SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 
Aysel Tuğluk için geç olabilir...           (gösterim sayısı: 493)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür etti.
45 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 23.11.2021- 08:47


Tuğluk için geç olabilir

Beş yıldır tutuklu olan eski HDP’li vekil Aysel Tuğluk’un avukatı Serdar Çelebi, annesinin ölümünden sonra müvekkilinin kendisini dünyaya kapadığını aktarıyor.

Resim Ekleme
Filiz GAZİ

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, 2021 yılının sadece ilk üç ayında cezaevlerinde 13 hasta tutuklu hayatını kaybetti. 2020’de ise yaşamını yitiren hasta tutuklu sayısı 27. Yine bu verilere göre Türkiye hapishanelerinde 604’ü ağır olmak üzere en az 1605 hasta mahpus bulunuyor.

Sağlık durumu cezaevi şartlarına uygun olmayan tutsaklardan biri de Aralık 2016’dan beri Kocaeli Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde olan HDP'li siyasetçi Aysel Tuğluk. Tuğluk’un avukatları Reyhan Yalçındağ ve Serdar Çelebi, 5 Eylül 2021 tarihinde yazılı bir açıklama yaparak müvekkillerinin sağlık durumunun kötüye gittiğini duyurmuştu.

Aysel Tuğluk’un avukatı Serdar Çelebi, “Her geçen gün aleyhe işleyen, geriye dönüşü imkansız bir rahatsızlık söz konusu” diyor ve Adli Tıp Kurumu’nun devletin politikası dışına çıkmayacak derecede kontrol altında tutulduğuna dikkat çekiyor:

“Bir uzman heyet, cezaevinde kalması hastalığını ilerletir diyor. Adli Tıp Kurumu ise cezaevinde kalabilir diyor. Adli Tıp Kurumu’nun geçmişi bu konuda çok parlak değil. Verdikleri raporlar sonrasında insanların yaşadıkları var. Cezaevinden çıktıktan bir gün, bir hafta sonra yaşamını yitiren insanlar var. Raporların bilimsel verilmediği ortada. Böyle bir durumda niye Adli Tıp’ın raporu üstün tutuluyor? Böyle bir mevzuatımız niye var? Kurum talimat almaya uygun bir kurum mu? Oradaki insanlar seçilmiş ve devletin politikası dışına çıkmayacak derecede kontrol altındalar mı? Bu soruların yanıtları ortada.”

Çelebi, Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un 13 Eylül 2017 tarihinde ölümünden sonra girdiği süreci şu sözlerle ifade ediyor:

“Annesinin ölümünden sonra derin bir travma yaşadı. Kendisini dünyaya kapatması kuvvetle muhtemel hastalığı başka bir noktaya taşıdı. Doktorlar Tuğluk’un az insanla temas etmesinin, insan ilişkilerinden mahrum kalmasının ve çeşitli aktivitelerinin olmamasının hastalığını ilerletecek sebepler olduğunu söylüyor.”

https://www.birgun.net/haber/tugluk-icin-gec-olabilir-366737



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 23.11.2021- 08:49


'Aysel Tuğluk’un ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmemesinin nedeni nedir?'

Tutuklu Aysel Tuğluk’un avukatları, 'Tuğluk’un cezaevinde rahatsızlandığı günden bu yana kendisine gerekli olan tedavinin yapılmadığı bilinmekte midir?' diye sordu.

Resim Ekleme
Kocaeli Kandıra Cezaevi'nde tutuklu bulunan Aysel Tuğluk'un avukatları Reyhan Yalçındağ ve Serdar Çelebi, müvekkillerinin sağlık durumuna ilişkin gündeme gelen konulara ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Hasta tutukluların sağlık koşulları ve tedavi edilmemelerinin olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilen açıklamada, raporlara rağmen hasta tutukluların ölüme terk edildiği belirtildi. 5 yıla yakın bir süredir tutuklu bulunan Tuğluk'un da bu tutuklulardan biri olduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, "Sayın Tuğluk’un cezaevinde rahatsızlandığı günden, bugüne kadar, gerek kendisine gerekli olan tedavinin ivedilikle sağlanması ve gerekse de eşzamanlı olarak tahliye edilmesiyle ilgili neredeyse günlük olarak avukatları, HDP Hukuk Komisyonu ve İHD Genel Merkezi tarafından süreç titizlikle takip edilmiş olup, çok sayıda yazılı başvurularımız gerekli yerlere de yapılmış ve son aşamaya gelinmiştir. Sayın Tuğluk’un yereldeki sağlık kurulu raporları tamamlanmış olduğundan ve geçtiğimiz hafta Adli Tıp Kurumu tarafından da muayenesi yapıldığından gecikme olmaksızın ATK raporunun tanzim edilmesini beklemekteyiz" denildi.

Müvekkilleri Tuğluk'un, süreç tamamlanmadan hastalığından kamuoyunun haberdar edilmesini istemediğine söyleyerek konuyu Meclis gündemine taşıdıklarını duyurdu.

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün cevaplaması talebiyle konuyla ilgili soru önergesi verdi. Önergede yer alan sorular şöyle:

Hasta mahpus Aysel Tuğluk’un hem Anayasal hem de Uluslararası Sözleşmelerde garanti altına alınmış olan yaşam haklarının korunması için tetkik ve tedavilerinin aksatılmaması, sağlık koşullarının düzeltilmesi, tahliye edilmesi ve tedavisine dışarıda devam edilmesi amacıyla Bakanlığınız herhangi bir girişimde bulunacak mıdır?

DTP Eş Genel Başkanlığı ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcılığı yapmış olan Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk'un cezaevinde tutulma gerekçesi nedir? Meşru ve demokratik yollarla seçilmiş ve parti yöneticiliği yapmış bir seçilmişin ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmemesinin nedeni nedir?

Mahpus Aysel Tuğluk’un yereldeki sağlık kurulu raporları tamamlanmış olduğu halde Adli Tıp Kurulunun mahpusun hastalığına dair rapor düzenlememesinin veya süreci geciktirmesinin gerekçesi nedir?
Hasta tutukluların sağlık koşulları ve tedavi edilmemelerinin olumsuz sonuçlar doğurduğu ve cezaevlerinde sıkça ölümlerin yaşandığı bilindiği halde, Bakanlığınızın bu hususta gerekli sorumluluğu almamasının ve ilgili kurumları denetlememesinin nedeni nedir?

Aysel Tuğluk’un cezaevinde rahatsızlandığı günden bu yana kendisine gerekli olan tedavinin yapılmadığı bilinmekte midir? Hasta mahpusların cezaevlerinde gerekli tedavilerinin yapılabileceği koşullar olmadığı halde infazlarının ertelenmemesinin gerekçeleri nelerdir?

https://haber.sol.org.tr/haber/aysel-tuglukun-agir-hastaliklarina-ragmen-tahliye-edilmemesinin-nedeni-nedir-313153



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 24.11.2021- 05:40


Aysel Tuğluk hasta, içeride hastalanmış. Sağlığı da günden güne kötüleşiyor.
Aysel Tuğluk beş yıldır içeride, mahkemenin kestiği ceza da bildiğim kadarıyla on yıl. Beş yılı bitti, beş yıl daha mı yatacak, bu hasta haliyle?
Aysel Tuğluk birini öldürmedi, birilerine şiddet uygulamadı, halkın parasını gasp etmedi. Dolandırıcılk da yapmadı. Neden iceride, neden beş yıldır özgürüğünden yoksun?
''Bölücü'', ''vatan haini'' falan...


Ne kadar çok kullanıyoruz bu terimleri ve her önüne gelene, her beğenmediğimiz bir tavrı sergleyene, bizden farklı düşünene...-bir şekilde cezayı kesiyoruz. Üstelik insan bölücü de oabilir; başka bir yurt, başka bir devlet de tasarlayabilir, isteyebilir; beğenmiyor olabiliriz, rahatsız olabiliriz ama detentionan işi değil mi? yana değilse, düşüncelerini şiddet içerecek bir şekilde savunmuyorsa, böyle bir tavrın demokratik bir tavır olduğunu anlamamız ve benimsememiz gerekir. Düşüncesini kabul etmiyor oluşumuz, onun düşüncelerini serbestçe ifade edebilmesinin önünde engel olmamalı...

Aysel Tuğluk hasta. Beş yıldır da içeride yatıyor, özgürlüğünden, dış dünyadan yoksun. Kabullenmek gerçekten zor. Hapishane koşullarında bakımı da çok kolay değilse, serbest bırakılmasından yana olmak biraz da vicdan işi değil mi? Sol vicdandır, tamam da, sağcı olmak vicdansızlık anlamına gelmez, gelmemeli. Biliyorum, bu yazıyı okuyan ve kendii milliyetçi olarak tanımlayan birinin tepkisini çekeceğim. Ben de bu tür tepkileri anlamakta zorlanıyorum. Bu tür konular gündeme geldiğinde ''şehitlere haksızlık yapıldığı'', ''şehitlerin kemiklerinin sızlatıldığı'' ve bu insanların bir şekilde bu ölümlerle ilişkilendirildi de bir gerçek. Ama doğru da değil ki. Farklı siyaseti savunanların gencecik ölümler karşısında hiç üzüntü duymadıklarını söylemek bana gerçekçi gelmiyor. Hem sonra, bu tür yanlışlıklar içinde olanları sadece ''karşı taraf''la ilişkilendirmek ne kadar doğru, bilmyorum.

Sorun sadece Aysel Tuğluk da değil. Çok kötü bir süreçten geçtik, hala geçiyoruz. Birbirimizi öldürdük, yaraladık kırdık, incittik. Aysel tuğluk da bir olasılık, bu tür yanlışlıklar içinde bulunmuş olabilir. Ama bir yerden de başlamak gerekiyor. Herşey bir yana bence vicdanı, bu bizi insan yapan duyguyu yitirmemek gerekiyor.

Benzer durumda olan ''28 Şubatçılar'' da var. Fetöcü savcı ve hakimlerin açtığı davalar sonucunda yargılanmış ve suçlu bulunmuş yaşı 80'in üzerinde pek çok asker de Aysel Tuğluk gibi dört duvar arasında sağlık sorunları yaşıyor. Hiç ayrım da yapmadan bir şekilde adalet işletilmeli ve bu insanların özgürlüklerine kavuşmasının önü açılmalıdır.

İki güzel söze, bir sıcacık dokunuşa ve masmavi gökyüzünün altında özgür bir soluklanmaya o kadar çok ihtiyacıız var ki...




Bu ileti en son melnur tarafından 24.11.2021- 05:41 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 21.12.2021- 21:02


68 kadın örgütünden Aysel Tuğluk için dayanışma çağrısı

68 kadın örgütü cezaevinde olan ve sağlık durumu kötü olan Aysel Tuğluk için dayanışma çağrısı yaparak "Tuğluk’un sağlığıyla ilgili gelişebilecek tüm olumsuz sonuçlardan, 'cezaevinde kalamaz' raporunu görmezden gelen idari ve adli makamlar sorumlu olacaktır" dedi

Resim Ekleme

68 kadın örgütü, Aralık 2016 tarihinden bu yana Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve sağlık durumu kötüye giden Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk için ortak bir açıklama yayımladı. Kadınlar yayımladıkları açıklamada Tuğluk’un sağlık durumuna dikkat çekerek biran önce serbest bırakılmasını istedi.

“Aysel Tuğluk ile dayanışma zamanı” başlıklı ortak açıklamada “Ona yaşatılan bu hukuksuz süreçte imzası olan tüm yetkilileri bir kez daha hukuka, bilime ve vicdana uygun davranmaya çağırıyor; Tuğluk’un tedavisinin olması gereken ortamda sürdürülebilmesi için bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiğini hatırlatıyor, dayanışma çağrımızı yineliyoruz” ifadelerine yer verildi.

68 kadın kuruluşu tarafından Tuğluk için yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

2016’dan beri mahpus
Aralık 2016’dan bu yana Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde mahpus bulunan Kürt siyasetçilerinden biri de Aysel Tuğluk.

Tuğluk, Kürt siyasi parti tarihinde eş genel başkanlık yapmış ilk kadındır ve eş genel başkanı olduğu Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılmasıyla siyaset yasağı getirilen, tek kadın milletvekilidir. Aynı zamanda hukukçudur, insan hakları savunucusudur ve de tüm hayatını Kürtlerin onurlu bir barışla sonlanacak özgürlük ve eşitlik mücadelesine adamış bir siyasetçidir. Verdiği emekler, yürüttüğü mücadele, kendisini adadığı yaşamdaki duruşu, yakın dönem siyasi tarihimizde derin izler bırakmıştır.


Hastalığı inkar edildi
Herkesin bildiği gibi, annesinin cenazesine yapılan ırkçı saldırı ve gayriinsani tutuma tanıklık etmiş ve yaşadıkları, hafızasında onulmaz hasarlar bırakmıştır. Tedavisini ve muayene sürecini aylarca sürdüren Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu tarafından, cezaevinde kalamayacağına dair oybirliğiyle hazırlanan rapora rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından, tam tersi yeni bir rapor hazırlanmıştır. Yıllardır etik, vicdan, bilim ve hukuka aykırı raporlarla gündeme gelen bu kurum, politik mahpusların ağır ve ölümcül hastalıklarına rağmen mütemadiyen “cezaevinde kalabilir” şeklindeki tıp bilimine aykırı raporlarından birini de Tuğluk için hazırlamış ve demans hastalığını inkâr etmiştir.

“Hastalığının ağırlaşmasına izleyici kalınıyor”
Çelişkiler barındıran söz konusu raporlarla ilgili olarak avukatlarının “Üst Kurul”a yaptığı itiraza yanıt verilmemekte; hastalığının ağırlaşmasına izleyici kalınmaktadır.

Senelerce kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele yürütmüş, kadın özgürlüğü için mücadele etmiş bir siyasetçi olarak bugün kendisine yaşatılanlara itiraz ediyor; Aysel Tuğluk’un tahliyesini talep ediyoruz. Ayrıca, “Kadınlar İçin Adalet” talebimiz doğrultusunda Tuğluk ve onun gibi siyasi sebeplerle mahpus edilen tüm kadınların özgürlüklerine kavuşması talebimizi yineliyoruz.


Yetkililere çağrı
Aysel Tuğluk’un cezaevinde kalamayacağına dair, kapsamlı bir kurul raporu ortadayken ısrarla bunun gereği yerine getirilmemesi, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere devletin sorumluluğundadır. Tuğluk’un sağlığıyla ilgili gelişebilecek tüm olumsuz sonuçlardan, “cezaevinde kalamaz” raporunu görmezden gelen idari ve adli makamlar sorumlu olacaktır.

Ona yaşatılan bu hukuksuz süreçte imzası olan tüm yetkilileri bir kez daha hukuka, bilime ve vicdana uygun davranmaya çağırıyor; Tuğluk’un tedavisinin olması gereken ortamda sürdürülebilmesi için bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiğini hatırlatıyor, dayanışma çağrımızı yineliyoruz.


İmzacı kuruluşlar şöyle:

Adalar Vakfı Kadın Çalışma Grubu, Adana Kadın Platformu, AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, Alevi Kadınlar Birliği, Anadolu Kadın Hareketi, Ankara Dayanışma Akademisi’nden (ADA) Kadınlar, Ankara Kadın Platformu, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Aramızda Toplumsal, Cinsiyet Araştırmaları Derneği, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Ben Seçerim Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Datça Kadın Platformu, DAD Kadın Meclisi, Dayanışmanın Kadın Hali Derneği (DAKAHDER), Demir Leblebi Kadın Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi, Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Dikili Kadın Platformu, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ekmek ve Gül Dergisi, Emek Partili Kadınlar, Eskişehir Okulu Araştırma ve Dayanışma Derneği-Toplumsal Cinsiyet Çalışma Grubu, Eşitlik İzleme Kadın Grubu-EŞİTİZ, Ev-Eksenli Çalışanlar Sendikası, Foça Barış Kadınları, Günebakan Kadın Derneği, Halkevci Kadınlar, Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü, HDK Muğla Kadın Meclisi, HDP Adana Kadın Meclisi, HDP Balıkesir Kadın Meclisi, HDP Hatay Kadın Meclisi, Hubyar Kadın Meclisi, İskenderun Kadın Platformu, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Kadın Dayanışması, Kadın Partisi, Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği, Kadın Yazarlar Derneği, Kadınlar Birlikte Güçlü, Kağıthane HDP Kadın Yönetimi, Karaburun Kadın Platformu, Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği, KESK Kadın Meclisi, Kırkyama Kadın Dayanışması, Kırmızı Biber Derneği, Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması, Mavigöl Kadın Derneği, Mersin Alevi kadın platformu, Mimoza Kadın Derneği- Mersin, Mor Dayanışma, Mor Sarmaşık, Muğla Emek Benim Kadın Derneği, Muğla Kadın Dayanışma ve Danışma Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Kadın Komisyonu, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar (ÖDAV), Rosa Kadın Derneği, SES Eşitlik ve Adalet Kadın Platformu, Sosyalist Kadın Meclisleri, TİP’li Kadınlar, TJA (Tevgera Jinên Azad) Özgür Kadın Hareketi, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Van Kadın Platformu, Van Star Kadın Derneği, Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Derneği/Çukurova, Yan Yana Girişimi Kadınları, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği.

https://sendika.org/2021/12/68-kadin-orgutunden-aysel-tugluk-icin-dayanisma-cagrisi-641093/



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 23.12.2021- 07:49



Resim Ekleme
Türkiye çok zor günlerden geçti, geçiyor. Bu ülke insanının şiddetle karşı karşıya kalmadığı tek bir gün çok uzun yıllardır hiç olmadı. Şiddet sarmalı hepimizi sardı, sarmaladı. Ruhumuzu biçimledi. Sevinilecek olay, on yıllar boyu sürmüş bu şiddet sarmalının iki halk arasında bir düşmanlığa dönüşmemiş olmasıdır. Çok zorladılar, emperyalizmin de parmağı olmuş ve BOP temelinde ülkenin ayrıştırılması ve bölünmesi planı devreye sokulmuştur. İyi ki olmadı. Bu ülkede Kürt ve Türk halklarının birlikteliği zemininde kırılamayacak bir çimento var. Klasik laf ama önemli, et ile tırnak gibiyiz ve iyi ki öyleyiz.

Yıllar önce TV'de bir tartışma vardı. Tartışmanın bir tarafında da ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu bulunuyordu, diğerini hatırlayamıyorum. Bir Kürt aydınıydı da kimdi? Kürt aydınımız Kürt halkının hakkı, hukuku, ulusal talebi diyerek sürdüryordu konuşmasını, Behramoğlu da tepki gösteriyordu. Ayrılıktan, bölünmekten söz etmenin sadece Kürt ve Türk halklarına yıkım getirmeyeceği ve aynı zamanda duygusal bir kopuşun da bu yıkımı çoğaltacağına ilişkin görüşleri savunuyordu. O dönem, AKP ve liberaller öncülüğünde Kürt ulusalcılığının yükselişte olduğu yıllardı ve Ataol Behramoğlu'nun bu konuşması, bu tavrı tepki çekiyordu. Önemli yazarımız ''ne yani Yaşar Kemal'i, Yılmaz Güney'i benden ayıracak mısınız?'' mealinde bir tavrın rahatsız ediciliğini vurguluyordu.

O gün Ataol Behramoğlu'nun gösterdiği duygusal tepkiyi ben de TV.başında göstermiştim. Kürt halkı için her şey yapılmalı, her ulusal hakkın gerçekleşmesi için çaba gösterilmeli ve ama, hiçbir şekilde Kürt halkı ile Türk halkı arasında bir kopuşa yol açacabilecek tavırlar sergilenmemeli, böyle bir siyasi çizgiden yana olunmamalıdır; sadece hümanizma için, sadece birlikteliimizin bozulmaması için de değil, aynı zamanda sol siyaset için, gelecek günlerin emekçi halklar açısından çok daha güzel olabilmesi adına da...

Aysel Tuğluk'a getirmek istiyorum sözü. Bu başlıktaki fotoğraflarına bakıyorum. Ne kadar değişmiş, hapishane yılları ne kadar yormuş, yüzünde, beyninde ve vücudunda ne kadar yıpratcı değişimlere yol açmış! İnsan üzülüyor, üzülüyorum. Doğrudan şiddete bulaşmamış bireylerin özgürlüğünden kopartılarak tutsak haline getirilmesini bir türlü kabullenemiyorum. Aysel Tuğluk'un durumu böyle de, Kavala'nın ve onlar gibi binlerce insanın durumu farklı mı?

Aysel Tuğluk tutuklandığında en çok annesi üzülmüştür. Tv'de dinlemiştim.. Annesiyle yaşıyormuş ve birbirlerine de çok bağlıymışlar. Bilirim, bu coğrafyada annelerin çocuklarıyla ilişkisi bir başkadır. Tutukluluk bu bağı kopartmış. Aysel Tuğluk annesinden ayrılmış, annesi biricik kızından. Sonra...-tutukluyken, biricik annesinden ayrıyken, annesinin ölüm haberini alıyor. Hasret mi, yaşlılık mı, başka bir şey mi, bilmiyorum, ama bu olay Aysel Tuğluk için yıkım oluyor. Cenazesine katılmak istiyor, izin vermiyorlar. Hayatla bağını annesi üzerinden kuran kadın için bundan çok daha sarsıcı bir gerçeklik olabilir mi? Hapishanede yıkım günleri başlıyor. Belki de hayatla bağı kopuyor. Geçmişle yaşarken bugünün gerçekliğini yitiriyor. Demans adı veriliyor bu duruma. Aysel Tuluk giderek bilincini ytiriyor.

Aysel Tuğluk'un bir şekilde hapishaneden çıkarılması gerekiyor.
Bilincini yitirmiş bir insan içn özgürlük ne anlama gelir bilmiyorum ama, sağlığının daha fazla bozulmaması için, hayatını yitirmemesi için bir an önce demir parmaklıkların ardından çıkarılması gerekiyor.
Aysel Tuğluk'un bir şekilde hayata tutunması gerekiyor.
Aysel Tuğluk'u sağlıklı yaşatabilmek adına...



Aysel Tuğluk dört duvar arasında hafızasını kaybederken onunla birlikte Türkiye de vicdanını kaybediyor.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 15.01.2022- 00:16


‘Yaşaması için Aysel Tuğluk’u serbest bırakın’

Hazırlanan raporda sözleşmeler ve bildirgeler hatırlatıldı.

Resim Ekleme
 
Tugay Candan

Tutuklu bulunan ve “cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen infazı ertelenmeyen Kürt kadın siyasetçi Aysel Tuğluk için Aysel Tuğluk’la Dayanışma Grubu tarafından bir rapor hazırlandı. Tuğluk’un, sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde ihtiyaçlarını karşılayamadığı belirtilen raporda, ilgili sözleşmeler ve bildirgeler hatırlatılarak “Tuğluk’un yaşam ve sağlık hakkının korunarak tedavisinin dışarıda sürdürülmesi için tahliye edilmesi yalnız Türkiye’nin uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmelerin değil, insanlığın da gereğidir” denildi.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin 20 Mayıs 2016 tarihli Anayasa değişikliğinin ardından, 4 Kasım 2016’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanmasıyla başlayan süreçte, HDP Genel Başkan Yardımcılığı görevindeyken 26 Aralık 2016’da gözaltına alınan Aysel Tuğluk, 28 Aralık 2016’da “terör örgütü yönetmek” suçlamasıyla tutuklandı.

Tuğluk hakkında hazırlanan iddianamede, yaptığı basın açıklamaları ve TV röportajları “yasadışı örgüt üyeliği” iddiasına dayanak yapıldı. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eş başkanlığını yapan Aysel Tuğluk’un o dönemde yaptığı açıklamalar, iddianamede, örgüt üyeliği kapsamında ele alındı.

Yargılama sonunda Tuğluk’a 2017 yılında, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından örgüt üyeliği iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verildi. Karar, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onandı. Mart 2020’de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunuldu.

‘CEZAEVİNDE KALAMAZ’

Kocaeli 1 nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza ve İnfaz Kurumu Müdürlüğünde tutuklu bulunan Tuğluk’a, Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığında yapılan kontroller sonucu “demans” tanısı konuldu ve 12 Aralık 2021’de “cezaevinde kalamaz” raporu verildi.

BAŞSAVCILIK BU RAPORU DİKKATE ALDI


İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda ise “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceği…” ifadelerine yer verildi.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporunu esas alarak, infaz erteleme talebini reddetti.

‘YAŞAMASI İÇİN AYSEL TUĞLUK’U SERBEST BIRAKIN’

Aysel Tuğluk’un sağlık ve yaşam hakkının korunması için Ocak 2022’de Aysel Tuğluk’la Dayanışma Grubu kuruldu. Tıp alanındaki bilim insanları, eski bakan ve milletvekilleri, insan ve kadın hakları savunucuları, hukukçular ve yazarlardan oluşan grup, “Yaşaması için Aysel Tuğluk’u serbest bırakın” isimli bir rapor hazırladı.

RAPORLAR ÇELİŞKİLİ


Raporda Aysel Tuğluk’un hayatı, yargı süreci ve sağlık durumu hakkında bilgi verildi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından Tuğluk’un sağlık durumuyla ilgili her iki kurum tarafından verilen   raporun çelişkili olduğunun aktarıldığı raporda, bu bağlamda Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna itiraz başvurusu yapıldığı, Üst Kurulun ise bu başvuruyla ilgili henüz herhangi bir görüş belirtmediği ifade edildi.

‘İNSANLIĞIN DA GEREĞİ’

İlgili sözleşmeler ve bildirgeler hatırlatıldığı raporun sonuç kısmında şu ifadelere yer verildi:

Aysel Tuğluk, anayasa güvencesinde olan ifade özgürlüğünün ihlali sonucu cezaevindedir. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinin raporu, Tuğluk’un cezaevi koşullarında tedavisinin yapılamayacağını ve infazının ertelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Tuğluk, kişisel bakımını ve günlük ihtiyaçlarını tek başına sağlayamamaktadır.

Tuğluk’un yaşam ve sağlık hakkının korunarak tedavisinin dışarıda sürdürülmesi için tahliye edilmesi yalnız Türkiye’nin uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmelerin değil, insanlığın da gereğidir.

https://ilerihaber.org/icerik/yasamasi-icin-aysel-tugluku-serbest-birakin-135602



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 31.01.2022- 18:36


Aysel Tuğluk hakkında yeni karar


Aysel Tuğluk'un Kobani Davası'nda vareste tutulma talebi reddedildi. Tuğluk'un 3 hafta Adli Tıp Kurumu'nda gözlem altında tutulacağı belirtildi.

Resim Ekleme
Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde   2016'da beri tutuklu bulunan ve demans tanısına rağmen tahliye edilmeyen eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un 3 hafta Adli Tıp Kurumu'nda (ATK) gözlem altında tutulacağı belirtildi. Kobani Davası’nda tutuklu yargılanan Tuğluk’un vareste tutulma talebi reddedildi.

HDP eski Eş Genel Başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 108 isim hakkında açılan Kobani Davası’nın 9’uncu duruşması başladı.

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre , Sincan Cezaevi Kampüsü’nde, Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın duruşması kimlik tespitiyle başladı. Daha sonra dosyaya eklenen evraklar ve dilekçeler okundu.

Cezaevinde tutulan ve sağlık sorunları olan siyasetçi Aysel Tuğluk’un 3 hafta süreyle Adli Tıp Kurumu tarafından gözlem altında tutulacağı bilgisi paylaşıldı.

Vareste bulunma taleplerine ilişkin iddia makamı, mazeret dilekçesi veren tarafların sağlık mazeretleri dışındaki taleplerinin reddedilmesini istedi.

Tuğluk’un vareste talebine ret
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk’un henüz savunmasının alınmamış olunması nedeniyle vareste talebinin reddine, ancak sağlık durumuna ilişkin ATK’den randevu alınmış olması ve gözlem altına alınma işlemleri nedeniyle bu duruşma periyodunda mazeretli sayılmasına, HDP eski MYK üyesi Berfin Özgü Köse’nin ise vareste tutulmasına karar verdi.

'İnsani ve vicdani değil'
Karar ardından söz alan Tuğluk’un avukatı Ali Bozan, mahkemenin müvekkili hakkında vareste tutulma talebinin reddine dair karar vermesinin hukuki yanının dışında insani ve vicdani olmadığını belirtti. Bozan, “İstanbul ATK’nin vermiş olduğu bir karar var. Müvekkilimiz bu hafta İstanbul ATK’ye sevk edilecek. Bunlar göz önünde bulundurularak vareste tutulmasını talep ediyoruz” dedi.

Bozan, duruşma periyotlarına ilişkin itirazlarının sürdüğünü belirterek, “Mahkemeler bütün işlemleri ara kararlarıyla yapmak zorunda. İfade verme işlemlerine ilişkin detayları anlamak için adet bulmaca çözmeye çalışıyoruz. Bunu yaşamak zorunda değiliz. Bir anda mahkemenin aklına gelmiş falanca sanıkların ifadelerinin gönderilmesine diye yazı gönderiyor. Bu haliyle dosya yamalı bohça haline döner. Bundan sonraki periyotlarında duruşma tutanaklarında karar altına alınan hususlar dışında herhangi bir işlem yapılmaması talebimiz var, aksine yasaya aykırı olacak” diye konuştu. Talimat yokluğunda müşteki dinlenmesine ilişkin olan itirazları yineleyen Bozan, “En başından beri diyoruz ki talimat yokluğunda müşteki dinlemeyin, dinleyemezsiniz. Mahkemeniz, müştekilere soru sormayla ilgili bir ara karar sundu ve mahkemeniz bize bir süre verdi. Bu kararın gerekçesi itirazlarımızı haklı kılıyor. Mahkeme bize hak verdi. Ancak heyetin sorunu şu ki, bugüne kadar dinlenen müştekilere geri dönemiyor. Talimat yoluyla müşteki dinlenmesinden vazgeçilmesini talep ediyoruz. Yöntem belli ya mahkemede müştekilerin hazır edilecekler ya da SEGBİS yoluyla hazır edilecekler” diye belirtti.

https://haber.sol.org.tr/haber/aysel-tugluk-hakkinda-yeni-karar-324855



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 11.02.2022- 11:09


HDP’den Aysel Tuğluk için video

“Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyen Aysel Tuğluk’un yaşadığı duruma dikkat çekmek için HDP tarafından video yayınlandı. Videonun sonunda, “Sesimi duyan var mı bilmiyorum ama ben sizi daha çok duymak istiyorum” mesajı yer aldı.

Resim Ekleme

HDP, hasta tutuklu Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekmek amacıyla Twitter hesabından bir video yayınladı.

Video, "Ben Aysel Tuğluk. ‘Cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen onlarca hasta tutsak gibi ağır tecrit altındayım. Sesimi duyan var mı?" notuyla yayınlandı.

Tuğluk’un hayat öyküsünün kısaca anlatıldığı video “Bizleri aydınlığa çıkaracak olan halkların onurlu mücadelesidir. Sesimi duyan var mı bilmiyorum ama ben sizi daha çok duymak istiyorum” ifadeleriyle son buldu.

Hafıza kaybı yaşadığı açıklanan eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ‘ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesine’ yönelik kararına rağmen, Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulmaya devam ediyor.




https://www.birgun.net/haber/hdp-den-aysel-tugluk-icin-video-376740




Bu ileti en son melnur tarafından 11.02.2022- 11:12 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 9.685
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

45 kere teşekkür edildi.
34 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 16.02.2022- 19:00


Adli tıp kurumu rapor yazmış, ''hasta ama   hapishanede kalabilir.'' Aysel Tuğluk bırakılmadı. Avukatları içeride kendi ihtiyaçlarını bile tek başına yapmak kosunda zorlandığını söylüyor. Ama işte olmuyor. Verlen kararların vicdanı yok. Tuğluk içeride.

Bugün face'te gözüme çarptı. Bir arkadaşımız bulup asmış haberi. 84 yaşında hasta bir hükümlü içeride hayatını kaybetmiş. Aysel Tuğluk için böyle bir son mu murad ediyorlar, böyle bir beklenti mi içindeler!

Aysel Tuğluk hasta.
Tedavisinin çok daha sağlıklı koşullarda gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Birbirleriyle ilişkilendirilmesi ve birleştirilmesi gereken o kadar çok acılar yaşanıyor ki bu ülkede.
Hepsinin birbiriyle ve üzerimize çöreklenmiş bu Saray Rejimi ile ilşkisi var.
Ve bu yüzden değişmeli, değiştirmeliyiz.
Demirtaş, Kavala Sedef Kabaş, Aysel Tuğluk ve binlercesi için...

Ahmed arif'in dediği gibi:
''Anlıyor musun?''



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Ve Etyen Van'a gelir-Aysel Tekerek denizcan 0 2875 10.11.2014- 14:04
Konu Klasör Bu bir anayurt savaşı mı?-Aysel Tekerek denizcan 1 3997 22.09.2014- 14:42
Konu Klasör Aysel Tuğluk, Kürtler, seküler güçler dayanışma 1 3971 04.12.2014- 20:34
Konu Klasör Aysel Tuğluk: Kobane düşerse çözüm süreci biter umut 0 2711 02.11.2014- 01:39
Konu Klasör Sosyalizm çok partili olabilir mi? melnur 1 4019 19.09.2013- 02:15
Etiketler   Aysel,   Tuğluk,   için,   geç,   olabilir.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS