Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  Tek ülkede sosyalizm konusu...

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Tek ülkede sosyalizm konusu...           (gösterim sayısı: 213)
Yazan Konu içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.987
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 19.04.2018- 14:26
Alıntı yaparak cevapla  


Tek ülkede sosyalizm konusu üzerine de çok fazla gereksiz gevezelikler yapılıyor. Yine eksik bilgiler, yine ön yargılar ve sonuçta saçma sapan yorumlar. Aslında bu konuları da epey işledik forumda. Hala anlamayanlar için yapacak pek bir şey de yok ama, gazetemanifesto'daki yazı üzerinden bir kez daha işlenmesi en azından sol sempatizanlar için yararlı olacaktır.

Her zamanki gibi, önce söz konusu yazı:

Tek ülkede sosyalizm ve Troçki’nin yanılgısı

Resim Ekleme

M. Balkar

Şöyle bir kabalaştırma yapılabilir: Lenin partinin ve devrimin önderi olarak öne çıkarken, Troçki kendisini Lenin’e eşdeğer Stalin’inse üzerinde bir konuma yerleştirir, Stalin ise kendini Lenin’in öğrencisi olarak gördüğünü sıklıkla ifade eder.   Lenin’le Stalin en başından itibaren Bolşevik Parti’nin iki üyesi ve yöneticisidir. Troçki ise 1903’teki ayrışmadan itibaren 1917’ye kadar Menşeviklerle birliktedir, yıllar sonra bu durumu şöyle anlatır: “1903’te sorunun tüm çıkış noktası Lenin’in Akselrod ve Zasuliç’i yayın kurulundan çıkartma arzusundan ibaretti. Onlara karşı benim tutumum saygı doluydu ve kişisel bir etkilenme unsurunu da içeriyordu. (…)Lenin’le kopuşum ‘ahlaki’ ya da hatta kişisel sayılabilecek zeminlerde yaşandı.”

1917’ye kadar Troçki ile Lenin (ya da Bolşevikler) arasında çeşitli polemikler yaşanır; tersinden de söylenebilir, Stalin ve Troçki arasındaki tartışmalar ve gerginlikler aslolarak 1917, hatta 1923, sonrası yoğunlaşır. Lenin-Troçki arasındaki polemiklerin içeriğini Lenin’in önerdiği parti modeline ve köylülüğe bakıştaki farklılık oluşturur. Troçki, Lenin’in tarif ettiği örgütü sekter bir örgüt olarak tarif eder ve böylesi bir örgütün işçi sınıfını kitlesel bir şekilde örgütleyemeyeceğini, bu örgütün “parti örgütünün partinin kendisi, merkez komitesinin parti örgütü ve sonuçta bir diktatörün merkez komitesi yerine geçmesine neden olacağını” söyler. Ekim Devrimi’nin ön günlerinde Leninist partinin işçi yığınlarını örgütlediğini gören Troçki bu eleştirilerinden vazgeçse de, daha sonraları bu yaklaşımını bürokratik devlet iddialarında tekrar öne çıkarır.

Kendine güven ama devrime güvenme

Troçki’yi karakterize eden kilit kavram sürekli devrim ve bağlantılı olarak dünya devrimidir. Aslolarak Marx’tan kaynaklanan bu bakış Troçki’nin düşünce sistematiğindeki en kilit ve ayrıştırıcı kavramdır. Kabaca özetlersek, sürekli devrim teorisi bir ülkede gerçekleşecek devrimin hızlı bir şekilde yayılmasını, burjuva demokratik görevlerin işçi sınıfı önderliğinde gerçekleşecek sosyalist devrime verilmesini, demokratik devrimin hemen sosyalist devrime dönüştürülmesini ifade eder. Devrimin bu şekilde teorize edilmesinin Troçki ve Ekim Devrimi özelindeki iki önemli sonucuysa tek ülkede sosyalizmin kuruluşunun ciddiye alınmaması ve Ekim Devrimi’ne başka ülkelerdeki (özellikle işçi sınıfının güçlü olduğu ülkeler) devrimleri başlatması misyonundan ötesinin pek yüklenmemesi olmuştur.

Yalçın Küçük, Lenin’in vasiyeti olarak bilinen mektupta Lenin’in Troçki için kullandığı “aynı zamanda muazzam ölçülere varan kendine güveni ve işlerin idari yanlarıyla uğraşmayı çok fazla seven bir yaratılışa sahip olması” sözlerinden yola çıkarak Troçki’nin perfeksiyonist olduğu tespitini yapıyor ve Brest-Litovsk örneğini veriyor:

“Trotskiy, Brest-Litovsk anlaşmasının imzalanmayarak Avrupa’ya doğru ihtilal savaşının sürdürülmesini isteyerek, Ekim Devrimi’nin değerini anlamadığını gösteriyor. Ancak iç savaşı mükemmel örgütleyerek de, işlerin idari yanına düşkünlüğünü başarı ile sergiliyor.”

Sosyalizmin inşası ya da imkansızlığı

Ekim Devrimi’nin ardından Lenin dahil birçok Bolşevik gözlerini Batı’ya, özellikle Almanya’ya çevirir. Rusya’da gerçekleşen devrimin hayatta kalma şansını Avrupa’da gerçekleşecek devrimlerde görürler, fakat beklenen devrimler gerçekleşmez. Avrupa’dan devrim beklentisinin Troçki açısından teorik, Lenin ve Stalin açısından ise pratik gerekçelerin ağır bastığı görülür. Troçki’nin sürekli devrim teorisi merceğinden bakıldığında Ekim Devrimi’nin proletaryanın güçlü olduğu merkezlerdeki devrimleri tetiklemenin ötesinde bir işlevi olması zordur, Lenin ve Stalin açısından ise halkın büyük çoğunluğunun sefalet içinde olduğu ve barış istediği bir ülkede devrimin dışarıdaki devrimlerle desteklenmeye, en azından saldırıya uğramamaya ihtiyacı vardır. Troçki’nin Brest-Litovsk’da barış anlaşmasını imzalamamasına karşı Lenin’in sözleri yeterince öğreticidir, Troçki aktarıyor: “Alman devriminin zaferi için bizim mahvolmamız gerekiyorsa, bunu yapamayız. Alman Devrimi bizimkinden çok daha önemli olacaktır. Ama ne zaman olacak bu devrim? Kimse bilmez. Bugün için dünyada bizim devrimimizden daha önemli bir şey yoktur. Ne yapıp yapıp onu kurtarmak gerekir.”

Tek ülkede sosyalizmin inşası

Avrupa devrimlerinden beklentisini kesen Lenin ve Stalin tüm stratejilerini sosyalizmin yaşamasına ve inşasına göre geliştirmeye başlar. Ekonomik açıdan son derece geri, işçi sınıfının birkaç sanayi kenti dışında neredeyse olmadığı, yarım asra yakın bir süredir sürekli savaş içinde olan bir ülkede siyasi iktidarı ele geçiren Bolşevikler bu durumu toplumsal yapıyı dönüştürecek bir şekilde kullanmanın arayışına girerler. Özellikle Lenin’in hastalanması ve ölümü sonrası Stalin tek ülkede sosyalizmin inşasında önderlik misyonunu üstlenir ve Stalin-Troçki arasındaki gerilim artmaya başlar.

Stalin-Troçki arasındaki tartışmaların detaylarına girme imkanımız yok. Özü itibariyle, iç savaş yıllarını takiben devrimi korumak ve sosyalizmi inşa etmek için yapılan NEP, sanayileşme, kolektivizasyon hamleleri Troçki tarafından aşağılanır ve değersiz bulunur. Ek olarak Stalin’in yönetimi kabul edilmez ve Stalin’e karşı bir muhalefet örgütlenir. Bu muhalefet zaman içerisinde Sovyetler Birliği’nin yıkılması beklentisine girilmesi ve bu beklentinin gerçekleşmesi için çaba gösterilmesine kadar gider. 1927 yılında, Ekim Devrimi’nin onuncu yıl kutlamalarında, Troçkistlerin düzenlediği protestoyla birlikte Stalin-Troçki gerilimi iyice tırmanır. Aynı yıl partiden atılır, bir yıl sonra sürgüne gönderilir, 1929’daysa Sovyetler Birliği’nden sürülür. Ömrünün kalan kısmını sürgünde, Stalin’e ve Sovyetler Birliği’ne karşı mücadele ederek sürdürür. Stalin’in Troçki’yle mücadelesini J.T.Murphy şöyle özetler:

“Stalin önce vuran, sonra tartışan bir insan değildi. Aslında, hiçbir ülkenin politika tarihinde politik bir partinin önder üyeleri arasında böylesine uzun bir söz savaşının, yalnızca sözlerle yürütülen bir savaşın bulunmadığını söylemek isterim. Ayrıca, Stalin gibi böylesine büyük bir iktidara sahip hiçbir önderin hasmına karşı bu kadar büyük bir sabır göstermediğini rahatlıkla ekleyebilirim.”

http://gazetemanifesto.com/2017/10/25/tek-ulkede-sosyalizm-trockinin-yanilgisi-2/



__________________

Bu ileti en son melnur tarafından 19.04.2018- 14:30 tarihinde, toplamda 3 kez değiştirilmiştir.

Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.987
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 24.04.2018- 19:51
Alıntı yaparak cevapla  


Bir şarlatanlık örneği de bu ''tek ülkede sosyalizm'' konusunda gerçekleşiyor. Siyasal devrim kaçkınları ve dahi enternasyonalist komünistler(!) bir yığın yalan yanlış gevezelikten sonra sosyalizmin komünizmin birinci aşaması olduğunu söyleyip   tek ülkede olamayacağı kanaatine varırlar :)

Bu yorum tipik bir şarlatanlık örneği olarak da sınırlandırılmamalı ve aynı zamanda tipik bir cehalet örneği de... Komünizmin birinci aşaması olarak yorumlanan bir kavramın tek üğlkede olup olamayacağının açıklaması mı olur? Komünizmin tek ülkede olacağını iddia eden yok ki :)   Yani basit bir mantık yürütmeyle anlaşılabilir bir hale gelebilecek olan bir konu, bu kendini teorisyen sanan bilgisizlerin cehaletleri nedeniyle ne hale gelebiliyor.

Yıllarca sanalda sol sempatizanların zihinlerine bilgisizliklerini aktaranlar bunlardı. Marksist veya Leninist geçinip Türkiye soluna kuyrukçuluğu önermekten ve sola hakaret ve küfür etmekten başka bir işlevleri olmayanlardı bunlar!

Şimdilerde maskeleri düşmüş bir haldeler, bütün samimiyetsizlikleri ve bütün cehaletleriyle birlikte...


Cvp:
Yazan Cevap içeriği

boşluk

melnur
[Gelenek]
Forum Yöneticisi

Varsayılan Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 5.987
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Özel ileti Gönder

Cevap Tarihi: 28.04.2018- 09:52
Alıntı yaparak cevapla  


Burjuva kozmopolitizmiyle ve liberal zevzekliklerle karıştırılmaması gereken proleter enternasyonalizminin gerçekleşebilme yolunun ulusal ölçekte siyasal devrim perspektifine sıkı sıkıya sarılmak ve içtenlikle benimsemekten geçtiğini bir kez daha tekrarlayalım. Komünist olmanın enternasyonalist anlamı öncelikle ulusal ölçekte siyasal devrim perspektifinin savunulabilmesini gerekli kılar. Öyle yarım ağızla falan da değil, önceliğini hiçbir koşulda asla yitirmeden.... Kısaca, enternasyonalist olmak, sanıldığı gibi, Kürt ulusalcılığına yedeklenip ilgisiz enternasyonalizm gevezelikleriyle bilimsel sosyalist ideolojiye aykırı bir tutum almak değildir. Tam tersine enternasyonalizm işçi sınıfının çıkarlarının ve   mücadele yönteminin önüne hiçbir şekilde farklı bir söylem ve eylemin geçmemesidir. Sözde sol-sosyalist forumlarda enternasyonalizm adı altında yıllarca şarlatanlıklar yapıldığını söyleyelim ve geçelim...

İkinci önemli konu, bu tek ülkede sosyalizm konusunda yapılan gevezelikler. Bir üstte değindiğim için tekrar etmiyorum. Şunu ekleyeyim: Komünist olmak iddiası ve proleter enternasyonalizmi ulusal ölçekte siyasal devrim perspektifini gerekli kılar. Siyasal devrim perspektifi işçi sınıfı mücadelesinin çıkarlarını savunmak ve siyasal iktidarın fethi yönünde siyasetler geliştirmek amacı taşır. (İlerlersek) Siyasal devrimin gerçekleştirildiği bir ülkede proletaryanın iktidarının kurulmasıyla da toplumsal devrimler gündeme gelir. Ülke nesnelliği ölçüsünde de bu devrimler gerçekleştirilir. İşte sosyalizm dediğimiz düzen-süreç proleter diktatörlüğün kurulup toplumsal devrimlerin başladığı an'dan itibaren enternasyonal düzeydeki   komünist topluma kadar sürecek olan toplumsal değişim döneminin adıdır. Bu konuda gereksiz polemiklerin gereksiz polemik olma ve siyasal devrim perspektifi ile sonraki toplumsal devrimler dönemini önemsiz kılmak ve ötelemekten başka bir amacı yoktur. Böyledir çünkü, aşağı yukarı bu şekilde ve 100 yıldır kabul görmüştür. Sosyalizm dendiğinde toplumsal alanda anlaşılması gereken durum da budur.


Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Siyasi Gündem ve siyasi tartışmalar
 »  Tek ülkede sosyalizm konusu...

Forum Ana Sayfası

 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.

Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Tek Ülkede Sosyalizm melnur 4 2343 02.11.2017- 16:25
Konu Klasör Tek ülkede sosyalizm melnur 18 6024 20.11.2014- 16:03
Konu Klasör Sosyalizm geri bir ülkede de kurulabilir spartakus 22 5043 23.09.2015- 23:31
Konu Klasör Tek Ülkede Sosyalizm Sorunu Ve Troçkist Saldırılar spartakus 0 1310 29.05.2015- 20:32
Konu Klasör Bu ülkede burjuvazi var mı? denizcan 0 941 08.12.2015- 16:04

Etiketler   Tek,   ülkede,   sosyalizm,   konusu.


Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Tek Ülkede Sosyalizm melnur 4 2343 02.11.2017- 16:25
Konu Klasör Tek ülkede sosyalizm melnur 18 6024 20.11.2014- 16:03
Konu Klasör Sosyalizm geri bir ülkede de kurulabilir spartakus 22 5043 23.09.2015- 23:31
Konu Klasör Tek Ülkede Sosyalizm Sorunu Ve Troçkist Saldırılar spartakus 0 1310 29.05.2015- 20:32
Konu Klasör Bu ülkede burjuvazi var mı? denizcan 0 941 08.12.2015- 16:04

Etiketler   Tek,   ülkede,   sosyalizm,   konusu.


Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2014   phpKF Ekibi



Forum Mobil RSS