SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.065
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 13.04.2019- 05:05


Bir kara deliğin görüntülenmesinin başarılması, peşi sıra birtakım yorumların da gündeme taşınmasına neden oluyor. İlginç bir yorumu msn'de buldum. Bilimsel bir site değil, nereden almış, doğru mu çevrilmiş, bilmiyorum ama ilginizi çekebilir.

Kara deliğe düşersek ne olur?
Betül Kurucu

Filmlerde zaman yolculuğu yapan karakterlerin sıkça kullanması ile hafızamızda yer eden kara delikler geçtiğimiz günlerde ilk kez görüntülendi. NASA tarafından yayınlanan görüntülerle tekrar her açıdan irdelemeye başlanan bir konu haline gelen kara deliklerle ilgili en çok merak edilense, 'kara deliğe düşersek ne olur' sorusu oldu. İşte bilim kurgu filmlerinin de vazgeçilmezleri arasında yer alan kara deliklerle ilgili en çok merak edilen sorunun cevabı.

Resim Ekleme
Işık yayılmadığı için kara delik olarak adlandırılan kütleler, belirli nicelikteki maddenin uzaydaki bir noktada toplanmasıyla meydana gelen nesne olarak değerlendirilebilir. Karadeliğin nereye açıldığı ve içine girildiğinde ne olacağını kimse bilmezken Charles Liu'ya göre kara deliğe bir adım bile yaklaşan kişileri oldukça ilginç bir yok oluş bekliyor!

Kara deliğe yaklaşanların 'ortadan sıkılmış bir diş macununa' döneceğini söyleyen Charles Liu, 'sonsuzluk noktası' olarak anılan kara delikle ilgili merak edilen en büyük soruyla ilgili bakın neler anlattı.
Resim Ekleme

SPAGETTİYE DÖNERSİNİZ

Araştırmacı Charles Liu, bir nesne kara deliğin ufuk noktasından geçerse -yani dönüş olmayan dış sınır- yeryüzündeki okyanus ve deniz hareketlerini başlatan aynı fizik kurallarına tabi olur. Örneğin, Ay Dünya'ya yaklaştıkça; yerçekimi azalır. Karalar katı olduğundan fazla etkilenmez ama Dünya yüzeyindeki sular etkilenir ve hareketlenir. Buna 'med-cezir etkileşimi' denir.

Dünya boyutundaki bir kara deliğin gezegensel çekimi ise çok büyük ölçekte olur. Birine balıklama dalan bir insanoğlunun kafası çok daha fazla yerçekimsel basınç hisseder. Ayaklarınız hafifler ve esneyip uzarsınız!


İngiliz astrofizikçi Sir Martin Rees buna 'Spagettileşme' diyor. En sonunda kara deliğe karışan atom-altı parçacıklara dönüşürsünüz.
Resim Ekleme
Buna karşın, eğer uzay/zaman düzleminde gezinmeye can atıyorsanız, daha büyük bir kara deliği ziyaret etmeniz gerek.

Charles Liu; 'Güneş sisteminizden daha büyük bir kara delikse ve gelgit etkileşimleri ufuk noktasındaysa o zaman çekimi çok kuvvetli değildir. O zaman atomik birlikteliğinizi sürdürebilirsiniz' diyor.

ZAMANLAR İÇ İÇE GEÇER

Charles Liu: 'En başında kara deliğe düşerken ışık hızına ulaşacaksınız. Daha sonra uzayda hızlı hareket ettikçe, zamanda daha ağır hareket etmiş olacaksınız. Bu yüzden önünüzden geçen şeyleri görebilir, zaman genişlemesini tecrübe edebilirsiniz.

Resim Ekleme
Yani eğer kara deliğin önüne bakarsanız, geçmişte buraya düşen birçok objeyle karşılaşabilirsiniz. Geriye bakarsanız kara deliğe düşecek her şeyi görürsünüz. Zamandan bağımsız olarak' diyor.


'Sonuçta evrenin o noktasında gerçekleşen ve gerçekleşecek her şeyi eş zamanlı olarak görebilirsiniz; 'büyük patlama'dan sonsuz geleceğe kadar...'

https://www.mynet.com/kara-delige-dusersek-ne-olur-190101149283



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.065
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 14.04.2019- 01:05


Kara deliklerin çevresi evrendeki en vahşi yerlerden biri olarak gösteriliyor ve kendisine yaklaşan yıldızları, gezegenleri, gazı, tozu ve her çeşit elektromanyetik radyasyonu geri döndürülemez şekilde yutuyor.

Kara deliklerin görüntülendiği haberinin son paragrafı bu şekilde bitiyor. Bana abartılı bir yorum gibi geliyor. Hatta bu yorumun daha da ileriye taşındığı örnekler de var. Evrenin geleceğinin tek bir dev kara delik olacağı şeklinde. Yaşamının sonuna doğru bir karadeliğe dönüşen dev kütleli bir yıldız, karadelik olduktan sonra önüne gelen irili ufaklı maddeyi yutacak, yuttukça daha da büyüyecek   ve sonunda evrende ham hum yapılacak madde kalmadığında da evrenimiz sadece dev bir kara delik olarak varlığını sürdürmek zorunda kalacak. Böyle.

Bütün galaksilerin merkezlerinde dev bir kara delik olduğu varsayılıyor. Bir galaksinin bütün yıldız ve gezegenlerinin bir merkez etrafındaki bir yörüngede dönebilmesi için merkezdeki kütle miktarının, etrafında dönen maddeden daha fazla olması gerektiğine ilişkin tezler var. Bu durumda galaksi merkezindeki maddeyi toplamda etrafında dönen maddeden daha fazla olabilmesi buralarda dev bir kara deliğin varlığını zorunlu kılıyor. Başka türlü galaksilerin belli bir düzen içinde varlığını koruması pek de mümkün değil.

Böyle bakıldığında alıntı yaptığım paragrafın biraz abartılı bir yorum olduğu söylenebilir. Gerçek olsaydı, kara deliklerin böyle bir etkisi olsaydı, galaksi oluşumundan geçen milyar yıllık zamanlar içinde galaksimizde yıldız kalmazdı. Yanlış da anlaşılmamalı, bu yorum kara deliklerin bir çekim gücü olmadığı ve yakınına gelen her türlü maddeyi de yutmadığı anlamına gelmiyor; sadece bir kara deliğin etkisinin yani çekim gücünün   onun belli bir uzaklığa kadar etkin olduğu anlamına geliyor. Bu uzaklık da ''olay ufku'' olarak adlandırılıyor. Yani bir kara deliğin kendi dışındaki bir maddeyi içine çekip yutabilmesi için o maddenin kara deliğin olay ufkundan içeri girmesine bağlı. Bu uzaklık da güneş büyüklüğünde bir kara delik için yaklaşık 15 km.dir. 15 km. de uzaydaki gök cisimleri arasındaki mesafeler düşünüldüğünde bir nokta bile değil.


Dolayısıyla alıntı yapılan yorumda biraz abartı olduğunu bilmekte yarar var.





Bu ileti en son melnur tarafından 15.04.2019- 21:12 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 7.065
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

13 kere teşekkür edildi.
9 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 15.04.2019- 21:12


İlk defa görüntülenen karadelik neden önemli?

Resim EklemeÇağrı Mert Bakırcı

Geride bıraktığımız Çarşamba günü bilim insanları ilk defa bir karadeliğin doğrudan “fotoğrafını” çekmeyi başardı. Tüm Dünya’da büyük yankı uyandıran bu önemli bilimsel gelişme, akıllarda birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. Aklınıza takılabileceğini düşündüğümüz bazı sorulara yanıtlar vermek istiyorum.

Karadeliği fotoğraflamak…

İlk olarak, “fotoğraf” kavramını birazcık temizlemekte fayda var. Normalde bir fotoğraf, bir cisimden yansıyan ışığın, ışığa duyarlı bir kâğıda veya dijital sensörlere düşürülmesi yoluyla elde edilen bir görüntüdür. Ancak her yerde paylaşılan bu görüntü, ışığın tekil bir sensör grubuna düşürülmesiyle oluşturulmadı. Dünya çevresindeki birçok radyo teleskobun günler boyunca eş zamanlı gözlem yapması sonucunda elde edilen verilerin bir bileşkesi (“kompozit”) olarak üretildi.

Bu karadeliğin fotoğrafının çekilebilmesi, Dünya’nın farklı noktalarındaki 8 radyo teleskobun bir araya getirilmesi ve ortak bir hedefe odaklanması ile mümkün oldu. Yani proje için Dünya’nın kendisi, kocaman bir teleskoba dönüştürüldü diyebiliriz! Bu radyo teleskoplar 4 kıtaya dağılmış 6 dağ üzerinde bulunan 8 gözlemevinde bulunuyor. Bu ortak teleskop projesine Olay Ufku Teleskobu (Event Horizon Telescope, EHT) adı verildi. Projenin adı, bir karadeliğin çekim gücünden kurtulmanın imkânsız olduğu mesafeye verilen olay ufku kavramından geliyor. Tek bir fotoğrafı ortaya çıkarabilmek için, söz konusu karadelikler 10 gün boyunca gözlendiler ve radyo teleskoplardan elde edilen bu veriler 2 yıl boyunca analiz edildi. Sonuçta elde edilen görüntü bir “fotoğraf” olduğu için, buna da “fotoğraf” demekte çok büyük bir sakınca yok; fakat nüansı akılda tutmakta da fayda var.

Fotoğrafta neyi görüyoruz?

Yayınlanan meşhur fotoğrafta, bizden yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzakta bulunan Messier 87 (ya da kısaca M87) galaksisinin merkezindeki Güneş’ten kütlece 6.5 milyar kat büyük olan karadeliği ve etrafındaki birikim (akresyon) diskini görüyoruz. Fotoğraftaki karadeliğin çapı yaklaşık 1.5 ışık günü uzunlukta, yani yaklaşık 38.850.000.000 kilometre!

Ortadaki karanlık silüetin etrafındaki turuncu akresyon diski, karadeliğin yörüngesine oturan toz ve kayaların muazzam kütle çekimi etkisi altında birbirine sürtünmesi sonucu etrafa aşırı miktarda (milyarlarca dereceye varan düzeyde) ısı ve ışık saçılmasıyla oluşuyor. Bunun üzerine bir de karadeliğin arkasında kalan yıldızlardan gelen ışığın, karadeliğin kütle çekimi nedeniyle bükülen uzay-zaman düzleminde kırılması sonucu halka şeklinde odaklanmasının da etkisi ekleniyor. Bu sayede merkezdeki karadeliğin etrafında parlak bir halka oluşuyor.

Fotoğrafın tam bir “fotoğraf” olmayışının etkisi bu “turuncu” halkada daha netleşiyor: Fotoğrafı oluşturmak için gözle görünür dalga boyu değil de, radyo teleskopların topladığı radyo dalgaları kullanıldığı için, aslında elde edilen veride “renk bilgisi” bulunmuyordu. Ancak karadeliğin etrafındaki akresyon diskinin farklı kısımlarında daha az veya daha fazla ışıma olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, bu farklı ışıma miktarlarına sarı, kırmızı ve turuncunun tonlarını atayarak görüntüye çevirdiler (sarılar, ışımanın en yüksek olduğu yerler; kırmızılar daha düşük, siyahlar ise ışımanın en düşük olduğu yerler). Gerçekte, çıplak gözle bu karadeliğe bakacak olsaydınız, akresyon diski muhtemelen kırmızı veya turuncu değil, beyaz renkte görünürdü.

Resim Ekleme
Şunu anlamak önemli: Bu fotoğraf, aslında bu karadeliğin 55 milyon yıl önceki görüntüsü; çünkü teleskoplarımızın topladığı radyo dalgaları, karadelik ve etrafından 55 milyon yıl önce yola çıkan dalgalar; bunlar bize anca ulaşıyor! Bu süreçte çok şey değişmiş olabilir; ancak karadelikler kolay kolay yok olan veya değişen cisimler olmadıkları için; bugün de bu karadeliğin büyük oranda benzer olduğunu düşünebiliriz.

Bilimin Zaferi: Keşif Neden Önemli?

Bu fotoğraf, bilim insanlarının ve genel olarak bilimin öngörü gücünü bizlere bir kez daha gösteriyor. YukarıdaWJW, sıradan bir karadelik çizimini görüyoruz. Bilim insanlarının teorik beklentisi buydu. Sanatçılar da çizimleri bu beklentilere göre ürettiler.

Örneğin Interstellar filminde gösterilen Gargantua isimli karadelik, bunun güzel bir örneği. Filmde gösterilen Gargantua, bir rotasyonel (kendi etrafında dönen) bir süperkütleli karadelik. Diğer bir adı ile Kerr kara deliği. Her karadelik rotasyonel olmak zorunda değil ve buna bağlı olarak uygulanması gereken fizik tamamen değişiyor. Ancak M87’nin saat yönünde döndüğüne dair bulgular da mevcut!

Çekilen yeni fotoğrafla ilgili en kritik noktalardan birisi şu: Bugüne kadar bizim Evrim Ağacı veya BirGün üzerinden yayınladığımız yazılar da dahil, birçok astrofizik yazısında kullanılan karadelik görsellerinin tümü, bir karadeliğin teorik olarak neye benzemesi gerektiğine bağlı olarak yapılan grafik çizimlerdi. Bu hafta elde edilen ise, bir karadeliğin gerçek fotoğrafı! Yani astrofiziğin karadeliklerin neye benzemesi gerektiğine yönelik teorik altyapısı, pratik bir gerçekliğe dönüşmüş oldu.

Araştırmacıların erişebildiği çözünürlüğü şöyle izah edeyim: Ay üzerine bırakılmış bir kağıda, bu cümlenin sonundaki noktayı basacak olsak ve bunu Dünya’dan gözleyecek olsak, onu ayırt edebileceğimizden 20 kat güçlü bir çözünürlüğe eriştiler; ancak mesafe de 55 milyon ışık yılı olunca bir miktar bulanıklık kaçınılmaz oluyor. Şu anda elde edebileceğimiz en yüksek çözünürlükteki fotoğraf bile, yeterince büyütülecek olursa bulanıklaşacaktır. Burada olan da kabaca budur. Böyle düşününce, başarının baş döndürücülüğü ortada.
Bir diğer nokta, Einstein’ın Görelilik Teorisi’nin zorlu bir testi bir kez daha başarıyla geçmesi oldu. Yazıda da sözünü ettiğimiz gibi teori, bu cisimlerin olması gerektiğini söylüyordu. Şimdi, onların var olduğundan eminiz.

Bu bulguyu bu kadar önemli kılan bir diğer nedense, daha önceden asla göremeyeceğimizi düşündüğümüz bir gök cismini ilk defa görmeyi başarıyor olmamız. Karadeliklerin fotoğrafını çekebiliyor olmak, astrofiziğin yepyeni ufuklara yelken açmasını mümkün kılacak. Böylece teorilerimizi daha kolay test edecek, Evren’in doğasına dair hatalı varsayımlardan daha çabuk uzaklaşabileceğiz.

Günümüzde halen karadeliklerle ilgili bilinmeyen çok fazla detay mevcut. Örneğin bir cisim karadeliklerin içine düştüğünde ne oluyor? Evren’in oluşumunda karadelik-benzeri yapıların bir rolü olabilir mi? Elde ettiğimiz fotoğraftaki birikim diski neden düzensiz yapıda? Bu sorular, astrofizik ve astronomi bilimleri tarafından halen araştırılan aktif çalışma sahalarıdır. Bu yazının okurlarından bir veya birkaçının bu sorulardan bazılarına yanıt verdiği günleri görmek umuduyla…

https://www.birgun.net/haber-detay/ilk-defa-goruntulenen-karadelik-neden-onemli.html



Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   1   [2] 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Benzer konu yok
Etiketler   Karadelikler.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS