SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
Bir Pervin Buldan yazısı...           (gösterim sayısı: 236)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.194
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
44 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 11.03.2021- 10:04


Ülkemizin çok önemli bir sorunu aslında; Kürt Sorunu başlığı altında yıllarca konuşup duruyoruz. Bir türlü çözemedik. Bu bağlamda bir türlü gerçek bir barışa da kavuşamadık Ölüyoruz, öldürüyoruz, ama bu kısır döngüden bir türlü kurtulamıyoruz.

Bu sabah OdaTv'de, Soner Yalçın'ın yazısını okuduğumda aklımdan geçenlerdi bunlar. Ne olacak, nasıl sonlandırılacak, hangi koşullarda gerçek bir barışa kavuşabilmek mümkün olacak? Tamam, hem sınırlarımızın içinde ve hem de çok yakınında bir tehdit unsuru olarak var olan bir   silahlı örgütün varlığına son vermedikçe   gerçek bir barıştan söz edebilmek mümkün değil. Ayrıca, Kürt ulusalcılığının legal partilerinin de -açık açık söylenmeli- PKK'nin şiddet temelli siyasetleriyle arasına kalın bir çizgi çekmemesi ve terörü somut bir biçimde lanetlememesinin de bu konuda bir sorun oluşturduğunu eklemek gerek.

Bu kadar değil elbet; bu kadar basit değil. Kürt sorununu çözme noktasında savunulan siyasetlerin de doğru olduğunu iddia edebilmek zor. Bir dönem askerlerin bile söylediği/kabul ettiği gibi, sorunu sadece bir şiddet/terör sorunu olarak çerçevelemek ve askere havale etmek de doğru değil ve daha baştan çözümsüzlüğe mahkum olmak anlamına gelecektir. Elbette silahlı mücadeleyi esas alan bir örgütle silahlı bir mücadeleyi sürdürmek gereklidir ama, sorun sadece bu değil ki.. Yıllardır yapılıyor ve sonuç bir türlü alınamıyorsa, yanlış/eksik bir çözüm olduğu belli değil mi? Ve öncelikle Kürt hareketinin legalde siyaset yapmaya çalışan siyasi kadrolarını korumak, kollamak ve dahi el üstünde tutmak gerekmiyor mu?

Sözü Pervin Buldan'a getirmek istiyorum; bugün okuduğum Soner Yalçın yazısı da bu konuyla ilgiliydi...Hiç mi yanlış yapılmıyor; hiç mi akıl dışı davranılmıyor; Kürt sorunu kullanılarak hiç mi siyasi çıkar beklentisine girilmiyor? HDP'yi terörle arasına mesafe koymadığı için sanık sandalyesine oturtmak isteyenlerin hiç mi eksik yanları yok; ya da bu konuda tek bir doğruları var mı? Hadi siyasileri geçtik, tabanda ve özellikle kendilerini milliyetçi olarak niteleyen arkadaşların tutumlarında hiç mi yanlışlık yok?

( SOLpaylaşım'ın önceli yazıyazForum'da çeşitli görüşlerin yer bulmasının önemli bir yanına değinmeden geçmemeli. Gerçekten ve samimi olarak kendini milliyetçi olarak tanımlamaya çalışanların bu konudaki düşüncelerini öğrenmek isterdim. Eminim pek çoğu kendi gettolarından çıktıklarında bu konuda bir empati kurma gereği hissedeceklerdir. Tartışmak yararlı olabilirdi.)

Uzatmadan Pervin Buldan'a döneceksek, eşi Savaş Buldan'ın 1996 olacak, kaçırılıp öldürüldüğünü hatırlatalım. O sırada Pervin Buldan 27 yaşında. Bir çocuğu var ve bir çocuğuna da hamile. Hissettiklerini, yaşadıklarını düşünün. O hissettikleri ve yaşadıklarını bütün acılığıyla ömür boyu yaşayacağını, duygularının ayrılmaz bir parçası olacağını da hesaplayın. Bu kadın ne yapsın, dağa falan çıkmıyor, Cumartesi Anneleri'ne katılıyor. Sesini oralarda duyurmaya çalışıyor. Sonra...

Soner Yalçın'ın sözleriyle...'' Mağdur Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kuruluşunda yer aldı. Polis, derneği kapatınca, Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni kurdu.''

Sonra aktif siyasete atılıyor. Çektiği acıların milyonlarca ananın yüreğinde yattığının bilincinde ve onlara son verebilmek olmasa bile en azından hafifletebilmenin yolunun da siyasetten geçtiğinin farkında.   Yıllarca legal partilerde siyaset yapıyor. Elinden geldiğince ve koşulların uygunluğu ölçüsünde barışa katkı koymaya çalışıyor.

Ve yıllar hep bu çizgide geçip gidiyor.

Sonra...
Bugün...
Pervin Buldan terörle ilişkilendirilerek dokunulmazlığının kaldırılması isteniyor.
Fezleke hazırlanıyor!

Ne olacak; Pervin Buldan'ın çoktan yaralanmış yüreğini bir kez daha yaralamaya çalışmakla ne elde edilecek? Terör böyle mi sonlandırılacak; barış böyle mi kurulacak; Türk ve Kürt yoksulları, özellikle analar bu şekilde mi huzur bulacak?

Bu ülkeye bir gün elbet barış da gelecek.
Anaların ağlamayacağı günler de...
Ama bu şekilde değil.
Yaralayarak, ötekileştirerek, düşmanlaştırarak hiç değil.



Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Pervin Buldan'dan Barzani'ye tepki melnur 0 2847 16.11.2013- 19:03
Konu Klasör Pervin Buldan:Türkiye'de darbe yapacak iki ekip var dayanışma 2 2747 27.10.2015- 20:45
Konu Klasör Pervin Buldan: Bu günün galibi Kürtler ve HDP olmuştur Nokta! melnur 2 1226 24.06.2019- 11:48
Konu Klasör Hüseyin Aygün: "Hala tek gündem Apo, Apo yazık çok yazık" melnur 1 539 05.12.2020- 08:30
Konu Klasör 75. ölüm yıldönümünde bir 'Hitler yazısı'... melnur 0 564 29.04.2020- 10:32
Etiketler   Bir,   Pervin,   Buldan,   yazısı.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS