SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
‘Çözüm süreci’...           (gösterim sayısı: 182)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
44 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 13.07.2021- 08:36


‘Çözüm süreci’ - Metin Çulhaoğlu

Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretinin ardından yapılan değerlendirmelere ve yorumlara ilişkin görüşümüzü en baştan belirtelim: AKP’nin gündeminde yeni bir “çözüm süreci” başlatılmasının yer aldığını hiç sanmıyoruz. Evet, ziyaretin geri planında Kürt seçmenle ilgili bir hesap vardır, ama bu hesabın çözüm süreciyle ilgisi yoktur.   Bizce Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti ve konuşması en başta Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgilidir ve “Kürt seçmen AKP’ye 10 oy veriyorsa şahsıma 12-13 oy verebilir mi?” hesabına dayanmaktadır.  

***

“Çözüm süreci”?

Yorumların ve tartışmaların bize en tuhaf gelen yanı, karşılığının ne olduğu, somut olarak neleri öngöreceği, neleri içereceği, vb. hiç konuşulmadan insanların ha bire “çözüm süreci” diye bir şeyden bahsetmeleridir. Sahi, çözüm sürecinden ne anlaşılmaktadır? Örneğin ana dilde eğitim, Kürtçenin ikinci bir resmi dil olarak kabulü, bölgesel ya da yerel özerklik gibi konular “çözüm süreci” kapsamına girmekte midir?

Yoksa güncellenmiş yeni tanımıyla “çözüm süreci” Demirtaş başta hapisteki HDP’lilerin serbest bırakılmasından, kimi davaların düşürülmesinden, kayyumların yerine seçilmiş belediye başkanlarının geri gelmesinden ve HDP’yi kapatma girişimlerinden vazgeçilmesinden mi ibarettir?    

Eğer bunlardan ikincisi ise, olabilirliği bir yana bu yöndeki gelişmelerin gerçek anlamıyla “çözüm süreci” şeklinde tanımlanabileceğini düşünmüyoruz. “Böyle başlansın, arkası gelir” mealinde bir itiraza da katılamayacağız; gerçek hiçbir çözüm süreci sürekli geriye alınan bir saat üzerinden yürüyemez.

***

“Çözüm süreci” dendiğinde kritik önem taşıdığını düşündüğümüz bir ayrım var.

Bir süre devam edip 2015 yılında noktalandığı söylenen çözüm sürecinin, döneme özgü bir jeopolitiği ve buna bağlı beklentileri vardı. Aslında bu faktör ve beklentiler AKP iktidarını da öncelemektedir. Düşünülen senaryoya göre kendi Kürt sorununu çözen bir Türkiye bölgesinde çok ama çok daha güçlü bir aktör haline gelecek, özellikle Kürt ortaklığının sağlayacağı olanaklarla güneyindeki ve doğusundaki komşuları üzerindeki nüfuzunu artırabilecekti.

Bu senaryo bir ifadesini Abdullah Öcalan’ın 2013 Newroz mesajındaki “İslam bayrağı altında bin yıldır birlikte yürüyen Türk ve Kürt halkları” söyleminde buldu.   Sonra araya bir de “Eşme ruhu” sıkıştırıldı. AKP kurmayları arasından Öcalan’ın bu tür değerlendirmelerinin kendi görüşleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü söyleyenler de çıktı.

Aradan yedi sekiz yıl geçtikten sonra aynı senaryonun ve ilgili beklentilerin bugün de geçerliliğini koruduğunu söylemek mümkün görünmüyor. AKP “bölgedeki nüfuzunu” bambaşka yollardan, üstelik Kürtlerle ortaklaşarak değil onları ezerek artırabileceğini düşünmüş, tercihini de buna göre yapmıştır.

Böyle meselelerde geriye dönmek, “Hadi yeniden başlayalım” demek mümkün değildir.

***

“Çözüm süreci” diyorduk, konuyu fazla dağıtmayalım.

Bu süreçten daha önce de değindiğimiz gibi hukuksal ağırlıklı birtakım güncel tasarruflar anlaşılıyorsa (Demirtaş, kayyumlar, kapatma davası), tekrar ediyoruz,   bunun “çözüm süreci” olarak tanımlanması doğru olmayacaktır. Yok eğer özerklik, ana dil gibi konulara da odaklanabilen bir süreç anlaşılıyorsa peşinen belirtelim: Ne uluslararası konjonktür, ne Türkiye’nin bugünkü siyasal kompozisyonu ne de AKP’nin “total iktidar” anlayışı (MHP’li ya da MHP’siz) böyle bir çözüm sürecine elverişlidir.

Bir denemek, ortalığı yoklamak için çok daha “masum” içerikli “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının” eksiksiz uygulanması talebiyle başlanabilir.

Bakalım ne olacak?

***

“Çözüm süreci” dendiğinde bunun bir de olmazsa olmazı vardır: “AKP ile anlaştılar…”

Bu da bizim sola özgü bir garabet sayılmalıdır: 1950’de Demokrat Parti’ye, 1960’larda “milli burjuvaziye”, 1980’lerde Özal’ın demokratlığına, daha yakınlarda ise “İttihatçı geleneğin dışında” diye AKP’ye fazla titizlenmeden kredi açabilen solun,   Kürt siyasal hareketi söz konusu olduğunda sergilediği aşırı şüpheci tutumun pek anlaşılır bir yanı bulunmamaktadır.

Bu son cümle, zamanında Ahmet Türk’ün “Sosyalistler kusura bakmasın” sözü ya da Sırrı Sakık’ın Gezi Direnişi sırasındaki “AKP’yi sandıkta yenemeyenler şimdi…” ile başlayan tespiti dikkate alınarak yazılmıştır.  

https://ilerihaber.org/yazar/cozum-sureci-128088.html



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 14.07.2021- 00:46


Partili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'daki konuşmasına   yanıt veren Pervin Buldan'ın sözlerinin üzerinde durmakta yarar var. Cumhurbaşkanı durup dururken Diyarbakır'a gitmiş, ''Biji Serok'' sloganlarıyla karşılanmış, Devlet Bahçeli bu ifadeleri hiç de yadırgamamış ve partili Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada ''çözüm sürecini biz bozmadık, HDP bozdu'' deyivermiş. Buralardan aldığı Kürt oylarını daha fazla kaybetmemek için mi, yoksa Kürt hareketine göz kırpmak için mi, bilemem, ama sanki ''mesaj'' da yerini bulmuş gibi, Pervin Buldan yanıt verme ihtiyacı duymuş. ''çözüm sürecinden onur ve gurur duyuyoruz, bitiren HDP olmadı.'' demiş. Bununla da yetinmemiş; millet ittifakına da göndermelerde bulunmuş:

''Hiç kimse Kürtlerin, Kürt halkının oylarını cebinde kesin olarak görmesin, çantada keklik olarak görmesin. Kürtler kimseye mecbur değildir, kimseye mahkum değildir. Biz kimseye mecbur değiliz, mahkum da değiliz. Bu ülkede eğer demokrasinin gelişmesini, özgürlüklerin, adaletin, hakkın, hukukun gelişmesini istiyorsanız, o zaman HDP’yi ve Kürtleri esas almak zorundasınız. Öyle kolay bir lokma olarak görmeyin. Geçmişte özellikle son seçimlerde, İstanbul seçimlerinde Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya seçimlerinde desteklediğimiz demokratik güç birlikleri elbette önemliydi. Ancak bundan sonraki süreçlerde hiç kimse bizden aynı tavrı beklemesin, aynı tavrı göstermeyeceğimizi de herkes bilmelidir.'' https://haber.sol.org.tr/haber/pervin-buldan-cozum-surecinden-onur-ve-gurur-duyuyoruz-bitiren-hdp-olmadi-309196

Bir gariplik yok mu bu sözlerde? AKP ile sözde çözüm sürecinden onur ve gurur duyan Pervin Buldan, eğer olursa,   eğer Recep Tayyip Erdoğan bu yönde bir hamle yapıp, ''hadi gel birader, gel beraber, çözüm süreci, islam kardeşliği   demokrasi vesaire'' derse yine onur ve gurur duyacağı ikinci bir çözüm sürecinden yana tavır mı koyacaktır?

Tam da Katırcıoğlu vakasını yeni yeni atlatmışken, şimdi de bir Pervin Buldan vakası mı?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 15.07.2021- 04:56


Pervin Buldan AKP’ye seslendi: Masaya oturacak tek bir Kürt bulamayacaksınız

Pervin Buldan AKP'ye ilişkin 'Kürtler ölene kadar bize yaptıklarınızı, Demirtaşları, Yüksekdağları cezaevinde tutmanızı, Kürtlerin iradesini gasp etmenizi asla unutmayacaktır' dedi.

Resim Ekleme

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Antep’te muhalefete dönük eleştirilerinin “AKP ile masaya oturacaklar” diye çarpıtıldığını belirterek, “Bu ülkede yapılan bütün hukuksuzlukların ardından AKP ile masaya oturacak tek bir Kürt yoktur” dedi.

(...)

'AKP ile oturacak tek bir Kürt yok'
Bugün AKP’nin Kürtlere zulmü, AKP’nin Kürtlere baskısı ortadadır, nettir. Bu ülkeyi öyle bir zorbalıkla yönetiyor ki seçimlerde bir kez daha iktidara gelmeyi hedefliyorlar. Ancak artık Türkiye halklarının ve Kürtlerin AKP’nin yalanlarına karnının tok olduğunu ve asla onların yalanlarına hiç bir zaman kanmayacaklarını bir kez daha göstermenin zamanı gelmiştir. Dün Antep'te çözüm sürecindeki o kıymetli zamandan bahsettim. Bu açıklamamı çarpıtanlar, çözüm sürecinde bir kez daha AKP ile masaya oturmak istiyorlar diyenler, bugün AKP’nin yaptığı zulümler karşısında, kayyımların, cezaevinde olan milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın, her gün operasyonlarla yöneticilerimizin gözaltına alınmasının ve tutuklanmasının, her gün hakkımızda açılan davaların, fezlekelerin, yine bu ülkede yapılan bütün hukuksuzlukların karşısında AKP ile masaya oturacak tek bir Kürt yoktur, olamaz.

'Kürtler yapılanları unutmayacak'
Ülkeyi anti demokratik uygulamalarla yönetenler, halkların, başta Kürt halkı olmak üzere, yürüttüğü siyasetin önüne engel çıkaranlar, Kürtlerin dilini yasaklayanlar, Kürtlerin seçilmişlerine baskı uygulayanlar, Kürtlere seçme ve seçilme hakkını çok görenler, Kürtlere adaleti, hakkı, hukuku yok sayanlar, Kürt halkına her gün zulüm yapanlar iyi bilsin ki, artık son günlerini, son demlerini yaşıyorlar. Onlar da görüyorlar, biliyorlar. Anketlerde baş aşağı gidiyorlar, oy kaybediyorlar. Bunun için Diyarbakır’a gidip, Kürtlere göz kırpıyorlar. Sizin Diyarbakır’a gitmeniz, Hakkari'ye gitmeniz, Van’a gitmeniz, ne Van halkını, ne Hakkari halkını ne Diyarbakır halkını barış, özgürlük, demokrasi mücadelesinden, ama aynı zamanda sizin bize uygulamış olduğunuz haksızlıkların unutulmasına asla vesile olmayacaktır. Kürtler ölene kadar, sonuna kadar sizin bu zulümlerinizi, bize yaptıklarınızı, Selahattin Demirtaşları, Figen Yüksekdağları cezaevinde tutmanızı, Kürt halkının her türlü iradesini gasp etmenizi asla ve asla unutmayacaktır. AKP’ye bunu bir kez daha bunu hatırlatıyoruz."

https://haber.sol.org.tr/haber/pervin-buldan-akpye-seslendi-masaya-oturacak-tek-bir-kurt-bulamayacaksiniz-309274



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.123
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

44 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 19.07.2021- 01:27


'Muhalefet partilerinden çeşitli çevreler Kürt sorununun çözümü konusunda fazlasıyla temkinli, ürkek'

Resim Ekleme

"Bugünkü iktidar baskı, savaş, zulüm politikalarını Kürt sorunundaki çözümsüzlük üzerinden işletebiliyor" diyen Sancar şunları kaydetti:

"Toplumu ayrıştırmayı da yine bu bahaneyi kullanarak başarabileceğini düşünüyor, zaman zaman da bunu başarıyor doğrusu. Bizim iktidarın elinden bu aracı almamız gerekiyor. Yani Kürt sorununu kullanarak, savaş politikalarıyla ülkeyi sürekli kan ve talan düzeni içinde tutma yöntemini boşa çıkaracak en temel yol bizlerin demokratik çözüme sahip çıkmasıdır. Demokratik çözümü savunursak hep birlikte Demokratik Cumhuriyeti de kurabileceğiz. Biliyoruz Türkiye'de muhalefet partileri arasında da çeşitli çevrelerde de Kürt sorununda çözüm konusunda fazlasıyla temkinli, hatta ürkek ve bazen de üzücü tavırlar ortaya konabiliyor. Eğer biz bir değişim istiyorsak, demokratik adil bir gelecek kurmak istiyorsak, bu ülkeye barışı getirmek istiyorsak değişimi samimiyetle ve cesur bir şekilde istemek zorundayız. Değişim kolay değildir, gerçek ve samimi değişim bir bedel ödemeyi gerektirebilir."

https://haber.sol.org.tr/haber/hdpli-sancar-muhalefetten-cesitli-cevreler-kurt-sorununun-cozumu-konusunda-temkinli-urkek




Bu ileti en son melnur tarafından 19.07.2021- 01:27 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör İyi ki doğdun iki gözüm... dayanışma 2 5275 28.10.2019- 19:10
Etiketler   ‘Çözüm,   süreci’.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS