SolPaylaşım  
Ana Sayfa  |  Yönetim Paneli  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
OTURUYORSAN KALK; AYAKTAYSAN YÜRÜ; YÜRÜYORSAN KOŞ!
Yurt ve dünya sorunlarına soldan bakan dostlar HOŞGELDİNİZ .Foruma etkin katılım yapabilmeniz için KAYIT olmalısınız.
Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 
Umut İLERİ nam-ı diğer VEDA...           (gösterim sayısı: 1.210)
Yazan Konu içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

36 kere teşekkür etti.
50 kere teşekkür edildi.
Konu Yazan: melnur
Konu Tarihi: 28.08.2023- 17:16


Solplatform'da VEDA olarak yeterince deşifre olmuştu, inandırıcılığı da kalmamıştı. Siteyi uzun zamandır kapalı tutuyor, daha önce orada yazılmış olanları da şimdi face sayfalarında Umut İleri adıyla yazıyor. Bizim burayı da boş geçmiyor. Okuyor, çoğu kez okuduğunu anlamıyor, hakaretlerle, her zamanki gibi yalan dolanlarla ve anlamsız laf salatasıyla bir şeyler yazıp çiziyor. Üzücü olan da aralarında saygın gördüğüm insanların bu adamın laf larmaşasını bir şey sanıp beğeni atması. Gerçekten üzücü, bu adam bu hallere çok alıştırmış kendini, bir zamanlar da şimdi sürekli eleştirdiği HDP'yi savunur, kuyrukçuluk yapar, UKKTH örnekleriyle ayrı devlet kurulmasından söz ederdi. Ama ne olduysa, HDP AKP karşıtı konuma geçince VEDA da, yani face'teki adıyla UMUT İLERİ ''sen mi AKP'nin karşısında CHP ile aynı safa geçersin'' refleksiyle HDP karşıtlığına başladı. Kısaca dün de AKP yanlısıydı, bugün de öyle. Dün de Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıydı bugün de...

Açıkçası solpaylaşıma yazacak konu bulmakta zorlanıyordum, kendisi başlattı. Hiç isim vermeden brtakım eleştirilerde bulunduğumda hemen kendini tanıyor. Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı diyorum, isim vermiyorum, hemen de anlıyor, ''o benim'' diyor ve başlıyor okuyup da anlamadığı konuya yanıt vermeye: Face'te son yazısı şöyle:

''Sol paylaşım Sitesi Sahibi Melnur da beni Liberal olmakla itham etmiş.
Gerekçesi ise, Ben Atatürk'e ve Cumhuriyetin Kazanımlarına karşıymışım.
Liberallerde bunlara karşıymış.
O zaman ben Liberalmişim.
Hep söylüyorum, kafanın içi boşsa, gerisi nafile!
Adamda ki mantık bu.
Ama hoş görmek gerek, Beyin ancak bu kadarına izin veriyor.
Sürekli hemen her yazımda dile getirdiğim, ne yazık ki bu ülkede Siyasetin, Liberallerle, Ulusalcılar arasında sıkışıp kalmış olması.
Bu iki akım aslında, birbirinden beslenen iki akım.
Birinin Liberal söylemlerine, özellikle içi boş, sınıfsal özünden soyutlanmış DEMOKRASİ, HERKESE DEMOKRASİ söylemlerine karşı çıktığımızda hemen bizi ULUSALCI olmakla itham ediyorlar.
Diğer taraftan, Mustafa Kemal ve Cumhuriyetin Kazanımları konusunda getirdiğimiz eleştirilere karşın ise yafta hazır, SEN LİBERALSİN.
Oysa baktığımız da bu iki birbirine karşıt gibi görünen akımın pek çok ortak yönü var.
Her iki akımda Düzen Partilerinden beklenti içerisinde, Düzen Partilerinin KUYRUĞUNA takılmış durumdalar.
Her iki kesimin de DEMOKRASİ konusunda düşünceleri, pek çok noktada ortaklaşıyor.
Bu melnur'un Seçim sürecinde yazdıklarına bakınca, CHP kuyrukçuluğunun nerelere vardığını görürsünüz.
Bu aklı evvele göre, Sosyalistler, Düzen Partilerinin bir kesimi ile ittifak yapabilirler.
Kimler bunlar, Millet İttifakı adı altında bir araya gelmiş altı SAĞ Parti.
CHP, İYİP, DEVA, GELECEK, SAADET, DEMOKRAT Partiler.
Evet Melnur Efendinin DEMOKRASİ beklediği Partiler bunlar.
Bunlar Melnur'a göre Ülkeye "DEMOKRASİ" getirecekler.
Artık şunu iyicene kafanıza sokun!
Siyasetin bu denli SAĞCILAŞTIĞI, GERİCİLEŞTİĞİ bu durumda, Kapitalizmin bu evresine uygun olarak, bu baskı düzenine karşı tek alternatif Demokrasi, Proleter Demokraisidir.
Tüm bunların amacı, Sosyalistleri, Komünistleri Düzen Siyaseti içerisine çekmektir.''


Sadece   okunup da VEDA yani UMUT ileri tarafından (her zamanki gibi) anlaşılamayan yazı ve yanıtı bizi iki gün idare edecektir. Bir boşluk anında ciddiye alacağım ve bu samimiyetsiz, yalancı, riyakar, ego tatmini peşinde koşmaktan başka hiçbir özelliği olmayan,ve ayrıca bu ülkeye, aydınlanmaya, anadolu devrimlerine tipik bir gerici gibi düşman olan bu kişiyi burada face'teki dostlara tanıtmaya çalışacağım.

Not: Samimiyetsiz, riyakar, yalancı, ego tatmini diyorum ve onun yaptığı gibi hakaret etmiyorum, bu söylediklerimi inkar etsin, ben böyle biri değilim desin, hemen buradaki ve şimdi kapalı olan sollatformdaki yazılarıyla kanıtlayacağım.

Sonu yok, devam edecek :)



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.08.2023- 00:24


Bu kez de bu başlığı görünce hem paniklemiş ve hem de saçmalıklarına devam etmiş. Hala ''sen busun şusun'' deyip duruyo. Bir tane açıklama yok. Yazının bir yerinde de benim Perincek'in yolundan gitiğimi yazmış. Sonra da ''Periçeki savunduğun yazılardan da örnekler versene.'' demiş :) Paniklemenin böylesi. Ne söylediğinin farkında da değil. Bana yine neofaşist demiş. Hadi bir açıkla? Benim Perincek2i savunduğum tek bir yazıyı göster.

Solplatform'u maliyetli olduğu için kapatmış da, yazdıklarının hepsinin arkasında duruyormuş. Hepsine sıra gelecek de madem öyle şu ''TKP'nin burjuvaziden icazet aldığı'' konuyu bir daha yorumlasa da öğrensek. Hani tarihsel TKP'nin tüzüğünde proleter diktatörlük yazıyormuş da, SİP-TKP'nin tüzüğünde yazmıyormuş falan :)

Neyse, hepsine sıra gelecek. Hiç hakaret etmeyeceğim. Bu adamın hiçbir zaman söyleyecek sözü de olmadı. Sıkışınca ya forumundan gönderirdi ya da şimdi de yaptığı gibi hakaret ederdi. Panikleyince aynen öyle yapmış. İşte bu adamın en son panik yazısı:

''Bugüne kadar Sol Paylaşım Sitesinin Sahibi, Perinçek Artığı Melnurun adını artık vereceğim.
Herkes bilsin, bu NEOFAŞİST,   Facebook ta Ömer Marev ismiyle yazıyor.
Aman dikkat edin bu NEOFAŞİSTİN yanında sakın, Doğu Perinçeki kötülemeyin, hele hele ona Ajan hiç demeyin.
Bu adamın, Komünistlikle uzak, yakın ilişkisi yok.
Tam bir Nasyonal Komünist.
İlk zamanlar, Perinçekin yolundan gidiyordu, sonra Okuyan TKP li oldu.
TKP nin Düzen muhalefetine karşı duyduğu tepkiyle, Muhalefete, muhalefet yapılmaz diyerek TKP den istifa etti.
Şimdilerde TİP in kapısında YALANIYOR.
Evet önceleri, Solplatform diye bir internet sitemiz vardı.
Ancak maliyeti çok yüklü olunca, sonuçta emekli olduğum için kapatmak zorunda kaldım.
Zaten oradaki paylaşımları, burada da yapıyordum.
Orada yazdığım tüm yazılarımın ardındayım.
Ben orada UKKTH nı savunurken, şimdi savunmuyormuşum.
İşte bilmediği nokta, yada anlamadığı.
Ben UKKTH yi amasız, fakatsız yine savunuyorum.
Ama bu Kürt Hareketini, HDP yi eleştirmeyeceğim anlamına gelmez.
Ama işte daha öncede yazdığım gibi,   zavallının Beyni ancak bu kadarına izin veriyor.
Evet Ömer Marev Efendi, hadi bakalım.
Periçeki savunduğun yazılardan da örnekler versene.
Biz Perinçeke AJAN dediğimiz için, sitende bize saldırmadın mı?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 29.08.2023- 08:36


Bu başlık bu samiyetsiz, yalancı ve iki yüzlü olmaktan hiç rahatsızlık duymayan ve önce solplatform başta olmak üzere dğer sözde sosyalist ve dahi enternasyonal forumlarda   ve sonra da özellikle facebook'taki yazıp çizdikleriyle yalan söylemekten, hakaretler etmekten, iki yüzlü olmaktan ve samimiyetsizlikten başka hiçbir özelliği olmayan, arada unutulmasın, bu coğrafyada tarihsel ve toplumsal anlamda ilerici, devrimci her gelişmeye düşman olan, bu düşmanlığı M.Kemal Atatürk, cumhuriyet ve kazanımlarına kadar uzatan ve bir trollük peşinde koşan bu şahsın ne olduğu iyice anlaşılsın diye açtım. Hakaretleri ve küfürbazlığı öteden beri biliniyor zaten, bakın, samimiyetsiz dedim, yalancı, iki yüzlü dedim, ego tatmini yapan ve trollük peşinde koşan biri dedim, itiraz bile etmedi, edemedi. Biliyor ki, onun yaptığı gibi içi boş hakaret ve küfürbazlık değil bu söylediklerim, anında yazıp çizdikleri ve yaptıklarıyla hemen kanıtlanabilir olması nedeniyle söylüyorum.

Basit bir örnek vereyim, benim önce Perincekçi olduğumu ( Perincek artığı diyor) ve sonra TKP'li olduğumu söylüyor, TKP CHP'ye oy vermediği için TKP'yi bıraktıımı..-falan filan. Her sözü bir yalan ve bir iftiradır. Hakaret ve küfür ederek karşısındakini kendni eleştirmekten vazgeçirmeye çalışır. Başka bir şey de gelmez elinden. Ya tartışmayı bırakıp kaçar, ya da ''siz bilmiyorsunuz'' deyip yine kaçar.

İlk ve son kez yazıyorum, (sonra asıl konulara geçeceğim), hayatımın hiçbir döneminde Perincekçi olmadım. Perincek'in sol siyasal mücadele tarihi içinden gelmesini, bu bağlamda solcu olmasını, bu solculuğun ona siyaset arenasında doğru bir siyasal konumlanış vermeyeceğini söyledim ve bu sözlerim halen burada, solpaylaşım'da mevcuttur. Ona faşist diyerek, ajan diyerek bir siyasal eleştiride bulunmuyoruz. Perincek siyasetinin içyüzünü, ne olduğunu, Perincek'in siyasal alanda neyi savunduğunu anlayıp yazmak ve karşı çıkmanın çok daha doğru bir eleştiri olacağını da yazdım. Ve ilginçtir o dönemlerde sanki bizleri okumuş gibi Metin Çulhaoğlu hocamız da ajan yakıştırmaları yerine Perincek'in savunduklarının eleştirilmesinin bu sözlerden çok daha etkileyici olabileceği konusunda bir yazı yazmıştı. Hangi başlık altına aldım, şimdi çıkartamam ama Perincek olayı böyle.   Bu yüzden iki yüzlüdür, yalancıdır, ki çok daha somut örneklerini burada vereceğim. Bu adamın trollüklerinin haddi hesabı yok.

Kısaca özetlemek gerekirse bu adamın en önemli ve değişmez özelliği bu samimiyetsizliği, bu yalancı ve iki yüzlülüğü, hakaret ve iftira etmekten başka hiçbir becerisinin(!) olmadığı ve tipik bir cumhuriyet düşmanı gibi, bir gerici gibi, Atatürk, Cumhuriyet, ve kazanımlarına karşı düşmanlığı (eleştiriden söz etmiyorum, düşmanlık diyorum) ve iktidara geldiği günden beri dolaylı dolaysız bir gizli AKP'ciliği.... Burada bunları yazacağım, hiç hakaret etmeden bu adamın yüzüne taktığı, takmaya çalıştığı ''enternasyonal komünist'' maskesini indirmeye çalışacağım. Çünkü   o gerici düşüncelerini, bu ülkenin ilerici damarına düşmanlığını sosyalizm, komünizm, enternasyonalizm'miş gibi pazarlamaya çalışan zararlı biri...

Dolayısıyla, fırsat buldukça, yorum sıkıntısı çektikçe bu konularda içi dolu, kanıtlı yorumlar yazıp, bilgiler vererek bu UMUT İLERİ ve nam-ı diğer VEDA olarak bilinen şahsın   aslında ne olup ne olmadığına ilişkin karalamalar...-yararlanacaklar çıkacaktır, eminim.



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 30.08.2023- 09:47


Başlayalım; bu arkadaş facebook öncesi, daha doğrusu Solplatform açıkken ve Kürt hareketi de yükseliş sürecindeyken farklı bir yüz'le karşımıza çıkardı. Liberallerin öncülüğünde AKP HDP işbirliği ülkeye demokrasi ve özgürlük getirecekti, beklentiler buydu. O dönem bu adamın tam da kuyrukçuluk yaptığı bir dönemdi. Kuyrukçuluğu farklı kılmak için pekçok argümanlara sarılırdı. '' Sosyalist partiler çok güçlü değil, demokrasi ve özgürlük için mücadele edilmeli'' bunlardan biriydi. UKKTH başka bir argümandı. Kitaplardan okuyarak değil, kesinlikle değil, kitaplarla arası iyi değildir, internette gezinir, troçkist sitelere uğrar, libral söylemlere sözde sol-enternasyonalist kılıflar giydirmeye çalışır ve ego tatminini bu yolla sağlardı. Milliyetçi gençlerden aldığı ''teşekkürler Veda abi'' sözü herhalde hoşuna giderdi. Şimdilerde bakmayın o keskin enternasyonalist komünist pozlarına, o zamanlar işi ''Hadi oylar HDP'ye'' kadar vardırırdı. Nedenini, niçinini kuyrukçuluğuna bağlardım ama şimdilerde yanıldığımı da anlıyorum, kuyrukçuluğunun nedeni kesinlikle Kürt hareketinin baskılarla karşılaşması, ezilmişliği, solcuların ezilmişlerden yana çıkma zorunluluğu falan değildi. Elimdeki veriler yeterli gelmiyordu ama solplatform'u dışarı kapatıp, orada yazılanları bilerek, seçerek face'e aktarmaya başlamasıyla birlikte ve ülkedeki karanlığın daha da koyulaşmaya başladığı süreçte yazıp çizilenlere bakıldığında bir gerçeği fark etmiştim. Bu adam AKİT'in, Hüda par'ın sol söylemili bir versiyonundan başka bir şey değildi. Türkiye, Türk, Ay yıldızlı bayrak, Atatürk, Cumhuriyet ve kazanımlarına düşmanlık başka türlü açıklanamazdı. Bu adamda her şey değişiyor ama değişmeyen tek şey bu düşmanlığıydı, Bakın bugün 30 ağustos normalde ''hadi neo-faşistler komutanınıza saygılarınızı gösterin'' diye içindeki kin'i ve düşmanlığı sözcüklere dökmesi gerekirdi ama her zaman yaptığını bu kez yapmıyorsa, sanırım bu kadar deşifre olmayı istememesindendir.

Kısaca bu adama hiçbir zaman liberal falan demedim. Öyle söylüyor ya:''Sol paylaşım Sitesi Sahibi Melnur da beni Liberal olmakla itham etmiş.
Gerekçesi ise, Ben Atatürk'e ve Cumhuriyetin Kazanımlarına karşıymışım.
Liberallerde bunlara karşıymış.
O zaman ben Liberalmişim.
Hep söylüyorum, kafanın içi boşsa, gerisi nafile!
Adamda ki mantık bu.
Ama hoş görmek gerek, Beyin ancak bu kadarına izin veriyor.
Sürekli hemen her yazımda dile getirdiğim, ne yazık ki bu ülkede Siyasetin, Liberallerle, Ulusalcılar arasında sıkışıp kalmış olması.
Bu iki akım aslında, birbirinden beslenen iki akım.


Çirkefliğini, hakaret ve küfürbazlığını bir kenara koyduğumuzda sürekli yalan söylüyor ( çok somut ve iki yüzlü yanını daha sonra açıklayacağım, bu adamın face'te tanınması gerekiyor) sürekli okuduğunu çarpıtıyor veya belki de gerçekten anlamıyor. Okuduğunu anlamıyor bu adam. Mantığı, yazış biçimi de bir ilkokul öğrencisi gibi. ( Hacettepe Üniversitesi'ni kullanıyor ama, bu bile bana inandırıcı gelmiyor. Açarız.)) Daha önce de söylemiştim, yazdıklarının çoğu bir ilokul öğrencisinin kompozisyon değerinde bile değil. Mantığa bakın; Liberaller Atatürk'ü eleştirirlermiş, Umut İleri-Veda da eleştiriyormuş, o halde liberalmiş. Böyle söylüyormuşum. Böyle bir mantık yürütüyormuşum.

Yine yalan, yine çarpıtma ve yine anlamama modu...

Kuyrukçu diyordum önceleri, 12 eylül referandumunda bile AKP'nin karşısına geçememiş, Kürt hareketinin yakındığı YANLIŞ tavrı takınarak   boykot tarafında yer aldığını söylemişti. Söylemişti diyorum, artık buna bile inanmıyorum. Belki de gizli AKPciliğini referandumda evet'le sonlandrmıştır; olamaz mı?

21 yıldır cumhuriyet düşmanı bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Ülke her geçen gün daha da karanlıklara bürünüyorç Sıradan bir solcunun bile böyle bir sürece karşt olması beklenmez mi? Ama yok, bu adamda SOLplatform açıkken de, Kürt hareketi yükselişteyken de, devlet bir sınıfın devletinin ötesine geçip parti devletine dönüşmüşken ve ülke cemaat ve tarikatlarla yönetilir hale geldikten ve dahası Kürt hareketine ( yasal olan partiden, HDP'den söz ediyorum) tarihinin en büyük baskı ve basıncına uğramışken, sanki bunların bir solcu için hiç önemi yokmuş gibi adam hala içinde yaşattığı ve zaman zaman sözde sol sözlerle açığa vurduğu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı ile AKP ve Hüda Par'la aynı çizgide bulunmaya devam etmesi kime normal gelebilir?

BU adam yani VEDA ve UMUT İLERİ mahlaslarını   kullanan bu tip eğer gerçekten Kürt hareketinden yana olsaydı, bugün yaşanan bu ağır koşullarda çok benimsediğini ( hemen her konuyu olduğu gibi bu konuyu da bilmediğini biliyorum, gerektiğinde detaylandırırım) söylediği UKKTH konusuna neden değinmez. Neden bütün belediye başkanlarını görevden alınır ve yerlerine kayyum atanırken sürekli bir destek davranışı sergilemez? Bütün yöneticileri bile tutuklanırken ve liberaller bile artık taraf değiştirirken bu adam neden ve hala gizli AKP'ciliğini sürdürür bir pozisyonda ısrar eder? Nerde samimiyet?

Dediğim gibi, bu adamda değişmeyen tek şey gizli AKP'cilik ve biraz sorgulayınca ortaya çıkan AKİT ve Hüda Par'ın sol versiyonlu söz ve tavırlarıdır.

HDP'yle vedalaşması da HDP'nin AKP birlikteliini terketmesiyle başladı. Umulmadık bir şeydi. Ne güzel liberallerin öncülüğünde AKP ve HDP birlikteliğiyle kendini bir ölçüde kamufle edebiliyordu. O dönem bu birlikteliğin karşısında duran her siyasi parti ve anlayışa düşmanlığı da bundandı. CHP'ye, (bölünmeden önceki) TKP'ye, ÖDP'ye, HKP'ye düşmanlığı bundandı. Halk Cephesi'ni bile Perincek'le ilişkilendirmesi ve Cephe'ye düşmanlığı ve düşmanlığını ''Perincek'in askeri militanları'' saçmalığına kadar vardırması bundandı ve birilerinden yine ''teşekkürler Veda abi'' beklentisi nedeniyleydi.


Bir dönem ulusalcılık, sosyal şoven, ve neo-faşistti suçlamaları dilinden düşmezdi. ( Çok net söylüyorum, bunların hiçbirinin anlamını da bilmez. Hala bilmiyor. Bana neo-faşist diyor mesela, biri de kalkıp örnek ver dese apışıp kalacağından ve yalan yanlış bir yığın laf cambazlığı yapmaya çalışacağından hiç kuşkum yok.)


Daha önce enternasyonalist komünist olduğunu ısrarla söylerdi. Sonraları face'te bunun yanlış olduğunu söyledi ve sözde bir özeleştiri yaptı. ( Yıllarca enternasyonal komünist fafının gereksizliğini bu adama anlatamamıştım, komünist olmak sınıfsızlığı ve sömürüsüz bir dünyayı savunmak anlamına geliyordu zaten ve bu yüzden komünistler zaten enternasyonalistti ve öyle olmak durumundaydı. Bir zorunluluk ilişkisi.)

Başlığın bu bölümüne devam edeceğim, samimiyetsizlk, yalan, iki yüzlülük ve kendini farklı gösterme çabası öyle tek bir yazı-yorumla bitecek gibi değil ama şunu eklemek istiyorum.   Türkiye'de, Türkiye koşullarında UKKTH'nin bir solcu için nasıl yorumlanması gerektiğine falan girmeyeceğim, bu adamı tanıyorum ve bu konunun bu adamın boyunu çok aştığını biliyorum. Tanıyorum çünkü. Kadıköy Nazım'da üç dört kez buluşup konuşma olanağımız olmuştu ve sayfalarımızda yazmaya çalıştığı ve kin ve nefret ve hemen hiçbir konuya hakim olamama, akıl yürütememe, bilgisizliğini gösteren pek çok başlık var. Bu yüzden biliyorum diyorum. Ama insan biraz olsun tutarlı olmaya çalışmaz mı? Öylesine iki yüzlü ve samimiyetsiz ki, bu adamda bir tutarlılık kaygısı da yok. HDP'yi eleştiriyormuş da HDP eleştirilmez miymiş? Yahu adamlar her gün, her saat can korkusu yaşıyorken, zaman zaman öldürülüyor ve her saat başı her türlü mobinge uğruyorken, HDP'yle ilgili söylenecek söz mü bu? UKKTH'yi geçtik hiç olmazsa yanında bulun, diyeceğim de, olmaz ki, AKP'ciliğine uymuyor. AKP'nin karşısına geçmiş bir kürt hareketine de karşıtlık içinde olması bundan. Daha önce kuyrukçuluğunu yapıyor gözüktüğü ve ''hadi oylar HDP'ye'' dediği partiye karşıtlığı da bundan. Şimdi ne diyor: ''HDP eleştirilemez mi?'' :)

NOT: Çok uzadı, ama bu konuyu sürdüreceğiz. Bu kendini farklı gösterme çabası içinde olan trolün gerçek yüzünü küfürlerine ve hakaretlerine göz de yumarak zaman zaman da olsa deşifre etmeye çalışacağız.




Bu ileti en son melnur tarafından 30.08.2023- 15:24 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.
Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 31.08.2023- 22:44


BU adam kendisine liberal dendiğini söylüyor ve liberal olmadığını kanıtlama çabası içine giriyor ya, aslında durum bu kadar basit değil.Liberallerde bile bir tutarllık bir samimiyet vardır AKP'yi desteklemeleri bir öngörüsüzlük örneğiydi. İdeolojileri bu tür yanlışlara müsaitdir. Bu arkadaşların ''kullanılabilir'' olduklarını da     sürekli söyleyip durduk. UMUT İLERİ ve VEDA mahlaslı bu adamın ise ne olduğunu kendisi bile bilmemektedir. AKİT'in ve Hüda PAR'ın sol verisiyonu gibi davranmasının karşılığı komünistlik falan olabilir mi? Sola düşmandır bu adam, sıkışınca Lenin şunu dedi, Marks bunu dedi diye yazıp çizdiğine bakmayın. Öteden beri AKP'nin değirmenine su taşımaktan başka bir uğraşı yoktur. Bu yüzden troldür, bu yüzden liberal bile değildir.

Dünyanın her bölgesinde, her coğrafyasında solcular, sosyalistler, komünistler buruva devrimcilerine saygı duyarlar, yeri geldiğinde yüceltirler. Siz hiç 1789 Fransız devrimine düşmanca yaklaşan bir Fransız sosyalisti, ya da hangi ulustan olursa olursa bir solcuya rastladınız mı, rastlayabilir misiniz? Ama bu adam bir Atatürk düşmanıdır. Tıpkı bir kısım AKP'liler gibi, AKİT gibi, Hüda Par gibi Anadolu aydınlanmasına da, Cumhuriyete de, cumhuriyetin kazanımlarına da... Tıpkı AKİT gibi, tıpkı Hüda par gibi... AKP'nin laikliği ortadan kaldırma girişimleri sürerken o da bu çabaya soldan(!) destek veren bir köylü kurnazıydı. ''Burjuva laikliği yıkacağız, sosyalist laikliği kuracağız'' derken bunu bir enternasyonalist komünist olarak savunduğunu söylerdi. Türkiye AKP eliyle yönünü cumhuriyet öncesine çevirmişken ve cumhuriyet kazanımlarını bir bir ortadan kaldırırken   bu enternasyonal komünist(!) Hüda Par ve AKİT'in savunduklarını sözde sol bir söylemle savunuyor ve gerici cepheye aklınca soldan destek vermeye çalışıyordu.

Yıllar geçti, ne düşmanlığı, kini ve öfkesi bitti, ne trollüğü.

Dün liberallerin öncülüğünde AKP ve HDP birlikteliğinin şaşmaz bir neferiydi ve bu birlikteliğin ve dolayısıyla AKP'nin karşıtı olan her siyasete de düşmanlık yaparken bügün de değişen bir şey yok. Birliktelik bozulmuş, liberaller ve HDP'nin AKP'nin karşısına geçmiş ama bu arkadaşın AKP sevicilği yine değişmemştir. Cumhuriyet tarihinin en gerici iktidarı tarafından yaratılan karanlığı daha da karartma uğraşı veriliyorken bu adam, bu adam yine görevini yerine getirme çabasındadır ve yine bu gerici ittifaka tek bir söz söylemeden muhalefete muhalefet etmeyi sürdürmeye çalışmaktadır. Zaman zaman da çok sıkıştırıldığında ''ikisi de aynı'' gibi bir köylü kurnazlığı göstermeye çalışmakta ama nedense, ''ikisi de aynı''(!) olmasına rağmen bu trol arkadaş hep muhalefete düşmanlık, gericiliğe ise (dolaylı da olsa) destek vermekten kaçınmamaktadır. Ve en kötüsü de bu trollüğü ve bu köylü kurnazlığı ile birilerini hala kandırabilmektedir.

Ya çok cahil, ya da trol ama bence ikisi de. Eğitim konusunda Hacette Üniversitesi'ni kullanıyor ama hiç sanmıyorum. Yıllardır yazmaya çizmeye çalışıyor ama hala ''de, da''yı bile doğru kullanamıyor Bir cümlede beş tane hata yapan, cümle içinde her sözcüğü büyük harfle başlatan birinin üniversite eğitimli olması nasl mümkün olabilir?

Samimiyetsiz, yalan dolan ağzından eksik olmuyor, küfürbaz, hakaret etmeden bir konuyu tartışabilmesi mümkün değil. Egosunu da tatmin etmeye çalışıyor; kendini farklı gösterme çabası içinde. Ve dediğim gibi hiç değişmeyen şey, bu ülkeye, Türkiye ve Türk sözcüklerine, ay yıldızlı bayrağa, cumhuriyete, kazanımlarına ve Atatürk'e inanılmaz bir düşmanlık içinde. Neden niçin bilmiyorum. Bu düşmanlığa kendince bir enternasyonalist altlık yapmaya çalışıyor. Düşmanlıklarını AKİT ve Hda Par gibi gerici söylemle değil, aklınca sol-enternasyonal bir söylemle savunuyormuş gibi yapıyor. Beceremiyor, kendinden daha da cahil ve/veya kebndisi gibi bu ülkeye cumhuriyete, devrimlere düşman olma eğilimi içinde oanların desteğini alabiliyor...

Çok açık, çok net olarak söylüyorum, bu adamın yazıp çizdiğ ve yorumlamaya çalıştığı hiçbir şey doğru değil.   Okuduğunu anlamaz, anladığını sandığı şeyleri yazarken de yazamaz. Demokrasi konusu örneğin. Bu iki yüzlü adam, AKP HDP birlikteliğini destekler ve kuyrukçuluk yaparken kuyrukçuluğunu ''zaten sosyalistler güçlü değil, demokrasi için mücadeleye destek verilebilir'' olarak açıklıyordu. ''Hadi oylar HDP'ye'' o zamanlardan kalma bir riya örneğiydi. Hemen her gün sağdan soldan tırtıkladığı Lenin alıntılarıyla sözde UKKTH bağlamında Kürt hareketine destek verirdi. Bilgisizliğine, yetersizliğine ve köylü kurnazlığına Marksist ustaları alet etmekten de kaçınmazdı. Sonra ne oldu, ne değişti de UKKTH alıntıları artık yazılmaz oldu? Ne oldu da HDP destek yerine ''eleştirilir'' oldu? Bir de utanıp sıkılmadan ''HDP eleştirilmez mi?'' diye aklınca zaytinyağı örneğindeki gibi üste çıkmaya çalışıyor. Tarihinin en ağır baskısını gören bir siyasi parti (HDP) daha önce kuyrukçuluk yapılan parti (HDP)   neden tu kaka oldu dersiniz?

O da tıpkı CHP gibi, tıpkı TKP gibi, tıpkı SOLparti gibi, EMEP gibi ve diğer onlarca sol sosyalist parti ve örgüt gibi Cumhuriyet tarihinin en gerici ve faşizan ortaklığının karşısına geçtiği için olabilir mi?

Bu VEDA ve UMUT İLERİ mahlaslı trolde her şey değişiyor ama değişmeyen tek şey bu ülkeye, bu ülkenin ilerici damarına, tarihsel kazanımlarına, kurucu önderlerine düşmanlık hiç değişmiyor. Bu yüzden bu adama liberal falan diyen varsa, yanılıyor. Bu adam gericiliğin sol içindeki uzantısıdır ve başka bir şey değildir.

NOT: Tefrika devam edecek. Sanırım bir sonraki yorum(lar) demokrasi üzerine olabilir. Demokrasi ve UMUT İleri ve/veya VEDA mahlaslı adam... :) İyi olmaz mı?



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 08.09.2023- 01:08


Umut İleri nam-ı diğer Veda'nın DEMOKRASİ ezberleri...

Facebook'a saplandığından beri ''demokrasi sınıfsaldır'' diyerek AKP'ye karşı demokrasi mücadelesi verenlere karşı muhalefet etmeyi öne çıkartan bu arkadaşımızın şaşırtıcı bir yönü de   samimiyetsizliği ama, bu konunun anlaşılması için Umut İLERİ -veda arkadaşın bir üst belirleyen durumundaki niteliğinden söz etmek gerek. Okurun yadırgamaması gerek ama yazıda da görebileceğiniz gibi bu arkadaşta hemen her şey değişebiliyor ama değişmeyen tek şey Atatürk, Cumhuriyet, kazanımlar ve CHP konusundaki düşmanlığıdır. Eleştiriden söz etmiyorum. Bu arkadaşta nedenini bilmediğim bir düşmanlık egemen. Öyle şeyler söylemeli, öyle şeyler yazmalı ki, yazı doğrudan ya da dolaylı olarak bu düşmanlığı yansıtmalı. Böyle yapıyor, böyle davranıyor ve yazıp çizdiklerine de sözde enternasyonalist, sözde marksist bir kılıf giydiriyor.

(Devam edelim.) şimdilerde çok daha yoğun ''demokrasi sınıfsaldır'' deyip bugün dolaylı yoldan da olsa cumhuriyet tarihinin en gerici iktidarının değirmenine su taşıyan bu arkadaş, liberallerin öncülüğünde AKP ve HDP ittifakını önce ''sosyalistler güçlü değil, demokrasi için'' bu ittifakı desteklerken kısaca kuyrukçuluk yaparken bu desteğini ''sınıfsal'' bir anlama büründürmek için sağdan soldan cımbızladığı Lenin alıntılarıyle UKKTH'yi meze yapmaya çalışırdı. Yetmez, bu ittifaka karşıt duran her siyasete de ulusalcı, sosyal şoven, neo-faşist der dururdu. CHP böyleydi, (o zamanki) TKP böyleydi, HKP zaten öyle, kısmen ÖDP(solparti) de, hatta Halk Cephesi Kürt hareketine milliyetçi dediği için perincek'in gençlik militanları olurdu bu arkadaşın dilinde.

Dolmabahçe'de masa devrildi, HDP AKP'nin karşısına geçti, Umut İLERİ'de ne UKKTH kaldı ve ne de HDP kuyrukuluğu...-ilginç değil mi? Atatürk, Cumhuriyet, kazanımlar, Türk, Türkiye, ay yıldızlı bayrak vb. karşıtlığı nasıl bırakılır? Bu arkadaş UKKTH öyle söylediği için UKKTH'yi savunduğu için ve/veya sosyalistler zaten güçsüz demokrasi için yazıp çizmiyor muydu?-HDP'nin yanında bu gerekçelerle durmuyor muydu?

Değildi?

AKP'nin portföyünde olan hemen her şey, bu arkadaşın da portföyü ve üst belirleyeni. HDP AKP'nin yanında yer almıyorsa artık kendi üst-belirleyeni için başka şeyler söylemesi gerekti. Demokrasinin sınıfsallığına vurgu da ondan sonra çıktı. Bütün partiler aynı, hepsi düzen partisi ha AKP, MHP ortaklığı ha CHP HDP ortakığı...Kendi doğrusu böyle söylüyor ve böyle baskılıyor bu arkadaşı...

Bir dönem de böyle sürdü. Sınıfsa demokrasi aşağı, sınıfsal demokrasi yukarı. Çünkü Lenin öyle söyledi, Lenin öyle söylediyse enternasyonal komünistlerin görevi de bu doğrultuda hareket etmekti. Öyle yaptı, öyle yapmaya devam ediyor. Yani, AKP-HDP ittifakı döneminde de kuruluş dönemi düşmanlığı egemendi,HDP kulvar değiştirip bir ölçüde CHP ile ''yan yana'' AKP karşısına geçtiğinde Ne UKKTH kaldı, ne ''ezilmiş halk'' yandaşlığı...

(HDP tarihinin en ağır baskısına uğradı bu dönem, bütün belediyeleri göreden alındı, kayyuma teslim edildi. Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan Genel Başkanları Demirtaş tuuklandı, Kürt siyasetçiler -haklı haksız- kitlesel olarak içeri tıkıldı, ama bu arkadaşta ne UKKTH alıntıları var ve ne de HDP kuyrukçuluğu...)

Şu söylenebilir; insan değişmez mi, o zamanlar bilgisi yetersizdi, sonra Marksizm Leninizm konusunda biraz daha bilgilendi ve bu bilgiler de onun savunduğu siyasette bir değişime yol açtı. Olamaz mı?

Olabilir mi, bakalım.

Bu arkadaşın demokrasi konusunda özellikle AKP HDP ittifakı bozulduktan sonra altını çizdiği şey neydi; demokrasinin sınıfsallığı. Çok söylüyordu ve U dönüşünün gerekçesini buna dayandırıyordu. O zaman Lenin'in demokrasi konusunda farklı yorumlarını da kitaplardan öyle sağdan soldan değil, bulup çıkardım. Demokrasi ve Lenin başlığına taşıdım. https://www.solpaylasim.com/k8521-demokrasi-ve-lenin-.html Bir iki tanesi şöyle: ''''Demokrasi, işçi sınıfı için, kurtuluşu yolunda kapitalistlere karşı yürüttüğü savaşımda (mücadelede-melnur) çok büyük bir önem taşır''

Bir başkası:'''Demokratik bir burjuvazi olabilir, burjuva bir demokrasi olabilir, bunu yadsımak için, ekonomi politikte olduğu gibi tarihte de kara bir bilgisizlikte olmak gerekir.''

Böyle devam ediyor, verdiğim linkte var. Okudu, ve o zamanlar açık tuttuğu SOLplatform'da yanıt verdi. BİLİYORUM dedi. Bilmediğini biliyorum. Ama o kadar muhakeme yetersizliği içinde ki, biliyorum diye yanıt vermesinin blmiyordum, öğrenmş oldum, artık ona göre yorum yaparım demesinden çok daha anlamlı olduğunu da anlayamıyor. Biliyorum diyerek verdiği yanıt aslında bir başka özelliğini de ortaya çıkardı. SAMİMİYETSİZLİĞİNİ:

Bilgisiz, tartışma yapmayı bilmez, her sıkıştığında hakaret eder, küfreder ve her türlü yalana başvurur.
İnsana sormazlar mı, madem biliyorsun o zaman neden faşizm koşullarına sürüklenirken AKP-MHP ortaklığına karşı yeterli ya da yetersiz, kendince demokrasi mücadelesi veren insanlara ''Lenin demokrasi sınıfsaldır'' deyip durdun ve hala duruyorsun. Neden burjuva düzen içinde de demokrasinin proletaryayı eğitici bir rolü olduğunu söyleyen Lenin'in karşısına Lenin'i çıkarıyorsun?

Çünkü AKP ile -genişletelim- Hüda Par ile, AKİT ile ortaklaştığı bir özelliği, gizli bir portföyü var bu adamın. Başka ne olabilir? Ya da cehaletin dip yapmış hali, ya da trol, ya da dizginleyemediği   cahil cesaretiyle egosunu tatmin etmeye çabalayan biri...





Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 08.09.2023- 01:13


Unutmadan söyleyeyim, tefrika devam edecek.




Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 18.09.2023- 09:19


Zor zamanlardan geçiyoruz. Türkiye 2002 yılından bu yana zor bir sürece girdi. Sürecin buralara geleceği de belliydi ve dahası engel olunmadığında, gereken muhaleet yapılmayıp bu iktidara sandıkta bir büyük yenilgi tattırılmadığında sürecin çok daha katlanılmaz bir hale geleceği çok açık. Türkiye doğusundaki ülkelere benzemeye başladı. Baştan beri söylüyoruz, kuruluş döneminin atılımlarını yitirmemek gerek, kazanımlarımızı kaybetmemek gerek. Ama yitiriyoruz, kaybediyoruz. Siyasal İslam ne yazık ki, siyasal ve toplumsal alandaki egemenliğini genişleterek sürdürmeye devam ediyor.

Sorunumuz şu; altını çizerek söyleyelim sorunumuz, en başa yazılması gereken sorunumuz, defarca defalarca altını kalınca çizmemiz gereken sorunumuz bu sürecin karşısında durabilmek ve bu konuda somut bir karşı çıkış pratiği geliştirmektir. Yapılmıyorsa solcu değildir, karşı çıkış pratiği yoksa gericilikle bir bağı var demektir, troldür bir bakıma veya cehaletin dip yapmış halidir.

Umut İleri ve nam-ı diğer Veda arkadaş özetle budur ve hatta daha da fazlasıdır.

Tekrar olacak ama şu demokrasi konusunu da tamamlamak istiyorum. HDP ile AKP liberaller öncülüğünde bir ittifak içindeyken ve ülkeye ve bölgeye demokrasi ve özgürlük getirmeyi vaat ediyorken bu arkadaş ''zaten sosyalistler de güçsüz'' dyor ve HDP kuyrukçuluğunu bir demokrasi mücadelesine bağlıyordu. Ve böyle bir tavır alırke liberallerin savunageldiği hemen her şeye sözde enternasyonal bir kılıf geçirmeye çalışarak savunuyordu. Karşı çıkanlar mı; yani CHP, TKP, ÖDP ve Halk Cephesi başta olmak üzere pek çok sol-sosyalist yapı ulusalcıydı, sosyal şovendi ve hatta neo-faşistti. Komünist olmayı belirleyen şey de zaten UKKTH idi. Bir kişi ya da bir siyasal parti UKKTH'yi Kürt ulusalcılığının hemen her yönelimi, ve her siyasi karar ve eylemleriyle desteklemiyorsa zaten komünist de değildi! BU yüzden hem komünist, hem enternasyonalist, ve hem de kendisi gibi olmayan, düşünmeyen hemen herkes ve her siyasal yapı her türlü hakarete uğrayabilirdi.

Devran döndü, HDP AKP ittifakı bozuldu. HDP üzerinde baskı arttı. Seçilmiş belediyelere kayyum atandı,eş genel başkanları tutuklandı ve hemen hemen bütün yöneticilerine cezaevi göründü. Parti kapatılma kıskacına alındı. Normalde böyle bir süreç karşısında bir önceki dönemde ''enternasyonalist komünist'' olduğunu iddia eden bir kişi ne yapar, ne yapması lazım? Eğer bir önceki düşüncelerinde biraz samimiyet olsaydı tutumunu sürdürür ve hatta sahiplenme konusunda daha da ısrarcı olurdu.

Olmadı. Bir anda ne UKKTH gerekçeleriyle açık seçik kuyrukçuluk yapmak kaldı ve nede demokrasi ve özgürlük yandaşlığı ... Bu kez yeni bir formata girmek durumunda kaldı. ''Demokrasi ama kimin için, hangi sınıf için?''

Dün HDP'nin AKP ile ittifakını ''demokrasiye ve ustaların mazlum ülkeler için söylediği kimi cımbızlamalara bağlayan bu kişi, şimdi tam tersi AKP karşıtlığında yer alanlara demokrasinin sınıfsallığını gerekçe yaparak dolaylı yoldan yine AKP goygoyculuğu yapıyor. Bu adam trol değilse, baştan beri bilinçli bir şekilde trollük peşinde değilse iki şey var. Birincisi cehaletin dip yapmış halinin en somut örneği olması ve ikincisi ( bence ikisi de birbirini tamamlıyor) AKİT ve Hüda Par zihniyetinin sol saflarda yer almaya çalışan bir temsilcisi.

Bir üst belirleyenden söz etmiştim. Bu arkadaşı anlayabilmek için bu konunun altı çizilmeli. Bu arkadaşşın hemen hemen tüm söz ve davranışlarını etkileyen şey de bu durum. Tipik bir AKİT'li ve Hüda Par'lı gibi Atatürk, Cumhuriyet ve kazanımlarına bir düşmanlık var bu adamda. HDP AKP ittifakı döneminde laikliğin altı oyulurken, liberaller o süreci çevrenin merkeze taşınması olarak niteleken bu adam o sürece ''enternasyonal''(!) bir anlam katmaya çalışır ve ''burjuva laikliği yıkacağız ve proleter laikliği kuracağız'' köylü kurnazlığını savunur ve yine dolaylı yoldan AKP destekçiliğinde bulunurdu. Ülke yangın yeri, sonu nereye varacağı kestirilemeyen karanlık bir sürece girilmiş, bu adam ya sağdan soldan bulduğu ve çoğu kez de anlamadığı alıntılarla   gündem dışına düşmeyi ( yani AKP karşıtlığını savunmamayı) burjuva siyasetine alet olmamak diye de açıklardı. Kim cumhur ittifakının yıkılmasını savunur, o burjuva sınırlarda siyaset yapıyor olurdu.

Bu arkadaşı anlayabilmek için şöyle bir soruya eli yüzü düzgün bir yanıt verebilmek gerekli, diye düşünüyorum; yani bu bütünlükten nasıl bir anlam çıkar; bu kadar çelişki, bilgisizlik, pişkinlik, yalan dolan, nasıl bir araya gelebilir ve savunulur? Bütün bunların bir mantığı olması gerekmiyor mu?

Örnekse sadece bilgisizlik denilemez mi, ve bilgisiz olmasına rağmen bir cahil cesaretiyle böyle bir tavrı gstermiş olamaz mı? Yanıtım olamaz şeklinde. eğer öyle olsaydı, öğrendiğinde, değişmesi gerekmez miydi?

Örnek vereyim, bu adamın deşifre olmuş bir forumu vardı, solplatform... ( sonradan dışarıya kapattı. Şimdilerde ordan alıp alıp sosyal medyada yayınlıyor.) Burada başlamıştı demokrasi sınıfsaldır deyip durmaya. Söylemiştim, HDP AKP'den ayrılmış, demokrasi mücadelesini ülkedeki sol muhalefetle birlikte savunur hale gelmişti. O dönemde Lenin'in demokrasi mücadelesinin önemli olduğuna dair alıntıları yazdığım bir başlık açtım. ( Demokrasi ve Lenin başlığı) Bunu okuyunca sitesinde ''biliyorum'' dedi. Bilmiyordu da, diyelim ki biliyordu veya yeni öğrenmiş olsun, içinden geçilen süreçte demokrasi mücadelesinin önemini savunanlara ''Lenin böyle dedi'' diyerek, Lenin'i referans göstererek karşı çıklır mı? Samimi de değil. Bu tavrı yorumlamak için trol ve üst belirleyen dediğim durumun dışında başka bir açıkama yapılabilir mi?

( Tefraika zaman zaman devam edecek. UMUT İLERi ve nam-ı değer VEDA mahlasları kullanan bu şahsı madara etmek değil amacım. Sonra yalnız da değil. Benzerlerine de rastlıyorum sosyal medyada. Ama bu tiplerin görünmeye çalıştıklarından farklı bir yüzleri olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Liberal veya hadi liberal sol denilebilecek kişiler de var sosyal medyada, ama farklı yanları gerçekten yanlışlığı, bence yanlışlığı samimiyetle savunmaları, öyle biliyor, öyle yorumluyor, öyle biçimlenmiş... Bu tip ''anlaşılmazlığı'' anlamaları gerekiyor, diye düşünüyorum. Karşımızda uzun zamandır süren bir trollük varsa bilinmesi gerekmiyor mu?)



Cvp:
Yazan Cevap içeriği
Üye Profili boşluk
melnur
[ Gelenek ]
Kurucu
Varsayılan Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 02.08.2013
İleti Sayısı: 11.042
Konum: İstanbul
Durum: Forumda Değil
İletişim E-Posta Gönder
| Özel ileti Gönder

50 kere teşekkür edildi.
36 kere teşekkür etti.
Cevap Yazan: melnur
Cevap Tarihi: 01.11.2023- 14:24


Face'te ortak bir arkadaşamızın sayfasına trollükle ilgili bir şeyler yazmıştım. Aslında bir kaç gündür yazıyordum ve bu sosyal medyada VEDA ve UMUT İLERİ mahlaslarıyla yazan arkadaş bugün sanırım kendini tanıdığı için ve kenarda köşede kalmak istemediği için konuya giriş yapmış ve her zamanki yalacılığı, iftiracılığı ve iki yüzlülğüyle şunları yazmış :)

Sonuçta buralara da mı sızdın Perinçek Artığı Nasyonal Sosyalist. Önce Perinçek, sonra TKP, oradan da TİP e. Sonrasını gök tanrı bilir. Ne yaparsan yap, o çirkin Neo Faşist yüzünü gizleyemezsin. Seni her gördüğüm yerde teşhir edeceğim Nasyonal Sosyalist.

Hiç uğraşamıyacağım. Boş anımda bu adamın ne olup ne olmadığını yazmaya devam edeceğim. Sadece arkadaşımızın face'teki sayfasına buranın linkini asacağım. Sanırım şimdilik yeterlidir. Merak edenler buradan da bu arkadaşımızın yalancı, iftiracı, iki yüzlü ve trol özelliklerini buradan öğrenebilirler. Yetmezse forumumuzda   VEDA başlıklı yazılara da başvurabilirler.





Yeni Başlık  Cevap Yaz
 Toplam 2 Sayfa:   Sayfa:   [1]   2   >   son» 



Forum Ana Sayfası

 


 Bu konuyu 1 kişi görüntülüyor:  1 Misafir, 0 Üye
 Bu konuyu görüntüleyen üye yok.
Konuyu Sosyal Ortamda Paylas
Benzer konular
Başlık Yazan Cevap Gösterim Son ileti
Konu Klasör Kaçak'dan Veda... Kaçak 6 4581 06.10.2013- 13:44
Konu Klasör EF,SP forumları ve suat Veda owert 402 142956 25.09.2018- 04:12
Konu Klasör KARINCA ( VEDA ) hakkında... melnur 0 1347 30.03.2020- 19:35
Konu Klasör Veda'nın bir türlü anlayamadığı... melnur 18 9896 05.11.2018- 16:04
Konu Klasör Veda'dan Aydın müsvetteleri ... melnur 8 4059 15.10.2017- 20:42
Etiketler   Umut,   İLERİ,   nam-ı,   diğer,   VEDA.
SOL PAYLAŞIM
Yasal Uyarı
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info@solpaylasim.com adresine yollayabilirsiniz.
Forum Mobil RSS