SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Perseverans Mars yüzeyine indi.           (gösterim sayısı: 751)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
45 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 19.02.2021- 01:50


Dünyanın gözü burada

NASA tarafından Mars'ta yaşamın izlerini aramak üzere gönderilen Perseverance yani "Azim" uzay aracı, Mars yüzeyine iniş yaptı...


Resim Ekleme
 
NASA tarafından Mars'ta yaşamın izlerini aramak üzere gönderilen Perseverance yani "Azim" uzay aracı, Mars yüzeyine iniş yaptı.

İniş, canlı yayın yapılarak tüm Dünya'ya aktarıldı.

NASA Perseverance'ın Mars yüzeyinden çektiği ilk görüntüyü paylaştı. “Mars kaşifinden çok güçlü sinyal alıyoruz” açıklaması yapıldı.

Araç atmosferik karbondioksitten oksijen üretmeyi hedefliyor. Ayrıca Mars yüzeyinden toplayacağı numunelerle birlikte buzu suya dönüştürme ve yaşam izlerini arama açısından da deneyler gerçekleştirecek.

İşte ilk fotoğraf:

Resim Ekleme

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın “Perseverence" yani "Azim" adlı Mars kaşifinin bu gece Kızıl Gezegen'e indi. Saatte 20 bin kilometre hızla ilerleyen uzay aracı, doğrudan atmosfere girerek yüzeye ulaştı.

Uzay aracının içinde 10.9 milyon isim yer alıyor 2.5 milyonla en çok Türkler’in isimlerinin yer aldığı bir liste de götürülüyor. Aracın indiği kraterden alınan örnekler ise Burdur’daki Salda Gölü’nden alınan örneklerle kıyaslanacak.

Şubat ayında uzay projeleri adına birçok önemli haber peş peşe geldi. Türkiye’nin Milli Uzay Programı kamuoyuna duyurulurken, üç ayrı ülkenin Mars misyonları da son düzlüğe girdi. Özellikle NASA’nın Perseverance’ı (azim, sebat) kamuoyunda dikkat çekiyor.

PERSEVERANCE’IN ÖZELLİKLERİ NELER

Ortalama bir otomobil büyüklüğünde (3 metre boyunda, 2,7 metre genişliğinde, 2,2 metre yüksekliğinde) ve 1025 kilogram ağırlığında bir araç olan Perseverance “çok misyonlu radyoizitop termoelektrik jeneratör” adı verilen bir enerji kaynağı sayesinde hareket ediyor. Bu jeneratör plütonyumun radyoaktif bozunmasıyla ortaya çıkan ısı enerjisini elektriğe dönüştürerek uzay aracını hareket ettiriyor.

PERSEVERANCE NE YAPACAK

Perseverance’ın görevi, Mars’ta eğer varsa, geçmişte yaşamış mikroskobik canlıların izini sürmek. 1970’lerde gerçekleştirilen Viking misyonlarından bu yana doğrudan “biyolojik imza” arayan ilk NASA misyonu Perseverance olacak.

Perseverance Mars’ta bulunan Jezero Krateri’ni en az 1 Mars yılı boyunca (Dünya zamanıyla yaklaşık 687 gün) boyunca inceleyecek. Ardından 2030’lı yıllarda yeniden Dünya’ya dönecek. NASA Jezero Krateri’nden elde edilecek verilerin Burdur’da bulunan Salda Gölü’nden alınan örneklerle kıyaslanacağını, Salda’nın Mars’ı daha iyi anlamamızı sağlayacağını da duyurdu.

Kaya ve toprak parçalarını toplayarak Dünya’ya gönderilmek üzere tüplere doldurup Mars yüzeyine bırakacak olan uzay aracı, aynı zamanda Kızıl Gezegen’in jeolojik yapısını inceleyerek, gelecekte Mars’a inecek astronotların, atmosferdeki karbondioksitten oksijen üretip üretemeyeceklerini test edecek. Perseverance’ın hazırladığı tüpler ise NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından 2026’da Mars’a gönderilmesi planlanan daha küçük bir araç tarafından buradan alınacak ve Dünya’ya getirilecek.

https://odatv4.com/dunyanin-gozu-burada-18022120.html




Bu ileti en son melnur tarafından 06.04.2022- 18:09 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 20.02.2021- 05:06


Mars'a olan ilgimiz bitmiyor, bitmeyecek. Bu ilgi büyük ölçüde güneş sistemimizin gezegen yapısından da kaynaklanıyor. Dünya'nın güneşle arasındaki iç gezegenlerden Merkür ve Venüs'ün yapısı hiçbir dönemde insan hayallerinin odağı haline gelemeyecek kadar kavurucu bir sıcaklıkta. Dış gezegenler olarak tanımladıklarımız hem çok uzak ve hem de gaz kütleli gök cisimleri. Kala kala bir Mars kalıyor, hem ''yakın'', hem tarihsel süreçte insanın dünya dışı hayallerinin merkezi haline de gelebilmiş. Hem sonra dünyaya benziyor, benzetmeye çalışıyoruz Büyük olasılıkla canlılık yoktur, belki derinliklerinde mikro düzeyde de olsa belki.- öyle umuyoruz. Canlılığın bir zamanlar orada da ortaya çıkmış olabileceğine ilişkin görüşler var. Sonra bir yığın nedenlerle ortadan kalktığına ilişkin bir inanç. Bilmiyoruz, araştırmaya, öğrenmeye çalışıyoruz. Belki de bu olağanüstü evrende dünyadan başka bir yerde canlılığın da olduğuna veya bir zamanlar ortaya çıktığına ilişkin bir kanıt arayışı içindeyiz. Yaşadığımız bu büyük yalnızlıktan kurtulma arayışı belki...

Mars demişken...

Güneş yakıtını bitiriyor, bitirecek. yaklaşık 4.5 milyar yıldır çevresine ışık ve ısı vererek canlılıın ortaya çıkmasına ve gelişmesine yol açıyor. Ama bu sürecin de bir sonu var. Güneşimiz yaklaşık 4.5 mlyar yıl sonra sönecek ve bir ''beyaz cüce'' olacak, hidrojen helyum çevriminin sonlanmasıyla önce kahverengi bir dev'e dönüşecek. Merkür'ü, Venüs'ü yutacak. Dünyayı da kavuracak, yaşanmaz hale getirecek. Bir anlamda kıyamet.. Mars'a etkisi daha sıcak bir gezegene yol açması olacak. Dünyadan sonra Mars insanın ikinci bir yuvası olabilir mi? Ya da canlılığın önce Mars'ta başladığını ileri sürenler de var. Öyleyse Mars'a dönüş ana kucağına dönüş de sayılabilir!. Belki o zamana kadar insan Marks'ı kendisine hazırlayacaktır, olmuyorsa, olamıyorsa ve o zamana kadar insan kendi kendini ortadan kaldırmamışsa, yani dünyada daha yaşanabilir bir dünya sistemi kuramamışsa, elbette dünyadaki varlığımızın da bir sonu bir sınırı var. Ya da tıpkı 65 milyon yıl önceki gibi, dinozorların sonunu getiren bir göktaşının dünyaya çarpması önlenemezse ve Mars da ikinci bir yuva olmayacaksa...

Dünya yaşanmaz hale gelmeden güneş sisteminin dışına zorunlu ve geri dönülmeyecek yolculuklar yapılmak zorunda kalınacaktır. Dönmemek üzere gideceğiz. Mars bu sürecin bir manivelası olarak da kullanılabilir...

Ama işte, öncelikle ülkemizi ve dünyamızı daha yaşanabilir kılmanın yolları aranmalı.
Siyaset bunun aracı...
Bilimsel sosyalizm bunun çaresi...
Rosa Lüksemburg, o güzel insan, o büyük devrimci yıllar önce ne güzel söylemiş:
''Ya sosyalizm, ya barbarlık''



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 06.04.2022- 18:03


Perseverance, Mars’taki ilk sesleri kaydetti

NASA’nın Perseverance uzay aracı, Mars'ın akustik ortamını ilk defa kayıt altına aldı.

Resim Ekleme

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), geçtiğimiz yılın Şubat ayında keşif için Perseverance gezgini ve Ingenuity helikopterini Mars’a sorunsuz bir şekilde indirmeyi başarmıştı. Mars Keşif Programı kapsamında Kızıl Gezegen üzerindeki kaya ve tortu örneklerini toplayıp eski mikroskobik yaşamın belirtilerini araştıracak olan gezgin, keşfettikleriyle Mars hakkındaki bilinmeyenlere ışık tutuyor.

Perseverance uzay aracı, Mars’ın seslerini ilk defa kaydetti. Sesi algılayabilmek için özel bir mikrofon ile donatılan Perseverance, Kızıl Gezegen’deki ilk sesleri varış yaptığı tarihten bir gün sonra, 19 Şubat 2021’de kaydetti. 20 Hz ile 20 kHz arasında olan bu sesler, insanların duyabildiği ses aralığında yer alıyor. Söz konusu sesler arasında SuperCam lazerinin kayalara çarpmasıyla oluşan şok dalgaları ve Ingenuity helikopterinin yaptığı uçuşlar da bulunuyor.  

Ancak rüzgar haricinde doğal ses kaynaklarının nadir bulunduğu Mars, o kadar sessiz ki, bilim insanları birkaç kez mikrofonun çalışmadığını düşünmüş. Perseverance gezgininden sorumlu araştırmacı ekibi, Mars’taki sesin hızını da   belirledi. Yapılan incelemeler sonucunda Mars’ta yaklaşık 240 m/s hızla seyahat eden bir ses keşfedildi. Aynı zamanda farklı ses frekanslarının Mars’ta farklı hızlarda seyahat ettiğini de farkettiler.

https://odatv4.com/kultur-sanat/perseverance-den-ilk-ses-kaydi--234596



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.681
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 12.04.2022- 06:21


Bugün belgesel kanallardan birinde Mars'a ilgili bir program vardı. Bir zamanlar Mars'ta su bulunduğu biliniyordu; bir dönem Mars'ta, Mars'ın ilk oluşum zamanlarında suyun ortaya çıktığı ve tıpkı dünyada olduğu gibi yüzeyde akarsu olarak kendini gösterdiği anlatıyordu. ''İki kızkardeş''   deyimi kullanılmış, ve Mars ile dünyada birinde yaşamın çeşitliliğne yol açan, diğerinde ise gezgeni kuru bir çöle dönüştüren süreçler yaşandığı anlatılmıştı.

Programda dikkatimi çeken şey, suyun pek çok gezegen ve göktaşlarında bir şekilde ortaya çıktığı gerçeğiydi. Satürn'ün uydularında ve hatta Mars ötesi asteroidlerde de gözlenmiş. Suyun bu kadar   yaygın bir biçimde evrende var olması, ortaya çıkan suyun koşullara bağlı olarak buharlaşması veya donarak yüzeyin altına çekilmesi yaşamın ortaya çıkması açısından da umut vericidir. Gerçi yaşamın ortaya çıkmasının pek çok gerekli parametresi olduğu gibi, bu sürecin teknoloji yaratabilen bir canlılığa evrilmesi için pek çok koşul ve ''tesadüf''e ihtiyaç vardır. Örnekse 250 milyon yıl önce Yucatan'a düşen meteor olmasa canlılık büyük olasılıkla memeli türün gelişmesine ve insanı ortaya çıkaran evrimsel sürece dönümeyecekti. Yucatan'a düşen meteorun da ancak 250 milyon yılda olabileceğini bilim insanları söylüyor.

Bir dönem çok tartışılır, forumlarda epey yer tutardı ''evrende yalnız mıyız?'' sorusunun yanıtı. Gezegenlerde ve hatta asteroid kuşağındaki küçük gök cisimlerinde bile su bir şekilde oluşabiliyorsa, hiç kuşkm yok, evrende yalnız değiliz. Dünyada gerçekleşen evrimle inorganik süreçlerin organik süreçlere dönüştüğünü de biliyoruz. O zaman neden olmasın? Sadece bizim galaksimizde 300 milyar yıldız sistemleri var. 300 milyar yıldız ve milyarlarca, belki trilyonlarca gezegen, ve üstelk sadece bizim galaksimiz Samanyolu'nda. Bir de düşünün   görünür evrende yaklaşık 200-300 milyar galaksi var. Canlılığın oluşmaması, o canlılığın bir şekilde akıllı yaşama dönüşmemesi mümkün mü?

Tek umut kırıcı olan şey, evrendeki gök cisimler arasında büyük uzaklıklar bulunması. Bu yüzden akıllı yaşam varsa da, onlarla karşılaşmak pek mümkün olmayacak. Belki günün birinde bir ''alo'' duyacağız, radyo teleskoplarımızla. Ama o da o kadar, o sese yanıt vermek ve sonra onun da yanıtını almak, neredeyse olanaksız olacak... İletişim kurabilmek bile pek mümkün olmayacak...

Karamsar bir tablo...
Evrende yalnız değiliz, bence evrenimizin böyle bir gerçeği var.
Ama bir de onlarla hiç karşılaşamayacağımız gerçeği var, evet, evrenimizin böyle bir gerçekliğe de sahip..

Ama işte...
Evrenin bükülmesi...
İçe kapanması.
Kurt delikleri...

Umutsuz yaşanmıyor ki.





Bu ileti en son melnur tarafından 14.04.2022- 09:51 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Mars’ta Koloni Projesi: Mars One sirius 2 4713 17.10.2014- 23:40
Konu Klasör Mars'ta hayat var mı? sirius 4 4022 28.10.2019- 14:51
Konu Klasör Mars'a yolculuk melnur 5 4571 25.04.2018- 07:48
Konu Klasör Bu da Mars fetvası umut 2 2831 21.02.2014- 14:41
Konu Klasör Mars'ta insan kolonisi kurulacak ilkay 4 4255 28.11.2018- 02:38
Etiketler   Perseverans,   Mars,   yüzeyine,   indi.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS