Menü Üye Giriş

Şifre Sıfırla · Kayıt Ol

 SOL PAYLAŞIM  »
 Güncel Tartışma Konuları

Ender Helvacıoğlu'nun son yazısı isim vermeden de olsa Perincek siyasetinin eleştirisini kapsamış. Doğrudan Perincek siyasetini eleştirmeye yönelik yazılmamış izlenimi verse de AKP'nin devletleşmesi bağlamında Perincek siyasetinin AKP'yi neden destekler hale geldiğinin açıklamasını yapıyor. İlgili paragraflar şöyle:

'' Türkiye’de de bazı “solcular” devlet kanalıyla AKP ve Erdoğan’a bağlandılar. Bunların AKP-Erdoğan’a muhalefet-destek eğrileri ile AKP-Erdoğan’ın devletleşme sürecinin eğrisi hemen hemen çakışır. Erdoğan-AKP devletleştikçe, bunların muhalefeti de desteğe dönüşür. Çünkü “devlet solu”durlar. Birbirine taban tabana zıt politikaları savunabilirler, her şeyden dönebilirler, ama tek bir şeyden dönmezler: Devletin bekası!

Peki, emperyalizm meselesi nasıl halledilecektir? Şu tezle: “Günümüzde emperyalizme karşı mücadelenin temel birimi ulus-devlettir.” Böylece devlet el çabukluğuyla anti-emperyalist, hatta anti-emperyalizmin öncü gücü yapılır. Devlet o kadar anti-emperyalisttir ki, başına Erdoğan da gelse sorun yoktur, onu da “mecburi anti-emperyalist” yapacaktır.
Doğrusu böylesi bir tezi savunuyor olsam (ve politik bir insansam) tez elden gider o devletten görev talep ederim. Öyle değil mi? Örneğin “Günümüzde emperyalizme karşı mücadelenin temel birimi, üyeleriyle birlikte X partisidir” diye bir çıkarımda bulunsam, politik bir kişi olarak benden beklenen gidip o partiye üye olup görev talep etmek değil midir?
Bu noktaya geldiler mi, bilinmez.

***

Toparlarsak: Türkiye solu, ne yazık ki, devlete karşı emperyalizme sığınanlarla emperyalizme karşı devlete sığınanlar arasında sıkışmış ve politika yapma alanı daralmış durumda. Bu sıkışmışlığı aşmak zorundayız. Çünkü bu sıkışmışlık sadece solun değil toplumun da sıkışmışlığı. Toplumumuz bu faşizan gidişata direnecekse, gerçekten anti-emperyalist ve anti-faşist bir sola (ve elbette sınıf siyaseti güden emekçi bir sola) ekmek kadar su kadar ihtiyacı var.''


https://www.abcgazetesi.com/ender-helvacioglu/erdoganakp-iktidari-devlet-olursa-/haber-116990

Türkiye'de ''devletin bekası'' adına AKP'yi destekleyen solcular kapsamına kimler, hangi siyasetler giriyor? Devletin bekası gerekçesi bir yana, herhangi bir nedenle devletle veya devletleşmiş AKP'yle yolu çakışan herhangi   bir sol siyaset var mı?

Helvacıoğlu somutlaştırmamış ama Perincek siyasetini kastettiği açık. Doğrudur, Perincek uzunca bir zamandır, AKP'yi destekler bir pozisyonda ısrar ediyor. Helvacıoğlu bu konuda haklı. Ama Perincek'in AKP'yi desteklemesinin nedeni sadece ''devletin bekası'' mı? Bence tam da bu noktada bir somutlaştırmaya ihtiyaç var. Yazar bu kavramla emperyalizm ve Kürt hareketinin 'bölücü' siyasetini kastediyorsa kullanılan kavramın uygun ve yerinde   olduğu söylenebilir.

Helvacıoğlu'nun Perincek siyaseti için neden böyle bir yazı yazma gereği hissettiği bir yana Perincek'in özellikle Suriye bağlamında AKP'nin yürüttüğü siyasete destek verdiği doğrudur. Geçenlerde işçi partili bir arkadaşla tartışırken, ''AKP'nin partiniz tarafından desteklenmesi kadar yanlış bir siyaset olamaz, böyle bir siyaset de sol bir siyaset sayılamaz'' dediğimde arkadaşın yanıtı, AKP'yi desteklemedikleri, desteğin sadece TSK'nın Kürt hareketi ve Amerikan emperyalizmine karşı verilen mücadeleye destek olduğunu ileri sürmüştü. Perincek'in AKP desteğini bu bağlam içine oturtabiliriz. Helvacıoğlu'nun ''devletin bekası'' ile kastı buysa doğrudur, başka bir anlam yüklemişse katıldığım söylenemez.

16 Temmuz darbe kalkışması ve sonrasında Ergenekon ve Balyoz davalarının boşa çıkmasıyla AKP bir siyaset değişikliğine gitti. Ayaklar altına aldığını söylediği milliyetçiliği yine kendine özgü yorumuyla ayağa kaldırdı ve özellikle Suriye'de Kürt hareketinin Amerikan emperyalizmiyle işbirliği içinde yerleşik ve yayılmacı siyasetine karşı bir cephe açılmasına neden oldu. Rusya'nın bölgede etkin bir siyaset izlemeye başlaması da koşulların Türkiye lehine dönmesine yol açmıştı. AKP'nin Rusya ve İran'la birlikte Kürt hareketine (PYD ve PKK'ya) karşı müdahalesi aynı zamanda Amerikan emperyalizmine karşı bir müdahale anlamında yorumlanıyor. AKP'nin bölgede Amerikan emperyalizminin çıkarlarına karşı mücadele ettiği yorumu da AKP'nin bu siyaset tarzına karşı çıkmamasına, desteklemesine ve hatta bu mücadele sonucunda Amerika'nın yenilerek bölgeden çekildiği yorumlarına kadar uzanıyor. Perincek bu yolla AKP'den çok TSK'nın bölgedeki siyasetine destek verdiğini söylüyor.

Bölgenin kaotik bir özelliği olduğu ve hemen her gün farklı koşulların ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bu durumda çok yüzeysel kestirimlerde bulunmak da bana çok doğru gelmiyor. Perincek'in Suriye politikası üzerinden AKP politikalarına desteğin kabul edilebilir bir yanı olduğunu söylemek doğru değil. Ne var ki bu durum Kürt siyasetinin Amerikan emperyalizmi ile kol kola giren siyasetlerinin doğru ve desteklenebilir olduğu anlamına gelmez. Hatta Helvacıoğlu'nun altını çizdiği gibi, geri çekilme kararı alan Amerika'ya neredeyse ''gitme kal'' ağıtı yapacak kadar yönünü şaşırmış çaresizliğin rahatsız ediciliği de göz ardı edilmemeli ve yüksek sesle de eleştirilmelidir. Buralardaki Kürt siyasetlerinin hala sol bir siyaset olduğunu sanan ve savunanlar varsa artık yıllardır aldandıklarını anlamak durumundalar. Sadece aldanışlarıyla kalsalar iyi, aldanışları küçük çapta da olsa sol sempatizanlar üzerinde aldatıcı bir etki yarattığı da gerçek.



melnur  |  Cvp:
Cevap: 1
02.02.2019- 09:48

Bölgenin kaotik bir özelliği olduğu ve hemen her gün farklı koşulların ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bu durumda çok yüzeysel kestirimlerde bulunmak da bana çok doğru gelmiyor. Perincek'in Suriye politikası üzerinden AKP politikalarına desteğin kabul edilebilir bir yanı olduğunu söylemek doğru değil. Ne var ki bu durum Kürt siyasetinin Amerikan emperyalizmi ile kol kola giren siyasetlerinin doğru ve desteklenebilir olduğu anlamına gelmez. Hatta Helvacıoğlu'nun altını çizdiği gibi, geri çekilme kararı alan Amerika'ya neredeyse ''gitme kal'' ağıtı yapacak kadar yönünü şaşırmış çaresizliğin rahatsız ediciliği de göz ardı edilmemeli ve yüksek sesle de eleştirilmelidir. Buralardaki Kürt siyasetlerinin hala sol bir siyaset olduğunu sanan ve savunanlar varsa artık yıllardır aldandıklarını anlamak durumundalar. Sadece aldanışlarıyla kalsalar iyi, aldanışları küçük çapta da olsa sol sempatizanlar üzerinde aldatıcı bir etki yarattığı da gerçek.

Bu ''devletin solcusu'' kavramına da değinmek gerekiyor. Sanal ortam da etkin olan üç sözde sol-sosyalist forumun temel bir argümanıdır bu kavram. Öteden beri yazıp çiziyorum, Kürt hareketine bir şekilde biat edenler, kuyrukçu olanlar veya siyasetlerini Kürt hareketinin siyasetiyle özdeş hale getirenler,   kendileri gibi olmayan, davranmayan sol yapılarak ulusalcı, sosyal şoven, neo-faşist damgası yapıştırırken, aynı zamanda ''devletin solcusu'' eleştirisinde(!) de bulunur. Doğrudan bu siyasal tavırda olanlar olduğu gibi, bilinçli bilinçsiz dolaylı yoldan savunanlar da olduğunu söyleyelim.

Solun bağımsız bir çizgide olması gerektiğini ve özellikle sanalda Kürt hareketinin yaklaşımlarından sıyrılması gerektiği konusunu önemsemek gerekir. Yıllardır bu yanlışlık yapıldı ve sol sempatizanların zihinleri karartıldı. Bir dönem ise UKKTH alıntılarını ileri geri alıntılamak sanki solcu olmanın gereğiymiş gibi bir kabul görmüştü.

Sol ezbercilikten kaçınmalıdır. Marksist ustaların pek çok söylemi polemik temelinde ilerler. Farklı koşullarda ve farklı bir tartışma zemininde söylenenlerin neden ve niçinini söylendiği zeminden ve koşullardan soyutlayarak genelleştirmek Marksist yaklaşıma uygun değildir, aykırıdır. Sol ( sanalda) uzunca bir zaman bu yanlışlık içinde oldu.

''Devletin solcusu'' sözde eleştirisi de o zamanlardan kalan bir küçümseme ifadesinden başka bir şey değildir. Perincek'in AKP konusunda tuttuğu çizginin doğru olduğunu zaten solun hiçbir bölmesi savunmuyor. Sadece bu yanlışlığa bakarak bile bu kavramı sola yönelik bir eleştiri(!) olarak yinelemek bile hala ve hala sorunlara Kürt hareketine yandaşlığı perspektifinden bakmaktır.

Tam Sürüme Geç »
 phpKF Mobil Android Uygulaması Kullanın [X]