SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Bugün 10 Kasım, Sevgi ve Saygıyla...           (gösterim sayısı: 1.045)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.914
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
45 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 10.11.2020- 06:02


Bu ülkenin yetiştirdiği büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ü ölümünün 82. yılında - bir kez daha- sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Resim Ekleme

Yıldızlar yoldaşı olsun...




Bu ileti en son melnur tarafından 10.11.2020- 06:08 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.914
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 10.11.2020- 06:07


''Devrim, vadesi dolanın yerine yeni bir hayat kuran büyük toplumsal dönüşümlerdir.

Yüz yıl kadar önce Anadolu’da bir büyük devrime imza atanlara, Mustafa Kemal’e saygıyla… ''


https://sol.org.tr/yazar/nutuk-neden-soysuzla-basladi-18892



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.914
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 10.11.2021- 02:18





Resim Ekleme
''İki sarhoş''tan biri dense de...
Yalnız adamdı.
Devrimciydi.
Devrimci bir cumhuriyet kurdu.
Bu toprakların makus talihini değiştirdi.

Sevgi ve saygıyla...

Resim Ekleme



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.914
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 11.11.2021- 08:24


Dün 10 Kasım'dı. Memleketin her yanında Atatürk anıldı. Bu anmayı önemsiyorum. Tıpkı 23 Nisan'ı, 19 Mayıs'ı, 30 Ağustos ve 29 Ekim'i önemsediğim gibi. Bu ülkede bir MİLLİ MÜCADELE yaşandı. Öncesi de vardı, imparatorluğu köhnemiş kurum ve ilişkilerini yenilemekten yana kişi ve ilerleme adımları da atılmak istenmiş, başarılı olunmuş, ya da olunamamıştır. Ama 1908'den itibaren bu ilerleme çabaları çok daha örgütlü ve somut bir mücadeleye dönüşmüş, Anadoluda bir bağımsızlık ateşi tutuşturulmuş, bir direnç ortaya çıkarılmış, bu direnç örgütlü hale getirilmiş ve sonuçta Mustafa Kemal'in öncülüğünde emperyalizm yenilgiye uğratılarak bu topraklarda devrimci bir cumhuriyetin kurulması sağlanmıştır.

Kemal Okuyan bu tarihsel dönüşümü, bu tarihsel sıçrama konusunda şunları söylüyor: '' Türkiye’nin kritik bir kesitinde, önemli dönüşümlere önderlik eden bir tarihsel kişiye ilişkin suskunluğa gömülecek değildik herhalde. 1919’le birlikte Türkiye’de burjuva devrim sürecinin en anlamlı etabına tanık olundu. Bir önceki 1908 etabı hem Jön Türk hareketinin ileri gelenlerinin tutarsızlıkları hem iç ve dış koşullar hem de emperyalist ülkelerin sistemli çabalarıyla büyük bir trajediye evrilmişti. Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkisi ve ardından gelen işgal koşullarında, Tanzimat aydınlarından Genç Osmanlılara, Jön Türklerden İttihatçılara, bütün bir devrimci birikimin heba olması söz konusu olabilirdi. Anadolu’daki direniş kuşkusuz bu birikimden yararlandı ve başarıya ulaştı. Mustafa Kemal’in buradaki rolü için çok şey söylenebilir ama ben en fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun ideolojik ve kurumsal mirasından uzak durmasını önemsiyorum.''

Bir sosyalistin 1908 ve 1919 tarihleriyle sembolleşen bir mücadele sürecini ve bu mücadeleyi örgütleyen devrimcileri yorumlama perspektifi bu olmalıdır. Doğrusu budur ve tarihsel süreç boyunca bu coğrafyadaki ilerlemeci adımları ete kemiğe büründüren Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki devrimci kadroları hemen her uğrakta anmayı görev kabul eden sosyalistlerin yakın tarihimizi değerlendiriş ve yorumlayış biçimi bu tarihselci yaklaşımları nedeniyledir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu toprakların yetiştirdiği tartışmasız en önemli ve en saygı duyulması gereken önderidir ve sosyalistler açısından da saygı duyulması gereken bir devrimcidir. Kemal Okuyan aynı yazısında bu konuda şunları ekliyor:

''Zorunluluğun kavranması... Bunu herkesin kavradığı düşünülmüyor herhalde. Dikkatle bakıldığında Mustafa Kemal’in İstanbul hükümetinin Milli Mücadele’yle ilişkilenmesinin bütün kanallarını kapattığını görürüz. İngilizlerin himayesindeki Saray’ın Anadolu’da hareketin dostu olmadığı da ortada. Benim asıl üzerinde durduğum, Mustafa Kemal’in direnişin birçok aktöründen farklı olarak imparatorluğu bir biçimde yeniden ayağa kaldırma fikrine temelden karşı olmasıdır. İkinci sorunuzun yanıtıysa oldukça büyük önem taşıyor. Bugün Anadolu’daki hareketin “yabancı”ya karşı mücadeleye indirgenmesi için yürütülen çaba, dar anlamıyla AKP’nin Yeni-Osmanlıcı zihniyetine indirgenemez. 1919-1923 uğrağının devrimci içeriğinden kurtulmak bugün düzen siyasetinin bütün unsurlarının ortak arzusu. Şunu anlatmaya çalışıyorlar: Herkes işgale karşıydı, herkes elinden geleni yaptı, aradan Kemalistler sıyrıldı, otoritelerini kurdular, kendi iktidarlarını pekiştirdiler. Bu gerçeğin ters yüz edilmesidir. Bir kere herkesin işgale karşı olduğu doğru değil. Kuşkusuz Saray da rahatsızdır, koskoca mazisi olan İmparatorluğu temsil ediyorsun, en işbirlikçi kafa bile fırsatını bulsa, yabancıların himayesinde iktidarda kalmak istemez. Ancak o dönem bir iç mücadele, deyim yerindeyse iç savaş yaşanıyor. Burada taraflardan biri işgalcilerin yardımını alıyor. Bu iç savaş yalnızca işgalle ilgili değil. Köhnemiş kurumların yıkılması, yerine yenilerinin kurulması…''

Mustafa Kemal'in önemsenmesi ve saygı duyulması gereken bir lider olarak niteleyen çevrelere karşı düşmanca bir yaklaşım gösterilmesi, ilginçtir, sadece her dönemin gericileri ve liberalleri tarafından yapılmamıştır, özellikle yakın dönemde, verili koşulların yarattığı iklimin de etkisiyle kendisini solcu, sosyalist ve dahi enternasyonalist olarak niteleyen kesimlerce de sürdürülmüştür. Bir zihin savrulması yaşanmış, tarihsel bir gerçeklik ters yüz edilerek bu coğrafyanın   yaşadığı en ilerici ve devrimci dönem ve o dönemin önderleri konusunda   solun asla savunmaması gereken bir düşmanlık ortaya çıkarılmıştır. Doğru değildir, solun asla bulaşmaması gereken gerici ve liberal bir tayfanın dümen suyuna girmek demektir. Sosyalizmin tarihselci yaklaşıma uygun da değildir. Altını tekrar tekrar çizmeliyiz: Sosyalistler sınıfsal niteliği ne olursa olsun tarihi ilerletici ve hızlandırıcı tüm   devrimcilere saygı duyarlar. Saygı... Bu   nedenle yaşanmış bir devrimci dönemi, devrimci cumhuriyeti ve devrimci önderleri başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anmayan ve bir gerici gibi, bir liberal gibi benimseyip yorumlamaya çalışan kişi ve kurumların içine yuvarlandıkları çizginin savunulur bir yanı yoktur ve olamaz. Burjuva devrimlerini önemsizleştiren ve sınıfsal kökeni ne olursa olsun devrimci önderleri düşmanlaştırmaya çalışan bir siyasal anlayışın sol-sosyalist bir çizgide yer alabilmesinin de pek   mümkün olmadığını düşünüyorum.

Bu vesileyle   Mustafa Kemal Atatürk'ü 83. ölüm yıl dönümünde bir kez daha saygıyla anıyorum.

Not: Kemal Okuyan'ın SOLportal'daki ilgili yazısı için: https://haber.sol.org.tr/haber/soylesi-kemal-okuyanla-mustafa-kemal-uzerine-liberaller-cumhuriyetle-barisamaz-317995







Bu ileti en son melnur tarafından 11.11.2021- 08:27 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.914
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 13.11.2021- 09:36


29 Ekim ve 10 Kasım bağlamında ortaya çıkan tartışmalarda solun tavrının ne olması gerektiğini dilimiz döndüğünce yazıp çizmeye çalışıyoruz. Bir üstte de Kemal Okuyan'ın kimi yorumlarına değinerek Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığından bir solculuk çıkmayacağını söylemeye çalışmıştık. Bugün de Aydemir Güler SOLortal'daki yazısında bu konuya değinmiş. Aynen şunu söylüyor: ''... bütün açıklığıyla söyleyeyim, 29 Ekim-10 Kasım başlığında tarihin gerçeklerinden kaçarak solcu olunamaz. Kimi solcular geçmişte çeşitli momentlerde yanlış yapmış olabilirler, bu başka. İlericilik-gericilik saflaşmasında gericilik yakasına yerleşenlerse, sola istifalarını vermiş olurlar. Yanlış anlaşılmasın, birilerinin başkalarını soldan ihraç etmesinden söz etmiyorum. Kast ettiğim, daha ağırı, tarihin hükmüdür.''

Yanisi şu: Mustafa Kemal atatürk ve Cumhuriyet söz konusu olduğunda sağ siyasetin saflarında Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapanlardan solcu, sosyalist çıkmaz. Böyle söylüyor ve ekliyor: benim yorumum değil, tarihin hükmü.

Ve sonra da:''Nedir tarihin hükmü?'' diye sorarak, devam ediyor: '' Kim bu istifacılarımız? Bu iki sorunun dışında bir üçüncü nokta olarak, TKP’nin yalnızca bugününe değil bütünsel tarihine yönelik ortaya atılan “Kemalistlik” suçlamasına da değinmek durumundayım.''

''Tarihin hükmü nesnel ilerlemenin toplumsal bilince yansımasıyla oluşur. Karşıdevrim dalgaları bu bilinci topa tutar. Örnek Latin alfabesine geçiş olsun. “Bir gecede cahilleştik” zırvalığı, öncesinde Rus, Fransız, İngiliz edebiyatı gibi devasa bir birikim olsaydı, hani üstünde durmaya değebilirdi. Üstelik Türkiye’de okuryazarlık neredeyse ihmal edilebilir düzeyde düşüktü… Latin alfabesi ile zorunlu temel eğitimin organize edilmesi çakışmıştır ve ortaya böyle böyle bir toplumsal bilinç çıkmıştır. Bu bilince göre “yeni alfabe geniş halk kitlelerinin yararınadır.” Nokta! Nesnel ilerleme de gerçektir, bunun yansısı da çok sağlam ve doğrudur. Tarihin hükmü bu. Bunu yıkmak için ne 12 Eylül’ün Türk-İslam sentezi, ne son yirmi yılın şeriatçılığı işe yaradı. ''

Aydemir Güler'in yazısının devamı için: https://haber.sol.org.tr/yazar/tarihten-kacmakla-olmuyor-318251



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Sabahattin Ali'ye saygıyla... melnur 4 2797 15.04.2021- 05:39
Konu Klasör Bugün dersimiz CHP... solcu 9 4434 30.11.2021- 23:29
Konu Klasör Liderler bugün buluşuyor... melnur 4 400 28.03.2022- 01:53
Konu Klasör İstanbul'da ilk TKP İşçi Evi bugün Tuzla Aydınlı'da açıldı... melnur 1 1296 03.10.2020- 10:03
Konu Klasör TKP'den 10 Kasım açıklaması melnur 0 1481 10.11.2017- 16:28
Etiketler   Bugün,   Kasım,   Sevgi,   Saygıyla.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS