SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 5 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   2   3   4   [5] 
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
tekyoldevrim
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 17.12.2013
İleti Sayısı: 212
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: tekyoldevrim
Cevap Tarihi: 25.01.2015- 21:07


Alıntı Çizelgesi: proletersosyalist yazmış

Bazı arkadaşlar her ne kadar Stalinizm diye bir şey yok, Stalin'in teorik anlamda getirdiği bir yenilik yok dese de Stalinizm de vardır, Stalin'in teorik anlamda getirdiği yenilikleri veya revizyonları da.

Stalin'in teorik katkılarını(?) üç başlık altında toplayabiliriz;

1) Tek ülkede komünizmin alt evresinin uygulanabilirliği(sosyalizm), üst evresine de geçilebileceği

2) Komünizme gidişte ekonomik determinist bakış açısını hakim kılma buna paralel olarak sönümlenen devlet yerine gitgide güçlenen devlet düşüncesi

3) Aşırı katı merkezi örgüt

Bu üç maddeyi açarsak; birincisi Marx, Engels ve Lenin'de sosyalizm komünizmin alt evresidir(stalin bu noktada onlardan ayrışmıyor) ve uluslararası bir sistemdir(işte ayrışılan nokta). Onlara göre meta üretiminin kalktığı, piyasanın ve sermaye ilişkilerinin olmadığı, kent-kır ve kafa-kol emeği çelişkilerinin yok olduğu, paranın kullanımdan kalktığı bir düzen ancak uluslararası bir alanda inşa edilebilir. Tek ülkede diğer ülkelerden yalıtık bir şekilde böyle bir düzenin inşa edilebileceği kesinlikle düşüncelerinde yoktur. Stalin ise tek ülkede sosyalizmin kurulabileceğini iddia etmiş ve sonrasında kurulduğunu, sınıflı toplumun ortadan kalktığını iddia etmiş daha sonrasında ise üst evreye geçiş için çalışmaları başlatmıştır.

.




Buradaki yorumlarda yanlış olan ne? Sosyalizm komünizmin alt evresidir, devletsizdir ve tek ülkede gerçekleşmez. İsterseniz komünizmin birinci evresine sosyalizm demeyin, o zaman   komünizmin birinci evresinin tek ülkede gerçekleşmeyeceği sonucuna varırız. Stalin sınıfları ortadan kaldırarak sosyalizmi kurduklarını söylüyor. Stalin'in sosyalizm dediği düzen komünizmin birinci evresi değil de, kuruculuk dönemi ise, o zaman komünizmin de tek ülkede kurulacağını söylemesi komünizmin birinci aşamasının tek ülkede gerçekleştirilebileceği anlamına gelir. Bunun da yanlış olduğu aşikar. Hadi sosyalizmin hangi sürecin adı olduğu konusunda bir anlaşmazlık var, bu da mı yanlış? Adına ister sosyalizm deyin, isterseniz komünizmin birinci aşaması bu dönem tek ülkede gerçekleşemez. Stalin'in bu konudaki iddiaları tamamen yanlıştır.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
spartakus
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 23.11.2013
İleti Sayısı: 624
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: spartakus
Cevap Tarihi: 26.01.2015- 13:49


Komünizm tek ülkede olmaz   ama tek ülkede komünizme gidilebilir. Bu konuda devrimler yapılabilir ve komünizme yaklaşılabilir.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
tekyoldevrim
[ .... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 17.12.2013
İleti Sayısı: 212
Konum: Gizli
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: tekyoldevrim
Cevap Tarihi: 26.01.2015- 20:06


Alıntı Çizelgesi: spartakus yazmış

Komünizm tek ülkede olmaz   ama tek ülkede komünizme gidilebilir. Bu konuda devrimler yapılabilir ve komünizme yaklaşılabilir.



Stalin öyle söylemiyor, tek ülkede komünizmin olacağını söylüyor.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.516
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür edildi.
27 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 27.01.2015- 00:16


Alıntı Çizelgesi: tekyoldevrim yazmış

Alıntı Çizelgesi: proletersosyalist yazmış

Bazı arkadaşlar her ne kadar Stalinizm diye bir şey yok, Stalin'in teorik anlamda getirdiği bir yenilik yok dese de Stalinizm de vardır, Stalin'in teorik anlamda getirdiği yenilikleri veya revizyonları da.

Stalin'in teorik katkılarını(?) üç başlık altında toplayabiliriz;

1) Tek ülkede komünizmin alt evresinin uygulanabilirliği(sosyalizm), üst evresine de geçilebileceği

2) Komünizme gidişte ekonomik determinist bakış açısını hakim kılma buna paralel olarak sönümlenen devlet yerine gitgide güçlenen devlet düşüncesi

3) Aşırı katı merkezi örgüt

Bu üç maddeyi açarsak; birincisi Marx, Engels ve Lenin'de sosyalizm komünizmin alt evresidir(stalin bu noktada onlardan ayrışmıyor) ve uluslararası bir sistemdir(işte ayrışılan nokta). Onlara göre meta üretiminin kalktığı, piyasanın ve sermaye ilişkilerinin olmadığı, kent-kır ve kafa-kol emeği çelişkilerinin yok olduğu, paranın kullanımdan kalktığı bir düzen ancak uluslararası bir alanda inşa edilebilir. Tek ülkede diğer ülkelerden yalıtık bir şekilde böyle bir düzenin inşa edilebileceği kesinlikle düşüncelerinde yoktur. Stalin ise tek ülkede sosyalizmin kurulabileceğini iddia etmiş ve sonrasında kurulduğunu, sınıflı toplumun ortadan kalktığını iddia etmiş daha sonrasında ise üst evreye geçiş için çalışmaları başlatmıştır.

.




Buradaki yorumlarda yanlış olan ne? Sosyalizm komünizmin alt evresidir, devletsizdir ve tek ülkede gerçekleşmez. İsterseniz komünizmin birinci evresine sosyalizm demeyin, o zaman   komünizmin birinci evresinin tek ülkede gerçekleşmeyeceği sonucuna varırız. Stalin sınıfları ortadan kaldırarak sosyalizmi kurduklarını söylüyor. Stalin'in sosyalizm dediği düzen komünizmin birinci evresi değil de, kuruculuk dönemi ise, o zaman komünizmin de tek ülkede kurulacağını söylemesi komünizmin birinci aşamasının tek ülkede gerçekleştirilebileceği anlamına gelir. Bunun da yanlış olduğu aşikar. Hadi sosyalizmin hangi sürecin adı olduğu konusunda bir anlaşmazlık var, bu da mı yanlış? Adına ister sosyalizm deyin, isterseniz komünizmin birinci aşaması bu dönem tek ülkede gerçekleşemez. Stalin'in bu konudaki iddiaları tamamen yanlıştır.



Buradaki yanlış kapitalizmden komünizmin üst evresine kadar olan süreci çok fazla kategorize ederek, devrimden sonraki reel sürece uygulama zorluğu çekimemizden kaynaklanıyor. Buna ek olarak, Türkiye'de 12 eylül yenilgisi yaşayan solun reel sosyalizmin çözülüşünden sonra yılgınlığa ve umutsuzluğa düşmesi, siyasi devrim perspektifinden uzaklaşması ve liberal saflara savrulmanın gerekçesi olarak ''zaten tek ülkede sosyalizm olmaz'' önermesine sarılmasıdır. Tek ülkede sosyalizm olmazsa, sosyalizm gelişmiş ülkelerde olacak ve oradan başlayacaksa o zaman verili koşullar içinde sistemin demokratikleşmesi ve özgürlüklerin genişlemesi için mücadele etmek yeğlenecektir. Solun içinden çıkıp liberalizme savrulanların durumu en ileri yorumla budur denilebilir. Aynı şekilde keskin solcu görünümünde olup, ''tek ülkede sosyalizm olmaz''a sarılanların da durumu farklı değildir. Bu ''olmazlık'' siyasal devrim perspektifinin yitirilmiş olmasıdır.

''Tek ülkede sosyalizm olmaz'' konusu SSCB deneyiminden sonra sadece teorik bir tartışma olmaktan çıkmıştır derken, bu konu devrimden sonra nelerin yapılıp, nelerin yapılamayacağı, sovyetlerin ( Stalin döneminin) neler yaptığı ve neler yapmak istediğiyle ilintilidir. Tabi, sosyalizmin ne olduğunu konusunun da bu tartışmada öneminin belirleyiciliği var.

Marks'ın böyle bir nitelemesi olmamasına rağmen sosyalizmi komünizmin birinci aşaması olarak aldığımızda, Lenin bu aşamanın devletli olduğu saptamasını yapıyor. ( Devlet ve Devrim'de, burjuva hak'tan yola çıkıp burjuva hukuk yorumu yapıyor ve oradan komünizmin birinci aşamasının devletli olduğu sonucuna varıyor.) Stalin'in söylemleri bu yüzden Leninizme yakın. Yanlış değil. Stalin'in 36'daki söylemlerinin hiç bir yanlış tarafı yok. Orada teorik bir tartışma veya betimleme yok. Orada komünizmin altyapısı olacak olan ekonomik değişimlerin-toplumsal değişimlerin-devrimci dönşümlerin altyapısından söz ediyor. Oradaki konuşmalar bu perspektiften değerlendirilmelidir. Sınıflar ortadan kalkmıştır denilirken sömürücü sınıflar ( burjuvazi ve zengin köylülük) dan söz ediliyor. İşçi sınıfı ve köylülük hala duruyor. Stalin bunu çeşitli zamanlarda söylüyor, son yazılarında 1951'de bile söylüyor. Bu yüzden 'sınıflar ortadan kalkmıştır'' ifadesini doğru okumak gerekiyor.

Sosyalizmi kurduk, komünizme geçeceğiz sözü de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Üretimin burjuva hak sınırlarını gereksizleştirecek bir aşamaya getirilmesi hedefine neden muhalefet ederiz, anlamak güç. Ekonomide büyük bir güç olduk, ama hala eksiklerimiz var, beşinci planla birlikte komünizme geçişin altyapı olan üretim artışını hedefleyeceğiz demenin nesi yanlış.   Stalin Sovyet sosyalizmini bir yerlerden almış ve bir yerlere götürüyor. Beş yıllık planlarla önüne hedefler koyuyor. Sınıfları ortadan kaldırıyor, üretimi arttırıyor ve daha da arttırmanın planlarını yapıyor. Burada yanlış olan ne? Sosyalizm'i komünizmin birinci aşaması olarak alacaksak, Lenin -doğru, yanlış- o aşamayı devletli olarak niteliyor. Stalin de o aşamayı hedeflediğini söylüyor. Ve bunu yaparken teorik bir tartışmanın içinde değil. Altyapıdan, ekonomiden, üretimden söz ediyor.

Sonuç olarak şunu söylemek lazım. Stalin Sovyet sosyalizminin Lenin'den sonraki en önemli sürdürücüsüdür. Hataları da olabilir, böyle zor bir süreçte hata yapmamak mümkün değildir, hataları da olmuştur, ama kişisel görüşüm, Stalin'e en çok yüklenilen konular Stalin'in belki de en haklı olduğu konulardır.

Şu sorulabilir; bu konuda sosyalizm ve komünizm kavramları bu kadar flu bir şekilde kullanılmalı mıydı? Bu konuda adını şimdi çıkartamadığım bir yazar ( Carr ya da Liebman olabilir) farklı ve ilginç bir yorumda bulunarak, sosyalizmi kurduk, komünizme yürüyoruz mealindeki anlatımın dahice bir söylem olduğunu, devrimin heyecanının düştüğü bir dönemde kitleleri heyecanlandıracak ve onlara enerji verecek bböyle bir söyleme ihtiyaç olduğunun altını çiziyor. Almanya'da faşizmin yükselişe geçtiği ve   faşizmin eninde sonunda Sovyetlere saldıracağı düşünüldüğünde çok da haksız bir sav değil.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
bedrettin
[ ..... ]

Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 30.08.2013
İleti Sayısı: 907
Konum: Trabzon
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder


Cevap Yazan: bedrettin
Cevap Tarihi: 27.01.2015- 23:07


Alıntı Çizelgesi: melnur yazmış

Şu sorulabilir; bu konuda sosyalizm ve komünizm kavramları bu kadar flu bir şekilde kullanılmalı mıydı? Bu konuda adını şimdi çıkartamadığım bir yazar ( Carr ya da Liebman olabilir) farklı ve ilginç bir yorumda bulunarak, sosyalizmi kurduk, komünizme yürüyoruz mealindeki anlatımın dahice bir söylem olduğunu, devrimin heyecanının düştüğü bir dönemde kitleleri heyecanlandıracak ve onlara enerji verecek bböyle bir söyleme ihtiyaç olduğunun altını çiziyor. Almanya'da faşizmin yükselişe geçtiği ve   faşizmin eninde sonunda Sovyetlere saldıracağı düşünüldüğünde çok da haksız bir sav değil.



Çok farklı bir yorum olmuş.Öyleyse, bence de dahice bir buluş:)



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.516
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür edildi.
27 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 26.07.2015- 02:18


Stalin konusunda çok şey söylenebilir, söyleniyor da, ama Stalin denilince aklımıza gelmesi gereken sosyalist mücadele konusunda gereken iradeyi her koşulda gösterebilmiş olmasıdır. Kim söylemiş şimdi çıkartamıyorum ama, Stalin'den sonra bir Stalin daha olabilseydi SSCB yıkılmazd, hiç bir koşulda Sovyetler Birliği bu hale düşmezdi. Stalin sonrasındaki liderler çapsızdı, inançsızdı, zamanla güvenlerini de yitirdiler. Stalin'in ( SBKP'nin) belki de en önemli hatası kendisinden sonra geleceklerin sistemi sürdürebilecek beceri ve donanımda olabilmelerini sağlayamamaktır. SBKP Stalin sonrası Stalin'ler hazırlayabilmeliydi. Çözülüş konusunda Sovyetlere yapılabilecek eleştirilerden bence en başa yazılması gereken bu.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.516
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür edildi.
27 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 17.11.2020- 03:57


Komünizmi sadece sınıfların ortadan kaldırılması olarak aldığımızda ki, bu başlıkta sanırım böyle bir örnekleme de var, tek ülkede -bu anlamda- bir komünizm kurulabilir mi, oluşturulabilir mi, mümkün müdür böyle bir şey sorusuna ''hayır mümkün değildir'' diye yanıt vermek çok aceleci bir yanıt değil mi?

Bence olabilir, neden olmasın?

Komünizmi sadece sınıfların ortadan kaldırılması olarak aldığımızda emperyalizmin egemenliğini sürdürdüğü bir dünyada bile sınıfsız bir devlete ulaşabilmek ve böyle bir kuruculuk mücadelesini savunmak mümkündür.

Sanırım ''hayır mümkün değildir'' yanıtı, sınıfsızlığı doğrudan devletin varlığı ile ilişkilendirmek nedeniyle ileri sürülüyor. ''Devletin varlığı sınıfları gerektirdiğinden sınıfsızlık da devletsiz bir yapı gerektirir'' şeklinde otomatik bir akıl yürütmeye bağlanıyor ve bu yanıt da bu akıl yürütme nedeniyle ortaya çıkıyor. Kurulan mantık doğru değil. Çünkü günümüzde devlet konusuna ilişkin yetersiz bilgiden kaynaklanıyor; diye düşünüyorum.

Bir kere devlet için ''proletaryanın ihtiyaç duyduğu koşullarda devam edecek-etmeli'' ilkesini dışta tutmamak gerek. ( Engels'in saptaması.) Emperyalist kuşatma varsa, toplum aracısız bir şekilde kendini yönetemiyorsa, köyle kent arasındaki çelişkiler ortadan kalkmamışsa ve üretim komünist bir toplumu ortaya çıkartacak bir bolluk seviyesinde değilse...-sınıfsızlık sağlanmış olsa bile devlet ortadan kalkmaz. Kalkamaz. Devletin ortadan kalkmadığı bir topluma da marksist jargonda komünizm denmez. Ne var ki,   tek ülkede komünizm olur mu olmaz mı sorusu sadece sınıfsızlık bağlamında soruluyorsa, buna ''hayır'' yanıtını vermek biraz aceleci ve üzerinde çok düşünülmeden verilmiş bir yanıt olur, gibi geliyor bana.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 8.516
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

34 kere teşekkür edildi.
27 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 20.11.2020- 09:42


Biraz daha açıklık getirilebilir bu konuya, şöyle ki,   sınıfların varlığı devletin varlığı ile doğrudan ilişkilidir. Devletin ortaya çıkışı artı ürünün ve dolayısıyla sınıfların ortaya çıkışıyla da ilişkili. Ama günümüz (modern) devletin özü de sınıfsallık olmasına rağmen sadece ''bir baskı mekanizması'' olması değildir. Devlet aynı zamanda bir toplumsal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan tarihsel bir araçtır aynı zamanda.   Ortadan kalkması, sönümlenmesi için birtakım koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Evet, sınıfların ortadan kaldırılması gerekir ama, daha çok sınıfları ortaya çıkartan koşulların ortadan kaldırılması gerekir. Büyük burjuvaziyi ve küçük burjuvaziyi ortadan kaldırmak ve hatta meta sistemini bile minimal bir hale getirmek kuruculuk döneminin önceliğidir. Ama insanın kendini aracısız yönetebilmesi ve köyle kent arasındaki çelişkilerin sonlandırılması çok daha uzun bir süreç gerektirecektir. Bu yüzden sınıfların salt fiziki varlıklarının sonlandırılması devletsiz bir yapının kurulabilmesi için yeterli değildir ve başka bir deyişle sınıfların fiziki varlığını sonlandırmak   devletin sönümlenmesi ve ortadan kalkması anlamına gelmez.

Dolayısıyla tek ülkede sosyalizm (kuruculuk) zordur ama mümkündür. Ve komünist ideolojinin nihai hedefi olan enternasyonal dünya toplumu için de bir zorunlu uğraktır. Ulusal ölçekte bir devrim perspektifine sahip olmadan, bu konuyu içtenlikle savunmadan, bu konuda uygun siyasetler oluşturmadan ve geliştirmeden ''tek ülkede sosyalizm olmaz'' lafazanlığı ve enternasyonalizm zevzeklikleri gerçekte ya bilinçsizce anti-komünizme savrulmak ya da bilinçli bir tercih olarak ulusal ve hatta uluslar arası düzeyde   burjuvazinin çıkarlarının yanında yer almaktır.

Konu başlığına bağlanacaksak, bu saptamalar ışığında Stalin'in devrimden sonraki genel   doğrultusunun ve siyasi mücadelesinin doğru olduğunun altını çizmek gerekiyor.




Bu ileti en son melnur tarafından 20.11.2020- 09:51 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 5 Sayfa:   Sayfa:   «ilk   <   2   3   4   [5] 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Anti-Stalinizm. melnur 4 1221 21.11.2018- 22:20
Konu Klasör Sol nedir, sosyalizm nedir? melnur 3 7872 04.11.2020- 01:24
Konu Klasör Sınıf nedir, sınıf bilinci nedir? ayhan 3 8261 19.10.2014- 19:21
Konu Klasör BDD ve DHD nedir? melnur 2 4101 28.10.2020- 21:54
Konu Klasör Devlet nedir melnur 22 5314 10.02.2020- 05:32
Etiketler   Stalinizm,   Nedir
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS