok dekoratif. Ama bilimsel olarak, değil baştan yapmak, bir dişi değiştiğinde, biraz restorasyon gördüğünde o fosil artık bilimsel açıdan çöptür. Onu incelemek bile istemeyiz biz. Adnan Oktar ise zaten o uydur kaydır işlerin peşinde. "Bana yüz milyon yıllık kurt lazım" dediğinde o kurt üretilir ve getirilir. Adamın niyeti bu zaten, kandırılmasına da gerek yok. Satıcı da bilim için yapmıyor ki bunu, "tamam abi" diyor, "senin kurt hazır". Bu koşullarda hangi gerçeği tartışabiliriz ki zaten, yıllarca kapımızı aşındırdı bu cemaat, muhatap almadık. Biz paleontolojik açıdan tartışılacak bir şey görmüyoruz durumda.

Siz bilimsel olarak kaynaklarınızı nasıl elde ediyorsunuz peki?
Nadir bulunan, keşfedilen fosillerin yanı sıra bizim de uluslararası satıcılardan aldığımız fosiller var elbette. Müze kurarken, sergilemek için, bazen incelemek için... Zaten Çin'e de gitseniz, orada çalışırken de aynı "dealer"la karşılaşırsınız. Diğer yandan, kazılarda, araştırmalarda ortaya çıkıyor pek çok önemli fosil. İhbarlar değerlendiriliyor mesela. Sonuçta önünüze bir sahte fosil konması da mümkün, bilimsel olarak çok değerli bir parçadan vurgun yapmaya çalışanlar da var. Ama bilim insanıyız, bunun için okuduk, öğrendik, çalışıyoruz.

Bilimsel olarak incelenmesi gereken meteor parçaları, milyonlarca yıllık fosiller, tarihi eserler, mineraller... Toprağın altındaki bu değerler açısından Türkiye'de durum nedir?
Türkiye'de tabiat varlıkları sayılıyorlar ve 2863 sayılı Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili yönetmeliklere bağlı bu alan. Kanunun söylediği şekilde kazılıyor, raporlanıyor, inceleniyor, sınıflandırılıp sergileniyor. Ancak biz alanın bilim insanları da bu konudan hayli sıkıntıdayız. Tarihi eserlerle aynı kategoride değerlendirilmeleri bizim açımızdan da sorun teşkil ediyor ama elbette bu Adnan Oktar ve cemaatinin yaşadığı türden bir sıkıntı değil. Normal koşullarda bu materyalin eser olarak değil biyolojik malzeme olarak tanımlanması ve kendi kanunu ve düzenlemeleri olması gerekir ki tüm kazı ve inceleme prosedürü de buna göre şekillensin. Bu yapının bütün olarak değişmesi gerekir. Ayrıca fosilin tanımının ve ayrımının detaylandırılması gerekmektedir. Yoksa toprağın içi de üstü de fosil dolu ama hepsi aynı bilimsel değeri taşımıyor. Omurgalı, omurgasız fosiller vs. bunların da ayrımı olmalı mevzuatta. Bugün Türkiye'deki kanunlarla fosili yurt dışından alabilirsiniz , bunda bir sıkıntı yok. Gerekli gümrük işlerinden sonra fosilleri kendiniz istediğiniz şekilde tutabilirsiniz ve isterseniz sergilersiniz. Ancak yurt içinde bulunmuş fosilleri en yakın Müze veya ilgili kurum ve kuruluşlara bildirmeniz gerekiyor. Bakanlık da bu fosilleri uygun gördüğü müze, üniversite veya araştırma merkezlerine yönlendirir. Bakanlık tarafından denetlenen koleksiyonerlerin fosilleri muhafaza edebilmeleri de mümkün. Ayrıca koleksiyonerler kendi aralarında fosillerin değişimini sağlayabiliyorlar. Bu açıdan Adnan Oktar vakası da ticari olmaktan çok bilimsel bir davadır. Sadece onların davası da değil üstelik.

Teşekkür ederiz hocam.
Ben teşekkür ederim.

https://sol.org.tr/haber/soylesi-adnan-oktar-vakasi-bilimsel-bir-suctur-17762



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.517
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür edildi.
27 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 28.10.2020- 03:17


Açıkçası bu yazıyı buraya asan ben, bu konuda, bugün, bir şeyler yazmaya karar veren de ben ama, yazıyı sonuna kadar okuyamayan yine ben :)

Böyle garip bir huyum var. Öteden beri böyle. Yazıyazforum'da, hatırlıyorum, bir arkadaşımız gelmişti foruma ve kaldığı kısa dönemde evrimin olmadığı, gerçek dışı bir uydurma olduğu konusunda yazılar yazıp dururdu. Daha doğrusu bu konuda bir ''kitap'' yazmıştı ve kitaptaki kimi yazıları sadece bizim forumumuza değil, o dönemlerde internette bolca bulunan çeşitli forumlara asıp dururdu. Bir yazısı hala aklımda. Giriş bölümüne bilime karşı çıkmadığını, bilime inandığını   ama o yazısında bilimin dışındaki gerçeklerden bahsedeceğini yazmış, böyle bir girişte bulunmuştu. Devamını da okuyamamış, sonunu getirememiştim. Arkadaşımız hem bilim ve hem de yönteminden soyutlanmış bir gerçeklik üzerinde yazdığını söylediği anda artık o yazının okunmasının bir zaman kaybından başka bir şey olmayacağı ortadaydı. Bu tavır giderek bir alışkanlığa ve bir reflekse yol açtı. Forumlarda uzun sayılacak kimi siyasal(!) temalı yazı ve yorumlarda da benzer davranışı -elimde olmadan- gösteriyor ve o tür yazı ve yorumların sonunu getiremiyorum, gerçekten de ne yazdığını, konuyu nereye bağladığını merak etsem de...

Adnan Oktar'ın yazıları da bu mahiyetteydi, televizyonundaki görüntüleri onaylamayanlar ama yazı ve yorumlarını destekleyen ''evrim karşıtları'' için yabana atılmayacak bir figürdü. Adamın evrim karşıtlığı ve antikomünizm dışında nasıl bir işi ve işlevi vardı bilmiyorum ama, onu cazip hale getiren de bu yönüydü. Özellikle o çakma fosilleri...Üstteki röportajda sözü edilmiş sanırım, bir keresinde ben de rastlamıştım o ''evrimi çürüten fosil kanıtlar'' gösterisine... Kadıköy'de Süreyya sinemasının hemen önünde bir masa kurmuşlar, masanın etrafında çok renkli resimler ve masanın üzerinde birtakım taşlar ''milyonlarca yıllık'' fosiller(!) sergileniyordu. Etrafını da ''gençler'' sarmış, sordukları sorularla sergi yöneticilerine soğuk terler döktürüyorlardı. Adamlar milyonlarca yıllık fosilleri elleriyle oradan oraya taşıyorlar, gelişigüzel paketleme yapıyorlar ve hatta bu sırada sağa sola çarpıp hasar almasına da yol açıyorlardı. Sorulduğunda da bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ama halkımızı bilgilendirmek amacıyla o işi yaptıklarını söylüyorlardı. Kadıköylülerin tepkisi artınca sergiyi kapatmak ve taşımak zorunda kalmışlardı.

Adnan Oktar ve cemaati gerçekten de ''önemli'' ve bence araştırılması gereken bir yapılanmaydı. Pek çok kitapları kaliteli lüks kağıtlara basılıyor ve sadece ülkede değil, ülke dışında da bedava dağıtılıyordu. İçinde bulundukları şatafatı da göz önüne aldığımızda bu paranın kaynağı nereden geliyor sorusu merak uyandırıcı... Pek ihtimal vermiyorum ama umarım bu yargılamalar sonucu bu soruların yanıtları da açığa çıkar.

Evrim konusuna geldiğimizde ise, bu konuda önemli başlıklarımız olduğunu da söyleyebilirim, geniş anlamda maddenin değişim ve dönüşümünü anlatan bir kavram olduğunun altı çizilmelidir. Kısaca budur evrim, maddenin (kendiliğinden) değişim ve dönüşümü... Evrimin anlaşılabilmesi için maddenin bu özgün karakteristik niteliği anlaşılmalıdır. Yoksa basit bir molekülün kendiliğinden ve bir şekilde uygarlık yaratan bir zekaya dönüşmesiyle sınırlandıracak olursak evrimi anlamak mümkün hale gelmez. Üstelik evrim son kertede basit bir molekülün kendiliğinden ve bir şekilde uygarlık yaratan bir zekaya dönüşmesi anlamına da gelmektedir ve bizleri de -nedense- en çok ilgilendiren ve kabullenilmesi zor gelen de evrimin bu özelliği olmaktadır.

Evrim bilimin tam da kendisidir aslında, bilim de evrimin tam kendisi...
Kavramanın diyalektik niteliği de bu nesnellikte yatmaktadır.

Her şey değişiyor.
Her şey dönüşüyor.
Ama istisnasız her şey!

Ve bu nedenle her şeyde bir değişim ve dönüşüm var.
Diyalektiğin önemi ve dolayısıyla kavramanın...
Doğayı ve toplumu anlayabilmenin yolu...
Her şeyi bir süreç bütünlüğünde o değişim ve dönüşümle birlikte görüp yorumlayabilmekten geçiyor.

Şöyle sonlandıralım, bir   toplumda Adnan Oktar gibileri her zaman çıkacaktır. Bunu önleyebilmenin yolu ayrı bir konu, önemli olan mürid olma anlayışını ortadan kaldıracak bir iklimi yarabilmektir. Bunun da en temel koşulu laikliktir. Laiklik abartmıyorum, bir toplum için, olan biteni kavramak için, konuyla ilişkilendirelim hem doğayı ve toplumu anlayabilmek ve hem de Adnan Oktar gibilerine mürid olmamanın yolu buradan geçmektedir.

Laiklikten...

( Ezbercilik anlayışı da aslında laikliğin yeterince kavranmaması ve içselleştirilmemesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Geçerken not etmekte yarar var.)



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Adnan Azar Aydın 3 2694 02.02.2014- 02:45
Konu Klasör Türkiye'de ilk koronavirüs vakası görüldü... melnur 69 3454 01.12.2020- 15:50
Konu Klasör Bilimsel ve ütopik sosyalizm bedrettin 4 2679 19.02.2018- 21:04
Konu Klasör Ütopik ve Bilimsel Sosyalizm* spartakus 5 3462 24.09.2015- 21:45
Konu Klasör Bilimsel özgürlük sınırlanabilir mi? melnur 0 2259 16.08.2013- 19:05
Etiketler   Adnan,   Oktar,   vakası,   bilimsel,   bir,   suçtur
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS